TÜSİAD`dan asgari ücret açıklaması!

26.12.2018 10:16

Son güncelleme : 27.12.2018 10:08

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, "İş dünyası için asgari ücret tespitinin 2 bin 20 TL olması, oran itibarıyla yüzde 26 civarında olması çok olumlu bir gelişme oldu" dedi.



AA

Türk Sanayicileri ve Ä°ÅŸ Ä°nsanları DerneÄŸi (TÜSÄ°AD) Yönetim Kurulu BaÅŸkanı Erol Bilecik, Anadolu Ajansı (AA) Finans Masası'na konuk oldu.
 
Ä°niÅŸ çıkışların bol olduÄŸu bir yılın geride bırakıldığını belirten Bilecik, dış dünyadaki konjonktürel olumsuz etkilerin sistemin içinde olduÄŸunu, hem küresel anlamda hem de içerde belirsizliklerin yaÅŸandığını kaydetti.
 
Bilecik, ekonomiyi tekrar iyi noktaya getirmenin önemli bir sabır iÅŸi olduÄŸunu vurgulayarak, ÅŸunları dile getirdi:
 
“Özellikle gerek kurdukları iletiÅŸim biçiminden gerekse samimi çabaları açısından Hazine ve Maliye Bakanımıza, kurmaylarına ve bütün ekibe, iÅŸ dünyası olarak teÅŸekkürlerimizi iletiyorum. Bu sabır iÅŸi bunun da farkındayız. Hızla artık kararların alınması gerekiyor. GeçmiÅŸi deÄŸiÅŸtiremeyiz, ileriye bakmak için de geçmiÅŸten iyi dersler alabileceÄŸimiz bir yılı kapatıyoruz. Her yıl baÅŸlarken aslında kendi içindeki mesajı umut ile baÅŸlamak. Biz aslında 2018’e de öyle baÅŸladık ama maalesef sıkıntı ile kapattığımız bir yıl oldu. 2019 yılı için beklentilerimiz yüksek. Sayın Berat Albayrak’ın zaman zaman altını çizdiÄŸi gibi bir çıpaya ihtiyacımız olduÄŸunu düÅŸünüyorum. Bu çıpa güçlü kurumlardır. Kural temelli politika yapımları da önemlidir.”
 
“İŞ DÜNYASI VERÄ°LEN DESTEKLERDEN MEMNUN”
 
Asgari ücretin açıklandığını anımsatan Bilecik, “Ä°ÅŸ dünyası için asgari ücret tespitinin 2 bin 20 TL olması, oran itibarıyla yüzde 26 civarında olması çok olumlu bir geliÅŸme oldu. Enflasyon oranlarının üzerinde artış olması olumlu, ama yeter mi? Derseniz tabii ki yetmez. (TeÅŸvikler) Yaraların sarılması anlamında iyi bir katkı olduÄŸuna inanıyorum.” dedi.
 
Bilecik, iÅŸverenin de daha önemli üretim gücüne sahip olması, katma deÄŸeri yüksek daha önemli iÅŸ ve yatırım yapma iÅŸtahını da destekleyebilecek ÅŸekilde bir takım teÅŸviklerin verilmesinin de önemli olduÄŸunu aktararak, mesajları aldıklarını, olumlu geliÅŸme olarak gördüklerini söyledi.
 
Ä°ÅŸverenlere saÄŸlanan teÅŸviklere iliÅŸkin soru üzerine Bilecik, “Piyasalar için ÅŸu ana kadar alınan gerek tedbirler gerekse teÅŸvikler açısından iÅŸ dünyası verilen desteklerden memnun. Bu teÅŸvik ve destekler doÄŸrultusunda da en azından aÄŸustos başından ÅŸu ana kadar yaÅŸadığımız dalgalanmanın önemli kısmının bertaraf edildi.” diye konuÅŸtu.
 
“2019 YILINDA SIKI PARA POLÄ°TÄ°KASI SÜRDÜRÜLMELÄ°”
 
Bilecik, özellikle enflasyon açısından bakıldığında sıkı para politikasında olumlu adımların atıldığını ifade ederek, “Faizlerin gerektiÄŸinde artırılıyor olması vesaire… Bunun 2019 yılında da kararlılıkla sürdürülmesi gerekiyor.” dedi.
 
 Mali disiplinin bütçenin toplam tespiti ve iÅŸin yürütülmesi için en önemli tespit olduÄŸuna ve çok baÅŸarılı adımların atıldığına dikkati çeken Bilecik, 2019 yılında buna en ufak toz zerresi gelmeden devam ettirilmesinin önemli olduÄŸunu söyledi.
 
