`PPK kararları enflasyona bağlı olacak`

06.12.2016 10:33

Son güncelleme : 07.12.2016 10:31

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya, "Önümüzdeki dönemde para politikası kararları enflasyon görünümüne bağlı olacaktır." dedi.



Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Murat  Çetinkaya, "Enflasyonun 2017 yılında yüzde 6,5'e geriledikten sonra 2018'de yüzde 5 düzeyinde istikrar kazanacağını öngörmekteyiz." dedi.

Çetinkaya, "2017 Yılında Para ve Kur Politikası" konulu toplantıda  yaptığı sunumda, Merkez Bankası olarak fiyat istikrarına odaklı para politikası  duruşunun korunduğu bir çerçeveyi esas aldıklarını ve gelecek dönemde de bu  çerçeveyi korumaya devam edeceklerini belirtti.

Para politikası kararlarının enflasyon beklentileri, fiyatlama  davranışları ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlardaki gelişmeler dikkate  alınarak oluşturulacağını ifade eden Çetinkaya, "Enflasyonun hedefle uyumlu  seviyelerde tutulması amaçlanırken fiyat istikrarı da gözetilecektir. Bu temel  amaç doğrultusunda enflasyon hedefi hükümetle varılan mutabakatla uyumlu olarak  orta vadede yüzde 5 olarak korunmuştur. Enflasyonun 2017 yılında yüzde 6,5'e  geriledikten sonra 2018'de yüzde 5 düzeyinde istikrar kazanacağını  öngörmekteyiz." diye konuştu.

Gayri safi yurt içi hasılanın istikrarlı büyüme eğiliminin yılın ilk  yarısında yavaşlayarak da olsa sürdüğüne işaret eden Çetinkaya, anılan dönemde  büyümenin ana sürükleyicisinin nihai yurt içi talep olmaya devam ettiğini  söyledi.

Temmuz ayında yaşanan yurt içi gelişmeler ve bayram tatilleri  nedeniyle ortaya çıkan çalışma günü kayıplarının 3. çeyrekte sanayi üretiminde  ana eğilimin ötesinde bir daralmaya neden olduğuna değinen Çetinkaya, şunları  kaydetti:
 
"Yakın dönemde açıklanan veriler gerek iş gücü kayıplarının telafi  edilmesi gerekse ana eğilimdeki toparlanmayla birlikte üretimde artışa işaret  ediyor. Kapasite kulanım oranı ve siparişlere ilişkin göstergeler de bu görünümü  teyit ediyor. Yılın son çeyreğinde iktisadi faaliyette ılımlı bir toparlanma  öngörmekteyiz. 2017 yılında ise ihracat kanalından büyümeye gelen desteğin  artacağını değerlendiriyoruz. Bununla birlikte önümüzdeki dönemde toplam talep  koşullarının enflasyona katkısının aşağı yönde olmasını beklemekteyiz.

Cari işlemler dengesi 2011 yılından itibaren kademeli bir düzelme  eğilimi gösterdi. Ancak son aylarda özellikle turizm gelirlerindeki azalış  nedeniyle iyileşmenin bir miktar duraksadığını gördük. Turizm sektöründeki  görünümün cari denge üzerindeki olumsuz etkisine rağmen dış ticaret hadlerindeki  gelişmelerin gecikmeli yansımaları ve kredilerin ılımlı seyri bu etkiyi  sınırlıyor."
 
Çetinkaya, petrol fiyatlarındaki yükseliş, gelecek yıl cari işlemler  dengesi üzerinde aşağı yönlü bir risk oluştursa da turizm gelirlerinde beklenen  ılımlı toparlanmanın ve dış ticaret görünümünün söz konusu etkiyi telafi  edebileceğini söyledi.

