TV reklamlarındaki sahte ürünlere aldanmayın

22.09.2016 11:08

Son güncelleme : 22.09.2016 12:09

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci "Reklamlara aldanıp 2 bin liralık cep telefonunu 300 liraya almak isteyenler dikkatli olmalı" dedi.



Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci,  son zamanlarda çeşitli televizyon ve radyo kanallarında piyasa fiyatından çok  daha düşük fiyata satıldığı iddialarıyla tablet bilgisayar, cep telefonu ve  benzeri teknolojik ürün reklamlarına yer verildiğini belirterek, reklamlara  aldanıp 2 bin liralık cep telefonunu 300 liraya almak isteyen tüketicilere  dikkatli olmaları uyarısında bulundu. 

Tüfenkci, "Tüketicinin aldığı malı orijinal olduğunu sanarak alması,  ancak orijinal çıkmaması, söz konusu malın ayıplı olarak kabul edilmesi sonucunu  doğuracaktır. Bu durumda tüketici, mağduriyeti için uyuşmazlık bedeline göre  tüketici hakem heyetine ya da mahkemeye başvurabilir ve para iadesi de dahil 4  seçimlik hakkından birisini kullanabilir." dedi.

Bazı TV kanallarında satışı yapılan ve orijinal olduğu iddia edilen  ürünler konusunda tüketicilerin yaşadığı mağduriyet ve atılacak adımlara ilişkin  AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Tüfenkci, son zamanlarda çeşitli  televizyon ve radyo kanallarında, piyasa fiyatından çok daha düşük fiyata  satıldığı iddialarıyla tablet bilgisayar, cep telefonu ve benzeri teknolojik ürün  reklamlarına yer verildiğinin gözlemlendiğini ifade etti.

Bakanlığa yapılan başvurulardan, bu tür ürünlerin tanıtımı, satışı ve  teslimatı aşamalarında önemli tüketici mağduriyetlerinin yaşandığının  anlaşıldığını ifade eden Tüfenkci, bakanlığının konuyla ilgili yapmakla yükümlü  olduğu denetim faaliyetlerini ara vermeksizin sürdürdüğünü, bununla birlikte  anılan ürünlere ilişkin reklamları değerlendirerek satın alma kararı verecek olan  tüketicilerin mağduriyet yaşamamaları için bu tür reklamlara karşı dikkatli  olunmasının önem arz ettiğini kaydetti.

Reklamlara aldanıp 2 bin liralık cep telefonunu 300 liraya almak  isteyen tüketicilere dikkatli olmaları uyarısında bulunan Tüfenkci, sözlerini  şöyle sürdürdü:

"Piyasadaki her ürün grubunda olduğu gibi, tablet bilgisayar, cep  telefonu ve benzeri ürünlerde de önemli kalite farkları vardır. Bu yüzden  tüketiciler, piyasa fiyatının oldukça altında satılan ürünleri değerlendirirken  bu ürünlerin kalite düzeyinin de pahalı olanlardan farklı olabileceğini göz  önünde bulundurmalıdırlar. Tüketicinin aldığı malı orijinal olduğunu sanarak  alması, ancak orijinal çıkmaması, söz konusu malın anılan ayıplı olarak kabul  edilmesi sonucunu doğuracaktır. Bu durumda tüketici, söz konusu mağduriyeti için  uyuşmazlık bedeline göre tüketici hakem heyetine ya da mahkemeye başvurabilir ve  para iadesi de dahil 4 seçimlik hakkından birisini kullanabilir.

Reklam boyutuyla bakıldığında, eğer söz konusu taklit ürünlerin,  orijinal olduğu iddia edilerek ve hatta taklit olduğu bilgisi verilerek dahi  muhtelif mecralarda reklam ve tanıtımı yapılıyorsa bakanlığımız bünyesinde  faaliyet gösteren Reklam Kuruluna şikayette bulunulabilir. Reklam Kurulu  tarafından hem reklam verene hem de mecra kuruluşlarına idari yaptırımlar  uygulanabilmektedir."

'ÜRÜNLERİN TANITIMINDAKİ 'GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI  ONAYLI” İFADE ONAY TEŞKİL ETMEZ'

Bakan Tüfenkci, Reklam Kuruluna ulaşan tüketici şikayetlerinden,  içeriğinde bitkisel bileşenler bulunan ve “gıda takviyesi” adı altında ithal  edilen ya da yurt içinde üretilerek satışa sunulan ürünlere ilişkin olarak  değişik mecralarda yayımlanan ticari reklam ve ilanlarda, söz konusu ürünlerin,  zayıflamaya veya kilo almaya yardımcı olduğunun, cinsel performansı artırıcı  birtakım özelliklerinin bulunduğunun ve başta kanser olmak üzere kolesterol,  şeker, tansiyon, sedef, egzama, kalp, karaciğer, üriner ve genital sistem  rahatsızlıkları gibi birçok hastalığı önleyebileceği veya tedavi edebileceği  yönünde etkilere sahip olduğunun iddia edildiğini söyledi.

