Merkez Bankası`ndan enflasyon açıklaması

30.04.2020 10:53

Son güncelleme : 30.04.2020 18:13

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal, enflasyonun yıl sonunda yüzde 7,4 olarak gerçekleşeceğinin ve 2021 sonunda yüzde 5,4`e gerileyeceğinin tahmin edildiğini bildirdi. Uysal konuşmasının devamında, "IMF ile kaynak ya da swap girişimimiz yok." dedi.



AA

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat  Uysal, video konferans ile gerçekleştirilen Enflasyon Raporu 2020-II  Bilgilendirme Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, mevcut para politikası duruşu ve  güçlü politika koordinasyonu altında, enflasyonun kademeli olarak hedeflere  yakınsayacağının öngörüldüğünü belirtti.

Bu çerçevede, enflasyonun 2020 sonunda yüzde 7,4 olarak  gerçekleşeceği, 2021 sonunda yüzde 5,4'e geriledikten sonra orta vadede yüzde 5  düzeyinde istikrar kazanacağının tahmin edildiğini aktaran Uysal, "Enflasyonun,  yüzde 70 olasılıkla, 2020 sonunda yüzde 5,5 ile yüzde 9,3 aralığında (orta  noktası yüzde 7,4), 2021 sonunda ise yüzde 3,1 ile yüzde 7,7 aralığında (orta  noktası yüzde 5,4) gerçekleşeceği öngörülmektedir." dedi.

Uysal, toplam talep koşullarına ilişkin tahminleri oluştururken, yakın  dönemde belli sektörlerde üretime ara verilmesi ve iş yerlerinin kapalı olması  gibi arz yönlü unsurların etkisini de dikkate aldıklarını söyledi.

Bu doğrultuda, çıktı açığını 2020 yılı ikinci çeyreğinden itibaren  aşağı yönlü güncellediklerini ifade eden Uysal, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Böylelikle toplam talep koşullarının bir önceki rapor dönemine göre  enflasyonu düşürücü etkisinin güçlendiği bir görünüm esas aldık. Enflasyonu  etkileyen tüm unsurlar ışığında 2020 sonu enflasyon tahminini aşağı yönlü  güncelledik. Tahmine aşağı ve yukarı yönde etki eden unsurların birbirini  dengelemesiyle 2021 yıl sonu tahminimizi değiştirmedik. 2020 yıl sonu enflasyon  tahminini yüzde 8,2'den yüzde 7,4'e güncelledik. Bir önceki rapor dönemine göre  çıktı açığında yapılan aşağı yönlü güncelleme enflasyon tahminini 1,2 puan, gıda  enflasyonu varsayımındaki düşüş ise tahmini 0,3 puan aşağı çekiyor. Diğer  taraftan, üretim ve satışlarda görülen düşüşe bağlı birim iş gücü maliyet  artışlarının yıl sonu enflasyon tahminine etkisini 0,5 puan olarak hesapladık.  Bir önceki rapor sonrasında Türk lirasında görülen değer kaybına karşın ham  petrol fiyatlarındaki keskin düşüşe bağlı olarak Türk lirası cinsinden ithalat  fiyatlarının yıl sonu enflasyon tahminine katkısının 0,2 puan ile sınırlı  kalmasını bekliyoruz."

Uysal, 2021 sonu enflasyon tahminini ise yüzde 5,4 olarak  koruduklarını belirtti.

Küresel faaliyetteki toparlanmayla petrol ve ithalat fiyatlarında  öngörülen artışların söz konusu tahmini 0,3 puan yükselttiğini ifade eden Uysal,  "Diğer taraftan, çıktı açığının seviye olarak bir önceki rapor döneminin altında  kalması 2021 sonu tahminini 0,3 puan düşürücü yönde etkiliyor." dedi.

"ENFLASYONDAKİ DÜŞÜŞÜN TEMMUZ AYINDAN İTİBAREN HIZLANACAĞINI ÖNGÖRÜYORUZ"

TCMB Başkanı Uysal, paylaştıkları tahminleri; corona virüs salgınının  küresel ve yurt içi piyasalardaki oynaklıklar ve iktisadi faaliyet üzerindeki  etkilerinin yılın ikinci yarısında kademeli olarak zayıfladığı bir çerçevede elde  ettiklerini söyledi.

