Küresel piyasalardaki iyimserlik Türk lirası varlıkları destekliyor

15.01.2020 13:09

Son güncelleme : 16.01.2020 10:51

Azalan jeopolitik riskler ve ABD ile Çin arasında ticaret anlaşmasının sağlanmasına paralel artan risk iştahı Türk lirası varlıkları desteklerken, pay piyasalarını rekor seviyelere taşıdı.



AA

Küresel piyasalarda süregelen ılımlı hava 2019'un son çeyreğindeki iyimserliği 2020'ye taşıdı. Türk lirası varlıklarda görülen olumlu fiyatlama 2020 için beklentileri görece yükseltti.

Yılbaşında ABD'nin Irak'ta İran'lı General Kasım Süleymani'yi öldürmesinin ardından, ABD ile İran arasında artan gerilimin kısa sürede yatışması piyasalarda olumlu fiyatlandı.

Bununla birlikte Libya'daki çatışmaların sona ermesi için sürdürülen  görüşmeler yatırımcılar tarafından risk algısını azaltan bir gelişme olarak görüldü.

"KREDİ DERECELENDİRME KURULUŞLARINDAN NOT ARTIŞI BEKLEYEBİLİRİZ"

İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener konuya  ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2020'de Türk lirası varlıklardan özellikle Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) ve Borsa İstanbul'un  yatırımcıların odağında olacağını söyledi.

2019'da reel anlamda en iyi getiriyi sırasıyla DİBS, mevduat faizi ve  Borsa İstanbul olduğuna dikkati çeken Şener, " Bu kadar büyük dolarizasyonun  olduğu 2019'da geçirdiğimiz sıkıntılı süreç göz önüne alındığında bu araçların  2020'de de iyi performans sergilemesini öngörüyorum." sözlerini kullandı.

Şener, reel bazda özellikle DİBS'in yabancı alımlarıyla birlikte en  çok getiri sağlayan yatırım aracı olacağını, bunu da Borsa İstanbul'un  izleyeceğini dile getirdi.

Altın fiyatlarının 2020'de sınırlı getirisinin olmasını beklediğini  tahmin eden Şener, "ABD ile Çin'in anlaşacak olması risk algısını azaltacağı için emtia fiyatlarında bu sene sınırlı yükseliş yaşanacağını düşünüyorum." diye  konuştu.

Şener, üç büyük kredi derecelendirme kuruluşunun da duruşlarını değiştirdiğini vurgulayarak, "2020'de muhtemelen kredi derecelendirme  kuruluşlarının üçünden de not artışı bekleyebiliriz. Buna sebep olarak azalan  jeopolitik riskler ve ticaret görüşmelerindeki olumlu gelişmeleri  söyleyebiliriz." dedi.

Dolarizasyon ve jeopolitik gelişmelerin ana risk unsurları olduğunu  kaydeden Şener, "Eğer bu risklerden olabildiğince kaçınılırsa 2020'nin TL varlıklar için fırsatlar yılı olacağını düşünüyorum. Çünkü faizde daha gelinecek  noktalar var. Enflasyon geriliyor. Büyüme hızlanıyor. Bu yüzden yatırımcının  yönleneceği alanın TL varlıklar olacağını düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

"BORSADA ÇOK HIZLI OLUMLU FİYATLAMA OLDUĞU İÇİN SIK SIKTA DÜZELTME GELEBİLİR"

Piri Reis Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu da,  2019'da yapılan faiz indirimlerinin etkilerinin bu yılın ilk döneminde  görüleceğini, bunun da büyüme rakamlarına olumlu yansıyacağını söyledi.

Para politikalarının etkilerini 6 ila 18 ay içerisinde gösterdiğini  belirten Aslanoğlu, piyasalarda geçen yıla göre bir miktar toparlanma olacağını,  bunun da şirket karlarına yansıyarak genel anlamda risk iştahını artıracağını  ifade etti.

Aslanoğlu, Türkiye'nin bundan olumlu etkilendiğini ve bu sürecin yaz aylarına kadar devam etmeye aday olduğunun altını çizerek, şöyle devam etti:

"Fakat ABD seçimleri sonrası kişisel görüşüm, ticaret savaşları şu ya  da bu şeklide alevlenecek. Diğer dünya ekonomilerinde hem yüksek borçluluktan  kaynaklanan riskler hem diğer jeopolitik riskler, iklim değişikliği ve bunun  getireceği bir takım bazı küresel arenadaki değişiklikler, dünya ekonominde zorlu  bir dönemi karşımıza çıkartacak. Bu anlamada ABD seçimleri yaklaştıkça risk  iştahı yatışacak. Takip eden birkaç yılda da risk iştahının zaman zaman düşük  seyredeceğini düşünüyorum."

Erhan Aslanoğlu, gelecek dönemde ilave bir jeopolitik riskle  karşılaşılmadığı takdirde yaz aylarına kadar görece riskli olan Türk varlıklarına  da yabancı varlıklara da talebin canlı seyredeceğini söyledi.

