Canavar güçlenmeden etkisiz hale gelmeli

05.10.2018 14:13

Son güncelleme : 05.10.2018 14:13

Eylül ayı aylık enflasyonu yüzde 6.3 ile uzun zamanların rekorunu kırarak senelik enflasyonu yüzde 24.5 seviyesine çıkardı. Ağustosta döviz kurundaki yüzde 30’u aşkın değer kaybının enflasyon üzerinde yüzde 5’e yakın bir geçişkenlik etkisi yaratması bekleniyordu. Öte yandan, TCMB çalışanlarının yapmış olduğu çalışmadan elde edilen bu rakamın 6-12 aylık bir döneme yayılması öngörülüyordu.
 
Eylül ayında yaşanan şaşırtıcı fiyat artışı, bir taraftan geçişkenlik etkisinin hızlandığını, bir taraftan da bu etkinin arttığını gösteriyor. Peki, neden? Bunun bir sebebi, muhtemelen kurdaki artış beklentisi.
 
Yükselme tehlikesi
 
Fiyatlama davranışlarındaki bozulmanın bir diğer sebebi ise şüphesiz enflasyon beklentilerinin yükselişe geçmesi. Enflasyonla mücadelede bir merkez bankasının elinde olması gereken en güçlü araç kredibilite ve beklenti yönetimi. Beklentiler bir kere bozulup merkez bankası fiyatları çıpalama gücünü elinden yitirdiğinde, maalesef cephaneniz olmadan savaşmaya başlıyorsunuz.
 
Çok değil, daha salı günü Fed Başkanı Powell Boston’da yaptığı konuşmada ücret artışlarının enflasyonda ani bir artış yaratmasını beklemediğini söylerken, “Burada anahtar, beklentilerin çıpalanmış olması” dedi. Fed Başkanı’nın bu kadar rahat konuşmasına sebep olan, yaratmış oldukları kredibilite ile enflasyon beklentilerinin yüzde 2’yi aşmayacağı inancı, yani sırtını dayadığı cephaneliğin dolu olması.
 
Bizde ise maalesef tam tersi bir durum söz konusu. Enflasyonun bu kadar hızlı artış gösterdiği bir ortamda, beklentileri kontrol altında tutacak olan çıpa kaybolduğundan, hem geleceğe yönelik tahmin yapmak zorlaşıyor hem de enflasyonun daha da yükselmesi tehlikesi doğuyor.
 
Ne yapmalı?
 
Enflasyonun en büyük zararı beklenmeden geldiği zaman görülüyor. Maaşlar çoğu zaman tahmin edilen enflasyona göre artırıldığı için beklenti üzerinde gelen enflasyon ilk önce maaşlı çalışanları vuruyor. Reel anlamda gelirler eriyor. Mevduat faizleri de benzer şekilde beklenen enflasyona göre belirlendiğinden, reel faiz düşüyor; tasarruflar değer kaybedince, tüketim artıyor ve yatırım azalıyor.
 
1990’lardaki yüksek enflasyon ortamında, enflasyonun ekonomi üzerinde yarattığı tahribatı anlatmak amacıyla kullanılan “enflasyon canavarı” tekrar uyanışa geçmiş görünüyor. Canavar güç kazanmadan hemen önlem almak ve sıkı para politikasıyla etkisiz hale getirmek lazım.
 
Resesyon öngörülen bir ekonomide faizler daha da artarsa ne olur? Yapılan çalışmalar enflasyon üzerinde maliyet etkilerinin daha hızlı fiyatlandığını, talep etkisinin ise 6-12 aylık bir zamana yayıldığını gösteriyor. Kur şokuna bir de faiz etkisinin eklenmesi başlangıçta enflasyon üzerindeki maliyet etkisini artıracaktır.
 
Öte yandan, talep etkisinin devreye girmesiyle birlikte fiyatlarda geri çekilme başlayacaktır. Bu noktada sıkı para politikasının kısa vadedeki daraltıcı etkisine değil, fiyat istikrarının uzun vadedeki genişletici etkisine odaklanılması gerekmektedir.





13:3214.356
Değişim :  -0,71% |  -102,79
Açılış :  14.469  
Önceki Kapanış :  14.459  
En Düşük
14.341
En Yüksek
14.563
BIST En Aktif Hisseler13:31
SANEL 58,30 34.926.306 % 10,00  
JANTS 16,52 46.339.745 % 9,99  
HKTM 16,07 96.348.003 % 9,99  
CRFSA 280,75 953.659.829 % 9,99  
CITAS 98,05 88.662.105 % 9,98  
13:31 Alış Satış %  
Dolar 47,9473 47,9630 % 0,09  
Euro 56,2382 56,2558 % 0,45  
Sterlin 65,3117 65,6390 % 0,42  
Frank 60,0981 60,3994 % 0,25  
Riyal 12,7402 12,8041 % 0,07  
13:31 Alış Satış %  
Gümüş ONS 66,92 66,98 % 0,66  
Platin 1.816,93 1.819,78 % 0,66  
Paladyum 1.336,23 1.340,09 % 0,66  
Brent Pet. 93,82 93,82 % 0,66  
Altın Ons 4.494,04 4.494,49 % 0,66