Bu kapsamda, küresel risk iştahının zayıf seyri nedeniyle kısa vadede  küresel finansal koşullardaki sıkılığın devam edeceğini varsaydıklarını ifade  eden Uysal, "Salgına bağlı olumsuzlukların hafiflemesiyle genişletici küresel  politika adımlarının risk iştahı ve ülke risk primlerine olumlu yansımalarının  yılın ikinci yarısında belirginleşeceği bir çerçeve öngörüyoruz." dedi.

Uysal, tahminler güncellenirken, parasal duruşun enflasyondaki düşüşün  sürekliliğini ve orta vadeli enflasyon hedefiyle uyumunu sağlayacak şekilde  oluşturulacağı bir görünümü esas aldıklarının altını çizdi.

Salgına bağlı olumsuz etkilerin geçici olacağını ve yılın ikinci  yarısında, yurt içi talepte nispeten daha güçlü ve erken olmak üzere, ekonomideki  toparlanmanın başlayacağını öngördüklerini ifade eden Uysal, şunları kaydetti:

"İktisadi faaliyetin toparlanma hızı ise normalleşme sürecinin yurt  içindeki seyri kadar başta dış ticaret ortaklarımız olmak üzere küresel  ekonomideki gidişata da bağlı olacaktır. Mevcut görünüm altında, salgın hastalığa  bağlı gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki olumsuz etkilerinin  sınırlandırılması açısından finansal piyasaların, kredi kanalının ve firmaların  nakit akışının sağlıklı işleyişinin devamı büyük önem arz etmekte. Yakın dönemde  uygulamaya konulan parasal ve mali tedbirlerin ekonominin üretim potansiyelini  destekleyerek finansal istikrara ve salgın sonrası toparlanmaya katkı yapacağını  değerlendiriyoruz. Normalleşmeyle birlikte faaliyet üzerindeki arz yönlü  etkilerin görece hızlı bir şekilde ortadan kalkacağını, yılın ikinci yarısından  itibaren toplam talebin kademeli olarak toparlanacağını tahmin ediyoruz. Sağlık  tedbirlerinin hafiflemesiyle talep koşullarının enflasyon üzerindeki etkilerinin  daha belirgin hale geleceğini ve yıllık enflasyondaki düşüşün temmuz ayından  itibaren hızlanacağını öngörüyoruz."

Uysal, Türk lirası ticari kredilerdeki ivmelenmenin devam ettiğini belirterek,  "Alınan parasal, finansal ve mali tedbirlerin yanı sıra büyük ölçüde kamu  bankalarınca genişletilen kredi arzının kredi büyümesine ilişkin aşağı yönlü  riskleri sınırladığını ve reel sektöre kredi akışının kesintisiz devamına katkı  sağladığını değerlendiriyoruz." dedi.

Raporda ana bölümlere ilave olarak corona virüs salgınının etkilerine  dair çeşitli kutu çalışmalarına yer verdiklerini ifade eden Uysal, şunları  kaydetti:

"İlk kutuda salgının Türkiye ekonomisini etkileme kanalları  tanıtılırken, takip eden kutularda küresel büyüme görünümü üzerindeki etkileri ve  buna karşı alınan politika tepkilerini değerlendiren çalışmalar var. Ayrıca,  salgının ülkemiz ekonomisine yansımalarını, enflasyon, dış talep ve turizm  özelinde inceleyen kutular da mevcut. Bu süreçte yurt içinde uygulamaya konulan  parasal ve mali tedbirleri özetleyen çalışmaların yanı sıra yakın dönemde  ödemeler dengesi istatistiklerinde yapılan güncellemeyi değerlendiren bir kutu da  raporda yer alıyor."

Uysal, küresel ve yurt içi makroekonomik gelişmelere değinerek, corona virüs (Kovid-19) salgınının dünya çapında hızla yayılmasının ekonomileri  birçok farklı kanaldan etkileyerek küresel iktisadi faaliyetin sert bir şekilde  daralmasına neden olduğunu söyledi.

Salgının, ilk etapta küresel tedarik zinciri ve üretim üzerinde  etkisini gösterdiğini, devamında ise belirsizliklerdeki artış, finansal  koşullardaki sıkılaşma, hanehalklarının gelir kaybı ve firmaların nakit  akışındaki bozulmanın talepte de belirgin bir zayıflamaya yol açtığını aktaran  Uysal, "Dünya genelinde uygulamaya konulan sosyal yalıtım tedbirleri, mart ayı  içerisinde hizmetler sektörü faaliyetinin hızla zayıflamasına neden oldu. Takip  eden dönemde küresel ticaretteki daralmayla birlikte imalat sanayinin de bu  yavaşlamaya eşlik etmesi muhtemel görünüyor. Küresel talep ve emtia  fiyatlarındaki keskin düşüşün etkisiyle 2020 yılına ilişkin gelişmiş ülke  enflasyon tahminleri geriledi." diye konuştu.