Geçen dönemde enerji fiyatlarının düşük seyrinin ithalat kanalıyla dış  ticaret dengesindeki iyileşmeyi desteklediğini belirten Çetinkaya, "Avrupa  Birliği ülkelerinin talebindeki artışın ihracat üzerindeki olumlu etkisinin  sürdüğünü görmekteyiz. Jeopolitik gelişmelerin dış talep üzerindeki olumsuz  etkilerine karşın dış pazarlarda pazar çeşitlendirme konusundaki esnekliğimiz  ihracatı desteklemeye devam ediyor. Ayrıca yakın döneme dair veriler Rusya ile  başlayan normalleşmenin ihracatı olumlu yönde etkilediğine işaret etmekte."  değerlendirmesinde bulundu.

'TÜKETİCİ KREDİLERİ ARTIŞ EĞİLİMİNDE'

Merkez Bankası olarak aldıkları likidite tedbirlerinin makro ihtiyati  alandaki düzenlemelerinin finansal koşulları desteklediğini gördüklerini ifade  eden Çetinkaya, "Tüketici kredilerinin son dönemde kredi maliyetlerindeki  gerileme ve makro ihtiyati önlemlerin de etkisiyle konut kredilerinde olmak üzere  artış eğilimi göstermeye başladı. Öte yandan, küresel ve jeopolitik gelişmelerin  yurt içi finansal piyasalara yansımaları nedeniyle ticari kredi standartları bir  ölçüde sıkılığını korurken, ticari kredilerdeki canlanma göreli olarak zayıf  seyretmekte." dedi.

Son dönemde iktisadi görünümü etkileyen en temel gelişmenin küresel  piyasalarda yaşanan yeniden fiyatlama eğilimi olduğunu vurgulayan Çetinkaya,  gelişmiş ülkelerde politika faizlerine ilişkin beklentilerin yukarı yönlü  güncellenmeye başlamasıyla uzun vadeli faizlerde kayda değer bir yükseliş  yaşandığına dikkati çekti.

Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya, yakın dönemde  yaşanan döviz kuru hareketlerinin 2017 yılının 1. çeyreğinden itibaren enflasyon üzerinde etkili olacağını değerlendirdiklerini belirterek, "Ancak bu etkinin  büyüklüğü ve zamanlaması, iktisadi faaliyet kur oynaklığı beklentiler gibi birçok  faktöre bağlı olarak şekillenecektir. Son dönemdeki döviz kuru gelişmeleri ve  vergi ayarlamalarına rağmen gıda fiyatlarındaki olumlu görünüm ve iç talepteki  ılımlı seyir nedeniyle yüzde 7,5 olan 2016 yılı sonu enflasyon tahminimizi  korumaktayız." dedi.

Çetinkaya, "2017 Yılında Para ve Kur Politikası" konulu toplantıda  yaptığı sunumda, artan belirsizlik ve risk iştahındaki zayıflamanın da etkisiyle  gelişmekte olan ülkelere yönelik portföy akımlarında belirgin bir yavaşlama  gözlendiğini ifade etti.

Küresel belirsizliklerdeki artışın ve sermaye akımlarındaki  dalgalanmaların diğer gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de  finansal piyasalar ve döviz kuru üzerinde oynaklığa neden olduğunu söyleyen  Çetinkaya, yakın dönemde enflasyon gelişmelerine bakıldığında, döviz kuru  hareketlerinin enflasyon üzerindeki yansımalarının bu aşamada sınırlı kaldığını  ifade etti.

Çetinkaya, tüketici enflasyonunun sene başından bu yana gıda  fiyatlarına bağlı olarak dalgalı bir seyir izlerken, çekirdek enflasyon  göstergelerinin düşüş eğiliminde olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Enflasyon görünümünü etkileyen maliyet yönlü gelişmelere baktığımızda  enflasyon raporu dönemine göre, risklerin bir miktar yukarı yönlü olduğunu  söyleyebiliriz. Küresel gelişmelerin de etkisiyle yakın dönemde diğer gelişmekte  olan ülke para birimlerinde olduğu gibi Türk lirasında da belirgin bir değer  kaybı gözlendi. Döviz kuru ve ithalat fiyatlarına ilişkin gelişmeleri enflasyon  beklentileri ve fiyatlama davranışlarına yansımaları açısından Merkez Bankası  olarak yakından takip etmekteyiz. Yakın dönemde yaşanan döviz kuru hareketlerinin  2017 yılının 1. çeyreğinden itibaren enflasyon üzerinde etkili olacağını  değerlendiriyoruz. Ancak bu etkinin büyüklüğü ve zamanlaması iktisadi faaliyet  kur oynaklığı beklentiler gibi birçok faktöre bağlı olarak şekillenecektir.

