`Türk varlıkları değerinin altında`

23.03.2017 15:10

Son güncelleme : 24.03.2017 08:50

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, "Şu anda Türkiye`den kaçmak ya da uzaklaşmak doğru strateji olmayacaktır. Hangi standarttan bakarsanız bakın Türk varlıkları şu anda değerinin altında" dedi.



Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, en karanlık saatlerin güneşin doğmasından hemen önceki saatler olduğunu belirterek, "Şu anda Türkiye'den kaçmak ya da uzaklaşmak doğru strateji olmayacaktır. Normalde bu içinde olduğumuz zamanlar piyasaya girilmesi gereken zamanlardır. Piyasadan kaçılacak zamanlar değildir." dedi.

Şimşek, Başbakanlık, Dışişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) resmi desteğinde, Borsa İstanbul ile Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı iş birliğinde Al-Iktissad Wal-Aamal Group (AIWA) tarafından düzenlenen 12. Türk Arap Ekonomi Forumu'nun (TAF'2017) açılışında yaptığı konuşmada, ABD'nin 241 yıllık başkanlık tarihinde 45. başkanını daha yeni seçtiğini, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 100 yıldan daha az bir dönemde 65. hükümeti kurduğunu hatırlattı.

Türk parlamenter sisteminin bu anlamda idari bir istikrar yaratmayı başaramadığını ifade eden Şimşek, "Hükümetlerin ortalama süresi 17 ay olarak gerçekleşti. Bu da bize orta ve uzun vadeli planlamaya müsaade etmeyen, potansiyelin gerçekleştirilmesini sağlayamayan bir idari sisteme işaret ediyor. Bir idarede, bir yönetimde istikrar çok önemli bir nokta. Aslında bu bizim hep yapmaya çalıştığımız bir şey. Bu istikrar sağlanırsa da Türkiye'nin bulunduğu durumdan çıkması ve ilerlemesi sağlanabilecek." diye konuştu.

Şimşek, Türkiye'nin çok partili demokratik sistemde aslında iyi zamanlar da geçirdiğini anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın o dönemde liderliğini yaptığı parti ile Türkiye pek çok yapısal sorununun çözümünü buldu. Orta gelir ülkesi olmaktan çıkıp yüksek gelir ülkesi olmayı başardı. Hikaye henüz bitmiş değil. Bizim çok büyük hedeflerimiz var ve bunları gerçekleştirmek için de idari istikrar gerekiyor. Dolayısıyla Anayasa değişiklikleri uzun vadeli sağlam bir ekonomik öngörüyü mümkün kılabilmek için önemli. Söz konusu olan şey tek adam idaresi değil. Demokratik ülkelerde olduğu gibi başkanın kim olacağına, parlamentoya kimin gireceğine halk karar verecek, her dönem 5 yıldan ibaret olacak. Başkan en fazla 2 dönem görev yapabilecek. Burada irade halkın iradesi. Duyduğunuz 'Türkiye şöyle şöyle ilerliyor' diye bahsedilen tüm spekülasyon, şüphe, korkular bir şeye dayanmıyor. Tamamen mesnetsiz."

Yaptıkları yapısal reformlarla iyi bir mesafe katettiklerini belirten Şimşek, artık ikinci ve üçüncü nesil reformların zamanının geldiğini söyledi.

'17 NİSAN SABAHI İTİBARIYLA ÇABALARIMIZA DEVAM EDECEĞİZ'

Mehmet Şimşek, geçen yıl Türkiye'nin birçok şok ile karşı karşıya kaldığını ifade ederek, şunları kaydetti:

"Buna rağmen reform programımıza devam ettik. Reform programımızdaki hedeflerin çoğuna ulaştık. Halen daha yapacaklarımız var. Bunun için de 17 Nisan sabahı itibarıyla biz çabalarımıza devam edeceğiz ve yapısal reformları tekrar gündemimize alacağız. Hukuki anlamda atmamız gereken adımları atacağız. Modern bir arabuluculuk sistemi bunun içinde önemli bir yer alıyor. Ticari ihtilaflar hızlı bir şekilde mahkemeye varmadan çözülebilsin. Özel mahkemelerin kurulması gündemde, bu da adaletin daha hızlı tecelli etmesinin sağlanması için bir araç. İş gücü piyasasına bir reform gerekli. Geçen yıl pazara birtakım esneklikler sunduk. İş bununla bitmiyor. Bazı bileşenlerin de yeni reform ile piyasaya kazandırılması gerekiyor."

