01.11.2026 - 17:29 | Son Güncellenme:
Altın piyasasındaki sert düşüş, yatırımcıların gündemindeki yerini koruyor. Cuma günü ons altında yüzde 3,65, gümüşte ise yüzde 6’ya varan kayıplar yaşanırken ons altın fiyatı 3.870 dolara kadar geriledi.
ABD ekonomisinden gelen güçlü veriler, Fed’in faiz artırabileceğine yönelik beklentiler, yükselen petrol fiyatları ve teknoloji hisselerindeki satışlar değerli metaller üzerindeki baskıyı artırdı. Posta Gazetesi Ekonomi Müdürü Bilal Emin Turan CNN Türk’e altın piyasasındaki son durumu değerlendirdi.
ALTIN SERT DÜŞTÜ, DAHA DÜŞER Mİ?
Altındaki gerilemenin devam edebileceğini belirten Turan, piyasadaki satış baskısının birden fazla nedeni olduğuna dikkat çekti. Bununla beraber Türkiye’de geleneksel tasarruf araçlarının başında gelen altında yaşanan değer kaybının hane halkının birikimleri üzerinde de etkili olduğunu ve yastık altında yaklaşık 5.000 ton altın bulunduğunu belirtti.
Altındaki düşüşün birikim sahiplerinin geleceğe yönelik harcama ve yatırım planlarını etkileyebileceğini söyleyen Turan, bunun ekonomide “servet etkisi” olarak adlandırıldığını ifade etti.
ONS ALTIN ZİRVEDEN DÜŞTÜ, 3.900 DOLARIN ALTINA GERİLEDİ
Yılın başında 5.600 dolarla zirveyi gören ons altın, cuma günü 3.870 dolara kadar geriledi. Böylece zirve seviyesine göre kayıp yaklaşık yüzde 30’a ulaştı. Özellikle 4.000 dolar seviyesinin aşağı yönlü kırılmasının önemli olduğuna işaret eden Turan, 3.870 doların kesin dip seviyesi olarak değerlendirilmesinin henüz erken olduğunu vurguladı.
Altındaki düşüşün sona erdiğini söylemek için yeterli koşulların oluşmadığını belirten Turan, küresel faiz beklentilerinin değerli metaller üzerindeki baskıyı sürdürdüğünü ifade etti.
ALTIN FİYATLARI NEDEN DÜŞÜYOR?
Altındaki gerilemenin temel nedenlerinden biri ABD ekonomisinin beklentilerden güçlü performans göstermesi oldu. ABD’de açıklanan büyüme verisinin yüzde 3,2’lik beklentinin üzerinde, yüzde 3,4 olarak gerçekleştiğini belirten Turan, Fed’in yakından takip ettiği kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksinin de yüzde 3,6 seviyesine ulaştığına dikkat çekti.
Fed’in yüzde 2’lik enflasyon hedefine rağmen fiyat baskılarının devam etmesi, yeni faiz artırımlarına ilişkin beklentileri gündemde tutuyor. Turan, son Fed faiz kararında iki üyenin faiz artırımı yönünde görüş bildirdiğini hatırlatarak aralık ayında yeni bir faiz artırımının gündeme gelebileceğini söyledi.
Faizlerin yükselmesinin altın açısından olumsuz bir gelişme olduğuna işaret eden Turan, yatırımcıların faiz getirisi sunan mevduat ve para piyasası araçlarına yönelebileceğini belirtti.
ALTIN YENİ HAFTAYA NASIL BAŞLAR?
Yeni haftaya ilişkin değerlendirmesinde altın üzerindeki baskının henüz sona ermediğini vurgulayan Turan, kısa vadede güçlü bir yükseliş beklentisi oluşturmanın erken olduğunu ifade etti.
ABD’de bir veya iki faiz artırımı ihtimalinin gündemde kalmasının altın piyasasını olumsuz etkileyebileceğini belirten Turan, küresel ölçekte faizlerin zirve seviyelerine ulaşmasının altındaki düşüşün sona ermesi açısından belirleyici olacağını söyledi.
Turan, “Ne zaman ki global arenada merkez bankalarındaki faizde zirveyi görürüz, işte o zaman altında dibi görmüş diyebiliriz” değerlendirmesinde bulundu. Bu nedenle 3.870 dolar seviyesinin kalıcı bir destek noktası olduğunu söylemek için henüz erken olduğuna dikkat çekti.
