AB, Türkiye`yi kaybetmek istemiyor

04.12.2014 13:38

Son güncelleme : 04.12.2014 13:38



Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD)  Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Dinçer, Avrupa Birliği'nin (AB) Türkiye'yi kaybetmek  istemediğini belirterek, "Gerek AB Parlamentosu'nda gerekse AB Komisyonu'nda  Türkiye, gündemin en üst sıralarında" dedi.

 

Haluk Dinçer, Brüksel'de AB temsilcileri, iş dünyası ve düşünce  kuruluşlarıyla yaptıkları temaslara ilişkin bir basın toplantısı düzenledi.

 

TÜSİAD Yönetim Kurulu'nun her yıl kapsamlı bir Brüksel ziyareti  yaparak Türkiye'nin AB sürecini güçlendirmeye çalıştığını hatırlatan Dinçer, AB  Parlamentosu'nun yenilenmesi ve yeni AB Komisyonu başkanı ve komiserlerinin  göreve gelmesi dolayısıyla bu yılın özel bir yıl olduğunu söyledi.

 

Türkiye'de AB heyecanını tekrardan canlandırmak istediklerini belirten  Dinçer, ziyaretlerinde Türkiye'de eylül ayından beri yeni bir hükümetin  bulunduğunu, ülkenin yeni bir AB stratejisi ve AB Ulusal Eylem Planı olduğunun  altını çizdiklerini dile getirdi.

 

AB'nin son dönemlerde görülmediği kadar Türkiye'nin gündeminde  olacağını belirttiklerini aktaran Dinçer, "AB Bakanlığı'na son derece deneyimli  Sayın Volkan Bozkır'ın gelmesinin de çok olumlu bir işaret olduğunu vurguladık.  Fasıllarla ilgili süreçte AB'nin bugüne kadar görülmedik ölçüde yavaş hareket  ettiğini söyledik" dedi.

 

Dinçer, bugüne kadar 35 fasıldan 14'ünün açılabildiğini, birinin  geçici olarak kapatılabildiğini, 17'sinin de siyasi nedenlerle çeşitli ülkeler  tarafından bloke edildiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

 

Bunlardan Güney Kıbrıs'ın blokajı bizce diğerlerinde daha önemli.  Güney Kıbrıs 23. ve 24. fasılları bloke ediyor. Bu fasıllar AB'ye üye olmak için  başvuran ülkeler için ilk uyum gösterilmesi gereken fasıllar. Bize göre Güney  Kıbrıs kendi menfaatine de olmayan bir şey yapıyor. Kuzey Kıbrıs'ta olan ihtilaf  çözülmediği zaman adada bir normalleşmenin gerçekleşmediği ortada. Sadece  Kıbrıs'ı değil aynı zamanda Türkiye ve Yunanistan'ı ve daha büyük ölçekte tüm  Doğu Akdeniz ülkelerini ilgilendiren bir konu bu. Akdeniz'de ciddi enerji  rezervleri olduğu söyleniyor ama bunların ortaya çıkarılması için bazı hukuki  sorunlar olduğunu da görüyoruz."

 

Bu durumun Avrupa'nın arz güvenliği açısından da sorun oluşturduğuna  dikkati çeken Dinçer, "Avrupa arzda bir çeşitlenme arzu ediyor; Rusya'ya  alternatif kaynak arayışı içerisinde. Ama adanın mevcut statüsü veya sorunu devam  ettiği sürece bu alternatiflerin gerçekleştirilmesinin, hem Kıbrıs civarındaki  gaz kaynaklarının hem de İsrail'deki gaz kaynaklarının Avrupa'ya taşınmasının  önünde ciddi engeller oluşuyor" diye konuştu.

 

Dinçer, ziyaretlerinde Kıbrıs'taki sorun çözülmediği takdirde  Türkiye'nin AB'ye katılım sürecinin de aksadığının altını çizdiklerini ve  Kıbrıs'taki ihtilafın giderilmesi hususunda inisiyatif beklediklerini  söylediklerini aktardı.

