Merkez indirimlere devam edecek mi?

22.09.2016 14:00

Son güncelleme : 23.09.2016 11:25

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası`ndan faiz indirimleri üst üste geliyor. TCMB, faiz koridorunun üst bandını 25 baz puan indirdi ve yüzde 8.25`e çekti. Peki Merkez indirimlere devam edecek mi? Paranın uzmanları UZMANPARA`ya değerlendirdi.



UZMANPARA

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'ndan (TCMB) faiz indirimleri üst üste geliyor. Yılın son 6 toplantısında faiz koridorunun üst bandını üst üste indiren TCMB, eylül ayı toplantısını da pas geçmedi. TCMB 9'uncu Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında faiz koridorunun üst bandını 25 baz puan indirdi ve yüzde 8.25'e çekti.

Peki Merkez Bankası indirimlere devam edecek mi? Paranın uzmanları UZMANPARA'ya şöyle değerlendirdi.

İntegral Menkul Değerler Araştırma Direktörü ve UZMANPARA Yazarı TUNCAY TURŞUCU:

Merkez Bankası beklentilere paralel olarak üst bantta 25 baz puan indirim yaparak marjinal fonlama oranını %8.50’den %8.25’e indirdi. Politika faizini ise %7.50 seviyesinde değiştirmeden bıraktı. Alt bantta yine aynı şekilde %7.50 seviyesinde sabit tutuldu.

Büyümeye yönelik yavaşlamanın metne girdiğini görmekteyiz. Alınan önlemlerin yılın son çeyreğinde ekonomide iç talepte toparlanma yaratabileceği belirtiliyor. Diğer yandan enflasyonda kısa vadede düşüş beklentisi korunuyor. Akaryakıt zamlarının enflasyondaki gerilemeyi sınırlayabileceği ve bu nedenle temkinli duruşun süreceğini bildiriyor. Önceki metinde atıfta bulunduğu küresel riskler bu metinde yer almıyor. Diğer noktalarda söyleminde değişiklik yok.

YORUM

TCMB net bir şekilde büyüme odaklı bir görünüm içerisinde bulunuyor ve hükümetin destekleyici politikalarına paralel olarak faizi indirmeye devam edeceğinin sinyalini veriyor. Üst bantta faiz indirimi gelecek aylarda da sıkı para politikası duruşunu bozmadan devam edebilir. Ayrıca gelecek ay gıda fiyatları kaynaklı olarak yine düşük enflasyon gelebileceği sinyalini veriyor. Küresel risklere odaklanmış bir görünümden çıkıp, birazda enflasyonu da geriye atarak büyüme odaklı bir turum içerisine giren bir Merkez Bankası var.

TL üzerinde kararın büyük bir etkisi mevcut değil. Beklenen bir karar olması nedeni ile USDTRY üzerinde büyük bir etkiye neden olmadı. Faiz indiriminin devam edeceği algısının da kur üzerinde şimdilik yukarı yönlü güçlü bir etkisi görülmüyor, ancak ilerleyen zaman içerisinde dolardaki güçlenmenin başlamasıyla birlikte TL üzerinde negatif ayrışmaya sebep olabilir. USDTRY’de şimdilik dışarıdan etkilenme oranının daha ağır bastığını dolardaki küresel seyrin kur üzerinde etkili olmaya devam edeceğini düşünmek mümkün.

KapitalFX Araştırma Uzmanı ve UZMANPARA yazarı Enver Erkan, konuya ilişkin UZMANPARA'ya yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:

MERKEZ BANKASI’NIN ODAK NOKTASI BÜYÜMEYE KAYDI

Merkez Bankası Eylül ayı PPK toplantısında gecelik borç verme faizini, beklentilere paralel bir şekilde 25 baz puan indirerek %8,25 seviyesine getirdi. Böylece Mart ayından sonra faiz koridoru üst bandında yapılan faiz indirimleri toplamda 250 baz puan tutarında oldu. 1 haftalık repo faizi ve gecelik borçlanma faizinde ise herhangi bir değişiklik yapılmadı.

