12.10.2026 - 10:13 | Son Güncellenme:
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası’nda fon soruşturması, tasfiye süreci ve yatırımcılara yapılacak ödemelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) yayımladığı yeni fon rehberiyle şeffaflığın artırıldığını ve piyasalarda güveni güçlendirmeye yönelik kurallar getirildiğini belirten Yılmaz, sorunlu fonların tespit edilmesinin ardından hızlı şekilde tedbir alındığını söyledi.
“SORUNLU FONLARI KARANTİNAYA ALDIK”
Fon piyasasının belirli bir bölümünde yaşanan sorunların genel yapıya zarar vermemesi amacıyla tasfiye kararları alındığını ifade eden Yılmaz, “Bir anlamda sorunlu fonları karantinaya aldık.” dedi.
Yılmaz, 7 şirket ve bunlara bağlı 131 fon hakkında tedbir uygulandığını, söz konusu fonların tasfiyesine karar verildiğini bildirdi.
“YATIRIMCILARIN HAKKINI GÖZETECEĞİZ”
Soruşturma kapsamında adli süreçlerin devam ettiğini belirten Yılmaz, yatırımcıların mağduriyetine neden olan kişiler hakkında tutuklama, gözaltı ve soruşturma işlemlerinin yürütüldüğünü söyledi.
Şüphelilerin mal varlıklarına tedbir konulduğunu ve yurt dışına çıkış yasakları getirildiğini aktaran Yılmaz, hukuka aykırı işlemlerle haksız kazanç elde ettiği değerlendirilen kişilere yönelik incelemelerin sürdüğünü kaydetti.
“CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN FON MESELESİNDE ÇOK HASSAS”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın süreci başından itibaren yakından takip ettiğini belirten Yılmaz, kendi başkanlığında Hazine ve Maliye Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve ilgili kurumların temsilcilerinden oluşan Fon Koordinasyon Kurulunun kurulduğunu hatırlattı.
Kurulun bugüne kadar dört toplantı gerçekleştirdiğini ve önemli prensip kararları aldığını bildiren Yılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla Devlet Denetleme Kurulunun (DDK) da inceleme başlattığını söyledi.
Yılmaz, yaklaşık 15 denetmen ve müfettişin ilgili kurumlarda çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek, denetimlerde kurumların eksiklikleri ile yetkililerin sorumluluklarının ortaya çıkarılacağını ifade etti.
“46 BİN KİŞİNİN MAĞDURİYETİ BİTTİ”
Sorunlu fonlarda 450 binden fazla yatırımcının bulunduğunu belirten Yılmaz, tasfiye kapsamındaki 131 fonun toplam fon sayısının yüzde 4,6’sını, toplam fon portföyünün ise yüzde 7,7’sini oluşturduğunu bildirdi.
Yatırımcıların haklarını korumaya yönelik kanun teklifinin Fon Koordinasyon Kurulunda değerlendirildiğini aktaran Yılmaz, 7 şirketten 3’ünün olağan tasfiye koşullarını kabul ettiğini söyledi.
Yılmaz, 8 Ekim itibarıyla yaklaşık 46 bin yatırımcıya ödeme yapıldığını, söz konusu işlemlerin Ziraat Bankası tarafından yürütüldüğünü kaydetti.
“131 FONUN 17’Sİ DEVREDEN ÇIKTI”
Tasfiye süreçlerine ilişkin bilgi veren Yılmaz, Tera’nın tasfiyesinin İş Bankası, diğer fonların tasfiyesinin ise Ziraat Bankası tarafından yürütüldüğünü belirtti.
A1 Capital, Bulls ve Pardus’un olağan tasfiye süreçlerinin tamamlandığını aktaran Yılmaz, bu kapsamda 17 fonun tasfiye sürecinden çıktığını bildirdi.
Söz konusu üç kuruluş bünyesindeki kapalı fonlarda yaklaşık 2 bin yatırımcı bulunduğunu belirten Yılmaz, bunların tasfiyesinin de fonların özelliklerine uygun şekilde yürütüleceğini söyledi.
Geriye Tera, Pusula, Hedef ve Atlas olmak üzere dört şirket kaldığını ifade eden Yılmaz, Atlas’ın olağan tasfiyeye dahil edilmesi için görüşmelerin sürdüğünü aktardı.
Yılmaz, Atlas’ın da olağan tasfiye kapsamına alınması halinde yaklaşık 58 bin yatırımcının bu yöntemle tasfiye sürecine dahil olacağını, konunun hafta içinde netleşebileceğini kaydetti.
“KAMU KAYNAĞI KULLANILMAYACAK”
Olağan ve olağanüstü tasfiye süreçlerinde kamu kaynağı kullanılmayacağını vurgulayan Yılmaz, sermaye piyasalarında bankacılık sistemindekine benzer bir devlet güvencesinin bulunmadığını hatırlattı.