Uysal, tüm dünyayı etkisi altına alan salgının küresel finans  krizinden daha derin ekonomik etkileri olduğunun görüldüğüne işaret ederek,  sözlerini şöyle sürdürdü:

"İstihdam, tedarik zincirleri ve üretim kapasitesi üzerinde meydana  gelebilecek kalıcı bir tahribatı önlemek amacıyla küresel çapta büyük ölçekli  parasal ve mali tedbirler uygulanıyor. Parasal tedbirler kapsamında, gelişmiş ve  gelişmekte olan ülke merkez bankalarında faiz indirimleri, varlık alımları,  likidite adımları ve kredi destek programları gibi çeşitli uygulamalar öne  çıkıyor. Gelişmekte olan ülkelere yönelen portföy akımlarındaki toparlanma  eğilimi 2020 yılı başında sürdü. Ancak salgının küresel bir nitelik kazanmasını  takiben bu ülkelerden büyük ölçekli portföy çıkışları görüldü. Normalleşme  sürecine ilişkin belirsizlikler halen yüksek seyretmekle birlikte açıklanan para  ve maliye politikası önlemlerinin de etkisiyle, portföy akımlarının yılın ikinci  yarısında bir miktar toparlanmasını bekliyoruz."

"TÜRK LİRASI TİCARİ KREDİLERDEKİ İVMELENME DEVAM EDİYOR"

Murat Uysal, küresel risk iştahındaki gerileme sonucunda gelişmekte  olan ülkelerin risk primlerinde belirgin artışlar gözlendiğini, bu süreçte  Türkiye'nin ülke risk priminin de artarken, Türk lirasında değer kaybı  görüldüğünü ve kur oynaklığının arttığını söyledi.

Salgın öncesi dönemde enflasyondaki düşüşün ve faiz indirimlerinin de  katkısıyla finansal koşullarda belirgin bir iyileşme gözlendiğini kaydeden Uysal,  "Bu doğrultuda kredi büyümesi 2019 yılının üçüncü çeyreğinden itibaren ivmelendi.  Tüketici kredileri büyümesinin, alınan makroihtiyati tedbirlerin yanı sıra  salgına bağlı gelişmelerin de etkisiyle son aylarda ivme kaybettiğini görüyoruz.  Öte yandan, Türk lirası ticari kredilerdeki ivmelenme devam ediyor. Alınan  parasal, finansal ve mali tedbirlerin yanı sıra büyük ölçüde kamu bankalarınca  genişletilen kredi arzının kredi büyümesine ilişkin aşağı yönlü riskleri  sınırladığını ve reel sektöre kredi akışının kesintisiz devamına katkı  sağladığını değerlendiriyoruz." şeklinde konuştu.

Uysal, iktisadi faaliyetin 2019 yılının son çeyreğinde yurt içi talep  kaynaklı olarak güç kazandığına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ekonomideki güçlü seyir ocak-şubat döneminde de devam etti ve  işsizlik oranları düşüşünü sürdürdü. Bu dönemde yatırım eğilimlerindeki  toparlanma sinyalleri devam etti. Ancak mart ayının ikinci yarısından itibaren  salgına bağlı gelişmeler iktisadi faaliyeti dış ticaret, turizm ve iç talep  kanallarıyla sınırlamaya başladı. Yüksek frekanslı veriler, tüm dünyada olduğu  gibi ülkemizde de ikinci çeyrek için belirgin bir yavaşlamaya işaret ediyor.

Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı olan Avrupa ülkeleri salgından  olumsuz etkilenen ülkeler arasında öne çıkıyor. Ayrıca, salgının etki alanı ve  petrol fiyatlarındaki mevcut düzeyler değerlendirildiğinde, Orta Doğu ve Afrika  ile Rusya gibi ihracat pazarlarımızın da önümüzdeki dönemde zayıf seyretme  ihtimali bulunuyor. Mal ve hizmet ihracatında beklenen yavaşlamaya rağmen emtia  fiyatları ve ithalatın sınırlayıcı etkisiyle cari işlemler dengesinin yıl  genelinde ılımlı bir seyir izleyeceğini tahmin ediyoruz."

