Piyasaları yıl sonunda ne bekliyor?

01.09.2014 09:11

Son güncelleme : 01.09.2014 11:44



2014 yılının sonuna doğru giderken piyasa beklentileri de oluşmaya başladı



Bol seçimli geçen 2014 yılını yavaş yavaş geride bırakıyoruz. Seçimler, paralel yapı derken piyasaların dengesi şaştı.

Milliyet'in haberine göre, jeopolitik riskler ve siyaset ekonomi üzerinde etkili olmaya devam edecek. Türkiye seçim ağırlıklı gündemini geride bıraktı. Arka arkaya gelen seçimlerin ekonomi ve piyasalar üzerindeki etkisi azalmasına karşın, kurulan yeni hükümetin  ülke ekonomisi ve siyaseti üzerindeki etkileri, jeopolitik riskler kadar olmasa da önem taşımaya devam edecek. Şirketleri ve kurumları yönetenler Türkiye’nin bölgesindeki gelişmeleri ve yeni hükümetin ekonomi alanındaki uygulamalarını yakından takip edecekler.

İşte bu ortamda, banka ekonomistlerinin yıl sonuna ilişkin tahminlerini aldık. Yılın ilk yarısında ihracatın büyümeye katkısının belirginleştiği vurgulayan ekonomistler, Irak’ta son dönemde yaşanan gelişmelerin, Türkiye’nin bu ülkeye ve bölge ülkelerine yönelik ihracatını olumsuz etkilediğini ifade etti. Bu nedenle beklenen yıl sonu büyüme rakamı yüzde 3.

Enflasyonun, Türk Lirası’ndaki değer kaybı ve yüksek gıda fiyatlarının etkisiyle  Merkez Bankası’nın yıl sonu hedefinin üzerinde olduğunu vurgulayan ekonomistler, yıl bitiminde enflasyonun yüzde 8 ile 9.50 arasında olabileceğini belirttiler.



‘Dış gelişmeler önemli’

Uzman ekonomistler, yılın kalan aylarında TL’nin ve hisse senedi piyasasının seyrinde, Türkiye’de açıklanacak ekonomik veriler kadar jeopolitik riskler ve gelişmiş ekonomilerdeki gelişmelerin etkili olacağı düşüncesinde. Aynı uzmanlar, ABD’de faiz artırımının zamanlamasına ilişkin beklentilerin ve yakın coğrafyamızdaki gelişmelerin, döviz kuru ve hisse senedi piyasalarında zaman zaman dalgalanmalar yaratabileceğini de sözlerine ekledi.
Döviz kurunun bugünkü seviyelerde yılı tamamlayacağı tahmininde bulunan  ekonomistler, faizin yüzde 8 ile 9 seviyelerinde olmasını bekliyor.



İnan Demir
Finansbank Baş ekonomisti

‘DOLAR 2.25 TL OLUR’
Dolar:     2.25
Faiz:     % 8.0            (MB politika faizi)
Enflasyon:     % 8.4
Büyüme:      % 3.0


İzlem Erdem
İş Bankası İktisadi Araştırmalar Bölüm Müdürü
‘FAİZDE ÖLÇÜLÜ İNDİRİM SÜRER’

2014 yılının ilk çeyreğinde yüzde 4.3 oranında büyüyen Türkiye ekonomisinde, yılın ilk yarısında büyüme kompozisyonunun 2013 yılına göre farklılaştığı, net ihracatın büyümeye katkısının belirginleştiği görülüyor. Yılın geri kalan döneminde de, büyüme kompozisyonunun bu görünümünü koruyacağını tahmin ediyorum. Irak’ta son dönemde yaşanan gelişmeler, Türkiye’nin bu ülkeye ve bölge ülkelerine ihracatını olumsuz yönde etkiliyor. Ancak, bölgeye yönelik ihracatta alternatif rotaların gündeme gelmesiyle, bu etkinin sınırlı kalacağını düşünüyorum.
Rusya’nın tarım ve gıda ürünlerine ilişkin olarak ABD, AB, Kanada, Norveç ve Avustralya’ya uyguladığı ambargo kapsamında Türkiye gibi alternatif ülkelere yönelmesi de, ülkemizin ihracat performansını olumlu yönde etkileyebilir. 2014 yılında ekonominin % 3’ün üzerinde bir büyümeye ulaşabileceğini tahmin ediyorum. 