 Bilecik, sadece bir noktada hem zamana hem de desteÄŸe ihtiyaç olduÄŸuna iÅŸaret ederek, “Bankacılık sektöründeki özellikle sıkıntılı olan bilançolarda, daha doÄŸrusu kredilere bir miktar farklılık getirilebilir mi? Bu anlamda arka planda bu çalışmaların yapıldığını tahmin ediyorum ama kamuoyuyla paylaşılacak düzeye gelen bir çalışma varsa onun paylaşılması gerek. Bankacılık sektöründe ilgili yatırım mekanizmalarına destek olabilecek bütün mekanizmaların saÄŸlıklı hale getirilmesi gerek.” diye konuÅŸtu.
 
 "ZAMANI Ä°YÄ° DEĞERLENDÄ°RMEMÄ°Z GEREK"
 
 Ekonominin en önemli kaldıraçlarından birinin yabancı yatırım olduÄŸunu belirten Bilecik, yatırımın getirisinden çok bu yatırımın uzun vadeli emin adımlarla yürüdüÄŸünden emin olunmasının önemli olduÄŸunu söyledi.
 
 Bilecik, uluslararası finans kuruluÅŸlarının neredeyse tamamında gelecek yıl dünya ekonomisinin bir miktar küçüleceÄŸi konusunda hem fikir olduÄŸunu anlatarak, emtia fiyatlarının geçen yıla göre büyük artışlar göstermeyeceÄŸi, Fed’in faiz artırımı konusunda aceleci olmayacağı mesajlarının alındığını söyledi.
 
 Dış küresel geliÅŸmelerin tamamının geliÅŸmekte olan ülkeler için zaman kazandırıcı olacağını aktaran Bilecik, “Önümüzde sorunlarımızı çözme adına daha rahat, iyi bir zaman var. Eskilerin çok hoÅŸ sözü var, vakit nakittir. Bu zamanı iyi deÄŸerlendirmemiz gerek. 2019’da sürdürülebilir yüksek büyüme çok önemli. Bu moda gireceÄŸimizi düÅŸünüyorum. Bunun da birinci ÅŸartı verimli gidiÅŸat. Bunun da ana faktörü reformları yapısal reformlarla ortaya koymak.” dedi.
 
Türkiye ekonomisinin makroekonomik göstergelerinin 2018 yılı performansına deÄŸinen Bilecik, yılın başında iÅŸ dünyası olarak yüzde 4-5 civarında dengeli büyüme konusunda hem fikir olduklarını ancak gelinen nokta itibarıyla maalesef büyüme rakamlarında sapma olduÄŸunu söyledi.
 
Bilecik, bu tespiti yaparken güvendikleri en önemli kaldıraçlardan birisinin ihracat rakamları olduÄŸunu ifade ederek, ihracat rakamlarının olumlu geliÅŸmeler dahilinde olduÄŸunu ama aÄŸustos itibarıyla baÅŸlayan kur ÅŸokları ve buna baÄŸlı olarak yaÅŸanan bütün geliÅŸmelerin, olması gereken sıkılaÅŸtırıcı tedbirlerle, iç talepte beklenenin ötesinde gerilemenin görüldüÄŸünü dile getirdi.
 
Ä°ÅŸ dünyası için ne rahat ne de ucuz olmayacağını aktaran Bilecik, ÅŸunları kaydetti:
 
“Birçok sektörde nakit sıkışıklığı ön plana çıkmış vaziyette. Ä°ÅŸ dünyasının en çok sıkıntılı olduÄŸu noktalardan birisi kredi daralması. 2018’in ikinci yılın yarısına damgasını vuracak geliÅŸmeler olarak bu üç noktayı paylaÅŸabilirim. Ama tekrar ÅŸunun altını çizmek istiyorum; bir sıkı para politikası, iki mali disiplinin devamı ve enflasyon ile mücadelede son derece baÅŸarılı çalışma yapan yönetiÅŸim, hükumet sistemimiz var. Reel sektörün finansmana eriÅŸim problemi mutlaka çözülmesi gerek. Bunun için de banka bilançolarında gerekli temizliÄŸin ve rahatlığın önünün açılması gerek.
 
