Dünya ekonomisinde kartlar yeniden karılıyor!

20.10.2015 11:08

Son güncelleme : 20.10.2015 14:01

Çin ABD savaşı kızışıyor. AB ile TTIP görüşmelerini sürdüren ABD`nin, TPP`yi olumlu sonuçlandırarak, Çin`in bölgede artan etkinliğini dengelemek açısından büyük bir başarı yakaladığı belirtiliyor.



AB ile Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP) görüşmelerini sürdüren ABD'nin, Japonya ve Kanada'nın aralarında bulunduğu 11 ülke ile yürüttüğü Trans Pasifik Ortaklığı Anlaşmasını (TPP) olumlu sonuçlandırmasının, Çin'in bölgede artan etkinliğini dengelemek açısından önemli bir başarı olduğu değerlendiriliyor. TPP'ye katılan ülkeler, 30 trilyon dolarlık üretimiyle global hasılanın yaklaşık yüzde 40'ını oluştururken, TTIP tamamlandığında ABD'nin etkin olduğu pazarların küresel hasıla içindeki payı yüzde 73'e çıkacak.

AA muhabiri, Pasifik bölgesindeki ülkelerle TPP görüşmelerinde anlaşmaya varılmasının, küresel ekonomiye olası etkilerini derledi.

Anlaşmanın katılımcı ülkelerin ekonomilerine önemli kazanımlar getirmesinin yanında küresel ekonomik yapıyı ABD önderliğindeki Batı bloku lehine dönüştürmesi bekleniyor. TPP içinde yer alan ülkeler 30 trilyon dolarlık üretimiyle küresel ekonomik hasılanın yaklaşık yüzde 40'ını oluştururken, bu rakam anlaşmayı tarihin en büyük ticaret anlaşması yapıyor. Anlaşmayla Pasifik bölgesindeki 12 ülke arasında gümrük vergilerinin çok büyük oranda azaltılması, yeni ticaret ve çalışma standartlarının oluşturulması amaçlanıyor.

Anlaşma Çin'in bölgede artan etkinliğini dengelemek açısından Amerika için büyük bir başarı olarak gösterilirken, Çin, davet edilmesine rağmen ortaya konulan çerçevede uygulanması istenen kuralların finansal ve ekonomik sisteminde zorluklar oluşturacağı gerekçesiyle müzakereleri reddetmişti.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) Başkanı Süleyman Şensoy, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, TPP anlaşmasının NATO'nun ekonomik bir versiyonu olarak değerlendirilebileceğini ve bu anlaşmayla bir araya gelen ülkelerin bu birlikteliğin ekonomik nimetlerini sonuna kadar kullanacağını söyledi. Şensoy, "Çin, Rusya ve Hindistan gibi demografik bakımdan güçlü ülkelerin küresel iş piyasasına katılmaları Batı dünyasında,  Özellikle Avrupa ülkelerinde işsizliğin artmasına, sermaye çevreleri ile diğer toplumsal kesimler arasındaki ayrışmanın derinleşmesine neden olmuştur" şeklinde konuştu.

Önlem alınmaması halinde bu ayrışmanın ciddi sosyo-ekonomik ve siyasi problemlere neden olabilecek nitelikte olduğunu işaret eden Şensoy, "Kalabalık nüfuslu ülkelerden gelen olumsuz etkilerin sınırlandırılması ve işsizlik gibi problemlerin çözümü için de Batı Avrupa, Amerika ve bazı Pasifik ülkeleri kendi aralarında işbirliği yapma ihtiyacı duydular" ifadelerini kullandı.


Anlaşmaya ortak olan ülkelerin hepsinin birden fazla alanda ciddi ekonomik ve sosyal kazanımlar elde etmesi öngörülüyor. Bu alanlar ülkelerin görece güçlü olduğu sektörlerde daha da belirginleşiyor.

TPP görüşmelerin olumlu sonuçlanmasının ardından, anlaşma metninin bir ay içinde açıklanıp ülke parlamentolarının onayına sunulması bekleniyor. Katılımcı ülke temsilcilerinin anlaşmaya varıldığını açıklamalarına karşın, bunun şartları ve sınırları halen belirsizliğini koruyor.

Tarafların ortaklıktan beklentileri ise şöyle sıralanıyor:

Japonya

Dünya çapında otomotiv markaları olan Japonya'nın, Amerika ve diğer pasifik ülkelerinin pazarlarını kendisine gümrük tarifesi olmaksızın açacak olması ülke için büyük bir avantaj oluşturuyor.