Yapmayı planladıkları reform alanları hakkında bilgi veren Şimşek, "Bürokrasinin azaltılması en önemli odak noktalarımızdan birisi. 'Türkiye bir demokratik buhrana doğru gidiyor' algısı kesinlikle doğru değil. Biz demokrasimizin standardını yükseltme konusunda bir taahhütte bulunmuş durumdayız. Türkiye'nin karşı karşıya olduğu zorluklar da daha fazla demokrasi, temel hak ve özgürlük, hukukun üstünlüğü yoluyla aşılabilir. Bu kalkışma, sizlere Türkiye'nin demokratik hedeflerinden uzaklaştığı gibi bir fikir vermesin." şeklinde konuştu.

Şimşek, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne sızan güçlerin eliminasyonunun çok önemli olduğunu vurgulayarak, "Birtakım kişiler ve güç odakları hem bürokrasiye hem de TSK'ya sızmış durumdaydılar. Bunların ayıklanması demokrasiden uzaklaşmak değil, demokrasinin kurtarılması ve korunması anlamına geliyor. Bu sızan güçlerin amacı demokrasiye sekte vurmaktı. Türk demokrasisi geçmişin değil, geleceğin hikayesi... Bu artık gücü tükenmiş bir hikaye değil, giderek güçlenecek bir hikaye..." ifadelerini kullandı.

'BİZ KORUMACILIĞI SEÇMEYECEĞİZ'

Başbakan Yardımcısı Şimşek, Türkiye'nin bulunduğu coğrafyanın pek çok kişi için yükümlülük, bir yük olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"Türkiye bu anlamda zor bir bölgede konumlanmış gibi geliyor insanlara ama biz bu kanaatte değiliz. Aslında en zengin bölgelerden birisi. Çünkü çeşitlilik var. Türkiye'nin bu anlamda tarihsel, din ve dil bağları bu bölge insanlarıyla çok kuvvetli. Belki bugünden birkaç yıl sonra 'birlikte nasıl çalışalım ki bütün bölgeyi nasıl inşa edelim?' konusunu konuşacağız. STA'lardan bahsedeceğiz. Türkiye açık olmaya ve açık kalmaya devam edecek. Biz korumacılık yolunda ilerlemeyeceğiz. Aslında bu son dönemin küresel anlamda yükselen yıldızı gibi görünüyor korumacılık ama biz bunu seçmeyeceğiz."

Türkiye'de gayrimenkul alanlara vatandaşlık imkanı tanıyan bir mevzuatın getirildiğini hatırlatan Şimşek, çok da yüksek olmayan bir rakamla gayrimenkul alanların vatandaşlık hakkı kazanabileceğini bildirdi.

'HER HALÜKARDA GELİR KAYNAKLARIMIZI ÇEŞİTLENDİRMEYE ODAKLANMAMIZ GEREKLİ'

Mehmet Şimşek, dünyanın sürekli değiştiğini ve 4. Sanayi Devrimi'nin ülkeler ve iş dünyası üzerinde ciddi değişim yaratacağını, enerji sektöründe önemli bir değişim yaşandığını ifade etti.

Enerjinin depolanmasına değinen Şimşek, bunun fosil yakıtlara dayalı ekonomiye sahip ülkeler üzerinde önemli etkisi olacağını belirterek, "Burada önemli olan şey şu; bizim her halükarda gelir kaynaklarımızı çeşitlendirmeye odaklanmamız gerekli. Ya çeşitlendirmek durumundayız ya da daha performans bazlı kültüre doğru ilerlemek durumundayız." dedi.

Hem ekonomik hem de yatırımlar anlamında çeşitlendirme çağrısında bulunan Şimşek, şunları kaydetti:

"Ben de coğrafi anlamda ekonomiyi çeşitlendirmenin önemine inanıyorum. Biz kapılarımızı açtık. Komşu ülkelerimizden gelen yatırımlara açığız. Türkiye'ye geldiğinizde yabancı bir şirket muamelesi görmezsiniz, görmeyeceksiniz. Siz burada istihdam, değer yaratan, üretim yapan ve hizmet sağlayan bir şirket olarak yerli şirketlerden farksız bir muamele görürsünüz. Uluslararası şirketlerle yerel şirketler arasında bu anlamda bir fark yok bizim gözümüzde."

