ABD`nin Huawei hamlesi uluslararası şirketleri endişelendiriyor

11.12.2018 10:25

Son güncelleme : 11.12.2018 15:46

Çinli teknoloji devi Huawei`nin sahibi Ren Zhengfei’nin kızı ve şirketin Mali İşler Direktörü (CFO) Mıng Vancou`nun ABD’nin İran yaptırımları kapsamında tutuklanması Washington’un, yaptırımlarını başka uluslararası şirketlere karşı kullanıp kullanmayacağı endişelerini de beraberinde getirdi. Tutuklamanın küresel piyasalarda yol açtığı satış dalgasından en fazla ABD borsalarının zarar görmesini "bumerang etkisi" olarak değerlendiren uzmanlar, kimseye yararı olmayan yaptırımların dünya ekonomisini olumsuz etkileyeceğini vurguluyor.



AA

ABD-Çin ticaret savaşını yeniden tırmandırmasından korkulan tutuklamanın küresel piyasalarda yol açtığı satış dalgasından en fazla ABD  borsalarının zarar görmesini "bumerang etkisi" olarak değerlendiren uzmanlar,  kimseye yararı olmayan yaptırımların dünya ekonomisini olumsuz etkileyeceğini  vurguluyor.

Huawei’nin sahibi Ren Zhengfei’nin kızı ve şirketin CFO'su Mıng  Vancou'nun ABD’nin talebiyle Kanada’da tutuklanmasına ilişkin gelişmeler,  uluslararası gündemin ilk sıralarında yer almaya devam ediyor.

Mıng'ın dün görülen kefalet duruşmasının bir kez daha hükümsüz sona  ermesi, konuyla ilgili belirsizliğin artarak sürmesine yol açarken, kısa süre  önce ulaşılan ABD-Çin ateşkesinin bu süreçten nasıl etkileneceği de yatırımcıları  endişelendirmeye devam ediyor.

ABD yönetiminin; şiddetini giderek artırdığı yaptırımları, gelecekte  başka ülkelere ve şirketlere karşı kullanıp kullanmayacağı ise hemen herkesi  tedirgin eden bir başka soru işareti. 

"AYNI ŞEYLER AB İLE YAŞANABİLİR"

Mıng’ın tutuklanmasına ilişkin gelişmeleri AA muhabirine değerlendiren  Johns Hopkins Üniversitesi Ekonomi Profesörü ve Cato Enstitüsü Direktörü Steve  Hanke, ABD yönetiminin, Mıng’ın tutuklanması ile ticaret müzakerelerini  birbirinden ayrı tutma çabalarının sonuç vermeyeceğini söyledi.

Hanke, ilgili tutuklamanın ABD-Çin arasındaki ticaret savaşının  barışla sona ermesi ihtimalini zayıflattığını ifade ederek, benzer sorunların  gelecekte Avrupa Birliği (AB) ile yaşanabileceğine işaret etti.

Hanke, "Aynı şeyler, ABD’nin İran yaptırımlarının çevresinden  dolanmaya çalışan AB ile yaşanabilir. ABD’nin İran ile iş yapması halinde ikincil  yaptırımlara tabi tutmakla tehdit ettiği Avrupalı şirketlerin yöneticileri de  ansızın tutuklanabilir. Böyle bir durum, AB ile ABD arasında birçok sorunun  çıkmasına neden olacaktır." diye konuştu.

ABD yönetiminin, uluslararası finans sistemini kullanarak  yaptıklarından hoşlanmadığı herkesi cezalandırabileceğini düşündüğünü ifade eden  Hanke, "Yaptırımlar, kaybedenler içindir. Çünkü hiçbir zaman işe yaramazlar. Tek  yaptıkları, hedef alınan ülkedeki siyasi yönetimin yerini sağlamlaştırmaktır."  dedi.

Washington'un yaptırımlara başvurduğu zaman küresel piyasalarda  dalgalanmalar yaşandığına dikkati çeken Hanke, "ABD borsalarına bakıldığında,  yaptırımların bumerang etkisi yarattığı açıkça görülebilir. New York borsası, her  yaptırım haberinde sarsıntı geçiriyor. Piyasalar, Huawei CFO’su tutuklandığından  beri negatif seyrediyor." şeklinde konuştu.

"ABD’NİN, PRENS'İN KAŞIKÇI CİNAYETİNDEKİ ROLÜNÜ NETLEŞTİREMEMESİ  İLGİNÇ"

Steve Hanke, uluslararası gündemde yer edinen Cemal Kaşıkçı cinayetine  atıfta bulunurken, "ABD’nin, Huawei’nin İran yaptırımlarını deldiğinden son  derece emin olup Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nin Kaşıkçı cinayetindeki rolünü  netleştirememesi ilginç." ifadesini kullandı.

