Türkiye ekonomisinde `Özallı yıllar`

16.04.2016 11:07

Son güncelleme : 16.04.2016 11:35

Türk siyasi hayatının en renkli isimlerinden olan 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, Türkiye ekonomisini liberalleştirmeyi hedefleyen ve "24 Ocak Kararları" olarak bilinen geniş çaplı programın hazırlanmasında önemli rol oynadı.



Özal, 1927 yılında Malatya'da doğdu, İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği bölümünü bitirdi. Elektrik İşleri Etüd İdaresinde görevlendirilen Özal, 1952'de mühendislik ekonomisi alanında uzmanlık eğitimi için ABD’ye gönderildi. Burada elektrik enerjisi ve mühendislik ekonomileri konularında eğitim gören Özal, Türkiye’ye döndükten sonra Elektrik İşleri Etüd İdaresi Genel Müdür Yardımcılığına atandı.

Devlet Planlama Teşkilatı’nın kurulmasına katkıda bulunan Özal, bir süre Başbakanlık Teknik Uzmanlar Kurulu Üyesi olarak çalıştı ve Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı görevini yürüttü. Özal, Ekonomik Koordinasyon Kurulu, Para ve Kredi Kurulu, RCD Koordinasyon Kurulu ve AET Koordinasyon Kurulu başkanlıklarında bulundu.

Dünya Bankasında 1971-1973 yıllarında danışman olarak görev yapan Özal, Türkiye’ye döndükten sonra çeşitli sanayi kuruluşlarında çalıştı ve Madeni Eşya Sanayii Sendikası başkanlığında bulundu.

Özal, 1979 yılı sonlarına doğru Başbakanlık Müsteşarı olarak atandı. Aynı dönemde Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı görevini de vekaleten yürüten Özal, Türkiye ekonomisini liberalleştirmeyi hedefleyen ve "24 Ocak Kararları" olarak bilinen geniş çaplı programın hazırlanmasında önemli rol oynadı. Bu kararlar ülke ekonomisinde köklü değişikler yarattı.

Turgut Özal, 12 Eylül 1980 askeri müdahalesinden sonra kurulan hükümete Ekonomik İşlerden Sorumlu Başbakan Yardımcısı olarak atandı. Özal, bu tercihi, "Gelen yönetim 24 Ocak Kararları ile başladığımız işe devam etmemi istedi. Zannediyorum bugün Türkiye'de varılan noktanın ana sebeplerinden biri bu kararın verilmiş olmasıdır" sözleriyle değerlendirdi.

Bu dönemde Türkiye'nin kredi imkanının sağlanması ve ihracatını artırmada başarı sağlanırken, Özal, izlenen para politikası konusunda hükümetle anlaşmazlığa düşmesi nedeniyle Başbakan Yardımcılığı görevinden 1982'de istifa etti.

ORTA DİREK" TEMASIYLA İKTİDARA YÜRÜDÜ

Ekonomide gerçekleştirmek istediği hedefler 24 Ocak Kararları'nın daha ötesinde olan Özal, bu hedeflere ulaşmak için gerek duyulan ekonomik ve sosyal reformların kendisinin başında bulunacağı bir hükümet tarafından yapılabileceğinden hareketle 1983'te Anavatan Partisi’ni kurdu. Aynı yıl yapılan genel seçimlerde partisinin birinci gelmesi üzerine hükümeti kurmakla görevlendirilen Özal, Türkiye Cumhuriyeti’nin 19. Başbakanı oldu. Özal, 1987 seçimleri sonrasında tekrar hükümet kurdu ve başbakan olarak görev yaptı.

Anavatan Partisi, çeşitli siyasi eğilimleri birleştirme iddiasıyla ortaya çıktı ve iktisadi konulara ağırlık verdi. Özal, bu dönemde kitlelere ulaşmak için "orta direk" temasını kullandı. İlk olarak ekonomiye yönelik adımlar atan Özal, bu alandaki sınırlamaları kaldırmaya odaklandı.

