Ekonomistler, faiz kararını değerlendirdi

07.06.2018 16:13

Son güncelleme : 08.06.2018 10:32

Ekonomistler, faiz kararının TL varlıklara pozitif yansıyacağını, hisse senedi piyasası ve uzun vadeli tahvil faizleri üzerinde oldukça olumlu etkide bulunacağını belirtti. QNB Finansinvest Başekonomisti Burak Kanlı yaptığı değerlendirmede, TCMB`nin sert bir sıkılaşmaya giderek aslında piyasaya bir şok verme amacı güttüğünü söyledi. İşte önde gelen ekonomistlerin faiz kararı ile ilgili değerlendirmeleri.



AA

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), bugünkü Para Politikası  Kurulu (PPK) toplantısında, beklentilerden daha güçlü bir parasal sıkılaşmaya  giderek politika faizinde 125 baz puanlık artışa gitti.
 
Böylece, ana politika faizi haline gelen bir haftalık repo ihale faiz  oranı yüzde 16,50'den yüzde 17,75'e, faiz koridoru da yüzde 16,25-19,25 bandına  çekildi. Olağan durumların dışında nadiren başvurulabilecek politika aracı  durumuna geri getirilen Geç Likidite Penceresi (GLP) faiz oranı da yüzde 20,75'e  yükseldi.
 
AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan ekonomistler, Merkez  Bankası'nın piyasa beklentilerinin çok ötesinde güçlü bir parasal sıkılaştırma  yaptığını, bu kararın TL varlıklara pozitif yansıyacağını belirtti.
 
"FAİZ KARARI, TL VARLIKLARA POZİTİF YANSIR"
 
İş Portföy Başekonomisti Nilüfer Sezgin, Merkez Bankası'nın ara  toplantıda alınan 300 baz puanlık artırımı, sonrasındaki sadeleşme adımı ve  bugünkü piyasa beklentisinin üzerindeki sıkılaşmasının; kredibilite kazancı  konusundaki kararlılığını ve tutarlılığını gösterdiğini söyledi.
 
Metine ilave sıkılaşma yapılabileceği yönündeki ifadenin de  eklendiğini belirten Sezgin, "Yani bu son artırım olmayabilir ihtiyaca göre...  Oldukça güçlü bir adım... Merkez Bankası, son dönemde Türkiye'deki ekonomi  politikalarına ilişkin kafa karışıklığının giderilmesi anlamında üzerine düşeni  fazlasıyla yapıyor. Bunun TL varlıklarla ilgili pozitif yansıması olur."  ifadelerini kullandı.
 
Sezgin, mevduat faizlerinin de ayak uydurmasıyla TL taşımamanın  maliyetinin de artacağına dikkati çekti.
 
Son dönemde yabancı yatırımcıda TL'ye yönelik bir miktar olumluya  dönüş olduğunu ve bu eğilimin güçlenerek devam edeceğini belirten Sezgin, "Ancak,  yurt içi yerleşikler açısından dövize bir süre daha talep devam edebilir. TL  varlıkların mayıstan bu yana gösterdiği zayıflıkta mali ve makroihtiyati  gevşemenin enflasyon ve cari açık üzerinde yarattığı risklerin de etkisi olmuştu.  Seçime yaklaşılırken belirsizlikler de var. Merkez Bankası kararının bu  alanlardaki soru işaretlerini çözmesi beklenmese de, seçim sonrasına kadar risk  primi anlamında önemli bir kazanım sağlayabilir." şeklinde konuştu.
 
"BEKLENTİLERDEN GÜÇLÜ SIKILAŞMA YAPILDI"
 
Halk Yatırım Araştırma Direktörü Banu Kıvci Tokalı da Merkez  Bankası'nın beklentilerden daha güçlü bir parasal sıkılaşmaya giderek politika  faiz göstergelerinde 125 baz puanlık artışa gittiğini söyledi.
 
TCMB'nin parasal sıkılaştırmayı güçlendirmesinde ana unsur olarak,  enflasyon ve enflasyon beklentilerinin bulunduğu yüksek seviyeler ve bunun  fiyatlama davranışında yarattığı risklerin ön plana çıktığını ifade eden Tokalı,  şöyle devam etti:
  
"Her ne kadar kur ve petrol fiyatlarındaki artışa bağlı olarak  enflasyondaki yükselişte maliyet unsurları öne çıkıyor olsa da, fiyat  artışlarının alt kalemler bazında genele yayılan bir eğilim göstermesinin  enflasyon görünümü açısından bankayı daha temkinli bir duruşa ittiği açıkça  görülmektedir. Üstelik, iç talep koşullarının daha ılımlı bir görünüme işaret  ettiğine dikkati çekmesine karşın enflasyon riskleri konusunda endişeli bir  tutumun hakim olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca, enflasyon görünümünde belirgin bir  iyileşme sağlanana kadar da para politikasında sıkı duruş korunacak, risklerin  artması durumunda ise ek sıkılaştırma gündeme gelebilecek."
 
