Doları ne düşürür?

30.12.2015 17:20

Son güncelleme : 31.12.2015 10:08

Piyasalar yeni yılı beklemeye başlarken yorucu, dalgalı ve oynaklığın zirvede olduğu 2015 yılını geride bırakmanın rehavetini yaşıyor. Peki doları ne düşürür? Destek Menkul Değerler Araştırma Müdür yardımcısı Çekçen, UZMANPARA için yanıtladı.



Piyasalar çalkantılarla dolu bir yılı geride bırakmaya hazırlanırken, kafalarda soru işaretleri sürüyor. 2015'te rekor üzerine rekor kıran dolar/TL'nin gelecek seneki seyri ise merak konusu.

 Peki doları ne düşürür? Destek Menkul Değerler Araştırma Müdür yardımcısı Çekçen, UZMANPARA için yanıtladı.

İşte Çekçen'in kaleme aldığı o yazı:

"Piyasalar yeni yılı beklemeye başlarken yorucu, dalgalı ve oynaklığın zirvede olduğu 2015 yılını geride bırakmanın rehavetini yaşıyor. İşlem hacminin oldukça düşük olması bir kenara özellikle gelişmekte olan ülkeler açısından FED belirsizliğinin ortadan kalkması önemli bir gelişmeydi ve piyasada bir çok gelişmekte olan ülke para birimi kayıplarının bir kısmını telafi etti. Kötü senaryo gerçekleşti ancak korkulan kayıp olmadı. Çünkü piyasa hazırlanmış ve beklentiyi 'gerçekleşmeden' önce satın almıştı.

EN KÖTÜSÜ YAŞANABİLİRDİ!

2015 yılı sonu itibariyle piyasalar muhtemelen daha da kötü bir senaryoya hazırlanıyordu. Hem kredi derecelendirme kuruluşu Moddy’ sin Türkiye değerlendirmesi, hem yeniden bir koalisyon belirsizliğinin yaşanma ihtimali ve son olarak da FED’ in faiz artırımına gitmesi kaygıyla beklenen ve piyasaları sallayacak gelişmeler olarak bekleniyordu. Sandıktan tek partili bir hükümetin çıkması sonucu yurtiçi taraftaki belirsizlik şimdilik rafa kalktı. Siyasi belirsizliğinin ortadan kalkması Moodys’in Türkiye değerlendirmesine de  olumlu etki yaptı. Çünkü uzun bir süredir kurum Türkiye’yi negatif izlemede tutuyordu ve tekrar bir hükümet krizinin yaşanması not indirimi ile cevap bulabilirdi. Bu TL varlıkları açısından en büyük risk ve satışların derinleşebileceği bir gelişmeydi ki korkulan olmadı. FED’ in faiz artırımına gitmesiyle belirsizliğin ortadan kalkması piyasaları rahatlatan bir başka gelişme olarak karşımıza çıkıyor. Faizlerin yukarı taşınması kur tarafında uzun bir süredir fiyatlandığı için piyasalarda bu riskte atlatılmış oldu.
Yukarıda saydığımız riskler 2015 yılsonu tahminleri arasında yer alan ve doları daha da yukarı taşıyabilecek olumsuz gelişmeler olarak kaygıyla bekleniyordu. Ancak TL varlıkları açısından bu riskler öyle veya böyle bir şekilde atlatıldı. Hatta hesapta olmayan ve piyasaları dalgalandıran Rusya gelişmeleri de ortaya çıktı. Rusya ile yaşanan uçak krizinin henüz farklı bir boyuta taşınmaması Dolar’daki yükselişi şimdilik sınırlandırıyor.  Ancak tüm gelişmelere rağmen endeksin 70 bin üzerinde ve Dolar’ın 2.95’in aşağısında olması yine de kötü bir tabloyu yansıtmıyor.

TCMB POLİTİKALARI...

Merkez, son toplantısında faizlerde bir değişikliğe gitmedi. Bu durum kurda ilk etapta olumlu karşılanmadı ve Dolar 2.95 denemesiyle son zamanların en sert yükselişini gösterdi. Fakat Erdem Başcı’nın ekonomistlere yaptığı sunumda faizler ile ilgili ‘’daha net sinyaller’’ vermesi kurda ‘’faiz artırım beklentisi’’ni fiyatlandırdı ve kur tekrar 2.92 seviyelerine kadar geriledi. TCMB bilindiği üzere yan politikalar ile TL likiditesini dengede tutuyor. REK’lerle ilgili düzenlemeler ve zorunlu karşılık oranlarına verilen faizler bu yan politikalardan bir kaçı. Ayrıca ağırlıklı fonlama maliyetini, politika faizinden daha fazla ayırarak piyasa genel faizlerini yüksek tutan merkez, kuru bir de bu şekilde dengelemeye çalışıyor. Bu hamlelerin bir adım daha sertleşmesi kurun ateşini azaltabilir ve yükselişlerin sınırlı kalmasına sebep olabilir. 19 Ocak’ta yapılacak PPK toplantısından faiz artırımına dair bir mesaj gelebilir. Sadeleşme ile ilgili faiz artırım sinyalleri de TL varlıklarındaki iyimser havayı destekleyebilir.