Serbest fonlara yatırım yapan kişilerin kazanç ve kayıp risklerini kabul ederek işlem gerçekleştirdiğini belirten Yılmaz, olağanüstü tasfiye kapsamında yatırımcıların net yatırım tutarlarının esas alınacağını söyledi.
Net yatırım tutarının, yatırımcının yatırdığı paradan daha önce tahsil ettiği tutarlar düşülerek hesaplandığını anlatan Yılmaz, olağanüstü tasfiye mekanizmasının bu tutar üzerinden işletileceğini ifade etti.
“NET YATIRIMINI GERİ ALANLAR MAĞDUR SAYILMAYACAK”
Kanun teklifine göre, net yatırım tutarını daha önce geri alanların ara ödemelerden yararlanamayacağını belirten Yılmaz, hukuka aykırı işlemlerle haksız kazanç elde eden kişilerin de kapsam dışında tutulacağını bildirdi.
Yılmaz, olağanüstü tasfiye kapsamında yatırımcılara 1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılmasını sağlayacak bir mekanizma öngörüldüğünü belirterek, bu ödemelerin yatırımcıların nihai hak ve yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacağını söyledi.
Tasfiye sonunda yapılacak hesaplaşmada ara ödemelerin mahsup edileceğini ifade eden Yılmaz, düzenlemede küçük yatırımcıların ve para piyasası fonlarının önceliklendirildiğini kaydetti.
“SORUMLULAR HESAP VERECEK”
Küçük yatırımcıların kaynaklarına bir an önce ulaşmasını amaçladıklarını belirten Yılmaz, kanun teklifinin yasalaşması ve öngörülen tasfiye işlemlerinin gerçekleştirilmesi halinde süreçten olumsuz etkilenen yatırımcı sayısının 100 binin altına düşebileceğini söyledi.
SPK’nin kararı doğrultusunda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) bünyesinde 131 fonun her biri için ayrı hesap ve ayrıca bir genel hesap açıldığını aktaran Yılmaz, fonların hukuki durumlarının ayrı ayrı değerlendirildiğini ifade etti.
Yılmaz, haksız kazançların iadesinden ve ilgili kişi ile şirketlerin mal varlıklarının değerlendirilmesinden elde edilecek gelirlerin bu hesaplarda toplanacağını belirtti.
“TMSF’YE FON İÇİN YETKİLER VERİLDİ”
Yatırımcılara yapılacak ödemelerin üç kaynaktan karşılanacağını açıklayan Yılmaz, bunları fonlarda kalan varlıklar, ilgili hesaplara yapılacak iadeler ve sorumluların mal varlıklarının nakde dönüştürülmesinden sağlanacak gelirler olarak sıraladı.
Kanun teklifinde TMSF’ye bu sürece özgü yetkiler verilmesinin öngörüldüğünü belirten Yılmaz, elde edilen kaynakların ilgili fon hesaplarında toplanacağını, belirli bir fona ait olmayan gelirlerin ise genel hesap üzerinden dağıtılacağını bildirdi.
Yılmaz, kanunun yasalaşmasıyla birlikte sürecin hızlanacağını ve yatırımcılara yapılacak ödemelerde kamu kaynağı kullanılmayacağını yineledi.
“PARA İADESİ İLE SORUMLULUK BİTMİYOR”
Haksız kazançların iade edilmesinin hukuki sorumlulukları ortadan kaldırmayacağını vurgulayan Yılmaz, piyasa bozucu faaliyetlerde bulunan kişiler hakkında adli süreçlerin devam edeceğini söyledi.
Yatırımcılarla manipülatörlerin birbirinden ayrılması gerektiğini belirten Yılmaz, sermaye piyasalarının kalkınmanın finansmanı açısından önem taşıdığını ve hükümetin bu piyasaları desteklemeyi sürdüreceğini ifade etti.
“BORSA OLUMSUZ ETKİLENMEYECEK”
Fon piyasasındaki sorunların bütün yatırımcılara mal edilmemesi gerektiğini belirten Yılmaz, sermaye piyasalarına yatırım yapmanın suç olarak gösterilemeyeceğini söyledi.
Yılmaz, soruşturmanın hedefinde piyasa bozucu işlemler gerçekleştiren, manipülasyon yapan ve hukuka aykırı faaliyetlerle yatırımcıların zarar görmesine neden olan kişilerin bulunduğunu kaydetti.
Yeni fon rehberiyle birlikte sorunlu yapıların sistemden çıkarılmasının sermaye piyasalarını güçlendireceğini ifade eden Yılmaz, gerekli görülmesi halinde ilave düzenlemelerin de hayata geçirilebileceğini belirtti.
Denetim raporlarının hem sorumluların belirlenmesi hem de yapısal eksikliklerin giderilmesi açısından yol gösterici olacağını söyledi.
“TASFİYE SÜREÇLERİ BORSAMIZI OLUMSUZ ETKİLEMEYECEK BİR ANLAYIŞ İÇİNDE SÜRDÜRÜLECEK”
Fon Koordinasyon Kurulunda tasfiye işlemlerinin borsaya olumsuz etki oluşturmayacak şekilde yürütülmesine yönelik prensip kararı alındığını belirten Yılmaz, piyasalardaki hareketlerin yalnızca fon soruşturmasıyla açıklanamayacağını ifade etti.
