Deloitte: Düşük petrol fiyatı kısa vadede olumlu

19.01.2015 13:46

Son güncelleme : 19.01.2015 13:50



Deloitte 2014 Ekonomik Görünüm Raporu'na göre düşük petrol fiyatı kısa vadede olumlu olsa da orta ve uzun vadede aynı sonuç beklenmiyor.






Deloitte Türkiye Ekonomi Danışmanı Dr. Murat Üçer tarafından hazırlanan “2014 Ekonomik Görünüm” raporu yayımlandı. Raporda, Türkiye’nin 2014 ekonomik değerlendirmesinin yanı sıra 2015 yılına ait beklentiler de yer alıyor. 



 
Deloitte Türkiye CEO’su Hüseyin Gürer, konuya ilişkin görüşlerini şu şekilde ifade etti:” Dünya ekonomisi yeniden tarihi gelişmelere sahne oluyor. Petrol fiyatının neredeyse yarı yarıya düşmesi, petrol ithalatçısı ülkeler ile petrol ihracatçıları arasındaki dengeleri kökünden sarsıyor. Analistler kısa vadede petrol fiyatının değil eski  100 dolar seviyelerine çıkmasını, 70-80 dolar seviyelerini bile zor göreceğini düşünüyorlar. Son günlerde 40 doların altı seviyeler dahi telaffuz edilir oldu.
 


Öte yandan ABD ekonomisinden gelen olumlu işaretler, ancak buna karşın Avrupa kaynaklı deflasyon kokuları ve Japonya’nın parasal genişlemeye bütün hızıyla devam etmesi  Doları, Euro ve Yen karşısında güçlendirmeye devam ediyor.  Gelişmekte olan piyasa ekonomilerinde de genelde büyümede de bir yavaşlamanın olduğunu  gözlemliyoruz. Global piyasalardaki risk algısı da –düşük büyüme ortamı, Avrupa merkezli siyasi gelişmeler, jeopolitik riskler vb. sebeplerle—göreceli olarak düzenli bir seyir izlemiyor.”


 
2014 YILI KÖTÜ BİR BAŞLANGICA RAĞMEN GÖRECE OLUMLU BİTTİ


Son çeyrek rakamı henüz elimizde olmamasına rağmen, ekonominin geçen yıl %2,5-%3 bandında büyüdüğü tahmin ediliyor. Yıla girerken finansal piyasalarda ki aşırı çalkantı ve yüksek tansiyon hatırlanacak olursa ve global ortam göz önünde bulundurulduğunda, yılı pozitif büyüme ile kapatmak bir ölçüde başarı.  2014 yılında cari açık da, ‘yeniden dengelenmenin’ yarattığı dinamikle gözle görülür bir şekilde daralmaya başladı.  Son rakamlara göre seneyi 45 milyar dolar civarında veya GSYH’ye oranla %5,5 gibi bir cari açık ile kapatacağız gibi görünüyor.  Ancak bu seviyede bir cari açık yine de ‘makul’ veya ‘rahatlıkla finanse edilebilir’ sayılabilecek düzeyin üzerinde. Buna ek olarak, enflasyon yılı %8,2 ile yine %5 olan hedefin üzerinde kapattı.


 
Yılın son aylarında iki önemli seçimin geride kalmasıyla siyasi atmosferin nispeten yatışması, hükümetin yeni reform tedbirleri açıklama gayreti ve petrol fiyatlarındaki sert düşüş gibi etkenler, yatırımcıların Türkiye’ye olan algısını bir miktar iyileştirdi. Bunlardan, özellikle Ekim ayında başlayan petrol fiyatındaki sert düşüş, Türkiye için önemli bir avantaj teşkil etti. 


 

2015’DE TÜRKİYE EKONOMİSİNİ ETKİLEYECEK RİSKLER


Ancak raporda petrol fiyatının Türkiye ekonomisini etkileyen parametrelerden sadece biri olduğu ve bunun diğer risklerle birlikte bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Bu açıdan bakıldığında ise 2015’in Türkiye açısından kolay bir yıl olmayacağı ifade ediliyor. 


 
Global tarafta 2015’in başı itibariyle en çok tartışılan risk unsuru, küresel büyümenin dengesiz ve zayıf görünümü ve bu bağlamda sıklıkla telaffuz edilen ‘deflasyon’ korkusu. Bu açıdan, Avrupa Merkez Bankası tarafından Haziran’dan bu yana adımların yeterli olmadığı görülüyor. Banka’nın 2015’in başlarında ABD benzeri, ‘gerçek’  anlamda bir miktarsal genişleme programını başlatması bekleniyor. Gelişmekte olan piyasa ekonomilerine bakıldığında da, genel olarak büyümede bir yavaşlama söz konusu.