FED FAİZ ADIMLARI

FED, son raporunda 2016 yılı faiz politikasının daha ılımlı ve kademeli olacağı yönünde bir beklenti paylaştı. Uzun bir süre sonra faiz aralığını %0.0-%0.25’den %0.25-%0.50 aralığına çeken FED, 2016 yılı için ABD tarafından gelecek verileri izlemeye devam edecek. İlk önemli veri önümüzdeki hafta açıklanacak ABD Tarım Dışı İstihdam verisi. Genelde bu veri açısından olmasa da diğer aylarda açıklanan ABD istihdam dataları genel olarak kötü geliyor. Kış şartlarından dolayı istihdam artışının sınırlı kalması FED’ in Mart ayındaki olası faiz artırım hamlesini öteleyebilir. Veriler kış şartlarında beklentileri karşılamaz ise FED geriliminden, FED iyimserliğine doğru geçiş yapması muhtemelen TL varlıklarındaki rahatlama kuru da aşağı çekebilir.

TCMB BAĞIMSIZLIĞI

Geçtiğimiz yıl en çok konuşulan konulardan bir tanesi de TCMB’nin araç veya amaç bağımsızlığına dair tartışmalardı. Faizlerin olması gerektiği seviyeye dair hükümet kanadı ile piyasa tarafında farklı seslerin yükselmesi, TL varlıkları üzerinde baskı yaratmıştı ve kuru yukarı taşıyan bir hareket izlenmişti. Son dönemde ise TCMB’nin duruşu ile ilgili hükümet tarafından tek sesli açıklamalar gelmeye başladı. Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek Merkez Bankası'nın bağımsızlığını pekiştirme ve kurumsal altyapısını iyileştirmede kararlı olduklarını açıkladı. Başbakan Davutoğlu da TCMB’nin bağımsızlığına dair ılımlı açıklamalarda bulunmuştu. Elbette bu süreçte devamlılık esastır. Eğer önümüzdeki günlerde bu süreç ile ilgili daha yapıcı ve ılımlı açıklamalar gelmeye devam ederse bu durum yabancı sermaye girişlerini de tetikleyen bir durum yaratabilir. Tartışmaların bir nebze azalması TL varlıklarını oldukça rahatlatır.

GOܒLERİN 2015 PERFORMANSI!

2015 yılı gelişmekte olan ülke (GOÜ) piyasaları açısından ciddi anlamda dalgalı geçti. Bir çok GOÜ para birimi dolara karşı yıl boyunca değer kaybetti. %45 ile Brezilya Real’i bu kayıplarda zirveye otururken, Güney Afrika Randı %33, Kolombiya Pezosu ise %32’lik bir değer kaybı ile Dolar karşısında tutunamadı. Türk Lirası ise 24 ülkenin oluşturduğu bu ligde 4. Sırada yer alıyor. %24 oranında yıl boyunca yükselen USD/TL kuruna bakıldığında Türk Lirası en çok zayıflayan 4. para birimi olarak karşımıza çıkıyor. Doların küresel performansı ile ilgili ‘’Fed iyimserliği’’ söz konusu olursa ‘’en çok kayıp yaşayan’’ GOÜ para birimleri, ilk talep gören para birimleri olabilir. TL’ye gelebilecek alımlar kuru bu sebeple aşağı çekebilir.

2.90 KRİTİK SEVİYE!

Temel analiz tarafında yukarıda saydığımız belli başlı olasılıklar göz önünde bulundurulurken, teknik olarak da 2.90 kritik seviyesinin önemine dikkat çekmekte fayda var. Bu seviye son zamanlarda ciddi anlamda test edildi ancak aşağı yönlü geçilemedi. Teknik analizde bir destek seviyesi çok fazla test edilip geçilemez ise orası güçlü bir destek seviyesi haline gelir ve toparlanma görülür. Fakat kurun 2.95 direncine kadar yükselip tekrar 2.90’a gerilemesi önemli bir gelişmeydi. Güçlü destek seviyesinin aşağı yönlü kırılması satışları hızlandırabilir. Kur eğer 2.90 üzerinde kalıcılık sağlayamazsa 2.87 ve 2.85 aralıklarına kadar gerileme görebiliriz.

Sonuç olarak bakıldığında bu şekilde oluşabilecek iyimser bir süreç doların yükselen patikada mola vermesini sağlayabilir. Elbette FED’in faiz artırım politikası uzun bir süre daha devam edecek. Yıl sonuna kadar 3 veya 4 defa daha faiz artırımına gidebilir. Bu doların daha da güçlenmesi anlamına geliyor. Genel yukarı trend değişmese de sayılan bir çok sebepten kaynaklı Ocak-Mart arası daha sakin geçebilir. Özellikle ABD verileri beklentileri karşılamaz ise FED’in Mart ayında faiz artırımına gitmesi zora girebilir. Bu da bizim açımızdan oldukça güzel bir hikaye. Dolar/TL’de kalıcılı bir düşüşten bahsetmek imkansız olsa da geçici bir ara düşüş görme olasılığımız var."

Adnan Çekçen
Destek Menkul Değerler Araştırma Müdür Yardımcısı

 





17:5891.157
Değişim :  0,51% |  459,91
Açılış :  91.032  
Önceki Kapanış :  90.697  
En Yüksek
91.419
En Düşük
90.591