Özal'ın 6 yıllık başbakanlığı döneminde, ülkede ekonomi alanında bir dizi yapısal reforma imza atıldı ve birçok alanda değişim yaşandı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 31 Ekim 1989’da Türkiye Cumhuriyeti’nin 8. Cumhurbaşkanı olarak seçilen Özal, 9 Kasım 1989'da bu görevine başladı. Turgut Özal, 17 Nisan 1993'te geçirdiği bir rahatsızlık sonucu görevi sırasında vefat etti.

ÖZAL DÖNEMİ

Geniş olarak ele alındığında 1980-1990 yıllarında Türkiye ekonomisindeki gelişmeler "Özal Dönemi" olarak adlandırıldı. Turgut Özal'ın hem 1980 kararlarındaki rolü hem de 1983'te Başbakan olması, böyle bir değerlendirmeye kapı araladı. Özal döneminde uygulanan ekonomi politikalarının ana temasını, serbest piyasa ekonomisi, devletin ekonomideki payının azaltılması ve fiyat mekanizmasının klasik dengeleyici rolüne işlerlik kazandırılması oluşturdu.

Türkiye ekonomisinde 1980 öncesi daha çok korumacılığa ve yerli üretimin ithal ürünlerin yerine ikamesinin sağlanması hedeflenirken, 1980 sonrasında liberal politikalarla rekabete açık bir ekonomik yapıyla etkinlik, verimlilik artışı ve teşviklerle dış ticaretin artırılması, kalkınmanın sağlanması hedeflendi. Turgut Özal hükümeti de özellikle ihracatın teşvik edilmesi konusunda yoğunlaşıp bu konuda başarılı sonuçlar alırken, başta denetim sistemindeki yetersizlikler olmak üzere çeşitli nedenlerle "hayali ihracat" gibi olumsuzlar da yaşandı.

20 OCAK KARARLARI

Özal'ın mimarı olduğu ve "24 Ocak Kararları" olarak nitelendirilen tedbirler, ekonomik politikanın yoğun hükümet düzenleme ve kontrolünden ziyade daha etkin piyasa güçlerine, dış rekabete ve dış ya
tırımlara ağırlık verecek şekilde yeniden düzenlenmesine dayanıyordu. Bunun için kendi kendine yeterlilik düzeyine erişmek için koruma duvarlarının arkasında yerel endüstrilerin hızla gelişmesini öngören geçmiş ekonomik politikalardan kesin bir dönüş yaşandı. Bu kararların öne çıkan başlıkları şunlardı:

İç pazara dönük ithal ikamesi modeli yerine ihracata yönelik sanayileşme modelinin benimsenmesi,

Aşırı değerlenmiş döviz kuru yerine gerçekçi kur politikasının benimsenmesi ve bunu sağlamak için radikal devalüasyonlardan kaçınılması,

Faiz hadlerini devletin değil, piyasadaki fon arz ve talebinin belirlemesi,

Yüksek faizin yanı sıra sınırlı para kredi politikasının da iç talebi, dolayısıyla enflasyonu denetleyici bir araç olarak kullanılması,

Fiyat denetimlerinin mümkün mertebe kaldırılması ve fiyatların arz talebe göre piyasada belirlenmesinin sağlanması,

Kamu kesimince üretilen temel mallarda sübvansiyonların kaldırılması ya da azaltılması, böylece bu mallarda hatırı sayılır zamların çekinmeden yapılması,

KİT reformu yapılarak bu kuruluşların karsız istihdam depoları olmaktan kurtarılması,

Bir yandan kamu harcamaları kısılırken, diğer yandan kapsamlı bir vergi reformuyla bütçe denkliğinin sağlanması,

Yabancı sermayeyi özendirmek için yeni önlemler alınması, bu arada devlet tekelindeki kimi üretim alanlarının da yerli ve yabancı özel sermayeye açılması.

EKONOMİK GÖSTERGELER

Özal döneminde, 1980 kararlarıyla yaklaşık yüzde 32,7 devalüasyona gidilmesi ve bu tarihten sonra da yüzde 5'i geçmeyen mini devalüasyonların yapılması sonucu 1983 sonunda yaklaşık 5,9 milyar dolar olan ihracat 1987'de 10 milyar dolar sınırını aştı ve 1991'de 13,6 milyar dolar olarak gerçekleşti.

