Arjantinliler, IMF`yi istemiyor

26.07.2018 11:16

Son güncelleme : 27.07.2018 09:43

Ekonomik krizlerden yorgun düşen Arjantinliler, kemer sıkma politikalarından sorumlu tuttukları Uluslararası Para Fonu ile yapılan son anlaşmaya şiddetle karşı çıkıyor.



AA

Arjantin pesosunun dolar karşısında yılın başından bu yana yüzde 50  civarında değer kaybetmesiyle yükselen enflasyon, artan işsizlik ve yüksek  vergiler, ülkeyi bir kez daha ekonomik krizin eşiğine getirdi.  
 
Güncel resmi verilere göre, Arjantin'de yıllık enflasyon haziran  ayında yüzde 26,4'ten 29,5'e çıktı. Aynı dönemde işsizlik de yüzde 7,2'den yüzde  9,1'e yükseldi.  
 
Arjantin Merkez Bankası'nın pesodaki düşüşü durdurmak için faiz  oranını yüzde 40'a çıkarmasına karşın artmaya devam eden enflasyon, Arjantin  halkının tasarruflarına ve satın alma gücüne büyük darbe vurdu.
 
IMF TARİHİNDEKİ EN BÜYÜK BORÇ ARJANTİN'E
 
Siyasi açıdan da kırılgan bir dönemden geçen ülkede, Cumhurbaşkanı  Mauricio Macri hükümetinin gittikçe bozulan ekonomik göstergeler nedeniyle Uluslararası Para  Fonu'nun (IMF) kapısını çalması, kriz yorgunu Arjantinlileri daha da kızdırdı.  
 
Arjantinli işçi sendikaları, sosyal örgütler ve çiftçiler, 2001'deki  krizden sorumlu tutulan IMF'den yeniden borç alınmasına daha müzakereler  başlamadan karşı çıkmaya başladı.
 
Cumhurbaşkanı Macri, hükümetine yönelik eleştiriler karşısında,  anlaşmanın geçmişte yaşanan krizlerin tekrar etmesini önlemek amacıyla  imzalandığını ve ülke ekonomisini güçlendireceğini savundu.
 
IMF ile Arjantin hükümeti, bir aylık müzakere sürecinin ardından gelen  tüm tepkilere rağmen 20 Haziran'da 3 yıl süreli 50 milyar dolarlık stand-by  anlaşması imzaladı.
 
IMF'nin bugüne kadar vereceği en yüksek borç miktarını içeren söz  konusu stand-by anlaşması, Arjantin'in kuruluşla 1956'dan bu yana yaptığı 39  anlaşmanın sonuncusu olarak tarihe geçti. IMF'ye en fazla başvuran ülkelerden  biri olan Arjantin, kuruluştan en son 2000 yılında 40 milyar dolar borç almıştı.   
 
PROTESTOLAR, G20 TOPLANTISIYLA ŞİDDETLENDİ  
  
Brezilya ve Meksika'nın ardından Latin Amerika'nın en büyük üçüncü  ekonomisine sahip ülkede, hükümetin IMF'ye başvurmasından bu yana süren  protestolar, geçen hafta sonu Buenos Aires'te düzenlenen G20 Maliye Bakanları ve  Merkez Bankası Başkanları Toplantısı sırasında şiddetlendi.  
 
G20 üyesi ülkelerin heyetlerinin yanı sıra IMF Başkanı Christine  Lagarde'ın kente gelmesini fırsat bilen göstericiler, şehir merkezinde ve  Lagarde'ın kaldığı otelin önünde protestolar düzenledi.  
 
"IMF'ye hayır" posterleriyle dolu kent merkezindeki protestoya  katılan Buenos Aires Kamu Çalışanları Derneği Genel Sekreteri Hugo Bellon, AA  muhabirine yaptığı açıklamada, Arjantin halkının IMF'yle yapılan anlaşmayı  desteklemediğini belirterek, "Hükümetimiz, IMF ile hiçbir muhalefet partisinin  desteklemediği, Arjantinlilerin istemediği bir anlaşma daha imzaladı. Biz IMF'yle  imzalanan her anlaşmanın, Arjantin halkı için açlık ve sefalet ile sonuçlandığını  biliyoruz." dedi.  
 