Uzun dönemlerdir beklediÄŸimiz bankalarda stres testlerinin ne durumda olduÄŸu konusunda belki yine piyasaya, pazara beklentilerin verilmesi gerek. Özellikle ekonomide başınıza gelenlerden daha öte onlarla nasıl mücadele ettiÄŸini daha önemli. Şu ana kadar bu dalgalanmayı biz kontrol altına aldık. Artık önemli olan büyümeyi nasıl gerçekleÅŸtireceÄŸimizi tartışacağımız günlere geçiyoruz.”
 
"KÜRESEL GELİŞMELERDE ÖNEMLÄ° BÄ°R RÜZGAR SANKÄ° ARKAMIZA GEÇECEKMİŞ GÄ°BÄ° GÖZÜKÜYOR"
 
Bilecik, 2019 yılı için makro ekonomik beklentilerini de paylaÅŸtı.
 
GeçmiÅŸ dönemlere bakıldığında sürekli olan bir büyüme olgusunun altını çizdiklerini belirten Bilecik, “Yaptığımız bütün çalışmalarla beraber TÜSÄ°AD’daki çok deÄŸerli ekonomist arkadaÅŸlarla beraber de yaptığımız çalışmalarda önümüzde sanki iki senaryo gözüküyor 2019 yılı içerisinde. Bunlarda bir tanesi ki nispeten ben bu senaryoya hem yakınım hem de fazlasıyla destekliyorum. Hızlıca ekonominin büyümeye döndüÄŸü yani hızlıca nispeten ama belki çok büyük büyümelerden bahsetmiyoruz ama ekonominin büyümeye döndüÄŸü, politika adımlarının daha hızlıca atılabildiÄŸi küresel finansal koÅŸulların da bizim gibi geliÅŸmekte olan ülkelerin büyümelerine destek verebileceÄŸi bir senaryo. Bence önemlice bu anlamda üzerinde konuÅŸabileceÄŸimiz noktalardan bir tanesi.“ ifadelerini kullandı.
 
“Yani bir anlamda özellikle küresel geliÅŸmelerde önemli bir rüzgar sanki arkamıza geçecekmiÅŸ gibi gözüküyor.“ diyen Bilecik, ÅŸöyle devam etti:
 
“TÜSÄ°AD olarak bizim senaryomuzda 2019'da yüzde 1'ler civarında bir büyüme enflasyonun da yüzde 17'ler civarında olacağını öngörüyoruz. Burada ama bu çizgiler dahilinde baktığımız zaman istihdam özellikle tabii daha geriden gelen bir nokta olduÄŸu için belki hala 2019 hedeflere yeteri kadar eriÅŸememiÅŸ bir senaryo ortaya çıkabilir.
 
 Bunun dışındaki senaryo daha negatif daha ihtiyatlı bir senaryo, daha uzun vadede büyümenin yavaÅŸ yavaÅŸ geriye döndüÄŸü bir senaryo. Bu da olabilir nihayetinde ama dediÄŸim gibi ilk senaryoyu hem Türkiye’ye daha çok yakıştırıyorum hem de böyle olabileceÄŸini özellikle de 2019’un ikinci dönem itibariyle hem dünyadaki bu konjektörel geliÅŸmelerden bir rüzgar alacağımızı ve bu zamanı da iyi kullanarak da devam edeceÄŸini düÅŸünüyorum.
 
“Ä°KÄ°NCÄ° 100 GÜNLÜK PLANLARINI DA OLUMLU GÖRÜYORUZ”
 
Bilecik, büyüme ve ekonomiyi canlandırmak adına alınan tedbirleri fevkalade olumlu bulduklarını vurguladı.
 
 Ä°kinci 100 günlük planlarını da olumlu olduÄŸunu gördüklerini ancak bunların artık daha uzun vadeli olması gerektiÄŸini dile getiren Bilecik, “Bizim kısa vadede herhangi bir seçim ekonomisi kaygısının kati süratle olmadığı, uzun vadeli baktığımız zaman taÅŸların daha fazla oturduÄŸu yani artık geliÅŸmekte olan ülkelerde üst sıralarda yer alan hatta onun bu anlamda liderliÄŸini yapabilecek bir ekonomik kabiliyeti de yer alabilecek kararlarla devam eden bir ülke konumunda olmamız gerekir.” diye konuÅŸtu.
 
 2010’da zorlu bir süreç görülebileceÄŸini aktaran Bilecik, “2019’da biraz diÅŸimizi sıkacağımız bir süreç yaÅŸanacak ama bu uzun vadeli bakıldığı zaman Türkiye hakikatten o eski muazzam günlere geri dönebileceÄŸi güzel hikayeler yazabileceÄŸi süreci rahatlıkla baÅŸarabilecek bir kapasiteye sahip. Bundan en ufak bir kuÅŸkumuz yok.” dedi.
 