Başta pay piyasaları olmak üzere olumlu gelişmelerin çok hızlı  fiyatlandığını kaydeden Aslanoğlu, "Borsalarda bu yüksek seviyelerin devam  edeceği ve bir miktar daha yukarı gideceği kanaatindeyim ve eğilim bize de  yansıyacak. Ama çok hızlı olumlu fiyatlama olduğu için sık sıkta düzeltme  gelebilir, o anlamda dikkat etmek gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Aslanoğlu, gelecek dönemdeki olumlu sürecin yapısal reform tarafında  hızla kullanılmasının gelecek yıllarda dünya ekonomisinin karşılaşacağı sorunlu  döneme hazırlık açısından önem taşıdığını ve bu durumun bir fırsat olarak  kullanılması gerektiğini vurguladı.

Türkiye'nin bulunduğu bölge itibarıyla jeopolitik risklerin çok sıcak  olduğunu anımsatan Aslanoğlu, kredi risk primindeki (CDS) iyileşmenin son 5-6  aylık bölümdeki gelişmelerden ve küresel risk iştahındaki artıştan  kaynaklandığını, bu durumun biraz daha devam edebileceğini ifade etti.

Aslanoğlu, kredi derecelendirme kuruluşlarından kısa vade de not  artışı beklemediğini, görünüm üzerinde artış olabileceğini sözlerine ekledi.

"2020'DE YÜZDE 3,5-4 BÜYÜME OLABİLİR"

Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burak Arzova ise 2020'de  küresel ticarete ilişkin endişelerin ABD ve Çin'in birinci faz anlaşmaya varması  ve ardından ikinci fazın konuşulacak olması sebebiyle yerini iyimserliğe  bıraktığını söyledi.

Dünya ticaretinin 2020'de genel beklentilerin aksine daha hareketli  geçeceğini tahmin eden Arzova, küresel ticaretin dünya ülkelerinin büyümelerine  olumlu katkı sağlayacağını belirtti.

Arzova, Türkiye'nin de mutlaka bu olumlu rüzgardan etkileneceğini  vurgulayarak, "Özellikle 2019'da kötü gelen verilerin baz etkisi yaratacak  olması, 2020'de belki yüzde 5'lik büyüme zor olsa bile yüzde 3,5-4 arasında bir  büyümeye Türkiye'yi taşıyabilir. Büyümenin baz etkisi nedeniyle yüksek gelme  ihtimalinin oldukça kuvvetli olduğunu ancak sürdürülebilirliğini görmek için  zamana ihtiyaç duyulacağını düşünüyorum. Büyümeyle birlikte geri gelecek olan  güven CDS'leri daha da aşağıya çekecek." diye konuştu.

Bu noktada en önemli hususların ekonominin kendi işleyişine  bırakılması ve daha fazla müdahaleye imkan tanınmaması olduğunun altını çizen  Arzova, "Sağlıklı bir ekonomi aynı zamanda öngörülebilir kararlar mekanizmasının  da bir bütünüdür. Yatırımcı öngörülebilir olduğu sürece o ekonomiye yatırım  yapar, öngörülebilirlik azaldığında ise o ekonomiden yavaş yavaş çıkmaya başlar."  ifadeler kullandı.

Arzova, not artışı için henüz erken olduğunu, kredi derecelendirme  kuruluşlarının genel gidişatı görmek isteyeceğini belirtti.

Enflasyonda kalıcı bir iyileşme sağlanmadan ve şirket karlarında  kademeli artışı görmeden not artırımının çok zor olacağını değerlendiren Arzova, "Para politikasının öngörülebilirliği ve buna destek maliye politikası  uygulamaları yeniden kredi not artışı için temel yapı taşları olacak." dedi.




18:051.061
Değişim :  2,53% |  26,19
Açılış :  1.030  
Önceki Kapanış :  1.034  
En Yüksek
1.062
En Düşük
985
BIST En Aktif Hisseler
EGGUB 95,15 17.840.018 % 10,00  
KARTN 603,90 23.634.281 % 10,00  
YONGA 25,74 407.814 % 10,00  
YBTAS 7.645,00 427.254 % 10,00  
ISBIR 1.298,00 252.756 % 10,00  
Alış Satış %  
Dolar 0,0000 0,0000 % 0,00  
Euro 0,0000 0,0000 % 0,00  
Sterlin 9,4867 9,5343 % 0,20  
Frank 7,9580 8,0059 % 0,60  
Riyal 1,9383 1,9480 % 0,90  
Alış Satış %  
Altın Ons 2.035 2.036 -28,19  
Altın Gr. 477 477 -2,28  
Cumhuriyet 3.267 3.316 52,00  
Tam 3.248 3.331 -89,76  
Yarım 1.570 1.611 -43,42  
Çeyrek 787 806 -21,71  
Gümüş.Ons 28,26 28,35 -0,62  
Gümüş Gr. 6,62 6,65 -0,08  
B. Petrol 44,66 44,66 -0,43