Ekonomistler sanayi üretim verisini değerlendirdi

17.12.2018 13:13

Son güncelleme : 18.12.2018 09:17

Halk Yatırım Araştırma Direktör Banu Kıvci Tokalı, ekim ayı sanayi üretim verilerinin detaylarında, üretimdeki yavaşlamanın ara mallarında belirgin olduğunu belirterek, yatırım eğilimini yansıtan sermaye mallarındaki yıllık düşüşe karşın mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış aylık artışın dikkati çektiğini ifade etti.



AA

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ekim ayına ilişkin sanayi üretim  endeksi sonuçlarını açıkladı. Buna göre, takvim etkisinden arındırılmış sanayi  üretimi ekimde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5,7 azaldı.

Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi de ekimde bir  önceki aya kıyasla yüzde 1,9 düşüş kaydetti.

FİNANSAL TÜRBÜLANSIN EKONOMİK AKTİVİTEDE YAVAŞLATICI ETKİSİ BELİRGİNLEŞTİ

Konuya ilişkin olarak AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Halk  Yatırım Araştırma Direktör Banu Kıvci Tokalı, sanayi üretiminde ekimde hem  arındırılmamış hem de takvim etkilerinden arındırılmış verilerde yıllık bazda  daralma görüldüğünü dile getirerek, "Yaz döneminde yaşanan finansal türbülansın  ekonomik aktivitede yavaşlatıcı etkisinin belirginleştiğini söyleyebiliriz.  Ancak, finansal istikrarın tekrar oluşturulması doğrultusunda gözlenen iyileşmeye  bağlı olarak, kasım ayına ait ilk tahminlerimiz, üretimdeki yıllık düşüşün  yavaşlayacağı yönünde. Hizmetler ve tarım sektörüne dair öngörülerimizi de göz  önüne aldığımızda, ekonominin genel daralma oranının yılın son çeyreğinde yıllık  bazda yüzde 1’ler civarında kalabileceğine dair beklentimizi koruyor, 2018 büyüme  tahminimizi yüzde 3,2’den yüzde 3'e indiriyoruz. 2019 yılına ait yüzde 2'lik  büyüme tahminimizi ise koruyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Tokalı, ekim üretim verilerinin detaylarında, üretimdeki yavaşlamanın  ara mallarında belirgin olduğunu belirterek, yatırım eğilimini yansıtan sermaye  mallarındaki yıllık düşüşe karşın mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış  aylık artışın dikkati çektiğini ifade etti.

Yüksek teknoloji ürünlerinin güçlü kalmasının kısmen rahatlatıcı bir  görünüm sunduğunu bildiren Tokalı, "Sektörel bazda, üretimdeki yavaşlama inşaat,  metal, otomotiv gibi alanlarda devam ederken, ekonominin diğer sektörlerini  desteklemesi yönünden önemli olan kimya sektöründe yavaşlamanın belirginleşmesi  orta vadeli görünüm açısından temkinlilik gerektiriyor." ifadelerini  kullandı.

SON ÇEYREKTE SANAYİ ÜRETİMİ YILLIK BAZDA YÜZDE 3-4 ARALIĞINDA  DARALABİLİR

AA Finans Analisti ve ekonomist Haluk Bürümcekçi de ekim ayında  arındırılmamış sanayi üretim endeksinin yıllık bazda beklentiden fazla  gerilediğini kaydetti.

Ekim ayında imalatçı sektörlerin ana girdisi olması nedeniyle sanayi  üretiminin de öncüsü sayılan enerji ve altın hariç ara malı ithalatının avro  bazında yıllık bazda yüzde 22,7 düşüş gösterdiğini anımsatan Bürümcekçi, çelik ve  otomotiv gibi temel sektörlerde yıllık bazda üretim daralması görüldüğünü  bildirdi.

Bürümcekçi, takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksinin  ise yıllık bazda yüzde 5,7 düşüş kaydettiğini ifade ederek, "Bu gösterge için  ortalama beklenti yüzde 3,7 azalış seviyesindeydi. Sıkça vurguladığımız gibi,  yıldan yıla çalışma günü farklılıkları nedeniyle takvim etkisinden arındırılmış  ve arındırılmamış ham veri arasında belli aylarda önemli farklar  oluşabilmektedir, iş günü sayısının geçen yılın üzerinde olması nedeniyle bu etki  belirgin olarak gözlenmiştir." değerlendirmesinde bulundu.

