`Krediler için kırmızı bayrak çoktan kalktı`

17.03.2016 11:21

Son güncelleme : 17.03.2016 16:57

DD Mortgage Genel Müdür Yardımcısı Özmen "İcralık olan kredi kartlarında da durum ihtiyaç kredilerinde olduğu gibi sıkıntılı gidişatı destekler mahiyette. Korkarım buralarda kırmızı bayrak çoktan kalkmış durumda" dedi.



Özellikle konut finansmanı alanındaki çalışmalarıyla tanınan DD Mortgage Genel Müdür Yardımcısı ve İcra Kurulu üyesi Dr. Mithat Bülent Özmen, son dönemlerde çokça tartışma konusu olan “batık krediler ve kredi kartları” ile konuştuk.

Radikal'in haberine göre, Özmen, "İcralık olan kredi kartlarında da durum ihtiyaç kredilerinde olduğu gibi sıkıntılı gidişatı destekler mahiyette. Korkarım buralarda kırmızı bayrak çoktan kalkmış durumda" diyor.

SÖYLENDİĞİ GİBİ KAZANDIĞIMIZDAN ÇOK MU HARCIYORUZ? BİR BAŞKA İFADEYLE KREDİYLE Mİ YAŞIYORUZ?

Biraz öyle. Finansal enstrümanlar çeşitlendikçe ve sofistike hale geldikçe tüketim alışkanlıklarımız da buna paralel değişime uğradı. Dolayısıyla tüketimi de borçlanarak yapıyoruz. Kredi kartı ve ihtiyaç kredisi gibi borçlanma araçları işte tam da burada devreye giriyor.

YANİ TÜKETME İMKANI BULUNCA HARCAMAKTAN KAÇINMIYORUZ MU DEMEK?

İşin elbette tüketime dayalı ekonomik büyüme modeliyle doğrudan ilintisi var. Nitekim modelin hanehalkı borç sarmalını gittikçe büyüttüğünü gören hükümet, 2014 yılında özellikle krediyle tüketimi sınırlamaya yönelik  bir dizi önlem alma ihtiyacı hissetti. Biliyorsunuz, kredi kartı taksit sayısında sınırlama, belli ürünlerde taksit imkanının kalkması gibi önlemler alındı.

PEKİ ŞİMDİ DURUM NEDİR? HER ŞEY YOLUNDA MI?

2014’teki düzenlemelerin etkisini aslında hemen o yıl hissettik. Gerçekten de, 2010’dan 2014’e kadar geçen dört yılın kredi büyümesi, ihtiyaç kredilerinde ortalama yüzde 31’ken; bu oran 2014 yılında yüzde 15’e kadar geriledi. Yani ihtiyaç kredisi toplam tutarındaki artış önceki yıllara kıyasla yarı yarıya azaldı. Aynı şey kredi kartları için de söz konusu oldu. Hatta bakın burada rakamlar daha da çarpıcı. Önceki dört yılda kredi kartı hacmi ortalama yüzde 24 büyümüşken, 2014 yılında kredi kartı toplam borç bakiyesi artmadığı gibi, yüzde 11 küçüldü.

BU İYİ BİR ŞEY Mİ?

Kazandığınızdan çok harcıyorsanız ve hanehalkı borç yükü gittikçe artıyorsa bir açıdan elbette iyi bir şey. Ama burada gözden kaçırılmaması gereken çok önemli bir tehlike var.

Şimdi bakın, 2010’dan başlayarak geçen dört yılda yasal takibata uğrayan, yani kredi taksitleri ödenemediği için icralık olan ihtiyaç kredisi tutarı, toplam ihtiyaç kredisi tutarının yüzde 3,2’si iken; ki bu oran makul kabul edilebilir; 2014’te bu oran yüzde 4’ü 2015’te yüzde 6’yı aştı. Şubat 2016 itibariyle bu oran yüzde 6,16’ya tırmanmış durumda. Bu ne demek biliyor musunuz?

İlan edilmemiş ama herkesin malumu bir kriz uç veriyor demek. Çünkü sözünü ettiğim yasal takip oranı, küresel krizin kendisini çok güçlü hissettirdiği 2009 senesinde bile yüzde 5’lerde kalmış; bugünkü seviyeleri görmemişti. İşin daha da vahimi, bu trend aynen bu şekilde devam ederse yıl sonunda ihtiyaç kredilerinde yasal takip oranın yüzde 7’yi zorlaması hatta az biraz üzerinde gerçekleşmesi, hiç şaşırtıcı olmayacak. Yani her verilen 100 lira kredinin 7 lirası yasal takibata uğrayacak ve bunun önemli bir kısmı icralık olacak demek. Bu da ne krediyi veren, ne krediyi alan, ne de genel ekonomik paratmetreler açısından hiç de arzu edilir bir durum değil.

BU ARIZİ BİR DURUM OLAMAZ MI? YANİ BU SÖYLEDİKLERİNİZ SADECE İHTİYAÇ KREDİLERİNDE YAŞANAN BİR DURUMSA?

Haklı olmanızı istedim ama korkarım rakamlar aksini söylüyor. Bakın, başından beri konut ve taşıt kredilerine hiç değinmedim. Orada da rakamlar çok enteresan bir seyir izliyor ama konuyu dağıtmamak adına o tarafa hiç girmeyeceğim.