PETROL FİYATLARI ALTIN İÇİN NEDEN ÖNEMLİ?
Altın piyasasında takip edilmesi gereken önemli göstergelerden birinin de petrol fiyatları olduğunu belirten Turan, Brent petrolün 117 dolar seviyesinde bulunduğunu söyledi.
Petrol fiyatlarının yıl başına göre yaklaşık yüzde 80 yükseldiğini ifade eden Turan, yüksek enerji maliyetlerinin küresel enflasyon üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekti.
Petrolün 70-80 dolar bandına kalıcı olarak gerilemediği bir ortamda enflasyon risklerinin devam edebileceğini belirten Turan, bunun merkez bankalarının faiz politikalarını da etkilediğini vurguladı.
Çin başta olmak üzere bazı ülkelerin merkez bankalarının altın alımlarını sürdürmesinin ise mevcut satış baskısını tek başına durdurmaya yetmeyebileceğini söyledi.
TEKNOLOJİ HİSSELERİNDEKİ SATIŞ ALTINI DA VURDU
Altındaki sert düşüşte ABD teknoloji şirketlerinin hisselerinde yaşanan satışların da etkili olduğunu belirten Turan, yapay zeka yatırımlarının beklenen getiriyi sağlayamamasına ilişkin endişelerin piyasalarda baskı yarattığını ifade etti.
Örnek olarak Intel hisselerinde bir günde yüzde 29’a ulaşan düşüş yaşandığını aktaran Turan, teknoloji hisselerindeki sert kayıpların kredili işlem yapan yatırımcıları teminat tamamlama zorunluluğuyla karşı karşıya bırakabildiğini anlattı.
Bu durumda yatırımcıların nakit ihtiyaçlarını karşılamak için kolayca satılabilen varlıklara yöneldiğini belirten Turan, altın satışlarının da bu nedenle hızlandığını söyledi.
2027’DE ALTIN YENİDEN REKOR KIRAR MI?
Uluslararası finans kuruluşlarının 2027 yılına ilişkin altın tahminlerinde 4.500 ve 5.000 dolar seviyelerinin öne çıktığını belirten Turan, bu hedeflerin mevcut fiyatlara göre yaklaşık yüzde 20-25 yükseliş potansiyeline işaret ettiğini ifade etti. Ancak söz konusu tahminlerin gerçekleşebilmesi için küresel ekonomik koşulların değişmesi gerektiğini vurguladı.
Özellikle Fed’in faiz politikası, enerji fiyatları ve küresel enflasyonun seyri altının yeniden yükselişe geçip geçmeyeceği açısından belirleyici olacak.
Turan’a göre merkez bankalarının faiz artırımı süreci sona ermeden altında kalıcı bir toparlanma beklemek için erken.
GÜVENLİ LİMANDAKİ DÜŞÜŞ YATIRIMCI İÇİN ALIM FIRSATI MI?
Altındaki sert düşüşün ardından yatırımcıların en çok merak ettiği konulardan biri de mevcut seviyelerin alım fırsatı oluşturup oluşturmadığı oldu. Bu konuda yatırım tavsiyesi vermediğini vurgulayan Turan, temkinli olunması gerektiğini belirterek altının kısa vadeli kazanç beklentisiyle değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Altının iki ay sonra satılmak üzere alınan bir yatırım aracı olmadığını vurgulayan Turan, değerli metalin 10-15 yıllık vadede birikim aracı olarak düşünülmesi gerektiğini ifade etti.
Uzun vadeli yatırım yapmayı planlayanlar açısından düşüşlerin alım fırsatı olarak değerlendirilebileceğini ancak bunun kısa vadede fiyatların yeniden yükseleceği anlamına gelmediğini belirtti.
Fiziki altın alımında saklama riskinin de dikkate alınması gerektiğini hatırlatan Turan, altın hesaplarının da alternatif olabileceğini söyledi.
Altın piyasasında risklerin henüz ortadan kalkmadığını vurgulayan Turan, yatırımcıların özellikle Fed’in faiz kararlarını, petrol fiyatlarını ve küresel piyasalardaki gelişmeleri yakından takip etmesi gerektiğine dikkat çekti.