`Türkiye ticaret savaşlarına iyi konsantre olmalı`

12.04.2018 11:13

Son güncelleme : 12.04.2018 15:59

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası Başekonomisti Sergei Guriev, dünya çapında korumacılık eğiliminin artmasından endişeli olduklarını belirterek, "Türkiye, gelişmekte olan ülkelerden yatırım çekebilme ve destekleme konularında ticari ilişkilere bağımlı. Bu nedenle de ticaret savaşları konusunda iyi konsantre olmalı diye düşünüyorum." dedi.



AA

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası  (EBRD) Başekonomisti Sergei Guriev, Türkiye ekonomisinin  geçen yıl yüzde 7'nin üzerinde çok güçlü bir büyüme performansı gösterdiğini,  büyümenin 2018'de de yüksek oranlarla devam edeceğini söyledi.
 
Guriev, geçen yıl ekonomik büyüme performansının en önemli  sürükleyicisinin Kredi Garanti Fonu (KGF) olduğuna işaret ederek, Avro  Bölgesi'nde süregelen toparlanmanın da söz konusu büyümeye katkı sağladığını  kaydetti.
 
Euro Bölgesi'ndeki toparlanmanın bu yıl da süreceğini ve Türkiye  ekonomisini desteklemeye devam edeceğini anlatan Guriev, "Biz Türkiye'nin bu  güçlü büyüme performansının 2018'de de devam edeceğini ve yüzde 4,2'lik büyüme  kaydedileceğini düşünüyoruz. Bizim tahminimiz Türk hükümetinin Orta Vadeli  Plan'ında (OVP) öngörülen büyüme rakamından biraz daha kötümser ama mevcut  durumda bu çok güçlü bir performans." diye konuştu.
 
Guriev, Türk ekonomisinin, özel sektör aracılığıyla küresel ekonomiye  entegrasyonunu önemsediklerini aktararak, "Türkiye ekonomisinin büyümeye devam  etmesiyle iyimser olmak için birçok sebep görüyoruz. Biz yapısal reformlar  hakkındaki müzakereleri destekliyoruz. Türk ekonomisinin iş gücü piyasası,  vergiler, düzenlemeler, inovasyon, yüksek değerli imalat ve hizmet sektörlerine  ilişkin refomlarla rekabet gücünü koruduğunu düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.
 
"TÜRKİYE, BÜYÜMESİNİ DESTEKLEYECEK BİRÇOK GÜÇLÜ FAKTÖRE SAHİP"
 
Sergei Guriev, Türkiye'de hükümet öncülüğünde açıklanan yapısal  reformlara ilişkin değerlendirmelerde bulunarak şunları kaydetti:
 
"Yapısal reformların sürdürülebilirliği bence iletişime bağlı. Biz  bahsedilen iş gücü piyasası ve vergi reformlarının desteklenmesi konusunu Türk  hükümeti ile müzakere ediyoruz. Ancak aynı zamanda yeşil enerji yatırımlarıyla  yakından ilgilendiğimiz için bizim için çok önemli olan ve Türk ekonomisinde  giderleri azaltacak enerji verimliliği ve ulusal enerji verimliliği planı gibi  konuları da ele almalıyız. Türkiye, gelecek yıllarda ekonomik büyümesini  destekleyecek birçok güçlü faktöre sahip ancak Türkiyeyi küresel finansal  volatilite ortamında kırılgan yapabilecek cari açık konusunda endişeli olduğumuzu  söylemeliyim.
  
Aynı zamanda enflasyon konusunda da endişelerimiz var. Türk lirası  cinsinden uzun vadeli finansal araçların gelişimini göz önünde bulundurarak  yüksek enflasyon eğilimini dikkate alıyoruz. Dolayısıyla cari açık ve enflasyon,  hükümetin de Merkez Bankası'nın da önceliklendirdiği bir konu olmalı. Aksi  takdirde, Türkiye her zaman finansal para akışlarında bu kırılgan durumlarla  karşı karşıya kalacaktır."
 
"KORUMACILIK EĞİLİMİNİN ARTMASINDAN ENDİŞELİYİZ"
 
EBRD Başekonomisti Guriev, Çin ve ABD arasında belirginleşen ticaret  savaşı ve değişen ticaret ortamına yönelik görüşlerini paylaştı.
 
ABD ticaret politikasının nasıl değişeceğini tahmin etmenin çok zor  olduğunu vurgulayan Guriev, ticarete, toplumsal içerikli politikaların eşlik  etmesi gerektiğine inandıklarını söyledi.
 
Guriev, dünya çapında milyonlarca insanın yoksullukla mücadele  ettiğini belirterek, bu kapsamda ticaretin, kalkınma ile küresel yoksullukla  mücadele için temel itici güç olduğunu dile getirdi.
 
Türkiye'nin, diğer gelişmekte olan piyasalar gibi ticarette bağımlı  olduğunu anlatan Guriev, şunları ifade etti:
 
"Türkiye'nin ana ticaret partneri Avrupa. Bu nedenle Avrupa  piyasalarına erişim Türkiye için çok önemli. Avrupa piyasalarına Türkiye'nin  entegrasyonu, diğer ticaret ve yatırım partnerleriyle ilişkiler de dahil her  türlü konu için büyük önem taşıyor. Biz Türkiye ve Avrupa Birliği arasındaki  ticari ilişkilerde herhangi bir bozulma görmüyoruz. Bu anlamda, mevcutta Çin'i  odağına alan ABD ticaret savaşı, Türkiye ile direkt olarak bağlantılı değil ancak  biz dünya çapında korumacılık eğiliminin artmasından endişeliyiz. Türkiye,  gelişmekte olan ülkelerden yatırım çekebilme ve destekleme konularında ticari  ilişkilere bağımlı. Bu nedenle de ticaret savaşları konusunda iyi konsantre  olmalı diye düşünüyorum."