Enflasyon riski gıda fiyatı

Yurt içi talepteki ılımlı seyre rağmen enflasyon, TL’deki değer kaybının gecikmeli etkileri ve yüksek gıda fiyatları nedeniyle Merkez Bankası’nın yıl sonu hedefinin belirgin üzerindeki seyrini sürdürüyor. Yılın geri kalan döneminde, döviz kurundan kaynaklanan etkilerin bir miktar azalacağını ve TÜFE’deki yıllık artışın yıl sonunda yüzde 8-8.5 aralığında gerçekleşeceğini tahmin ediyorum.

Mayıs, haziran ve Temmuz aylarında politika faizinde toplam 175 baz puan indirim yapan Merkez Bankası, ağustos ayında ise yüzde 8.25 düzeyindeki politika faizinde değişiklik yapmamıştır. Enflasyonun, hedefin üzerindeki seyri ve FED üyelerinin faiz artırımı için gerekli koşulların oluşmaya başladığını açıklamaları, Merkez Bankası’nın politika faizinde daha fazla indirim yapmasını zorlaştırıyor. Bu dönemde, iç talepteki yavaşlamanın büyümeyi tehdit etmesi halinde, Merkez Bankası’nın piyasalardaki olası dalgalanmalar karşısında faiz koridorunun imkân verdiği esnekliği kaybetmeyecek şekilde, koridorun üst bandında gerçekleştirdiği ölçülü indirimlere bir süre daha devam edebileceğini düşünüyorum.


Altın talebi düşer

2014 yılının geri kalan döneminde TL’nin ve hisse senedi piyasasının seyrinde, Türkiye’de açıklanacak ekonomik veriler kadar jeopolitik riskler, gelişmiş ekonomilerde  para politikalarına ilişkin alınan kararlar etkili olacak.
ABD’de faiz artırımının zamanlamasına ilişkin beklentilerin ve yakın coğrafyamızdaki gelişmelerin döviz kuru ve hisse senedi piyasalarında zaman zaman dalgalanmalar yaratabileceğini ancak, TL’de mevcut düzeye göre kalıcı bir değer kaybı yaşanmayacağını öngörüyorum.
Jeopolitik risklerdeki artış, güvenli yatırım aracı olarak kabul edilen altına destek verirken, Fed’in faiz artırımına uygun koşulların oluşmaya başladığını açıklaması, altın fiyatlarını olumsuz etkiliyor. Bu iki unsurun birbirini dengelemesiyle altının ons fiyatının, yıl sonuna kadar 1.300 dolar civarında dalgalanacağını tahmin ediyorum.
ABD ekonomisindeki toparlanmanın istikrar kazanmasıyla birlikte Fed’in faiz artırım sürecine girmesi, uzun dönemde altına olan talebi düşürebilir.

Büyüme:      % 3.0
Enflasyon: % 8.0 - 8.5
Faiz: % 8.25       (İndirimler sürecek)
TL / Dolar:     Mevcut seviyelerde  kalacak
Altın: 1300 $



Nihan Ziya Erdem
Garanti Bankası Baş ekonomisti
‘FAİZ % 9’DA KALABİLİR’


Bu dönemde iç talebin  baskılı kalacağı öngörüsü ile tüm yıl büyümesini yüzde 3 civarında tahmin ediyoruz.
Enflasyon tarafında ise henüz yılın ikinci yarısında olması beklenen düşüş eğilimi başlamadı. Temmuz itibarıyla % 9.3 olan yıllık enflasyonun yıl sonunda % 8.2’ye inmesini bekliyoruz.


Döviz kuru Fed’e bağlı

Yılın geri kalan döneminde enflasyonun yüksek kalması durumunda Merkez Bankası’nın faiz indirim alanı daralmış olacak. Global piyasalarda Türkiye risk primini önemli ölçüde değiştirecek bir gelişmenin de olmayacağı beklentisiyle, gösterge faiz, yıl sonunda yüzde 9’lar seviyesinde kalabilir.
Kur tarafında ise gelişmiş ülke merkez bankalarının atacakları adım ve söylemleri, gelişmekte olan ülkelere para akımlarını etkilemeye devam edecek. Önümüzdeki dönemde kur, ABD Merkez Bankası Fed’in daha önce verdiği sinyallere paralel hareket edeceği beklentisiyle mevcut seviyelerinde seyredebilir.

2014 yılının sonuna doğru giderken piyasa beklentileri de oluşmaya başladı



Bol seçimli geçen 2014 yılını yavaş yavaş geride bırakıyoruz. Seçimler, paralel yapı derken piyasaların dengesi şaştı.