“POPÜLÄ°ST DALGANIN DAHA FAZLA ESTİĞİ BÄ°R DÖNEMDEYÄ°Z”
 
Erol Bilecik, küresel geliÅŸmelere ve bunun ülke ekonomisine  yansımalarına iliÅŸkin de deÄŸerlendirmelerde bulundu.
 
1990’lı yıllardan sonra küreselleÅŸmenin dünyayı muazzam derecede  yönlendirdiÄŸini ancak artık küreselleÅŸmenin bir miktar geriye çekildiÄŸi bir  sürecin yaÅŸandığını dile getirdi.
 
KüreselleÅŸmeye daha dikkatli bakılması gerektiÄŸini altını çizen  Bilecik, popülist dalganın daha fazla estiÄŸi bir dönemde bulunduÄŸumuza iÅŸaret  etti.
 
Özellikle dijital dönüÅŸümün, ve önemli teknolojik geliÅŸmelerin hem  rekabetteki koÅŸullarını hem de yaÅŸam koÅŸullarını deÄŸiÅŸtirdiÄŸini belirten Bilecik,  “Çok temel olan bir ÅŸey var bu dijital dönüÅŸümün sunduÄŸu önemli faydaların  yanında ister istemez bir dezenformasyon iklimi oluÅŸtu. Acaba hangi bilgi doÄŸru  hangi bilgi eksikler var? Bunlar da yıkıcı siyasal eÄŸilimlerin sanki  nedenlerinden bir tanesi oldu. Tamamını buna baÄŸlamak mümkün deÄŸil ama nedeni. “  ÅŸeklinde konuÅŸtu.
 
TÜRKÄ°YE’NÄ°N AB ÜYELÄ°K SÜRECÄ°
 
Türkiye’nin AB üyeliÄŸinin vazgeçilmez bir hedef olması gerektiÄŸini  vurgulayan Bilecik, ÅŸunları kaydetti:
 
“Bakın BM Güvenlik Konseyi’nde daimi üye olan 5 ülke var. Bunların 4  tanesini önüne birer sıfat takarak söylesem tahmin ediyorum herkes hemfikir olur.  Çin-Rusya otoriter rejim dediÄŸimiz zaman tahmin ediyorum herkes hemfikir olur.  Bugün ABD, hakikatten popülist bir yaklaşımla neredeyse yönetiliyor. Ä°ngiltere’de  de sanki popülizm tarafında bir hizaya getirilme durumu oldu. Bugün iÅŸ dünyası  olarak baktığımız zaman bütün emsallerimiz ile görüÅŸtüÄŸümüzde Brexit’in  gerçekleÅŸme ihtimali sıfıra yakın olarak görülüyordu.
 
Dolayısıyla sanki demokrasi bir çok ülkede bunların içinde G20 baÅŸta  olmak üzere sanki bir sınavdan geçiyor. Ama ben bize bakıyorum olumsuz deÄŸil  olumlu örneklerden yol almamız ve kendi olumlu çizgimizi ortaya koymamız gerekir.  2 ana noktanın altını çizmek isterim, kurallara dayalı liberal demokratik dünya  bizim içinde yer almamız gereken dünya ve ya o dünyaya bizim emin adımlarla  girmemiz gerekir. Ben o noktada çok önemli sıkıntılara raÄŸmen TÜSÄ°AD’ın neredeyse  kurulduÄŸu ilk günden beri Türkiye’nin AB üyeliÄŸinin vazgeçilmez bir hedef olması  gerektiÄŸine inanıyorum.”
 
UzlaÅŸmanın asla yenilgi olmadığını belirten Bilecik, ABD ile olumlu iliÅŸkilerin geliÅŸmesinin, ekonominin parametrelerinin rahatlaması açısından yüzde 100 avantaj olduÄŸunu söyledi.
 
GeçmiÅŸ dönemlere de bakıldığında Türkiye'nin yönünün hep batıya döndüÄŸünü anlatan Bilecik, elbette komÅŸu ülkelerden tutun dünyanın her ülkesine, her yönüyle çok olumlu iliÅŸkiler ve ticareti yükseltebilecek her türlü çabanın sonuna kadar içinde olunması gerektiÄŸini dile getirdi.
 