Takvim etkisinden arındırılmış endeksin üç aylık hareketli  ortalamasının yıllık değişiminin negatif bölgeye geçtiğini dile getiren  Bürümcekçi, şunları kaydetti:

"Aylık endekslerdeki oynaklık nedeniyle trend açısından daha net  görüntü verdiğini düşündüğümüz, takvim etkisinden arındırılmış endeksin üç aylık  hareketli ortalamasının yıllık değişimi Eylül 2017’de yüzde 12,9 ile 2011’den  beri en yüksek seviyesine çıkmıştı. Sonrasında görülen kademeli geri çekilmenin  ise sertleştiğini görüyoruz. Ekim ayında trend hızı yüzde 2,3 ile daralma  bölgesine geçerken, üretimde ivme kaybının derinleştiğini göstermektedir.

Son çeyrekte sanayi üretimi yıllık bazda yüzde 3-4 aralığında  daralabilir. TÜİK tarafından idari kayıtlara dayanılarak hazırlanan yeni sanayi  üretimi endeksinin milli gelir serisi ile daha uyumlu olduğu bilinmektedir.  Nitekim, sanayi üretim endeksi üçüncü çeyrekte yüzde 0,5 artmıştı, katma değer  artışı yüzde 0,3 olarak açıklandı. Önceki üç çeyrekte yüzde 10,5, yüzde 9,9 ve  yüzde 5 artışa karşılık katma değer artışı yüzde 9,3, yüzde 8,1 ve yüzde 4,2  olmuştu. Ekim gerçekleşmesi ise son çeyrekte üretim daralması görülebileceğine  işaret ederken, kasım için de öncü göstergeler (ara malı ithalatı, PMI, kapasite  ve RKGE, otomotiv üretimi) yıllık bazda daralmanın devam ettiğini düşündürmüştür.  Sanayi üretimi ve katma değer arasında önceki çeyreklerde gözlenen ilişki  nedeniyle üretimin son çeyrekte daralacak olması GSYH açısından olumsuz sinyal  verirken, bunun yanı sıra iç talep ve yatırımlarda daralma da devam ettiğinden  milli gelirde de 2016 üçüncü çeyrekten beri ilk kez yıllık bazda azalış görülme  ihtimali çok yükselmiştir."

YIL SONU BÜYÜME 2-2,5 ARALIĞINDA GERÇEKLEŞEBİLİR

Mevsimsellikten ve takvim etkisinden arındırılmış endeksin ise bir  önceki aya göre yüzde 1,9 azalış gösterdiğine değinen Bürümcekçi, sözlerini şöyle  sürdürdü:

"Söz konusu göstergenin aydan aya büyük oynaklık göstermesi üretimdeki  ana eğilimi belirlemekte zaman zaman zorluk çıkarmaktadır. Ayrıca, bu  dalgalanmanın boyutu özellikle bayram gibi uzun tatillerin yıllık izin  dönemleriyle çakıştığı (köprü etkisi) zamanlarda, kullanılan yöntemlerin  arındırmayı yeterince sağlıklı yapamamasından kaynaklı olarak daha da  büyümektedir. Bu nedenle, sanayi üretimi momentumunun gücünü ay bazında  değerlendirmektense çeyrekten çeyreğe değişimlere bakmayı daha doğru buluyoruz."

Bürümcekçi, ikinci çeyrekte Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın  (TCMB) yüklü faiz artışlarına yönelmesi sonucu kredi faizlerinin de yükseliş  eğiliminde olmasıyla, tüm sektörlerde belirgin yavaşlamanın izlenmeye  başlandığını belirtti.

Ayrıca, finansal koşulların da belirgin sıkılaştığı ve bankacılık  kredi hacminin daralmaya başladığının görüldüğünü ifade eden Bürümcekçi, buna  karşılık, yılın son iki ayı için geçerli olan vergi indirimleri, diğer teşvik ve  tedbirlerin yanı sıra TCMB’nin makro ihtiyati duruşunu (zorunlu karşılıklar)  gevşetmeye başlamasının bu zayıflamanın hızını sınırlayabileceğini anlattı.

Bürümçekçi, "Bu yıl sonu büyümenin yüzde 2-2,5 aralığında  gerçekleşmenin daha olası olduğunu düşünüyoruz." tahmininde bulundu.





18:0586.796
Değişim :  -0,47% |  -407,79
Açılış :  86.945  
Önceki Kapanış :  87.204  
En Yüksek
87.519
En Düşük
86.552