Fakat gümrük tarifelerinin tek yönlü kaldırılmadığını unutmamak gerekiyor. Örneğin Japonya'nın hayvan eti ithalatında uyguladığı yüzde 50'ye yakın ithalat vergileri bu kapsamda zaman içinde ciddi oranda azaltılacak.

Avustralya

Avustralya'yla birlikte Yeni Zelanda'nın anlaşmada en büyük başarısı ise yeni üretilen biyoteknolojik ilaçların üretiminde 5 ile 8 yıl arası ticari korunma süresini ABD'ye kabul ettirmiş olmaları.

Yeni bir ilaç icat eden firmanın bu ilacın patent haklarını 12 yıl boyunca kullanmasını ve tekel olmasını kabul eden ABD, sürenin aşağıya çekilmesi, aksi halde bir sürü yaşamın para için heba edileceği iddiasıyla bu ülkelerle çetin pazarlıklara girmişti.

Ayrıca anlaşmayla ülkenin Amerikan şeker pazarına tarifesiz erişim sağlaması bekleniyor. Aynı zamanda Japonya'nın birçok ürün yanında sığır etinde de vergileri ciddi oranda aşağı çekecek olması Avustralyalı üreticiler için avantaj sağlıyor.

Demir-çelik ürünlerinden, ilaç, makine, kağıt ve otomobil parçalarına hemen her ürün için geçerli olacak "sıfır" gümrük tarifeleriyle ülkenin büyük avantajlar yakalaması bekleniyor.

Yeni Zelanda

Kaldırılan gümrük tarifelerinin katkısıyla ülken ihracatının yaklaşık dörtte birini oluşturan süt ürünlerinde yaklaşık yıllık 67 milyon dolarlık bir tasarruf sağlayacağı öngörülüyor.

Ayrıca ülke Japonya hariç tüm ülkelere sığır eti ihracatını vergisiz olarak yapabilecek. Japonya ise vergi oranını 38,5 yüzde 9 oranına düşürecek.

Başbakan John Key'e göre anlaşmanın ülkeye yıllık getirisi 2030 yılına kadar 2,7 milyar dolara ulaşacak.

ABD

ABD , Türkiye'nin de bir parçası olmak için ciddi gayret sarf ettiği Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı anlaşmasının kardeşi konumunda olan anlaşmayla dünya ticaretinin ve global hasılanın 4'te üçlük bir kesimine kısıtsız ya da avantajlı erişim sağlayacak. Bu anlaşmayla ABD Çin ve Rusya karşısında global ticareti kontrol edebileceği bir yapı inşa etmiş olacak.

AB ile ABD, Kanada ve Meksika arasında Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP) şekillenirken, Avustralya, Malezya, Vietnam, Singapur, Yeni Zelanda, Şili gibi ülkelerle Kuzey Amerika ülkeleri arasında Trans Pasifik Ortaklığı (TPP) kurulduğunu anlatan TASAM Başkanı Şensoy, "Trans Pasifik Ortaklığına katılan ülkeler dünya ticaretinin yüzde 40'ını kendi anlaşma çerçeveleri içinde kontrol edecek, Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP) tamamlandığında ise bu oran yüzde 73'e çıkacaktır. Ekonomik NATO'nun trans pasifik blokunda yer almanın getirdiği tüm avantajları da kullanacaklardır. Bu anlaşma entegrasyonu ekonomik olduğu kadar siyasi ve güvenlik tercihlerini de belirlemektedir" ifadelerini kullandı.

Vietnam

Çok düşük işçilik maliyetleri nedeniyle hazır giyim ve tekstil konusunda neredeyse tekel konumunda bulunan, Çin'den dahi pay çalan Vietnam, tarifelerin de kaldırılmasıyla büyük avantaj yakalayacak. Düşük işçilik maliyetleri dolayısıyla anlaşma yürürlüğe girdikten sonra ülkeye ciddi bir doğrudan yabancı yatırım gelmesi bekleniyor.