Milliyet'in haberine göre, jeopolitik riskler ve siyaset ekonomi üzerinde etkili olmaya devam edecek. Türkiye seçim ağırlıklı gündemini geride bıraktı. Arka arkaya gelen seçimlerin ekonomi ve piyasalar üzerindeki etkisi azalmasına karşın, kurulan yeni hükümetin  ülke ekonomisi ve siyaseti üzerindeki etkileri, jeopolitik riskler kadar olmasa da önem taşımaya devam edecek. Şirketleri ve kurumları yönetenler Türkiye’nin bölgesindeki gelişmeleri ve yeni hükümetin ekonomi alanındaki uygulamalarını yakından takip edecekler.

İşte bu ortamda, banka ekonomistlerinin yıl sonuna ilişkin tahminlerini aldık. Yılın ilk yarısında ihracatın büyümeye katkısının belirginleştiği vurgulayan ekonomistler, Irak’ta son dönemde yaşanan gelişmelerin, Türkiye’nin bu ülkeye ve bölge ülkelerine yönelik ihracatını olumsuz etkilediğini ifade etti. Bu nedenle beklenen yıl sonu büyüme rakamı yüzde 3.

Enflasyonun, Türk Lirası’ndaki değer kaybı ve yüksek gıda fiyatlarının etkisiyle  Merkez Bankası’nın yıl sonu hedefinin üzerinde olduğunu vurgulayan ekonomistler, yıl bitiminde enflasyonun yüzde 8 ile 9.50 arasında olabileceğini belirttiler.



‘Dış gelişmeler önemli’

Uzman ekonomistler, yılın kalan aylarında TL’nin ve hisse senedi piyasasının seyrinde, Türkiye’de açıklanacak ekonomik veriler kadar jeopolitik riskler ve gelişmiş ekonomilerdeki gelişmelerin etkili olacağı düşüncesinde. Aynı uzmanlar, ABD’de faiz artırımının zamanlamasına ilişkin beklentilerin ve yakın coğrafyamızdaki gelişmelerin, döviz kuru ve hisse senedi piyasalarında zaman zaman dalgalanmalar yaratabileceğini de sözlerine ekledi.
Döviz kurunun bugünkü seviyelerde yılı tamamlayacağı tahmininde bulunan  ekonomistler, faizin yüzde 8 ile 9 seviyelerinde olmasını bekliyor.



İnan Demir
Finansbank Baş ekonomisti

‘DOLAR 2.25 TL OLUR’
Dolar:     2.25
Faiz:     % 8.0            (MB politika faizi)
Enflasyon:     % 8.4
Büyüme:      % 3.0


İzlem Erdem
İş Bankası İktisadi Araştırmalar Bölüm Müdürü
‘FAİZDE ÖLÇÜLÜ İNDİRİM SÜRER’

2014 yılının ilk çeyreğinde yüzde 4.3 oranında büyüyen Türkiye ekonomisinde, yılın ilk yarısında büyüme kompozisyonunun 2013 yılına göre farklılaştığı, net ihracatın büyümeye katkısının belirginleştiği görülüyor. Yılın geri kalan döneminde de, büyüme kompozisyonunun bu görünümünü koruyacağını tahmin ediyorum. Irak’ta son dönemde yaşanan gelişmeler, Türkiye’nin bu ülkeye ve bölge ülkelerine ihracatını olumsuz yönde etkiliyor. Ancak, bölgeye yönelik ihracatta alternatif rotaların gündeme gelmesiyle, bu etkinin sınırlı kalacağını düşünüyorum.
Rusya’nın tarım ve gıda ürünlerine ilişkin olarak ABD, AB, Kanada, Norveç ve Avustralya’ya uyguladığı ambargo kapsamında Türkiye gibi alternatif ülkelere yönelmesi de, ülkemizin ihracat performansını olumlu yönde etkileyebilir. 2014 yılında ekonominin % 3’ün üzerinde bir büyümeye ulaşabileceğini tahmin ediyorum. 


Enflasyon riski gıda fiyatı

Yurt içi talepteki ılımlı seyre rağmen enflasyon, TL’deki değer kaybının gecikmeli etkileri ve yüksek gıda fiyatları nedeniyle Merkez Bankası’nın yıl sonu hedefinin belirgin üzerindeki seyrini sürdürüyor. Yılın geri kalan döneminde, döviz kurundan kaynaklanan etkilerin bir miktar azalacağını ve TÜFE’deki yıllık artışın yıl sonunda yüzde 8-8.5 aralığında gerçekleşeceğini tahmin ediyorum.