İhracatı teşvik politikalarının sonucu, 1980'li yıllardaki ihracatın ithalatı karşılama oranı, 1988'e kadar sürekli arttı, daha sonra tekrar bir gerileme süreci yaşandı, 1988'de yüzde 81,1'lik oran yakalandı.

Dış ticaretteki bu olumlu gelişme enflasyon oranında sağlanamadı. Enflasyon oranı 1984'te yüzde 50,3, 1985'te yüzde 43,2, 1986'da yüzde 29,6, 1987'de yüzde 32, 1988'de yüzde 68,3 ve 1989'de yüzde 69,6 olarak gerçekleşti.

Temel sektörlerin gayri safi yurtiçi hasıla paylarına bakıldığında tarım sektörüne desteklerin azaltılması ve sanayileşmeye paralel bir şekilde tarım sektörünün payı azaldı, sanayinin payı arttı, hizmetlerin payı ise değişmedi. Kişi başına gelir rakamlarında ise artış oldu.

Türkiye ekonomisi, 1983-1991 döneminde ortalama yüzde 5,2'lik bir büyüme oranını ve yüzde 6,2'lik de sanayide katma değer artışı sağladı.

ÖZELLEŞTİRMELER, KDV, VERGİ İADESİ, DÖVİZ-ALIM SATIMI...

Özal Hükümeti döneminde devletin küçülmesi, özel sektörün ağırlığını artırmak için KİT'lerin özelleştirilmesi ilk kez gündeme getirildi. 1985'ten itibaren 244 kuruluştaki kamu hisseleri, 22 yarım kalmış tesis, 386 taşınmaz, 6 otoyol, 2 boğaz köprüsü, 103 tesis, 6 liman, şans oyunları lisans hakkı ile araç muayene istasyonları özelleştirme kapsamına alındı. Ayrıca 1988'de uygulamaya konulan halka arz yöntemiyle özelleştirilen kuruluşlar arasında Kepez Elektrik, ERDEMİR, POAŞ, Çukurova Elektrik, PETKİM, THY, TÜPRAŞ gibi kuruluşlar yer aldı.

Özal döneminde vergi konusunda gelişmelerin başında 1985'te Katma Değer Vergisi'nin (KDV) kabulü geldi. KDV'nin uygulamaya geçirilmesinin ardından vatandaş, ödediği verginin bir kısmını geri alabilmek için vergi iadesi uygulamasıyla da tanıştı.

Özal tarafından uygulamaya konulan bir diğer yenilik de kambiyo rejiminde yaşandı. Bu dönemde Türk lirasının konvertibilitesini engelleyen kısıtlamalara karşı ciddi önlemler alındı. Türk lirasının konvertibilitesini artırıcı kararlar uygulamaya konuldu. Döviz alım-satımının serbest bırakılması, ithalata yönelik kısıtlamaların kaldırılması, ihraç dövizlerinin bir kısmının yurt dışında bırakılabilmesi serbest piyasa ekonomisine geçişte önemli kilometre taşları oldu.

Dönemin başbakanı Turgut Özal'ın 1980'lerde otoyol hamleleri ile bu alanda yeni bir ivme yakalandı. Yurt içi yolcu ve yük taşımada maliyeti daha az olan karayolu sistemine ağırlık verilirken, yapılan atılımlarla köy yolları asfaltlandı, otoyol yapımı hızlandı.

Söz konusu dönemde sermaye piyasasının oluşmasına önem verilerek 1985'te İstanbul Menkul Kıymetler Borsası kuruldu.

Kamu Ortaklığı Fonu ve Toplu Konut Fonu, altyapı ve konut yatırımlarına kolaylık sağlarken ve bu alanda önemli adımlar atıldı.

 





17:5891.157
Değişim :  0,51% |  459,91
Açılış :  91.032  
Önceki Kapanış :  90.697  
En Yüksek
91.419
En Düşük
90.591