FAİZ İNDİRİMİ KESİN GİBİYDİ

Merkez Bankası’nın şu anda içinde olduğu politika patikasını yorumlarken, genel geçer bilinenlerin biraz dışına çıkmak gerekiyor. Son dönemde oluşan olumlu konjonktür ile beraber Merkez Bankası’nın elinde önemli bir fırsat olduğunu görmekteydik. Özellikle son dönemde küresel Merkez Bankaları’nın yarattığı düşük faiz ortamı, Eylül FOMC’sinde Fed’in beklemede kalması, öte yandan Moody’s açıklamalarından sonra kredi notu indirimi riskinin çok azalması ile beraber bu derecede bir faiz indirimi kesin gibiydi. Mali politika ayağında alınan önlemler ile beraber son dönemde Merkez Bankası’ndan da gerek munzam tarafında, gerekse de faiz patikası tarafında önemli bir destek gelmektedir. Haliyle enflasyonun yüksek olduğu bir dönemde böylesine bir politika yaklaşımını büyüme ile açıklanabilir. 15 Temmuz sonrasında, zaten 3. çeyreğe dair düşük olan büyüme görünümü iç talebin de olumsuz etkilenmesiyle beraber daha da zayıfladı. Bu da 3. ve 4. çeyreğe ilişkin görünümün kuvvetlendirilmesinin gerekliliğine dair Merkez Bankası üzerine bir misyon yükselmiş görülmektedir.

Daha önceki yorumlarımızda, “eğer enflasyon tek gösterge olarak alınsaydı faiz indirimlerinin devam etmemesi gerekmektedir” demiştik. Dış finansmana ilişkin endişelerin yakın dönem için hafiflemesi ile beraber enflasyon ve reel getiri ilişkisi arka planda kaldı ve öncelik büyümeye verildi.

EK İNDİRİMLER DEVAM EDECEK

Tabii politika açıklaması metni içerisinde olan ifadeler ve Eylül enflasyonuna ilişkin sinyallerin de bu düşünceyi desteklediğini belirtmek gerekir. Merkez Bankası “sıkı duruş” ifadesini metinden çıkarmış ve onun yerine “temkinli duruş” demiş. Bu daha hafif bir tabir, haliyle daha “güvercin” diyebiliriz. Kısa vadede enflasyonda gıda kaynaklı düşüş sinyallerinin verilmesi de, ana odak noktasının değişmesi durumunu beraberinde getirmiştir. Merkez Bankası yakın dönemde faiz indirim rotasına sadık kalacak, zorunlu karşılıklarda da ek indirimlerin devam edeceğini düşünmekteyiz.

Kısa vade için durum olumlu. Bugün için konuşacak olursak TL’yi kontrol etmek gibi bir endişe yok. Fed beklentilerin ötesinde faiz artırımı yapmadığı sürece yüksek faizli para birimlerine olan ilgi devam eder. Yani, gelişmekte olan ülkelere olan dış finansman girişi şimdilik olumlu. Yakın dönem için riskler ötelendi, ancak küresel piyasada sonrası için risk var. Daha uzun vade için, faiz koridorunun daraltılması gerekliliğinden emin değiliz. Piyasa ABD’de Trump’ın seçilmesi ihtimalini beğenmiyor. Para politikasında hareket alanı olması gerektiğini düşünüyoruz.

Bu noktada bizim beklentimiz; faiz indirimlerinde hareket alanının sonuna kadar kullanılacağı yönünde. Gecelik borç verme faizi %7,75’e kadar düşürülüp, koridor en dar noktada simetrikleştikten sonra, hali hazırdaki 1 haftalık repo faizi %7,50 tek faiz olacaktır. Faizin o noktadan sonra daha fazla düşmesi için bir alan olduğunu düşünmüyoruz.

ALB Forex Araştırma Uzmanı ve UZMANPARA yazarı Rıdvan Baştürk, UZMANPARA'ya yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:

Merkez Bankası sadeleşme politikaları  kapsamında Mart ayında başladığı faiz indirim sürecini bugünkü toplantıda da sürdürerek faiz koridorunun üst bandında 25 baz puanlık indirime gitti.  Gelen bu indirimle Mart ayından bu yana üst bantta 250 baz puanlık indirim yapılarak faiz koridoru aralığı 100 baz puana kadar daraltıldı. Gerek enflasyonun yüzde 8 sınırına gerilemesi, gerek gelişmiş ülke merkez bankalarının küresel ekonomiyi destekleyici para politikalarına devam etmeleri ve Fed’in faiz artırımını yıl sonuna ötelemesi bugün faiz indirimi kararı veren merkez bankasına alan sağladı.

