Düşüşte siyasi gelişmeler etkili

17.04.2014 10:47

Son güncelleme : 17.04.2014 14:44

Demokrasilerin temelinde hukuk ve hukukun üstünlüğünün bulunduğunun altını çizen Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti:



    - TÜSİAD Başkanı Yılmaz: -
"Toplumu bir bütün olarak  kucaklayan yönetim anlayışını; kuvvetler ayrılığı, özerk kurumlar, idari  tasarrufların denetime açıklığı, yönetimde şeffaflık, hesap verebilirlik gibi  özelliklerle de zenginleştirmeliyiz" - "Teknolojik gelişme ve yüksek  katma değerli mal ve hizmet üretme yarışında ve reform yapmakta gecikilirse büyük  fırsatları kaçırma endişesini taşıyoruz" - YİK Başkanı  Yücaoğlu: - " Adalete olan güveni yeniden tesis etmeliyiz. Yasama ve  yürütmenin denetlenme fonksiyonunu yargı nezdinde etkin hale getirmeliyiz. Bütün  bunları yaparak ekonomide de demokraside de gelişmemizin önünü açacağız"

  Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı  Muharrem Yılmaz, "Toplumu bir bütün olarak kucaklayan yönetim anlayışını;  kuvvetler ayrılığı, özerk kurumlar, idari tasarrufların denetime açıklığı,  yönetimde şeffaflık, hesap verebilirlik gibi özelliklerle de zenginleştirmeliyiz"  dedi.

  Yılmaz, Sheraton Oteli'ndeki yılın ilk TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi  (YİK) Toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin gelişmiş ülkeler seviyesine  yükselmesi için gelişmiş demokrasiye de sahip olması gerektiğini söyledi.

 Toplumu bir bütün olarak kucaklayan, çoğunluğun verdiği yetkiyi  azınlığın haklarını da koruyarak kullanan bir yönetim anlayışının önemine işaret  eden Yılmaz, "Bu yönetim anlayışını; kuvvetler ayrılığı, özerk kurumlar, idari  tasarrufların denetime açıklığı, yönetimde şeffaflık, hesap verebilirlik gibi  özelliklerle de zenginleştirmeliyiz" ifadesini kullandı.

  Demokrasilerin temelinde hukuk ve hukukun üstünlüğünün bulunduğunun  altını çizen Yılmaz, hukuka ve hukuk devleti ilkesine sımsıkı bağlı olunmasının  önemini dile getirdi.

Hukuk devleti ile yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığının birbirinden  ayrılmaz bir bütün olduklarını belirten Yılmaz, şöyle devam etti:

  "Yargı kurumunun toplumun mutlak güvenine sahip olarak olarak  çalışması şarttır. Gelişmiş demokrasiler, demokratik kurumları ve ilkeleri  güçlendirmek, bireysel hak ve özgürlükleri genişleterek garanti altına almak,  daha katılımcı sistemleri oluşturmak için yoğun çaba sarf ediyorlar. Merkezi  yönetimleri, yerel yönetimlerle desteklemenin yollarını arıyorlar. Siyaset  kültürünü geliştirmeyi, siyasi ahlakı yaygınlaştırmayı, yolsuzluklarla mücadeleyi  gönüllü davranış kodları benimseyerek ve benimseterek sağlıyorlar. Türkiye'nin de  buna ihtiyacı olduğuna itiraz edebilir miyiz? Bunlardan herhangi birini yok  sayarak sağlıklı bir demokrasi kurabilir miyiz? Sağlıklı işleyen bir demokrasi,  toplumda bir arada ve karşılıklı saygı içinde yaşamanın, 'biz' kavramını  yüceltmenin tek yolu değil midir?"

Zaman zaman TÜSİAD'ın "siyaset üzerine çok konuştukları için  eleştirildiğini" belirten Yılmaz, siyaset ve ekonominin aynı gerçekliğin iki  farklı yüzü olduğunu söyledi.

  Kendilerinin siyaset yapmış olmak için siyaset yapmadıklarını,  demokrasiyi konuştuklarını anlatan Yılmaz, "demokrasiyi konuşmanın aynı zamanda  piyasa ekonomisini konuşmak anlamına geldiğini" ifade etti.

   - "Yavaş demokratikleşme büyümek isteyen ülkeleri kısıtlıyor" -

  Tarihsel olarak düzgün işleyen, büyüme ve refah üretebilen piyasa  ekonomileriyle başarılı demokrasilerin iç içe geçmiş durumda olduğuna dikkati  çeken Yılmaz, "Yavaş ya da istikrarsız demokratikleşme hızlı büyümek ve refahı  yaygınlaştırmak isteyen ülkeleri bu hedeflerine ulaşmakta kısıtlamaktadır. Bu  tespit, Türkiye neden yakın geçmişindeki ortalama yüzde 5 gibi büyüme bandından  yüzde 2,4 bandına indi ve neden bir süre daha orada kalabileceği şüphesinin  cevabını da belki içinde barındırıyor" diye konuştu.