Tokalı, nisan ayından itibaren gerçekleşen ve mayıs ayıyla birlikte  belirginleşen sıkı duruş kararlarının gelecek dönemde hem kur istikrarının tekrar  sağlanması hem de iç talep koşullarında yavaşlama yönünde etkilerinin  görülebileceğini kaydetti.
 
"TCMB, PİYASAYA ŞOK VERME AMACI GÜTTÜ"
 
QNB Finansinvest Başekonomisti Burak Kanlı ise çok uzun süredir  TCMB'den, enflasyon görünümündeki bozulmayı durdurmak maksadıyla bu kadar kararlı  bir hamle gelmediğini söyledi.
 
TCMB'nin, 300 baz puanlık faiz artırımının üzerinden henüz 2 hafta  geçmeden, piyasa beklentisi ve aslında piyasayı tatmin edecek artış miktarı çok  daha sınırlı iken, bu derece sert bir sıkılaşmaya giderek aslında piyasaya bir  şok verme amacı güttüğünü ifade eden Kanlı, "Zira uzun soluklu trendleri kırmak  için kurulu dengeyi bozup yeni bir denge kurmak gerekebilir. Bundan sonraki  süreçte TCMB'nin faiz artırımına gitmekten imtina ettiği görüşü raflara  kaldırılacaktır." dedi.
 
Kanlı, bu artışın, TL, hisse senedi piyasası ve uzun vadeli tahvil  faizleri üzerinde oldukça olumlu etkide bulunacağını ve gelecek dönemde TL'de,  diğer gelişmekte olan ülke para birimlerine kıyasla daha olumlu bir performans  görülebileceğini söyledi.
 
"TCMB'NİN OLDUKÇA GÜÇLÜ GELEN ADIMI TL'DE EN AZINDAN VOLATİLİTEYİ  SINIRLAYACAK"
 
Turkey Macro View Consulting Yönetici Direktörü İnanç Sözer de mayıs  başında TL'deki değer kaybına karşı yaklaşık 3 hafta boyunca bir önlem almayan  TCMB'nin, 375 baz puanlık faiz artırımına ve sadeleşme adımına rağmen TL'nin  zayıf kalmaya devam etmesi ve bunun enflasyon beklentilerinde kayda değer bir  kötüleşmeye yol açması nedeniyle beklentilerin oldukça ötesinde 125 baz puanlık  faiz artırımına gittiğini kaydetti.
  
Böylece TCMB'nin, yıllar sonra verim eğrisinin önüne geçerek ve aynı  zamanda artık tek politika faizi kullandığını vurgulayarak yatırımcılar açısından  bir kredibilite kazanacağını ifade eden Sözer, "Ancak hem küresel çapta dolardaki  değerlenme hem jeopolitik gelişmeler nedeniyle mevcut konjonktürde TL'deki  değerlenme sınırlı kalabilir." dedi.
 
Sözer, TCMB'nin oldukça gecikmeli ancak güçlü gelen adımının TL'de en  azından volatiliteyi sınırlayacağını belirtti.
 
Büyümede gözlenecek belirgin momentum kaybına karşı ise yakın zamanda  faiz dışı araçlarda (zorunlu karşılıkların düşürülmesi, BDDK'nin kredi  koşullarını gevşetmesi gibi) genişleme adımları görüleceği tahmininde bulunan  Sözer, "Buna rağmen TCMB'nin bugünkü faiz artırımı ile 2018'de yıl sonunda  enflasyonun yüzde 11,7, büyümenin ise yüzde 2,7 olarak gerçekleşeceğini  öngörüyoruz." dedi.
 





18:051.435
Değişim :  0,21% |  2,98
Açılış :  1.434  
Önceki Kapanış :  1.432  
En Yüksek
1.441
En Düşük
1.425
BIST En Aktif Hisseler18:05
SAFKR 9,35 74.910.547 % 10,00  
KTSKR 35,44 55.296.789 % 9,99  
GENIL 13,00 781.941.785 % 9,98  
SNKRN 23,16 1.105.076 % 9,97  
PENTA 48,78 7.825.339 % 9,96  
18:05 Alış Satış %  
Dolar 8,6211 8,6227 % 1,21  
Euro 10,1422 10,1717 % 0,64  
Sterlin 11,9276 11,9874 % 0,82  
Frank 9,3829 9,4395 % 0,28  
Riyal 2,2920 2,3034 % 1,19  
18:05 Alış Satış %  
Altın Ons 1.763 1.764 -41,08  
Altın Gr. 488 488 -5,73  
Cumhuriyet 3.246 3.295 -33,00  
Tam 3.233 3.316 -34,44  
Yarım 1.562 1.604 -16,66  
Çeyrek 784 802 -8,33  
Gümüş.Ons 24,29 24,34 -0,84  
Gümüş Gr. 6,73 6,74 -0,16  
B. Petrol 70,40 70,40 -0,89