Malezya

Dünyanın sayılı elektronik cihaz, kimyevi ürünler, kauçuk ve palm yağı üreticilerinden Malezya bu alanlarda büyük kazanımlar elde edecek. Öte yandan ülkede devlete ait kamu işletmeleri kamu ihalelerine yabancı şirketlerle aynı şartlarda gireceği için bu durumdan olumsuz etkilenebilecek. Bu durum anlaşmaya mesafeli yaklaşan kişi ve kurumların başlıca çekincelerinden birini oluşturuyor.

Meksika

Latin Amerika'nın 2'nci en büyük ekonomisi olan ülke, dünyanın en büyük düz ekran üreticisi konumunda. Bunun yanında oto üretimi ile havacılık ve uzay sanayinde önemli gelişim gösteriyor. Tüm bu özellikler 800 milyon kişilik bir pazara gümrük tarifeleri olmadan mal satacak ülke için büyük önem arz ediyor.

Kanada

Kanada'nın, ticari kısıtlamaların ortadan kalkmasıyla güçlü olduğu sektörler olan işlenmiş gıda, yüksek teknoloji ürünü cihazlar, yazılım ve finansal hizmetlerde avantaj sağlayacağı öngörülüyor.

Singapur

TPP ülkeleriyle yapılan ticaret, 2013 rakamlarıyla Singapur'un ticaret hacminin yüzde 30'unu oluşturuyor. Bu oran 300 milyar dolarlık bir ekonomik büyüklüğe denk geliyor. Singapur Ticaret ve Sanayi Bakanlığınca yapılan açıklamada, anlaşmanın üye ülkeler arasında ticaret ve yatırımları daha da güçlendireceğinin beklendiğini ifade edilmişti.

Şili

Şili hali hazırda en fazla ticaret yaptığı TPP üyelerinin hepsiyle serbest ticaret anlaşmaları ya da ona yakın anlaşmalara sahip durumda. Yeni anlaşmayla Şili Asya bölgesinde farklı pazarlara açılma şansına sahip olacak. Bu bölgede Şili'nin Çin'e olan ihracatının toplam ihracatı içinde son üç yıl ortalaması yüzde 23 seviyesindeyken, TPP ülkelerinin tamamına ihracatı toplam ihracatın yüzde 19'u seviyesinde gerçekleşti. Yüzde 11'lik ihracat payına sahip Japonya'nın TPP'ye katılması sonrası TPP ülkelerinin payı yüzde 30'u bulacak.

Peru

Bu anlaşmayla Peru beş yeni ülkeyle daha (Avustralya, Yeni Zelanda, Bruney, Malezya ve Vietnam) ticari ilişkilerini ileri seviyeye taşımayı amaçlıyor. Yeni ülkelerin Peru'nun geleneksel ihraç ürünlerinin dışındaki sektörlerde de Perulu ihracatçılara pazar haline geleceği düşünülüyor.

Anlaşmayla Peru'nun özellikle gıda, tekstil ve deniz ürünleri sektörlerinde her yıl fazladan 2,5 milyar dolar ihracat geliri elde etmesi bekleniyor.

Brunei

Anlaşmayla gelecek gümrüksüz ticaret ve yatırım imkanlarının ülke ekonomisine ciddi katkıları yapacağı öngörülüyor.

 





18:051.329
Değişim :  -1,03% |  -13,76
Açılış :  1.348  
Önceki Kapanış :  1.342  
En Yüksek
1.352
En Düşük
1.325
BIST En Aktif Hisseler18:05
EUYO 4,95 3.680.764 % 10,00  
AKCNS 15,18 58.674.487 % 10,00  
SEYKM 18,70 14.604.345 % 10,00  
SAFKR 13,87 34.267.095 % 9,99  
TKNSA 11,03 11.150.227 % 9,97  
18:05 Alış Satış %  
Dolar 7,8101 7,8160 % -0,71  
Euro 9,3425 9,3622 % -0,27  
Sterlin 10,3631 10,4151 % -1,11  
Frank 8,6008 8,6526 % -0,52  
Riyal 2,0768 2,0872 % -0,73  
18:05 Alış Satış %  
Altın Ons 1.787 1.789 -20,86  
Altın Gr. 449 449 -8,57  
Cumhuriyet 2.983 3.028 -74,00  
Tam 2.971 3.050 -70,08  
Yarım 1.436 1.475 -33,90  
Çeyrek 720 738 -16,95  
Gümüş.Ons 22,66 22,70 -0,64  
Gümüş Gr. 5,69 5,70 -0,20  
B. Petrol 48,28 48,28 0,49