  Büyümedeki sert düşüşün birçok teknik ekonomik nedenleri de olduğuna  işaret eden Yılmaz, bunlara bağlı olarak cari açık ve finansmana ilişkin sorunlar  da bulunduğunu dile getirdi.

   Söz konusu düşüşte siyasi gelişmelere bağlı nedenlerin de etkili  olduğunun altını çizen Yılmaz, "4-5 yıl öncesine kadar dünyada demokratikleşme,  makro-reform motivasyonu ve AB ile uyum bağlamında örnek gösterilen Türkiye,  bugün tüm başlıklarda geride kalmış gibi hissediliyor" ifadesini kullandı.

 "Ekonomide reform iradesi eksikliği var"

  Son yıllarda demokratikleşme iradesinde eksiklik gözlemlediklerini ve  hatta bunu duyduklarını belirten Yılmaz, "Yavaş demokratikleşmenin ekonomik  büyümesi de yavaş oluyor" dedi.

  Ekonomideki yavaşlamanın bir diğer nedeninin de piyasa ekonomisinin,  üzerinde faaliyet gösterdiği hukuk zemininde oluşan hasarlar olduğunu anlatan  Yılmaz, bu yüzden hukuk devleti dediklerinde aslında siyaset konuşmadıklarının,  ekonominin en temel gereklerinden birine değindiklerinin altını çizdi.

 Türkiye'yi düşük büyümeye iten bir diğer nedenin de ekonomide reform  iradesinin eksikliği olduğuna işaret eden Yılmaz, kalıcı ve yüksek büyümeyi  sağlayacak mikro-yapısal reform ajandasına bir türlü odaklanamadıklarını dile  getirdi.

  "Başlatılan reformların ya yarım kaldığını ya da uygulama aksaklıklar  yaşandığını" kaydeden Yılmaz, "Piyasaların adil ve şeffaf çalışmalarını  sağlayacak, bağımsız ve düzenleyici kurumlar da etkilerini yitiriyorlar"  değerlendirmesinde bulundu.

   Yılmaz, iş dünyası olarak dünyadaki gelişmeler karşısında hızlı tedbir  alma gereğini gördüklerini belirterek, Türkiye'nin yüksek büyüme sağladığı  yılların koşullarının hızla ve lehte olmayacak şekilde değiştiğini ifade etti.

 "Büyük fırsatları kaçırma endişesi taşıyoruz" -

 Küresel ekonominin yeniden yapılanmasının geciktiği ve yeni bir  sistemin oluşturulamadığı bu dönemde teknolojik gelişme ve yüksek katma değerli  mal ve hizmet üretme yarışında ve reform yapmakta gecikilirse büyük fırsatları  kaçırma endişesini taşıdıklarını aktaran Yılmaz, büyümenin temel motoru olması  gereken imalat sanayisinin son 10 yılda milli gelir içerisindeki payının yüzde  25'ten yüzde 15'lere düşmesinin, büyümenin sürdürülebilirliği ile ilgili ciddi  bir alarm sinyali  olduğunu düşündüklerini belirten Yılmaz, şunları kaydetti:

 "Ekonominin geleceğini, toplumun refahını piyasa ekonomisinde  görüyorsak, bunu ancak küresel ekonomiye entegre olarak sağlayabileceğimizi de  görmemiz lazım.

  Demokrasisi oturmuş, çevresiyle ilişkilerini normalleşmiş, demokratik  ve ekonomisi değerler üreterek büyüyen bir Türkiye'ye dünyanın ihtiyacı olduğunu  düşünüyoruz. Kutuplaşmanın yerini toplumsal mutabakatın almasını sağlamak,  diyalog yollarını açarak enerjimizi kalkınmaya, demokrasimizi derinleştirmeye  harcamak zorundayız.

  Seçim barajının düşürülmesinin de toplumsal uzlaşmaya katkı  sağlayacağını düşünüyoruz. Önümüzdeki  iki seçimden sonra seçimsiz geçecek 4  yılın, reformların hayata geçirilmesi ve AB uyumunun kararlı bir şekilde  ilerletilmesi açısından önemli bir fırsat oluşturduğu kanaatindeyiz. Türkiye'nin  başta AB olmak üzere reform projelerini başarıya ulaştıracak beceriye biri sahip  olduğuna yürekten inanıyoruz. Yakın tarihimizin en önemli siyasi adımlarından  çözüm sürecinin de sonuca ulaştırılabilmesi umudu taşıyoruz."