Anlaşmanın iptal edilmesini istediklerini ifade eden Bellon, Arjantin  devletinin, Kongre tarafından kabul edilmeyen anlaşma çerçevesinde alınacak  borçları ödemek zorunda olmadığını savundu.
 
Arjantin Sosyal Kalkınma Bakanlığı'na bağlı Çocuk, Gençlik ve Aile  Sekreterliği'nde öğretmen olarak çalışan Gabriela Tosoroni de hükümetin kemer  sıkmak için sosyal programlardan yaptığı kesintilerden en fazla fakir kadın ve  çocukların zarar gördüğüne dikkati çekti.
  
Tosoroni, "Görevim çerçevesinde yardıma muhtaç çocuklarla birlikte  çalışıyorum. Daha önce günde 3-4 öğün yemek verilen çocukların şimdi okula  kahvaltı yapmadan hatta bazen akşam yemeği dahi verilmeden gittiğini görüyoruz."  diye konuştu.  
 
"BU DURUMDAN NASIL ÇIKACAĞIMIZI BİLMEMEK BANA IZDIRAP VERİYOR"
  
Protestolara katılmayan Arjantinliler de ülkedeki ekonomik durumdan  son derece şikayetçi...
 
AA muhabirinin kentin farklı yerlerinde mikrofon uzattığı birçok  Arjantinli, ekonomideki bozulmanın günlük hayatlarını olumsuz etkilediğini ifade  etti.
  
Bu kişilerden Lucas isimli mimarlık öğrencisi, ülkedeki enflasyondan  şikayet ederken, "Eğer süpermarkete giderseniz fiyatların sürekli yükseldiğini  görürsünüz. Bugün ödediğimiz parayla bir hafta sonra aynı şeyleri almamız mümkün  olmuyor." dedi. 
 
IMF'yle yapılan anlaşmanın ekonomideki sorunları çözmek için doğru yol  olduğunu düşünmeyen Lucas, "IMF programları daha önce denendi ve işe  yaramadıkları kanıtlandı. Bana bu kez de aynı şeyler tekrar yaşanacak gibi  geliyor." ifadelerini kullandı.
 
Bir turizm şirketinde çalışan Ofelia isimli Arjantinli kadın da  çalıştığı şirketin spesifik bir müşteri kitlesi olduğu için işlerinin ekonomik  krizden çok etkilenmediğini söyledi. 
 
Buna karşın enflasyondaki artışın maaşını ve satın alma gücünü  düşürdüğünü belirten Ofelia, durumunu "Ben bir şekilde geçiniyorum ama her işe  gelişimde sokaklarda yaşayan insanların ve evsizlerin sayısının arttığını  görüyorum. Onlara battaniye ve kışlık kıyafet veriyorum ama bu durumdan nasıl  çıkacağımızı bilmemek bana ızdırap veriyor." sözleriyle anlattı.  
 
Uluslararası bir şirkette bilgi işlem uzmanı olarak çalışan Buenos  Airesli Martin, ekonomideki en büyük problemin yüksek vergiler olduğuna işaret  ederek, "İnsanların gelirlerinin büyük bölümü vergilere gidiyor. Bu yüzden birçok  kişi sigortasız ve el altından çalışıyor. Kayıt dışı ekonomi bu yüzden büyüyor."  dedi.
 
Avukat olan Mauro ise doların daha önce gerçek değerinde olmadığı için  yükseldiğini öne sürdü. Arjantin pesosundaki değer kaybının özellikle orta ve  düşük gelirli aileleri etkilediğini ifade eden Mauro, fiyat artışlarının hemen  her ürüne yansıdığını söyledi.





12:5990.951
Değişim :  -0,23% |  -205,54
Açılış :  91.226  
Önceki Kapanış :  91.157  
En Yüksek
91.380
En Düşük
90.695