"TÜRK EKONOMİSİNİ DESTEKLEME NOKTASINDA KARARLIYIZ"
 
Guriev, EBRD'nin Türkiye ekonomisine sunduğu katkılara değinerek, EBRD  olarak Türkiye ekonomisinde en önemli öncelikleri geliştirmek için çalıştıklarını  dile getirdi.
 
Türkiye'nin, iş birliği içinde oldukları en büyük ülkelerden biri  olduğunu anlatan Guriev, şöyle devam etti:
 
"Türkiye'de birçok sektörle birlikte çalıştık. Türkiye için enerji  verimliliği büyük önem arz ediyor. Biz, Türkiye'de enerji verimliliğinin  artırılması sürecine birçok yoldan katkı sağlıyoruz. Bu yıllar alacak bir konu.  Diğer taraftan yeni finansal araçlar ve finansal piyasaları geliştirmek için  finansal sektöre de yatırım yapıyoruz. Aynı zamanda daha inovatif ve yüksek katma  değer geliştirmeye çalışarak endüstri sektörüne yatırım yapıyoruz. Sığınmacıların  Türkiye ekonomisine entegre olması noktasında da katkı sunarak, sığınmacılardan  kaynaklanan zorlukları dengelemeye çalışıyoruz. Biz aynı zamanda Türkiye  ekonomisinin enerji verimliliği noktasındaki çalışmalarını destekliyoruz.  Türkiye'nin ticaret ve uluslararası yatırımlar noktalarında diğer ülkelere  entegrasyonunu destekliyoruz. Türkiye ekonomisinin büyüme modelini destekleyecek  birçok nokta bulmak mümkün. Bu noktada Türk ekonomisini destekleme noktasında çok  kararlıyız."
 
Guriev, Türkiye ve Rusya ilişkilerine yönelik değerlendirmelerde de  bulunarak, "Türkiye ve Rusya, Türkiye ve Avrupa Birliği gibi birbirine çok  bağımlı iki ülke. Rusya ve Türkiye'nin ekonomik ve insani anlamda birbirine çok  yakın bağlantıları var. Özellikle mimari ve turistik anlamda ekonomik ilişkiler  çok güçlü. Bu nedenle ben her iki ülkenin birbirine iyi entegre olduğunu  düşünüyorum." ifadelerini kullandı.
 
Guriev, Türkiye ekonomisinin demografik özelliklerinden de  faydalandığını aktararak, "Birçok insan Türkiye'de genç nüfusun entegrasyonunun  zorluk olduğunu düşünüyor. Biz, hükümetin eğitim sektöründe dönüşümüne ilişkin  taahhütlerinden memnunuz ancak gelişmekte olan Avrupa'da birçok insan, Türkiye'de  kendilerine ters olan bu demografik trend hakkında endişe duyuyor. Aynı zamanda  Rusya, Afrika ve Avrupa'ya yakınlık anlamındaki mükemmel jeopolitik  konum,Türkiye'nin güçlü yanları arasında bulunuyor." değerlendirmelerini yaptı.
 
Türkiye'de enflasyonun ise en önemli zorluklardan biri olduğuna  inandıklarını dile getiren Guriev, konuşmasını şöyle tamamladı:
 
"Türkiye'de kalkınma ve uzun dönemde piyasaların Türk lirası cinsinden  finansal araçlarla desteklenmesi için daha düşük enflasyon gerekli. Dünya çapında  enflasyonun para politikası yoluyla kontrol edilmesi konusunda fikir birliği  vardır ve bu da eğer enflasyonu düşürmek istiyorsan, faizlerin artırılması  gerektiği anlamına gelir. Birçok ülkenin enflasyonu düşürmek için faizleri  artırma yoluna gittiğini görüyoruz.
 
Türkiye'nin problemi çift haneli enflasyon. Her ülkede farklı  problemler mevcut. ABD'nin problemi farklı, Yeni Zelanda'nın problemi farklı.  Gelişmekte olan ülkeler uzun süredir enflasyonla mücadele ediyor, bu sadece  Türkiye'nin problemi değil. Diğer gelişmekte olan ülkeler de taahhüt ettikleri  enflasyon hedefi ve enflasyonu düşürecek para politikaları aracılığıyla  enflasyonla mücadele ediyor. Bu konuda çok fazla çalışmak gerekiyor. Son yıllarda  birçok ülke bu konuyla mücadele ediyor. Gelişmiş ülkeler ise enflasyon hedefini  tutturma konusunda daha başarılı."
 
"DİNAMİK ÖZEL SEKTÖR TÜRKİYE'NİN EN GÜÇLÜ YANI"
 
Sergei Guriev, Türkiye'nin en önemli ve en güçlü yanının, çok büyük  holdinglerin yanı sıra KOBİ'leri de içinde barındıran dinamik özel sektör  olduğunu söyledi.
 
Özel sektörün ekonomiye sunduğu katkılardan bahseden Guriev, "Özel  sektör bankaları, birçok sosyal ve kalkınma alanındaki zorlukların bankalar  aracılığıyla çözülebileceğine ve çözülmesi gerektiğine inanıyor. Bu anlamda özel  sektörün ekonomik kalkınma için sorumluluk alması da memnuniyet verici. Ben bunun  Türkiye'nin en önemli güçlü yanı olduğunu düşünüyorum." diye konuştu.





14:5991.259
Değişim :  0,11% |  101,89
Açılış :  91.226  
Önceki Kapanış :  91.157  
En Yüksek
91.393
En Düşük
90.695