Mayıs, haziran ve Temmuz aylarında politika faizinde toplam 175 baz puan indirim yapan Merkez Bankası, ağustos ayında ise yüzde 8.25 düzeyindeki politika faizinde değişiklik yapmamıştır. Enflasyonun, hedefin üzerindeki seyri ve FED üyelerinin faiz artırımı için gerekli koşulların oluşmaya başladığını açıklamaları, Merkez Bankası’nın politika faizinde daha fazla indirim yapmasını zorlaştırıyor. Bu dönemde, iç talepteki yavaşlamanın büyümeyi tehdit etmesi halinde, Merkez Bankası’nın piyasalardaki olası dalgalanmalar karşısında faiz koridorunun imkân verdiği esnekliği kaybetmeyecek şekilde, koridorun üst bandında gerçekleştirdiği ölçülü indirimlere bir süre daha devam edebileceğini düşünüyorum.


Altın talebi düşer

2014 yılının geri kalan döneminde TL’nin ve hisse senedi piyasasının seyrinde, Türkiye’de açıklanacak ekonomik veriler kadar jeopolitik riskler, gelişmiş ekonomilerde  para politikalarına ilişkin alınan kararlar etkili olacak.
ABD’de faiz artırımının zamanlamasına ilişkin beklentilerin ve yakın coğrafyamızdaki gelişmelerin döviz kuru ve hisse senedi piyasalarında zaman zaman dalgalanmalar yaratabileceğini ancak, TL’de mevcut düzeye göre kalıcı bir değer kaybı yaşanmayacağını öngörüyorum.
Jeopolitik risklerdeki artış, güvenli yatırım aracı olarak kabul edilen altına destek verirken, Fed’in faiz artırımına uygun koşulların oluşmaya başladığını açıklaması, altın fiyatlarını olumsuz etkiliyor. Bu iki unsurun birbirini dengelemesiyle altının ons fiyatının, yıl sonuna kadar 1.300 dolar civarında dalgalanacağını tahmin ediyorum.
ABD ekonomisindeki toparlanmanın istikrar kazanmasıyla birlikte Fed’in faiz artırım sürecine girmesi, uzun dönemde altına olan talebi düşürebilir.

Büyüme:      % 3.0
Enflasyon: % 8.0 - 8.5
Faiz: % 8.25       (İndirimler sürecek)
TL / Dolar:     Mevcut seviyelerde  kalacak
Altın: 1300 $



Nihan Ziya Erdem
Garanti Bankası Baş ekonomisti
‘FAİZ % 9’DA KALABİLİR’


Bu dönemde iç talebin  baskılı kalacağı öngörüsü ile tüm yıl büyümesini yüzde 3 civarında tahmin ediyoruz.
Enflasyon tarafında ise henüz yılın ikinci yarısında olması beklenen düşüş eğilimi başlamadı. Temmuz itibarıyla % 9.3 olan yıllık enflasyonun yıl sonunda % 8.2’ye inmesini bekliyoruz.


Döviz kuru Fed’e bağlı

Yılın geri kalan döneminde enflasyonun yüksek kalması durumunda Merkez Bankası’nın faiz indirim alanı daralmış olacak. Global piyasalarda Türkiye risk primini önemli ölçüde değiştirecek bir gelişmenin de olmayacağı beklentisiyle, gösterge faiz, yıl sonunda yüzde 9’lar seviyesinde kalabilir.
Kur tarafında ise gelişmiş ülke merkez bankalarının atacakları adım ve söylemleri, gelişmekte olan ülkelere para akımlarını etkilemeye devam edecek. Önümüzdeki dönemde kur, ABD Merkez Bankası Fed’in daha önce verdiği sinyallere paralel hareket edeceği beklentisiyle mevcut seviyelerinde seyredebilir.





12:355.012
Değişim :  -0,97% |  -48,88
Açılış :  5.037  
Önceki Kapanış :  5.061  
En Yüksek
5.037
En Düşük
4.998
imkb grafik
BIST En Aktif Hisseler12:35
ATSYH 93,00 923.301 % 0,00  
AYES 18,55 204.751 % 0,00  
BRMEN 1,65 112.304 % 0,00  
CASA 141,00 282.564 % 0,00  
CMENT 58,30 86.008 % 0,00  
12:35 Alış Satış %  
Dolar 19,3994 19,4031 % 0,09  
Euro 21,2714 21,3031 % 0,15  
Sterlin 23,9551 24,0753 % -0,49  
Frank 21,6091 21,7392 % -0,23  
Riyal 5,1569 5,1828 % -0,02  
12:35 Alış Satış %  
Altın Ons 1.989 1.989 -15,96  
Altın Gr. 1.240 1.240 -10,47  
Cumhuriyet 8.945 9.080 21,00  
Tam 8.902 9.091 -49,00  
Yarım 4.348 4.441 -24,00  
Çeyrek 2.174 2.234 -12,00  
Gümüş.Ons 25,09 25,11 -0,18  
Gümüş Gr. 15,64 15,66 -0,13  
B. Petrol 81,08 81,08 -0,02