Bilecik, Türkiye'nin ana yönünün batı ve transatlantik olması gerektiÄŸini, iliÅŸkilerin düzgün olmasının her zaman Türkiye'nin elini kuvvetlendireceÄŸini kaydetti.
 
Özellikle ABD ile iliÅŸkilerin olumlu çizgide olduÄŸuna iÅŸaret eden Bilecik, "90 yıllık bir müttefiklikten bahsediyoruz. Ülkeler arasındaki iliÅŸkilere bakıldığında ana tema genellikle menfaat, çıkar iliÅŸkisidir. Bu yanlış bir tespit deÄŸildir. Ülkemizin milli menfaatleri doÄŸrultusunda bu çizgi dahilinde olumlu iliÅŸkileri köpürterek devam etmemiz gerekir. Sosyal ve ekonomik refahımız için bunlar gereklidir." ifadelerini kullandı.
 
"YATIRIM YAPMA İŞTAHI KABARDI"
 
TÜSÄ°AD BaÅŸkanı Bilecik, iÅŸ dünyası için en önemli tehdidin yüksek enflasyon olduÄŸunu belirtti. Yüksek enflasyonun bir çıktısı olarak da yüksek faizin beraberinde geldiÄŸini söyleyen Bilecik, bununla beraber yapısal sorunların da altının çizilmesi gerektiÄŸini ve bunların kendi içlerinde birbirinden kopuk olmadığını ifade etti.
 
Finansman maliyetlerinin bu kadar yüksek olmasına raÄŸmen gerek içeride iÅŸ dünyasında gerekse yabancı yatırımcılarda güçlü yatırım yapma iÅŸtahı olduÄŸunu vurgulayan Bilecik, "Yatırım yapma iÅŸtahımız yükseliyor. 2018 sonu itibarıyla iÅŸ dünyasının nabzını tutsanız; herkeste yatırım yapma iÅŸtahı kabarmış durumda. Bunun içinde iÅŸ yapabilme ortamının biraz daha düzeltilmesi gerekir." diye konuÅŸtu.
 
Bilecik, Türkiye'nin borcunu ödeme konusunda her zaman için karnesinin son derece saÄŸlam olduÄŸunu vurguladı.
 
Türkiye'nin daha öngörülebilir ve güven verici bir yapıya ihtiyacı olduÄŸunun altını çizen Bilecikgeçtik, "Özellikle 2001 yılı sonrasında yapılan bütün reformlarda özellikle denetim ve düzenlemeden sorumlu olan kurumların ÅŸeffaf ve kural bazlı yönetimiyle Türkiye'ye muazzam sermaye rallisi olmuÅŸtu. Önümüzde böyle bir pratik var." ifadelerini kullandı.
 
Bilecik, bugün yatırımların önündeki en büyük engelin belirsizlik olduÄŸunu, ekonominin güven üzerine kurulan bir yapı olduÄŸunun tekrardan netleÅŸtirilmesi gerektiÄŸini belirtti.
 
 Halihazırda Türkiye'de yatırım yapmış yabancı yatırımcıların memnun olmasının ve yatırımlarını geniÅŸletmesinin de önemli göstergelerden olduÄŸunu anlatan Bilecik, "Özellikle mevcut yatırımcıları kati surette ürkütmememiz gerekir. Çünkü onlar eldeki kuÅŸ. Eldeki kuÅŸu kaybetmiyor olmamız gerekir." dedi.
 
"KREDÄ° DARALMASI REEL SEKTÖRÜN EN BÜYÜK SORUNU"
 
TÜSÄ°AD BaÅŸkanı Bilecik, iÅŸ dünyasının bankaların zaman zaman kredi musluklarını kapattığına yönelik eleÅŸtirilere hakkında, ÅŸu deÄŸerlendirmelerde bulundu:
 
 "Ä°ÅŸ dünyası kendi objektifliÄŸini kaybetmemeli. Her zaman empati kabiliyeti yukarıda olmalı. Bir ÅŸey talep ederken, bir miktar da olsa kendinizi karşı tarafın yerine koymalısınız. Bankacılık sistemindeki sıkıntıların tespitini yapmamızda fayda görüyorum. Bugün iÅŸ dünyasının en çok sıkıntıda olduÄŸu ana gündem maddesi krediye saÄŸlıklı bir ÅŸekilde ulaÅŸamamak. Kredinin maliyetinden çok krediye ulaÅŸmadaki sıkıntılar öne çıkmış durumda."
 