Uysal, tüketici enflasyonunun 2020 yılının ilk çeyreğinde yüzde 11,86  ile bir önceki çeyrek sonuna kıyasla yatay seyrettiğini belirterek, "Enflasyon  gelişmeleri Ocak Enflasyon Raporu tahminlerimizle uyumlu bir seyir izledi. Bu  çeyrekte enerji ve gıda grupları enflasyonu aşağı çekerken, temel mal ve hizmet  gruplarının katkısı arttı. Böylece çekirdek göstergelerden B endeksinin yıllık  enflasyonu tahmin aralığının üst bandına yakın gerçekleşti. Yılın ilk çeyreğinde,  çekirdek göstergelerin yıllık enflasyonu bir miktar yükselse de enflasyon  beklentileri, iç talep koşulları ve üretici fiyatlarındaki gelişmelere bağlı  olarak eğilimleri ılımlı seyretti." dedi.

Salgın hastalıkla başlayan sürecin enflasyonu maliyet ve talep  kanallarıyla belirgin ölçüde etkilediğini vurgulayan Uysal, "Son dönemde Türk  lirasında gözlenen değer kaybına rağmen uluslararası emtia fiyatlarındaki keskin  düşüşler enflasyon görünümüne olumlu yansıyor. Üretim ve satışlardaki düşüşe  bağlı birim maliyet artışları takip edilmekle birlikte küresel ticaret hacmindeki  zayıflama ve hareketliliği kısıtlayıcı tedbirlere bağlı olarak toplam talep  koşullarının enflasyonu sınırlayıcı etkisinin yılın ikinci çeyreğinde arttığını  değerlendiriyoruz." dedi.

Uysal, geçen yıl boyunca düşüş kaydeden enflasyon beklentilerinin,  2020 yılının ilk çeyreğinde nispeten yatay seyrettiğini aktararak, orta vadeli  beklenti dağılımının, önceki rapor dönemine kıyasla tahmin belirsizliğinin bir  miktar arttığına işaret ettiğini bildirdi.

"KAPSAMLI BİR TEDBİR SETİ UYGULAMAYA KOYDUK"

Ocak Enflasyon Raporu sonrası dönemde enflasyon görünümündeki  iyileşmenin devamıyla faiz indirim sürecinin devam ettiğini belirten Uysal, "Ocak  ve şubat aylarında attığımız ölçülü adımların ardından emtia fiyatları ve talep  koşullarının yıl sonu enflasyon tahminleri üzerindeki aşağı yönlü riskleri  artırdığı değerlendirmesiyle mart ve nisan aylarında 100’er baz puan faiz  indirimi gerçekleştirdik. Sistemin fonlama ihtiyacının artış gösterdiği bu  dönemde, fonlamanın önemli bir kısmını TCMB ve BIST bünyesindeki döviz karşılığı  TL swap işlemleriyle karşıladık. Bununla birlikte açık piyasa işlemleri (APİ)  aracılığıyla sağlanan net fonlama miktarı da arttı. Salgının Türkiye ekonomisi  üzerindeki olumsuz etkilerini sınırlandırmak amacıyla faiz indirimlerinin yanı  sıra likidite ihtiyacının karşılanmasına ve firmaların nakit akışının  desteklenmesine yönelik kapsamlı bir tedbir seti uygulamaya koyduk." şeklinde  konuştu.

Uysal, alınan tedbirlerin dört temel amaca yönelik adımları içerdiğine  işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İlk olarak, bankalara Türk lirası ve yabancı para likidite  yönetiminde esneklik sağlamayı ve öngörülebilirliği artırmayı amaçladık. Bu  kapsamda, bankalara repo ve swap ihaleleriyle daha uzun vadeli fonlama imkanı  tanıdık ve swap ihalelerinde Türk lirasına karşılık alınabilecek döviz  çeşitliliğini artırdık. Ayrıca, piyasa yapıcı bankalara tanınan APİ likidite  imkanı limitlerini yükselttik ve tüm bankalar için teminat havuzunu genişlettik.

İkinci olarak bu süreçten en fazla etkilenen reel sektör firmalarına  kesintisiz kredi akışını sağlamaya ve ihracatçı firmaları desteklemeye yönelik  adımlar attık. Bu çerçevede, kredi hedeflerini gerçekleştiren bankalara yabancı  para zorunlu karşılık oranlarında indirim yapılması ve limitler dahilinde uzun  vadeli ve daha düşük faizli ilave Türk lirası likidite imkanları sağlanması gibi  uygulamaları hayata geçirdik."

