27.09.2026 - 10:58 | Son Güncellenme:
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca Uzaktan Çalışma Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle çalışanların mesailerinin bir bölümünü işyerinde, bir bölümünü ise uzaktan sürdürmesine imkan tanıyan hibrit çalışma modeli düzenleme kapsamına alındı.
Düzenlemeyle çalışanların hangi günlerde işyerinde, hangi günlerde uzaktan çalışacağı ile çalışma sürelerine ilişkin ayrıntılar iş sözleşmelerinde belirlenebilecek.
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Görevlisi Tarkan Zengin, düzenlemeye ilişkin yaptığı değerlendirmede uzaktan çalışmanın Türkiye’de özellikle Kovid-19 salgınıyla birlikte yaygınlaştığını söyledi.
YENİ BİR ÇALIŞMA KÜLTÜRÜ OLACAK
Uzaktan çalışmanın işçinin mesaisini işyeri veya ofis dışında teknolojik iletişim araçlarından yararlanarak yerine getirmesi anlamına geldiğini belirten Zengin, hibrit modelde ise iş görme yükümlülüğünün bir bölümünün işyerinde, diğer bölümünün uzaktan gerçekleştirildiğini ifade etti.
Zengin, hibrit çalışma modelinin özellikle genç çalışanlar tarafından tercih edildiğini belirterek, “Haftanın iki günü işyerinde, üç günü uzaktan veya üç günü işyerinde, iki günü uzaktan çalışma şeklinde uygulanabilir. Buna yeni çalışma kültürü diyebiliriz.” dedi.
Modelin işverenler açısından da çeşitli avantajlar sağladığına işaret eden Zengin, işyeri maliyetlerinin azaltılmasının hibrit çalışmanın tercih edilmesindeki etkenlerden biri olduğunu kaydetti.
ÇALIŞMA GÜNLERİ SÖZLEŞMEYLE BELİRLENECEK
Uzaktan çalışmanın daha önce de mevzuatta bulunduğunu anımsatan Zengin, yapılan yönetmelik değişikliğiyle hem uzaktan hem de işyerinde çalışmanın birlikte yürütülmesine yönelik düzenlemenin getirildiğini bildirdi.
Çalışanın ne kadar süre uzaktan çalışacağı ve hangi günlerde işyerinde bulunacağı gibi hususların iş sözleşmeleriyle belirlenebileceğini aktaran Zengin, hibrit çalışma sisteminde iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin de devam ettiğini vurguladı.
İşverenin uzaktan çalışan personele yaptığı işin niteliğine uygun iş sağlığı ve güvenliği eğitimi vermesi ve gerekli bilgilendirmeleri yapması gerektiğine dikkati çeken Zengin, çalışanların da belirlenen tedbirlere uymakla yükümlü olduğunu söyledi.
Uzaktan çalışma sırasında meydana gelebilecek kazalarda sorumluluğun olayın koşullarına göre değerlendirileceğini belirten Zengin şöyle devam etti:
“Bir kaza olduğunda işverenin gerekli eğitimi verip vermediğine, çalışanı bilgilendirip bilgilendirmediğine ve gerekli tedbirleri alıp almadığına bakılacak. Kazada sorumluluğun tespiti açısından işveren her türlü tedbiri almak, çalışan da alınan tedbirlere uymak zorunda.”
Zengin, evden çalışmanın ise konutun hukuki niteliği ve denetlenmesine ilişkin sınırlamalar nedeniyle kafe gibi üçüncü mekanlarda gerçekleştirilen uzaktan çalışmadan farklı değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.
HER İŞ UZAKTAN YAPILAMAYACAK
Uzaktan çalışmanın işin niteliğine bağlı olduğunu belirten Zengin, bazı işlerin yönetmelik kapsamında uzaktan çalışma yöntemiyle gerçekleştirilemeyeceğini söyledi.
Tehlikeli kimyasal ve radyoaktif maddelerle yürütülen işler ile biyolojik etkenlere maruz kalma riski bulunan işlerin uzaktan çalışmaya uygun olmadığını ifade eden Zengin, milli güvenlik açısından stratejik öneme sahip veya kritik devlet bilgilerini içeren işlerde de uzaktan çalışma yapılamayacağını bildirdi.
Kamu kurum ve kuruluşlarında hizmet alımı yoluyla yürütülen bazı faaliyetlerin de kapsam dışında bulunduğunu aktaran Zengin, temizlik, güvenlik, yemekhane ve şoförlük gibi işlerin buna örnek olduğunu kaydetti.
Zengin, işin doğası gereği fiziki olarak işyerinde bulunmayı gerektiren üretim faaliyetleri ile bazı perakende satış işlerinde de uzaktan çalışma modelinin uygulanmasının mümkün olmadığını sözlerine ekledi.