Bilecik, bugün TL kredi tarafında kredi/mevduat oranının yüzde 150 seviyelerine bulunduÄŸunu, bugün bu oranın dünya ortalamalarının yüzde 80 civarında olduÄŸunu söyledi.
 
 Bankaların bilançolarına bakıldığında 100 liralık mevduatına karşılık 150 liralık kredi verdiÄŸini belirten Bilecik, "Aslında bankalarımız sıkıntının içindeler. Bunun normalleÅŸmesi gerekir. Kredi daralması reel sektörün en büyük sorunu. Burada ister istemez yeteri kadar kredi bulamamak kredi faiz oranlarının da dengelenmesini saÄŸladı. Gönül böyle arzu etmezdi ama tespitimiz bu yönde. Banka bilançolarındaki sıkıntılı kredilerinin temizlenmesine iliÅŸkin belki arka tarafta çalışılıyordur ama biz kamuoyu olarak bunu daha iÅŸitmedik. Banka bilançolarındaki sıkıntılı kredilerin mümkün olduÄŸunca hızlıca normale  döndürülmeli. Bu dünyanın her yerinde defalarca yapıldı. Bu gerçekleÅŸirse reel  sektör de daha rahat finansmana eriÅŸebilir."
 
"KURDA SEVÄ°YEDEN ZÄ°YADE Ä°STÄ°KRARLI SEYÄ°R ÖNEMLÄ°"
 
Erol Bilecik, döviz kurunda seviyeden ziyade kurun istikrarlı seyrinin  daha önemli olduÄŸunu vurguladı. Dolar/TL'de açısından ÅŸu an içinde bulunulan  5,30-5,40 bandının fevkalade memnun edici olduÄŸunu söyleyen Bilecik, "7 TL  sınırlarına gelmiÅŸ bir dolardan bu seviyeleri görmek son derece olumlu. Asıl  deÄŸerli olan kurun seviyesinden çok nasıl bir istikrarda devam ettiÄŸidir." dedi.
 
"Yüksek dalgalar geldiÄŸi zaman kumdan kale olmamak lazım" diyen  Bilecik, ÅŸunları kaydetti:
 
"Finansa eriÅŸebilirlikte ana formül öngörülebilirlik. Ä°nsanlar  öngörülebilir bir piyasayı hissetmeye baÅŸladılar ve bunu görüyorlar ise o zaman  finansal istikrara eriÅŸim de kurun seviyesi de kendi içinde bir dengeye kavuÅŸur.  Şu anda bunun emarelerini alıyoruz. Ä°ÅŸ dünyası olarak bizim iki gözümüzün biri  ekonomide, diÄŸeri dış politikadadır.
 
Daha iyi olmaya çalışmayan daha iyi de olamaz. Bizim daha iyi olmamız  gerekir. Ä°ÅŸ dünyası ile kamunun daha iç içe olması gerekir. Şu anki gidiÅŸattan  memnunuz. 2019 yılının hayırlara vesile olmasını dilerim. 2019'un çok olumlu  çizgide baÅŸlayarak, keyifli bir umuda yolculuÄŸun yapıldığı, pozitif sürprizlerin  olduÄŸu, negatif sürprizlerin olmadığı bir yıl olmasını dilerim."





18:051.471
Değişim :  -1,13% |  -16,82
Açılış :  1.457  
Önceki Kapanış :  1.488  
En Yüksek
1.480
En Düşük
1.443
BIST En Aktif Hisseler18:05
ARTI 6,05 1.212.983 % 10,00  
MARTI 2,53 101.569.190 % 10,00  
TMPOL 19,91 13.460.580 % 10,00  
SUMAS 71,50 562.970 % 10,00  
CASA 236,80 29.951.611 % 9,99  
18:05 Alış Satış %  
Dolar 7,4212 7,4236 % 0,96  
Euro 8,9562 8,9715 % 0,17  
Sterlin 10,3095 10,3612 % 0,40  
Frank 8,1235 8,1725 % 0,51  
Riyal 1,9717 1,9816 % 0,87  
18:05 Alış Satış %  
Altın Ons 1.729 1.730 -40,35  
Altın Gr. 413 413 -5,48  
Cumhuriyet 2.794 2.836 34,00  
Tam 2.777 2.848 32,91  
Yarım 1.342 1.377 15,92  
Çeyrek 673 689 7,96  
Gümüş.Ons 26,57 26,61 -0,77  
Gümüş Gr. 6,35 6,35 -0,12  
B. Petrol 64,48 64,48 -1,64