Uysal, üçüncü olarak reeskont kredilerinde ihracatçı firmaların nakit  akışını desteklemeye yönelik düzenlemeler yaptıklarını anımsatarak, "Bu kapsamda,  reeskont kredilerinde geri ödeme vadelerini ve taahhüt kapama sürelerini uzattık.  Bunun yanı sıra mal ve hizmet ihracatçısı firmalara, toplam limiti 60 milyar TL  olmak üzere, Türk lirası cinsi ihracat ve döviz kazandırıcı hizmetler reeskont  kredisi imkanı tanıdık." dedi.

Son olarak, Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) piyasası likiditesini  ve Piyasa Yapıcılığı sistemini destekleyerek parasal aktarım mekanizmasının  güçlendirilmesine yönelik adımlar attıklarını bildiren Uysal, şunları kaydetti:

"Bu kapsamda, APİ portföyü doğrudan alım işlemlerinin bir kısmını  önden yüklemeli olarak gerçekleştirdik. Ayrıca, Piyasa Yapıcı bankalara İşsizlik  Sigorta Fonu'ndan satın aldıkları DİBS'leri TCMB'ye satma veya APİ çerçevesinde  tanınan likidite imkanını belirli oranlar dahilinde artırma olanağı sağladık.  İşsizlik Sigortası Fonu kapsamındaki DİBS alımları hariç olmak üzere, TCMB APİ  portföyü nominal büyüklüğünün TCMB analitik bilanço aktif toplamına oranını azami  yüzde 10 seviyesine yükselttik. Aldığımız tüm bu tedbirlerle, bankacılık  sektörüne ve reel sektöre ihtiyaç duydukları likiditeyi uygun koşullarla  sağlamayı amaçlıyoruz."

TCMB Başkanı Murat  Uysal, son dönemde aldıkları parasal tedbirlerin, ekonominin üretim potansiyelini  ve finansal istikrarı destekleyerek bu dönemin en az hasarla atlatılmasını  amaçladığını belirterek, "Önümüzdeki dönemde de parasal duruşumuzu enflasyondaki  düşüşün sürekliliğini sağlayacak şekilde belirlemeye ve elimizdeki bütün araçları  veri odaklı bir yaklaşımla fiyat istikrarı ve finansal istikrar amaçları  doğrultusunda kullanmaya devam edeceğiz." dedi.

Uysal, küresel talep görünümündeki zayıflamaya bağlı olarak Ocak Enflasyon Raporu'nda yer alan ham petrol fiyatları varsayımını 2020 için ortalama 60 dolardan 32,6 dolara düşürdüklerini söyledi.

Bu yıla ilişkin dolar cinsinden ithalat fiyatları varsayımında da  belirgin bir aşağı yönlü güncelleme yaptıklarına işaret eden Uysal, "Küresel  talepteki toparlanmaya bağlı olarak 2021 yılında petrol ve ithalat fiyatları  artış hızının daha yüksek olacağını varsayıyoruz." ifadesini kullandı.

Uysal, 2020 yılı için Ocak Enflasyon Raporu'nda yüzde 11 olarak  belirledikleri gıda enflasyonu tahminini ise işlenmemiş gıdadaki son dönem  eğilimlerini ve turizmde öngörülen yavaşlamayı dikkate alarak yüzde 9,5 olarak  güncellediklerini aktardı.

Orta vadeli tahminler oluşturulurken maliye politikası tedbirlerinin  alınan diğer parasal ve finansal tedbirlerle birlikte salgın sürecinde ekonominin  üretim potansiyelini destekleyeceği ve salgın sonrası toparlanmaya katkı yapacağı  bir görünümü esas aldıklarını vurgulayan Uysal, yönetilen/yönlendirilen fiyat ve  vergi ayarlamalarının, enflasyondaki düşüş patikasıyla büyük ölçüde uyumlu  şekilde belirleneceğini varsaydıklarını kaydetti.