FAİZ İNDİRİMLERİ SÜREBİLİR

Her ne kadar enflasyonda düşüşün devamı öngörülse de akaryakıtta yapılan ÖTV ayarlaması önümüzdeki dönemde enflasyondaki gerileme görünümünde sınırlayıcı etkisi olabilir. Kurul üçüncü çeyreğe ilişkin zayıf ekonomik veriler neticesinde iç talepteki yavaşlama sebebiyle enflasyondaki artışın sınırlı kalacağını öngörmekte. Ayrıca kurul son dönemde alınan mali tedbir ve teşvik politikalarının etkisiyle yılın dördüncü çeyreğinde büyümenin yeniden ivmeleneceğini beklemekte. Önümüzdeki süreçte enflasyonda bozulma görülmemesi durumunda merkez bankasının sadeleşme adımları neticesinde faiz indirimlerinin sürmesini bekleyebiliriz. Merkez’in kararlarına piyasanın ilk tepkisi tahvil faizlerinde gerilemeyle birlikte Türk Lirası varlıklarında kar satışları şeklinde oldu.

Merkez Bankası’nın PPK toplantısında enflasyondaki hassasiyetinin yerini büyümeye ilişkin kaygıların aldığı görülmekte. Küresel risk iştahındaki artış simetrik faiz koridoru hedefleyen merkez bankasına önümüzdeki aylarda da koridorun alt bandında yapılacak bir indirim için hareket alanı sağlayabilir. Enflasyondaki iyileşmeye paralel olarak merkez bankası ölçülü sadeleşmeye devam edebilir.

IşıkFX Başanalisti ve UZMANPARA yazarı Gizmen Nalbantlı, UZMANPARA'ya yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:

Merkez Bankası Eylül toplantısında faiz koridorunun üst bandında 25 baz puan indirim yaparak piyasa beklentisini karşıladı. Politika faizi ve  faiz koridorunun alt bandı sabit kalırken,  geç likidite penceresi borç verme faiz oranını da % 10,00'dan % 9,75'e indirdi.

Karar metnine baktığımızda, son dönemdeki veriler ve yılın üçüncü çeyreğine dair göstergelerin iktisadi faaliyetin ivme kaybettiği belirtilmiş. 15 Temmuz sonrası ekonomik aktivitenin yavaşlaması Merkez Bankası’nın önceliği olduğunu anlıyoruz. Bu cümle dışında dikkat çeken diğer bir nokta ise enflasyonda gıda kaynaklı bir düşüş beklenmesi. Bu da Eylül ayı enflasyonunda bir düşüş olabileceğini gösteriyor. Akaryakıt ürünlerindeki vergi ayarlamasının ise enflasyondaki iyileşmeyi sınırlandıracak.

Yapısal reform vurgusu toplantıda önemli yer tutmuş. Alınan tedbirlerin son çeyrekten itibaren iç talepte toparlanma eğiliminin başlaması bekleniyor. Ayrıca yapılan reformların büyüme potansiyelini artıracağı değerlendiriliyor.

Bu toplantıdan,  Merkez Bankası’nın hükümetin destekleyici politikasına destek vereceği çıkarıyoruz. Para politikasında “sıkı duruş” ifadesi “temkinli duruş” olarak değiştirilmesinden de gevşeme adımlarının devam edeceği anlaşılıyor. Sonraki toplantılardaki kararlarda Merkez Bankası enflasyonu göz ardı ederek büyümeye odaklanacak. Sonraki toplantılarda 25 baz puanlık indirimlere devam edeceğini düşünüyorum. Bunun yanında zorunlu karşılıklarda indirim de devam edebilir. Ağırlıklı fonlama maliyeti %7.84’e kadar gerilemiş durumda. Üst bantta yapılacak indirimler ile koridor daraltılıp politika faizi %7.50’de sadeleştirme adımları sona erebilir.





17:5891.157
Değişim :  0,51% |  459,91
Açılış :  91.032  
Önceki Kapanış :  90.697  
En Yüksek
91.419
En Düşük
90.591