Hanke, Washington yönetiminin olaylara kendi çıkarları doğrultusunda  yaklaşmasını da eleştirdi.

"ÇÖZÜLMEZSE BUNUN KÜRESEL EKONOMİ ÜZERİNDE DE BİR ETKİSİ  OLACAKTIR"

Clingendael Hollanda Uluslararası İlişkiler Enstitüsü uzmanlarından  Sico Van Der Meer de dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden birinin CFO'sunun  yaptırımlar kapsamında tutuklanmasının olağanüstü bir durum olduğunu vurguladı.

Huawei’nin Washington ile Pekin arasındaki teknolojik, jeopolitik ve  ekonomik rekabetin kurbanı olduğuna işaret eden Meer, şunları kaydetti:

"Huawei CFO'sunun ABD'nin talebi üzerine Kanada’da tutuklanması  oldukça sıra dışı bir durum. Tutuklama, Çin’in talebi üzerine Google, Microsoft  ve Facebook gibi ABD’li büyük şirketin CFO’suna yapılsaydı Amerikan kamuoyu çok  büyük tepki gösterirdi. Çünkü bu, büyük şirketlerle başa çıkmanın normal  yollarından biri değil. Bu bir şirketin politikalarını etkin şekilde etkilemek  yerine kabadayılık taslamak."

Meer, ABD ile Çin arasındaki ticaret ihtilaflarının ulaşılan ateşkese  rağmen sürdüğünü ifade ederek, "ABD ve Çin arasındaki ticaret sorunları, kısmen  de olsa Huawei CFO’sunun tutuklanmasından dolayı çözülmezse bunun küresel ekonomi  üzerinde de bir etkisi olacaktır. Serbest ticaret ülkelerin tümüne yarar  sağlarken, ticaret savaşlarında ortaya çıkan korumacılık ve jeopolitik rekabetler  nihayetinde dünya ekonomisine zarar verecek." diye konuştu.

ABD'nin Huawei’ye yaptıklarının diğer ülkelere örnek olabileceği  ihtimaline atıfta bulunan Meer, daha fazla ülkenin, faaliyetlerinden memnun  olmadıkları yabancı şirketlere karşı daha saldırgan davranmasının uluslararası iş  ilişkilerini daha riskli hale getireceğini savundu.

"EĞER CFO SERBEST BIRAKILMAZSA ÇİN, EŞİT DERECEDE TEPKİ VEREBİLİR" 

Sico Van Der Meer, Huawei’nin CFO’sunun kısa zamanda serbest  bırakılmasını umduğunu ifade ederek, "Eğer CFO serbest bırakılmazsa Çin, eşit  derecede tepki verebilir ve ABD’li büyük şirketlerin üst yetkililerini  tutuklamaya çalışabilir. Belki de bunu, ABD'nin Kanada ile yaptığı gibi müttefik  ülkeler aracılığıyla yapabilir. Bu, ekonomik ihtilaflar açısından bir kısır  döngüyü başlatacaktır ve böyle bir durumun kazananı olmaz." şeklinde konuştu.

"ÇİN, TOLERE EDEBİLİR"

Merkezi Londra'da bulunan Capital Economics'in Kıdemli Çin ekonomisti  Julian Evans Pritchard ise Huawei CFO’sunun tutuklanmasının bu zamana kadar  ortaya konan çabalara taş koyduğunu belirterek, "Fakat yine de Çin, eğer bu  sonuçta bir ticaret anlaşması ile sonuçlanacak ise bu ihlali tolere edebilir."  dedi.

Pritchard, asıl meselenin ABD ve Çin arasında devam eden ticaret  anlaşması müzakereleri olduğuna işaret ederek, "Halen ticaret ve rekabet  konusundaki zorlu yapısal meselelere çözüm bulunması gerekiyor. Öte yandan,  iyimser olmak için zemin mevcut." ifadelerini kullandı.

Çin’in planlama departmanının (NDRC) geçen hafta fikri mülkiyet  haklarının korunması (IPR) konusunda bu yılın sonunda yürürlüğe girecek 58  sayfalık bir düzenleme hazırladığını hatırlatan Pritchard, "Regülatörler de aynı  zamanda yabancı şirketlerin (Çin’de) piyasa erişiminin artırılması için çaba  gösteriyor." dedi.

Tüm bu çabalara rağmen ABD Başkanı Donald Trump’ın daha fazlasını  talep edebileceğini ifade eden Pritchard, "Trump, artık kişisel olarak anlaşmayı  yapacak kişi olarak bu olaya dahil oldu. Huawei’ye karşı sadece ABD’nin değil,  diğer gelişmiş ekonomilerin de soğuk tavır takınması nedeniyle ticaret tarafında  varılacak bir anlaşma, teknoloji ve ulusal güvenlik alanlarındaki daha büyük  çaplı olan gerilimleri çözmeye yetmeyebilir." değerlendirmesinde bulundu. 