 "Devlet yeterli yerel kurallar geliştirebilir" -

   TÜSİAD YİK Başkanı Erkut Yücaoğlu, son dönemde izlenen Suriye  politikalarının, Türkiye'nin uluslararası camiadan uzaklaştığı algısını  arttırdığını ifade ederek, bunun değiştirilmesi gerektiğini belirtti.

  Seçimlerde  kullanılan kutuplaştırıcı üslubun, basını baskılayıcı  tutumun, güvenlik güçlerinin sert müdahalelerinin ve son olarak Twitter ve  YouTube'a erişimin engellenmesinin  dünyada olumsuz bir Türkiye algısı  oluşturduğunu anlatan Yücaoğlu, "Devletin, vatandaşlarını bu zengin haber  kaynağından yoksun bırakmadan, vergilendirme ve kişi haklarına saygı gösterme  konusunda yeterli yerel kurallar geliştirebileceğini düşünüyoruz" dedi

   Devlet içinde devlet algısının kabul edilemeyeceğini, her türlü derin  devlet girişimlerinin önlenmesi gerektiğini vurgulayan Yücaoğlu, bu mücadelenin  yargı süreçleri aksatılmadan ve objektif kriterlerle yapılması gerektiğinin  altını çizdi.

  Anayasa Mahkemesi'nin elektronik haberleşme ve HSYK düzenlemelerine  ilişkin son düzeltmelerinin dünya kamuoyunda olumlu karşılandığına işaret eden  Yücaoğlu, ayrıca tutukluluk sürelerinin indirilmesi, özel yetkili mahkemelerin  görevlerine son verilmesinin son derece olumlu gelişmeler olduğunu belirtti.

   Ekonomi alanında ise otomotiv inşaat gibi lokomotif sektörlerde  durguluk görüldüğünü anlatan Yücaoğlu, buna rağmen hükümetin büyüme hedeflerini  değiştirmediğini kaydetti. Yücaoğlu, bu durumun iç talepteki duraklamaya karşın  büyüme ihracatla mı desteklenecek?  sorusunu akıllara getirdiğini söyledi.  Yücaoğlu, orta vadede Türkiye'nin önündeki riskin orta halli bir demokrasi ve  orta gelir tuzağına yakalanan ülke konumuna düşmek olduğunu belirtti.

  Amerikan Merkez Bankası Başkanının son toplantıdan sonra yaptığı  açıklamayla, yüksek teknoloji hisselerinden çıkan fonların, oldukça uygun duruma  gelen gelişmekte olan piyasalara dönüş yaptığını kaydeden Yücaoğlu, "Türkiye'nin  de içinde olduğu piyasalarda bir an da bahar havası yaşanmaya başladı. inşallah  geçici olmaz" dedi.

 Serbest piyasa mekanizmasının ve başta Merkez Bankası olmak üzere  bağımsız kurumların hukuk devletinin güvencesi altında olmasının önemine işaret  eden Yücaoğlu, şunları kaydetti:

  "TÜSİAD olarak çözüm sürecine de büyük önem veriyoruz. Bu sürecin  olgun adımlarla sürdürülmesini istiyoruz. Adalete olan güveni yeniden tesis  etmeliyiz. Bağımsız, tarafsız yargı algısını yeniden güçlendirmeliyiz. Yasama ve  yürütmenin denetlenme fonksiyonunu yargı nezdinde etkin hale getirmeliyiz. Bütün  bunları yaparak ekonomide de demokraside de gelişmemizin önünü açacağız . Bu  süreçte TÜSİAD olarak her türlü desteği hazırız."

 





18:05119.850
Değişim :  0,00% |  0,00
Açılış :  119.231  
Önceki Kapanış :  119.850  
En Yüksek
119.872
En Düşük
118.256
BIST En Aktif Hisseler
PINSU 3,39 52.010.681 % 19,79  
SAMAT 2,80 35.207.683 % 10,67  
BEYAZ 4,18 3.516.096 % 10,00  
PENGD 3,41 60.577.169 % 6,90  
ESCOM 2,57 5.123.539 % 6,20  
Alış Satış %  
Dolar 0,0000 0,0000 % 0,00  
Euro 0,0000 0,0000 % 0,00  
Sterlin 7,8027 7,8419 % 0,95  
Frank 6,1409 6,1779 % 0,81  
Riyal 1,5886 1,5965 % 0,33  
Alış Satış %  
Altın Ons 1.573 1.573 -4,15  
Altın Gr. 303 303 1,11  
Cumhuriyet 2.008 2.038 16,00  
Tam 1.999 2.049 17,17  
Yarım 966 991 8,31  
Çeyrek 485 496 4,15  
Gümüş.Ons 17,82 17,85 -0,04  
Gümüş Gr. 3,42 3,43 -0,01  
B. Petrol 58,34 58,34 1,01