'İŞ BİRLİĞİ İÇİN KAPIMIZ HER ZAMAN AÇIK'

Başbakan Yardımcısı Şimşek, sadece Türkiye için değil, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerini kapsayan reformlar konusunda kuvvetli hisler taşıdığını ifade ederek, genç işsizliğinin halihazırda Orta Doğu ve Afrika'da yüzde 30'un üzerinde olduğunu aktardı.

Bugün ile 2030 yılı arasında 180 milyon kişinin daha çalışma yaşına ulaşacağını bildiren Şimşek, çeşitlendirme, reformlar ve açıklık olmadan bu insanlar için yeni iş imkanı yaratmanın oldukça zor olduğunu vurguladı.

Şimşek, mülteciler, terör, hatta su gibi her konuda iş birliği yapmaları gerektiğini, iş birliği için kapılarının her zaman açık olduğunu söyledi.

Birlikte çalışmaya devam etmeleri gerektiğini belirten Şimşek, Körfez ülkelerinin altyapı ihtiyaçlarının GSYH'lerinin yüzde 5'i seviyesinde olduğunu, bu oranın Türkiye'ye göre düşük kaldığını kaydetti.

'TÜRKİYE'DE PİYASAYA GİRİLMESİ GEREKEN ZAMAN'

Mehmet Şimşek, Türkiye'nin zor bir yıldan geçtiğini ancak bu durumun Türk şirketlerinin yurt dışında son 4 yılda 30 milyar dolarlık yatırım yapmasına engel olmadığını söyledi.

En karanlık saatlerin insanların en korktuğu saatler olduğunu ifade eden Şimşek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Ancak en karanlık saatler güneşin doğmasından hemen önceki saatlerdir. Şu anda Türkiye'den kaçmak ya da uzaklaşmak doğru strateji olmayacaktır. Hangi standarttan bakarsanız bakın Türk varlıkları şu anda değerinin altında. Normalde bu içinde olduğumuz zamanlar piyasaya girilmesi gereken zamanlardır. Piyasadan kaçılacak zamanlar değildir. TL efektif kur açısından bakarsanız, 2003 seviyesinden çok daha aşağıya geldi. Dolayısıyla son 15 yıllık dönemde Türkiye çok şey başardı. Yapısal açıdan da baktığınızda Türkiye'de olumsuz görünüm için hiçbir şey yok."

Şimşek, Türkiye'nin son 15 yılda önemli başarılara imza attığını, şu anda Türkiye'de olumsuz görünüm için hiçbir sebep bulunmadığını söyledi.

GSYH'nin 2002'ye bakıldığında 100 endeksi ile konuşulursa şu anda 209 seviyesine geldiğini belirten Şimşek, "Türkiye 100'den 209'a gelirken, Çin, Hindistan gelişmekte olan piyasalar endeksi 100'den 190'a geldi." dedi.

'TÜRKİYE'NİN GÖRÜNÜMÜ ORTA VE UZUN VADEDE GÜÇLÜ OLACAK'

Şimşek, referandumun başarıyla atlatılmasından sonra bekleyen reformların gündeme alınması için hızlı bir şekilde hareket edeceklerini, hükümette bu isteğin olduğunu söyledi.

Reformlar sonrası normalleşme yoluna girileceğini, bu reformlarla siyasi istikrarın ve yönetim istikrarının mümkün kılınacağını vurgulayan Şimşek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Reformlar sayesinde Türkiye'nin görünümü orta ve uzun vadede hep olduğu gibi güçlü olacak. Uluslararası medyadaki manşetlere baktığınız zaman, bu manşetler sizin algınızı şekillendiriyorsa o zaman yanlış bilgilendiriliyorsunuz demektir. Türkiye'de 80 milyonluk nüfusun arzuları, hedefleri, yapmak istedikleri, yakalamak istedikleri var. Bunlar hala, aynı şekilde bütün ateşiyle devam ediyor. Coğrafi konumumuz bizim için bir yük değil. Bu hükümet daha fazla reform yapmak için istekli."

Konuşmasının ardından Şimşek'in yatırımcıların sorularını yanıtladığı oturum, basına kapalı gerçekleştirildi.





18:0591.196
Değişim :  0,04% |  39,43
Açılış :  91.226  
Önceki Kapanış :  91.157  
En Yüksek
91.846
En Düşük
90.695