Küresel faiz oranları ve jeopolitik risklerin de borsa üzerinde etkili olduğunu hatırlatan Yılmaz, fon piyasasındaki gelişmelerin yatırımcı davranışlarına yansıyabildiğini söyledi.
Yılmaz, tasfiye süreçlerinde borsanın olumsuz etkilenmemesi, kamu kaynağı kullanılmaması ve sorumluluğu bulunan kurumların denetlenmesi ilkelerinin esas alındığını kaydetti.
“BİRKAÇ FONDA PARA OLUŞMAYABİLİR”
Ara ödemelere ilişkin teknik hazırlıkların tamamlandığını açıklayan Yılmaz, kanun teklifinin ekim ayında yasalaşması halinde ödemelerin yine aynı ay içinde yapılabileceğini belirtti.
Merkezi Kayıt Kuruluşu, Takasbank, Ziraat Bankası ve İş Bankasının hazırlıklarını tamamladığını bildiren Yılmaz, düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle işlemlerin başlatılacağını söyledi.
Bazı fonlarda 1 milyon liraya kadar ödeme yapılmasını sağlayacak yeterli kaynağın bulunamayabileceğine işaret eden Yılmaz, bu durumda iki yöntemin değerlendirildiğini aktardı.
İlk olarak geri kazanılan kaynakların ilgili fonlara aktarılmasının öngörüldüğünü belirten Yılmaz, bunun mümkün olmaması halinde mevcut kaynaklarla en düşük alacak tutarından başlanarak ödeme yapılabileceğini ifade etti.
Yılmaz, uygulamanın ayrıntılarının kanun teklifinin Meclis’ten geçmesinin ardından netleşeceğini kaydetti.
“BU KONULARI İSTİSMAR ETMEYE ÇALIŞANLAR VAR”
Fon soruşturmasına ilişkin yapıcı eleştiri ve önerilere açık olduklarını belirten Yılmaz, konunun siyasi tartışmalara malzeme yapılmaması gerektiğini söyledi.
Yılmaz, araştırılmadan ortaya atılan iddiaların hem kişilerin itibarına hem de sermaye piyasalarına zarar verebileceğini savunarak, eleştirilerin somut bilgi ve belgelere dayanması gerektiğini ifade etti.
“İTHAMLARA GEREKLİ YANITLAR VERİLDİ”
Meclis’teki görüşmeler sırasında milletvekili Özlale’nin iki bakana yönelik iddialarda bulunduğunu hatırlatan Yılmaz, ilgili bakanların söz konusu iddialara ayrıntılı yanıt verdiğini belirtti.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın babasına ilişkin iddianın isim benzerliğinden kaynaklandığını savunan Yılmaz, diğer bakana yönelik iddiada ise sukuk hesaplarındaki işlemlerin bir araya getirilerek yanıltıcı rakamlar oluşturulduğunu öne sürdü.
Yılmaz, iddiaların ardından özür dilenmediğini belirterek, siyasi tartışmalarda kişilerin itibarını zedeleyebilecek açıklamalardan kaçınılması gerektiğini söyledi.
“SUÇU İŞLEYEN KİM OLURSA OLSUN GEREĞİ YAPILIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın soruşturma konusundaki tutumunun açık olduğunu belirten Yılmaz, hukuka aykırı işlem yapanların siyasi veya kurumsal bağlantılarına bakılmaksızın sorumlu tutulacağını ifade etti.
Yatırım yapmakla suç teşkil eden işlemlerin birbirinden ayrılması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, AK Parti bünyesinde veya kamu kurumlarında suç işleyen kişilerin bulunması halinde de gerekli işlemlerin yapılacağını söyledi.
Yılmaz, ana muhalefet partisinin yerel yönetimlerdeki yolsuzluk iddialarına yaklaşımını da eleştirerek, suçlamaların araştırılmadan gündeme getirilmemesi gerektiğini savundu.
“HERKESİ AKLISELİM OLMAYA DAVET EDİYORUM”
Fon soruşturması üzerinden siyasi tartışmalar yürütülmesine tepki gösteren Yılmaz, iddiaların bilgi ve belgelerle adli makamlara iletilmesi gerektiğini belirtti.
Suç işlediğine ilişkin delil bulunan kişilerin hangi siyasi görüşten olduğuna bakılmaksızın yargı önünde hesap vermesi gerektiğini ifade eden Yılmaz, soruşturma sürecinde yatırımcıların ve sermaye piyasalarının zarar görmemesinin önem taşıdığını söyledi.
Yılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın soruşturmanın “ucu kime dokunursa dokunsun” sonuna kadar götürülmesi yönünde talimat verdiğini aktararak, hukuki süreçlerin kararlılıkla sürdürüleceğini kaydetti.