 

AB'nin bir genişleme yorgunluğu içinde olduğunu ifade eden Dinçer,  2007'den sonra dünyada yaşanan finansal krizin burada önemli bir rol oynadığını,  Türkiye'deki siyasi gerginliklerin de üyelik sürecinin hızlı ilerlemesinin önünde  engel oluşturduğunu söyledi.

 

Gümrük Birliği anlaşmasının 1995'te AB'ye tam üyeliğe yönelik ilk adım  olarak imzalandığına işaret eden Dinçer, "Hiç kimse o tarihte düşünmedi ki bu  Gümrük Birliği anlaşması 18 yıl devrede kalacak. Bu anlaşma eskidi. Bu anlaşmanın  mutlaka revize edilmesi gerekiyor. Hem kapsamının hem de karar mekanizmalarının  revize edilmesi gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.

 

AB'nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarında  Türkiye'nin dışlanmasının giderilmesinin de şart olduğunu vurgulayan Dinçer,  "Transatlantik Yatırım ve Ticaret Ortaklığı (TTIP) Türkiye için çok önemli bir  tehdit oluşturuyor. Tabii ki bunun yüzünden Türkiye'nin Gümrük Birliği masasından  kalkmasını arzu etmeyiz. Ama bu, bunun bir tehdit olduğu gerçeğini ortadan  kaldırmıyor. Biz burada Türkiye için mutlaka gözlemci statüsü verilmesini arzu  ettiğimizi söyledik. Aynı zamanda bu müzakereler sonuçlandığında Türkiye gibi AB  ekonomisine entegre olmuş ülkelerin de bir opsiyonu olması gerektiğini, bu  ülkelerin de bu anlaşmanın kapsamına girmesi gerektiğini söyledik" ifadelerini  kullandı.

  

 

AB Komisyonu'ndan üç komiser önümüzdeki hafta Türkiye'ye gelecek

  

 

Haluk Dinçer, Brüksel'deki görüşmelerinde edindikleri izlenimlere  ilişkin şunları aktardı:

 

Her şeyden önce son dönemdeki jeopolitik gelişmeler Türkiye'nin  bölgedeki önemini artırmış durumda. Brüksel'de bu çok net bir şekilde ifade  edildi. Rusya ve Türkiye'nin yakınlaşması yakından izleniyor. Bir taratan da  gerek ABD gerek AB tarafından Rusya'ya uygulanan yaptırımlara ilişkin Türkiye'nin  dahil olup olmaması bir tartışma konusu olarak ortaya atıldı. Bunun ötesinde bu  son dönemdeki gelişmeler dolayısıyla AB, Türkiye'yi kesinlikle kaybetmek  istemiyor; Türkiye ile ilişkilerini güçlendirmek ve bu katılım sürecine de hız  vermek istiyor. Gerek AB Parlamentosu'nda gerekse AB Komisyonu'nda Türkiye,  gündemin en üst sıralarında.

 

Diğer taraftan Türkiye'deki demokratik standartlara yönelik olumsuz  gelişmeler kaygıyla izleniyor. Bunlar Türkiye karşıtlarının elini güçlendirirken  Türkiye dostlarını da zor durumda bırakıyor. Bilhassa hukukun üstünlüğü alanında  ciddi kaygılar var. Bütün bunların Türkiye konusunda olumsuz bir algı  yarattığının altını çizildi. Gümrük Birliği anlaşmasının gözden geçirilmesi  konusunda olumlu bir yaklaşım var. Gerek kapsam gerekse karar mekanizmalarının  önümüzdeki günlerde müzakereye açılmasını bekliyoruz. Ümit ediyoruz ki kapsam  genişletilecek, sorunlar çözülecek ve Türkiye karar mekanizmalarına, bilhassa  üçüncü ülkelerle yapılan serbest ticaret anlaşmaları sürecine bir şekilde dahil  olacak."

 

TTIP'nin Türkiye için bir tehdit oluşturduğu konusuna AB Komisyonu'nun  da hemfikir olduğunu belirten Dinçer, "Net bir çözüm ortaya konmadı ama  Türkiye'ye bir gözlemci statüsü verilmesi talebimizi de gayet normal  karşıladıklarını ifade ettiler" dedi.