ABD’de para politikasında yaşanacak ‘normalleşme’ süreci tüm GOP’lar gibi Türkiye’ye olan sermaye akımlarında da görece bir azalmaya neden olacak. Öte yandan Avrupa’daki olası genişlemeci para politikasının Türkiye’ye ne derece olumlu etkisi olacağı ise net olarak kestirilemiyor.



 
Raporda, global olarak bir başka sorun, Rusya tarafındaki gelişmeler olarak ele alınıyor. Rusya krizinin finansal piyasalar üzerinde ‘bulaşıcılık’ riskinin 2015’de de gündemde olması kaçınılmaz görülüyor. Bunlara ek olarak Türkiye’nin kendine özgü risklerinin de sürdüğü ifade ediliyor. Bölgedeki jeopolitik riskler, içeride “Çözüm  süreci” ve Haziran ayında yapılacak genel seçimler piyasalarda tansiyonun yüksek seyretmesine sebep olabilir. 


 
2015 TÜRKİYE İÇİN DALGALI BİR YOL OLACAK


Deloitte’un baz senaryosuna göre, 2015 yılında temel makro büyüklüklerde petrol fiyatının düşük seyrine bağlı olarak bir miktar toparlanma olacağı öngörülüyor. Ancak 2015’in yine dalgalı ve ‘düşe-kalka’ bir yıl olacağı beklentisi korunuyor. 2015 yılında büyümenin yine %3 civarında yani OVP hedefinin (%4) altında olacağı enflasyonun yıl ortasında daha düşük düzeyler görülse de yılı %6,5-7 bandında kapatacağı, cari açığın ise görece zayıf büyüme ve petrol fiyatlarının etkisi ile 35 milyar dolar seviyelerine veya GSYH’ye oranla %4,5 düzeylerine gerileyebileceği öngörülüyor. Raporda bu performans kabul edilebilir olmakla birlikte, Türkiye’nin potansiyelinin altında bir dinamiğe işaret ediyor deniliyor.


 
Mali taraftaki bozulma henüz kritik boyutlarda olmasa da, 2015 yılında büyümenin zayıf seyrini sürdüreceği ve Haziran ayında bir genel seçim gündemi olacağı düşünüldüğünde, bütçedeki bozulmanın daha belirgin hale gelmesi olası. Bu açıdan bakıldığında 2015 yılı için Orta Vadeli Program’daki 21 milyar TL’lik bütçe açığı (GSYH’ye oran olarak %1,1) ve 33 milyar TL’lik faiz dışı fazla (GSYH’ye oran olarak %1,7) hedefleri bir miktar iyimser kalıyor.
 


Para politikası tarafı ise ciddi belirsizlikler içeriyor. Enflasyonda yıl ortalarına doğru bariz bir iyileşme olacağı tüm analistlerin beklentisi dahilinde, ama bunun kalıcı olmama olasılığı da yüksek.  Ayrıca faizlerde yumuşama olması için, önce kur tarafında kalıcı bir istikrar oluşması gerekiyor.  Bu çerçevede TCMB’nin en azından bir müddet daha temkinli duruşunu devam ettirmesi olası.


 
DİNAMİĞİ DEĞİŞTİRMEK İÇİN YAPISAL REFORMLAR ŞART
 

Petrol fiyatlarında ki sert düşüş net etki olarak bakıldığında kısa vadede Türkiye’ye nefes aldıracak bir gelişme gibi duruyor. Ama orta-vadede büyüme dinamiklerini değiştirmenin yolu – sıklıkla dillendirildiği gibi -- tasarruf oranlarını arttırıcı, rekabet düzeyini ve yatırım ortamını iyileştirici yapısal reformlardan geçiyor.  Raporda, genel seçimlere kadar bu başlıklarda belirgin bir ilerleme sağlanmasının veya tatmin edici adımların atılmasının zor olacağının altı çiziliyor. Ancak seçimlerin hemen ardından  önceliklerin belirlenmesi, uygulamaya geçilmesi ve yatırımcıların bu yönde ikna edilmesi Türkiye’yi diğer GOP’lardan pozitif anlamda ayrıştırabilecek bir unsur olarak görünüyor.
 


Siyasi takvim de göz önünde bulundurulduğunda önümüzdeki dönemde işsizlik oranındaki gelişmeleri ve bunun iktisat politikaları üzerinde yaratacağı olası baskıyı yakından izlemek gerekiyor.





12:1192.507
Değişim :  -0,20% |  -185,50
Açılış :  92.272  
Önceki Kapanış :  92.692  
En Yüksek
92.748
En Düşük
91.958