Son dönemdeki döviz kuru gelişmeleri ve vergi ayarlamalarına rağmen  gıda fiyatlarındaki olumlu görünüm ve iç talepteki ılımlı seyir nedeniyle yüzde  7,5 olan 2016 yılı sonu enflasyon tahminimizi korumaktayız. 2017 yılı görünümüne  baktığımızda ise birbirini dengeleyen iki faktör olduğunu söyleyebiliriz. Bir  taraftan döviz kurundaki gelişmeler enflasyonu yükseltirken, diğer taraftan  iktisadi faaliyetin ılımlı seyri bu etkiyi kısmen telafi ediyor."

'PARA POLİTİKASINDAKİ TEMKİNLİ DURUŞUMUZU SÜRDÜRECEĞİZ'

Çetinkaya, para politikasının görünümü açısından orta vadede hangi  etkinin daha baskın olacağının önemli olacağını belirterek, "Yakın dönemde  küresel belirsizlikteki artış yüksek oynaklıklara bağlı olarak yaşanan döviz kuru  hareketlerinin enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları üzerindeki  olumsuz etkisini sınırlamak amacıyla temkin düzeyimizi güçlendirerek bir miktar  parasal sıkılaştırma gerçekleştirdik. Önümüzdeki dönemde para politikası  kararlarımız enflasyon görünümüne bağlı olmaya devam edecek. Enflasyon  beklentileri fiyatlama davranışları ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlardaki  gelişmeleri yakından izleyerek para politikasındaki temkinli duruşumuzu  sürdüreceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Para politikası duruşunu oluştururken yaşanan şokların geçicilik,  kalıcılık durumunu ve ana trendler üzerindeki etkilerini de dikkatle  değerlendireceklerini anlatan Çetinkaya, şu ifadeleri kullandı:

"Gelişmeleri yakından takip ederek elimizdeki bütün araçları uygun bir  bileşimle ve doğru yerde kullanmaya gayret ediyoruz. Bu doğrultuda yakın dönemde  döviz piyasasına dair seçici tedbirler almaya devam ettik. Kasım ayında yabancı  para zorunlu karşılık oranlarında yaptığımız indirimle piyasaya döviz likitidesi  sağladık. Ayrıca ihracat reeskont kredileri kapsamında yıl sonuna kadar yapılacak  olan geri ödemelerin vade uzatımına veya Türk lirası cinsinden yapılabilmesine  imkan tanıdık. Buna ek olarak enerji ithalatçısı KİT'lerin döviz talebini kısmen  karşılamaya devam ediyoruz. Merkez Bankası olarak para politikası duruşumuz  enflasyon görünümüne karşı sıkı döviz likitidesinde dengeleyici ve finansal  istikrarı destekleyici niteliğini korumaktadır."

Fiyat istikrarının ekonomik istikrar açısından önemini ve tüm ekonomik  aktörlere sağlayacağı kazanımların kamuoyuyla paylaşılmasının iletişim  politikalarının temel önceliklerinden birisi olduğunu belirten Çetinkaya,  "Enflasyonda ilave katılık ve oynaklığa yol açan yapısal unsurlarla ilgili  kamuoyunda farkındalığı artırmaya ve ilgili paydaşlarla eş güdüm sağlamaya  yönelik çabalarımızı sürdüreceğiz." dedi.





18:0591.196
Değişim :  0,04% |  39,43
Açılış :  91.226  
Önceki Kapanış :  91.157  
En Yüksek
91.846
En Düşük
90.695