 

Dinçer, gelecek hafta AB Komisyonu'nun dış ilişkiler, genişleme ve  insani yardımdan sorumlu üç komiserinin Türkiye'ye geleceğine dikkati çekerek,  bunun da Türkiye'nin öneminin ve AB gündeminde üst sıralarda yer aldığının bir  işareti olduğunu dile getirdi.

  

 

Seçim barajı düşürülmeli

  

 

Haluk Dinçer, seçim barajı tartışmalarına ilişkin bir soruya şu yanıtı  verdi:

 

TÜSİAD'ın uzun yıllardır bu konudaki görüşü belli; bize göre  Türkiye'de seçim barajı yüksektir. Anayasamız 'temsilde adalet, üretimde  istikrar' ilkesini belirlemiştir ama bir yüzde koymamıştır; bu daha sonra konulan  yasalarla belirlenmiş bir barajdır. Ak Parti hükümetlerinden de önce konulmuş bir  seviyedir. Bir demokratik ülkede görülmemiş seviyede yüksek bir barajdır. Biz  bunun düşürülmesi için yıllardır hem iktidar hem muhalefet partileriyle çok defa  görüştük ama bu bugüne kadar gerçekleşmedi. Anayasa Mahkemesi konusunda bir  polemiğe girmek istemeyiz. Fakat burada yapılan yorumların anayasal kurumlara,  Anayasa Mahkememize zarar vermesini de arzu etmeyiz."

 

Siyasi partilerin temsilde adalet açısından seçim barajının sorunlu  olduğunu kabul edip bugüne kadar bunu düşürmeleri gerektiğini belirten Dinçer,  "Bu hem iktidar hem de muhalefet partilerinden beklediğimiz bir şey. Ne şekilde  düşürüleceği çok önemli değil; mahkeme kararıyla mı düşürülür, siyasilerin  kararıyla mı düşürülür... Bizim için önemli olan bu barajın düşürülmesidir" diye  konuştu.

 

Dinçer, yolsuzlukla mücadele konusundaki bir soru üzerine, "Bu konu  hem G20, hem B20 hem de hükümetin gündeminde olan bir konu. Uluslararası  Şeffaflık Örgütü'nün bu konuda yaptığı ve Türkiye'yi 11 basamak aşağı düşüren  çalışma esasında bizim geçen hafta açıkladığımız yolsuzluk raporu bulgularını da  teyit eder nitelikte. Sayın Babacan'ın açıklamaları bu konunun üzerine  gidileceği, bununla ilgili bir strateji oluşturulacağı yönünde. Biz bunları  olumlu değerlendiriyoruz. Şunu çok net biliyoruz; hiç bir şey yapılmazsa bu  yolsuzluklar kendi kendine ortadan kalkmayacak" yorumunu yaptı.





18:05119.850
Değişim :  0,13% |  160,17
Açılış :  119.231  
Önceki Kapanış :  119.689  
En Yüksek
119.872
En Düşük
118.256
BIST En Aktif Hisseler
PINSU 3,39 52.010.681 % 19,79  
SAMAT 2,80 35.207.683 % 10,67  
BEYAZ 4,18 3.516.096 % 10,00  
PENGD 3,41 60.577.169 % 6,90  
ESCOM 2,57 5.123.539 % 6,20  
Alış Satış %  
Dolar 0,0000 0,0000 % 0,00  
Euro 0,0000 0,0000 % 0,00  
Sterlin 7,8027 7,8419 % 0,95  
Frank 6,1409 6,1779 % 0,81  
Riyal 1,5886 1,5965 % 0,33  
Alış Satış %  
Altın Ons 1.575 1.575 -2,28  
Altın Gr. 303 303 1,11  
Cumhuriyet 2.008 2.038 16,00  
Tam 1.999 2.049 17,17  
Yarım 966 991 8,31  
Çeyrek 485 496 4,15  
Gümüş.Ons 17,81 17,85 -0,04  
Gümüş Gr. 3,42 3,43 -0,01  
B. Petrol 58,13 58,13 -0,05