"ALDIĞIMIZ PARASAL TEDBİRLER, BU DÖNEMİN EN AZ HASARLA ATLATILMASINI AMAÇLIYOR"

Murat Uysal, içinden geçilen sıra dışı döneme ve bu dönemde aldıkları  parasal tedbirlere ilişkin de şu değerlendirmelerde bulundu:

"Salgın hastalığa bağlı olarak arz ve talebin küresel ölçekte olumsuz  etkilendiği bir dönem yaşıyoruz. Bu süreçte tüm dünyada olağanüstü politika  tedbirleri uygulanıyor. Hayata geçirilen parasal ve mali tedbirler salgın  süresince farklı kesimler üzerinde oluşacak maliyetleri en aza indirmenin yanı  sıra normalleşme döneminde hızlı bir toparlanma sağlanabilmesi açısından kritik  önem taşıyor. TCMB olarak bu dönemde uyguladığımız politikaları da bu çerçevede  değerlendirmek gerekiyor. Son dönemde aldığımız parasal tedbirler, ekonominin  üretim potansiyelini ve finansal istikrarı destekleyerek bu dönemin en az hasarla  atlatılmasını amaçlıyor. Bu çerçevede, sistemin artan likidite ihtiyacını  karşılamaya ve reel sektöre kredi akışının kesintisiz devamını sağlamaya yönelik  zamanlı, hedefe odaklı ve öngörülebilir adımlar attık."

DİBS piyasasındaki likiditeyi desteklemek amacıyla yaptıkları DİBS  alımlarını açık bir iletişimle, belirledikleri limitler dahilinde  gerçekleştirdiklerini aktaran Uysal, "Varlığa Dayalı Menkul Kıymet ile İpotek  veya Varlık Teminatlı Menkul Kıymetlerin teminat setine dahil edilmesiyle benzer  nitelikteki ihraçların likiditesinin artmasını hedefliyoruz. İhracatçı firmaları  KOBİ odaklı yaklaşımla desteklemeye yönelik olarak sağladığımız reeskont  kredilerini de belli limitler dahilinde ve teminat karşılığında kullanıma  sunuyoruz. Söz konusu parasal tedbirlerin yanı sıra alınan mali tedbirler ve  büyük ölçüde kamu bankalarınca genişletilen kredi arzı, kredi büyümesine ilişkin  aşağı yönlü riskleri sınırlayarak reel sektör ve finansal sektör arasındaki  etkileşimin sağlıklı bir şekilde devam etmesine katkı sağlıyor." diye konuştu.

Uysal, salgın öncesi dönemde cari işlemler dengesinde sağlanan  belirgin iyileşme ve şirketler kesiminin yabancı para borçluluğunda süregelen  düşüş eğilimi ile bankacılık sektörünün likidite ve sermaye tamponlarının  güçlenmiş olması ve kamu borçluluğunun düşük seyretmeye devam etmesinin, bu  dönemde Türkiye ekonomisinin direncini artıran başlıca unsurlar arasında yer  aldığını vurguladı.

Enflasyon görünümündeki iyileşmeye paralel faiz indirimlerinin de  katkısıyla yurt içi finansal koşulların destekleyici konuma gelmiş olmasının  kredi kanalının ve firmaların nakit akışının sağlıklı işleyişi açısından önemli  katkı sunduğunu belirten Uysal, "Bu çerçevede, önümüzdeki dönemde de parasal  duruşumuzu enflasyondaki düşüşün sürekliliğini sağlayacak şekilde belirlemeye ve  elimizdeki bütün araçları veri odaklı bir yaklaşımla fiyat istikrarı ve finansal  istikrar amaçları doğrultusunda kullanmaya devam edeceğiz." dedi.

Uysal, corona virüs salgınında hayatını kaybeden vatandaşlara Allah'tan  rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır, tedavi gören hastalara da acil şifalar  diledi.




18:051.061
Değişim :  2,53% |  26,19
Açılış :  1.030  
Önceki Kapanış :  1.034  
En Yüksek
1.062
En Düşük
985
BIST En Aktif Hisseler
EGGUB 95,15 17.840.018 % 10,00  
KARTN 603,90 23.634.281 % 10,00  
YONGA 25,74 407.814 % 10,00  
YBTAS 7.645,00 427.254 % 10,00  
ISBIR 1.298,00 252.756 % 10,00  
Alış Satış %  
Dolar 0,0000 0,0000 % 0,00  
Euro 0,0000 0,0000 % 0,00  
Sterlin 9,4867 9,5343 % 0,20  
Frank 7,9580 8,0059 % 0,60  
Riyal 1,9383 1,9480 % 0,90  
Alış Satış %  
Altın Ons 2.035 2.036 -28,19  
Altın Gr. 477 477 -2,28  
Cumhuriyet 3.267 3.316 52,00  
Tam 3.248 3.331 -89,76  
Yarım 1.570 1.611 -43,42  
Çeyrek 787 806 -21,71  
Gümüş.Ons 28,26 28,35 -0,62  
Gümüş Gr. 6,62 6,65 -0,08  
B. Petrol 44,66 44,66 -0,43