ABD-ÇİN İLİŞKİLERİNİ GEREN TUTUKLAMANIN GELİŞİMİ

Huawei'nin sahibi Ren Zhengfei’nin kızı ve CFO'su Mıng Vancou, ABD'nin  İran yaptırımlarını deldiği gerekçesiyle Washington yönetiminin talebi üzerine 1  Aralık'ta Vancouver kentindeki bir havaalanında uçak değiştirirken tutuklanmıştı.

Mıng’ın talebiyle alınan basın yasağı nedeniyle 5 Aralık Çarşamba  gününe kadar kamuoyuna yansımayan tutuklamanın, ABD Başkanı Donald Trump ve Çin  Devlet Başkanı Şi Cinping'in Arjantin'de düzenlenen G-20 Liderler Zirvesi'nde  yaptığı görüşmeyle aynı gün gerçekleşmesi dikkati çekmişti. 

Mıng’ın "Amerikalı bankalara, Huawei ile Hong Kong merkezli Skycom  firması arasındaki bağlantı konusunda yalan söylemek ve komplo kurmakla"  suçlandığı ise 7 Aralık Cuma günü yapılan ilk kefalet duruşmasıyla ortaya  çıkmıştı. 

Teknoloji devi Huawei'nin iştiraki konumundaki Skycom'un 2009 ila 2014  yılları arasında ABD'nin İran yaptırımlarını deldiğini savunan savcılık makamı,  Mıng'ın "Amerikalı bankalara Huawei ve Skycom'u birbirinden bağımsız şirketler  olarak tanıtarak sahtekarlık yaptığını" savunmuştu. Bu çerçevede mahkemeye,  Mıng’ın 2013 yılında uluslararası bir bankaya yaptığı sunum delil olarak  sunulmuştu.

Olayın ardından Çin Dışişleri Bakanlığı, Mıng Vancou’yu gözaltına alan  Kanada'yı insan haklarını ihlalle suçlamış ve Huawei yetkilisinin bir an önce  serbest bırakılmasını talep etmişti.  Geçen hafta boyunca süren sert tonlu  açıklamalarla sonuç alamayan Çin hükümeti, pazar günü ABD’nin Pekin  Büyükelçisi'ni Dışişleri Bakanlığı’na çağırdı.

Söz konusu gelişmelerin ardından dün görülen ikinci kefalet oturumu da  Kanadalı hakimin çekinceleri nedeniyle hükümsüz sona erdi. Kefalet duruşmasının  bugün üçüncü oturumla devam edeceği bildirildi.

İki ülke arasında "zar zor sağlanan" 90 günlük ateşkesi tehdit eden  tutuklama olayı ve kefalet duruşmasından çıkacak sonuç, piyasaları yakından  ilgilendiriyor. 

Çin'in Shenzhen kentinde 1987'de kurulan ve bugün dünyanın en büyük  telekomünikasyon şirketleri arasında yer alan Huawei'nin, 170 ülkede 180 binden  fazla çalışanı bulunuyor. Bilgi ve iletişim teknolojisi (ICT) çözümleri,  telekomünikasyon, kurumsal ağlar, bulut, akıllı telefon ve internet alanlarında  hizmet veren Huawei'nin  piyasa değerinin yıl sonunda 100 milyar doları geçmesi  bekleniyor.





18:051.103
Değişim :  0,33% |  3,64
Açılış :  1.101  
Önceki Kapanış :  1.099  
En Yüksek
1.105
En Düşük
1.097
BIST En Aktif Hisseler18:05
DNISI 6,82 2.724.699 % 10,00  
GOLTS 26,40 43.497.769 % 10,00  
VERUS 39,38 85.496.692 % 10,00  
UFUK 9,35 438.915 % 10,00  
SODSN 15,07 593.909 % 10,00  
18:05 Alış Satış %  
Dolar 7,4734 7,4766 % 0,37  
Euro 8,8491 8,8628 % 0,65  
Sterlin 9,5436 9,5915 % 0,33  
Frank 8,1954 8,2448 % 0,60  
Riyal 1,9879 1,9978 % 0,41  
18:05 Alış Satış %  
Altın Ons 1.940 1.940 -6,19  
Altın Gr. 467 467 0,70  
Cumhuriyet 3.106 3.153 -10,00  
Tam 3.098 3.175 -3,44  
Yarım 1.497 1.536 -1,67  
Çeyrek 751 768 -0,83  
Gümüş.Ons 26,70 26,74 -0,17  
Gümüş Gr. 6,43 6,44 -0,01  
B. Petrol 39,75 39,75 -0,31