`Türkiye`de kriz ortamı yok`

20.04.2015 14:26

Son güncelleme : 20.04.2015 14:34

İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Özince "Türkiye`de bir kriz ortamı olduğunu zannetmiyorum. Öyle bir şey hissetmiyoruz" dedi.



Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince, "Türkiye'de bir kriz ortamı olduğunu zannetmiyorum. Öyle bir şey hissetmiyoruz" dedi.

Ersin Özince, Vodafone Türkiye'nin ana sponsorluğunda, Capital ve Ekonomist Dergileri'nin öncülüğünde düzenlenen CEO Club Dijital Bankacılık Zirvesi'nin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

"Yeni neslin bankacılık sektöründe havale gibi bazı işlemlerin ücretli olmasını kabul etmediği, bunu aşmak için neler yapılabileceği" sorusu üzerine Özince, "Keşke her karşılığını alabildiğimiz hizmete ücret veriliyor olsa" dedi.

Bankacılıkta ciddi rekabet olduğuna işaret eden Özince, şöyle konuştu:
 
'FİYATTAN ŞİKAYET ETMEK ÇOK SAÇMA'

"Yıllarca dedik ki 'İsteyenler ücretsiz kredi kartı alsın'. Buna rağmen bu bankacılık dünyada eleştirilirken, bize bu hoş geldi. İktidarı ve muhalefeti bu işi beğendi. O kadar pahalıya mal oldu ki bu bize. Mali sektörün gelişmesine o kadar çok ihtiyacımız varken, çok daha önemli hususları bunun arkasına koyduk. Bedavaya ürün gelişimi olmaz. Fiyattan şikayet etmek çok saçma. Fiyatın çaresi piyasadır. Meslek hayatım boyunca şahit olduğum bir tane rekabeti engelleyici hareket olmamıştır. Çatır çatır rekabet vardır. Düşünebiliyor musunuz, bir uçta dünyanın en büyük yatırımcıları ve diğer uçta devlet kuruluşları... Türkiye'deki bazı yanlış uygulamalar olmakla beraber, dosya ücreti gibi, bunlar başka eksiklikleri dengelemek içindi. Bu konuda kötü bir algı var ve ne yazık ki tüketici burada bir kez daha istismar ediliyor. Bu defa da bunun hukuki takibini yapanlar arasında istismarcılar var. Piyasa kendini regüle ediyor."
 
'SEKTÖR YÜZDE 10'UN ÜZERİNDE BÜYÜYEBİLİR'

Türkiye'de bankacılık sektörünün herhalükarda uluslararası emsallerine nazaran daha iyi büyüdüğünü belirten Özince, geçen yıllardaki kadar olmasa da bankacılık sektörünün yüzde 10'ların üzerinde büyüyebileceğini söyledi.

Bankacılık sektöründe giderek sermayedarın, özellikle de özel sermayedarın artık yavaşlamaya başladığına dikkati çeken Özince, "Yavaşlamanın da bana göre nedenleri Türkiye'nin istikrarsızlıkları, belirsizlikler... Hele şu seçimleri geçelim, yeni parlamenter aritmetiği görelim, ekonomi yönetimini görelim, ondan sonra tahmin ediyorum doğru değerlendirmeler yapmak mümkün olacak. Ama sonuç itibariyle bankacılık, girenlerin dahi karını transfer edemediği bir alan olduğu için, yani ne kadar çok 'Para kazandı' diye yazsanız yatırımcısı için o kadar cazip bir sektör olmaya devam etmiyor" ifadelerini kullandı.

'KISITLAMALAR SONUÇ VERMİYOR'

Tüketici kredilerinin ihtiyaç tarafında artış olduğu ve bu trendin devam edip etmeyeceğine yönelik soruya Özince, "Ben prensip olarak kısıtlamaların çok sonuç verdiğini düşünmüyorum. Çünkü bir finansman ihtiyacı varsa bu banka üzerinden değilse satıcı üzerinden karşılanmaya çalışılır. Yani bunun bir çaresi bulunur; illa bankadan kredi almak şart değil. Ama sonuç itibariyle şunu gördük ki üretmeden tüketen bir toplum olmanın sürdürülebilirliği yok ve yavaş yavaş da hız kaybediyoruz" yanıtını verdi.

'KURLA İLGİLİ ENŞİEM VAR'

"Var tabii. Herkesin ne kadar varsa benim de o kadar var. Tabii ki uluslararası dalgalanmalara en fazla maruz kalan bir ülke olmak, hele finans alanında, yatırım alanında iş yapanlar açısından çok daha riskli. Ama bunun çaresi de mali sektörümüzün derinleştirilmesi ve tabii ki hepimizin istikrara inanması. Herkesin sürekli istikrara omuz vermesi lazım. Yani sandalı sallamanın hiçbir faydası olmadığını görüyoruz. Önemli olan sandalın dengeli olmasıdır. O da mali sektörün derinliğidir. Mali sektörümüz son derece sığ. Bu sadece dövizde değil, borsada da kendini sürekli gösteriyor."

 





11:3990.838
Değişim :  -0,35% |  -319,06
Açılış :  91.226  
Önceki Kapanış :  91.157  
En Yüksek
91.380
En Düşük
90.695