NEDEN?

Çünkü onlar günlük tüketim alışkanlıklarımızın ötesinde, daha ölçülüp biçilerek karar verilen harcamalar. En azından rasyonel davranışın bu yönde olmasını bekleriz. Ama ihtiyaç kredileri ve kredi kartlarında durum biraz daha farklı. Burada anlık tüketime yönelik taleplerimizle doğrudan ilintili enstrümanlardan söz ediyoruz. Dolayısıyla, sorunuza dönersek, icralık olan kredi kartlarında da durum az evvel ihtiyaç kredilerinde işaret ettiğim sıkıntılı gidişatı destekler mahiyette. Hatta korkarım burada kırmızı bayrak çoktan kalkmış durumda.

KIRMIZI BAYRAK DERKEN TAM OLARAK NE DEMEK İSTİYORSUNUZ?

Yani tehlike sinyalleri.. Karamsar bir tablo çizmek istemem ama sonuçta rakamları ortaya koyuyor ve bunları yorumlamaya çalışıyorum. Bakın, 2009 için küresel krizin etkisi yoğun şekilde hissediliyordu dedik. Mesela o sene kredi kartlarının yasal takibata uğrama oranı 11,63. Bu çok yüksek bir oran. Yani 100 lira kredi kartı borcunun kabaca 11 lirası ödenemiyor ve icra sürecine dahil oluyor demek. Ama bereket sonrasında işler yoluna girmeye başladı ve takip eden 4 yılda bu oran ortalama yüzde 6,48’e geriledi. İşte beni endişeye sevk eden ve kırmızı bayrak kaldırdığım yer tam da burası. Yani 2014 yılı.

2014 YILININ ÖNEMİ NE?

2014 senesinde, kredi kullanımını azaltmaya yönelik sınırlamaların da etkisiyle burada yaşanan daralma, oransal olarak yasal takiplerin artmasına ayrıca etki etti.

YANİ 2014’TE ÇOK MU BÜYÜK BİR YASAL TAKİP ORANI VAR?

Bir sıçrama olduğu kesin. Geçen 4 yılın ortalaması 6,48 demiştim hatırlarsanız. 2014’te kredi kartlarında yasal takip oranı 7,41’e çıktı. Ama sıkıntı şurada. Bu sıçrama sıçradığı yerde kalmadı. Bu bir trende dönüştü ve trendin yönü yukarı doğru. Nitekim 2015’te bu oran 8,79’a ve nihayet şubat 2016 itibariyle 9,28’e fırlamış durumda. Fırlamış diyorum çünkü artık neredeyse bir kaç ay içinde 1 puan artacak bir yukarı yönlü trend var.

BU ORAN TIPKI İHTİYAÇ KREDİLERİNDE OLDUĞU GİBİ 2009’DAKİ SEVİYELERE ÇIKAR MI PEKİ?

Bakın açıkça ifade edeyim. Az önce ihtiyaç kredileri için yaptığım öngörü sonuçta bir öngörü. Yani tahminde bulunuyorum. Ama bunu bir hesaplamaya dayandırıyorum. 2016 ocak ve şubat aylarındaki trendin aynen devam etmesi halinde yıl sonunda matematiksel olarak nasıl bir seviyeye ulaşırız onu hesaplıyorum. Ve korkarım aynı hesaplamayı kredi kartları için yaptığımızda sonuç yine parlak değil.

NASIL BİR SONUÇ BU?

Yani, kredi kartlarında yıl sonu yasal takip oranı da ihtiyaç kredilerinde olduğu gibi, 2009’daki seviyeyi yakalar hatta bunu aşabilir bile. Çünkü mevcut trendin bizi götürdüğü yer 12,4 seviyesidir. Bu da kimsenin mutlu olacağı bir seviye değil.





18:051.191
Değişim :  -0,64% |  -7,69
Açılış :  1.200  
Önceki Kapanış :  1.198  
En Yüksek
1.205
En Düşük
1.179
BIST En Aktif Hisseler18:05
PINSU 9,24 211.181.593 % 10,00  
SANFM 12,10 13.660.958 % 10,00  
KONYA 832,40 226.649.496 % 9,99  
KARTN 1.238,20 37.902.540 % 9,99  
EMKEL 4,63 37.936.833 % 9,98  
18:05 Alış Satış %  
Dolar 7,9648 7,9696 % 0,40  
Euro 9,4428 9,4568 % 0,70  
Sterlin 10,3608 10,4128 % 0,05  
Frank 8,7782 8,8311 % 0,72  
Riyal 2,1181 2,1287 % 0,37  
18:05 Alış Satış %  
Altın Ons 1.902 1.902 -2,37  
Altın Gr. 487 487 1,46  
Cumhuriyet 3.221 3.270 14,00  
Tam 3.208 3.287 23,47  
Yarım 1.550 1.590 11,35  
Çeyrek 778 795 5,68  
Gümüş.Ons 24,58 24,62 -0,10  
Gümüş Gr. 6,30 6,31 -0,01  
B. Petrol 41,64 41,64 -0,82