Reklam Kurulunun bu tür reklam ve ilanlar üzerindeki incelemelerini  sürdürdüğünü kaydeden Tüfenkci, konuyla ilgili muhtemel tüketici  mağduriyetlerinin önlenmesine ilişkin şu görüşleri dile getirdi:

"Yürürlükte bulunan gıda mevzuatına ait hükümler çerçevesinde gıda  takviyesi niteliğindeki bir ürünün, tıp literatüründe hastalık olarak kabul  edilen ve hekim kontrolünde tedavi edilmesi gereken rahatsızlıkları önlemesi ya  da tedavi etmesi ve bu ürünlere ait reklamlarda, gerçekte tedavi edici  özelliklere sahip olsa dahi hastalık önleyici ya da tedavi edici iddialarda  bulunabilmesi mümkün değildir. Kaldı ki, Reklam Kurulu tarafından yapılan  incelemelerde, anılan reklamlarda ileri sürülen iddiaların çoğu zaman bilimsel  olarak ispatlanamadığı tespit edilmektedir. Dolayısıyla söz konusu ürünlere  ilişkin olarak yayınlanan ve herhangi bir hastalığı önlediği ya da tedavi ettiği  iddiaları içeren reklam ve ilanlara itibar edilmemesi, tüketicilerin ekonomik  çıkarları ve kamu sağlığı açısından büyük bir önem taşımaktadır.

Diğer taraftan, bahsi geçen ürünlerin tanıtımlarında 'Gıda, Tarım ve  Hayvancılık Bakanlığı onaylı' gibi ifadelerin de dikkatle değerlendirilmesi, bu  tür ifadelerin yalnızca üretim ya da  ithalat izni işlemlerine ilişkin olup söz  konusu ürünlerin bahsedilen etkileri göstereceğine ilişkin bir onay teşkil  etmediğinin bilinmesi gerekmektedir. Bu tür ürünlerin satış ve pazarlamasını  yapan ve bu amaçla tanıtım faaliyetinde bulunan reklam verenlerin, söz konusu  tanıtımlarında, bahsi geçen ürünlerin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca  verilen iznin dışındaki etki ve özelliklerine yer vermekten kaçınmaları ve  tanıtımını yapmış oldukları ürünlerinin içeriğinde bulunan maddelerin genel kabul  gören birtakım faydalarından bahsetme yoluyla ürüne ticari yönlendirme  yapılmasının da mevzuata aykırı olacağının bilinmesi gerekmektedir. Ayrıca,  anılan tanıtımlarda 'ilaç değildir' ya da 'doktorunuza danışınız' gibi ek  uyarıların yapılmasının da, söz konusu tanıtımların mevzuata aykırılığını  gidermeyeceğinin bilinmesi, reklam verenlerin idari yaptırımlarla  karşılaşmamaları noktasında önem arz etmektedir."

YARIŞMA PROGRAMLARI ARACILIĞIYLA YAPILAN DOLANDIRICILIKLAR

Bülent Tüfenkci, bugünlerde bakanlığa uydudan yayın yapan televizyon  kanallarında yayınlanan “Bul Kazan", "Bil Kazan", "Ara Kazan", "Kazan Sana” ve  benzeri yarışma programları aracılığıyla dolandırıcılık yapıldığına ilişkin pek  çok tüketici başvurusu ulaştığını bildirdi.

Tüfenkci, bakanlığa şu ana kadar ulaşan çok sayıda tüketici başvuru  içeriğine bakıldığında, söz konusu yarışmalarda sunucuların, çok basit soruları  bilmeleri karşılığında tüketicilerin birtakım hediyeler kazanacağını vaat ettiği,  tüketicilerin soruları cevaplamak için 0888xxxxxxx ya da 0898xxxxxxx gibi katma  değer servisli numaralarına yönlendirildiği, yayının alt yazısında “dakikası 2000  kuruştur” gibi ifadelerin yer aldığı, ancak ilgili mevzuat gereği TL olarak  yazılması gereken bedelin tüketici algısını yanıltarak daha ucuz gibi  gösterildiği, bazı yayınların alt yazısında ise ücretlendirme bilgisinin  verilmediği, anılan telefon hatlarında tüketicilere ücretlendirmenin sinyal  sesinden itibaren başlanacağı söylenmesine rağmen sinyal öncesinde de  ücretlendirme yapıldığı ve yayına bağlanmak isteyen tüketicilerin uzun süre hatta  tutularak yüksek faturalara maruz bırakıldığı, yayına dahi bağlanamadan telefon  hatlarının düştüğü ve herhangi bir hediye kazanılamadığının iddia edildiğini  kaydetti.

Söz konusu şikayetler üzerine Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından  geniş çaplı araştırmalar başlatıldığını bildiren Tüfenkci, katma değerli  elektronik haberleşme hizmetlerinin, genellikle yüksek ücretli tarifelerle ve  çeşitli içerikler sunacak şekilde sunulduğu için tüketicilerin söz konusu  hizmetlere yönelik olarak bilgilendirilmesi ve olası mağduriyetlerin önlenmesi  amacıyla 0888, 0898 ve 0900 olmak üzere 3 farklı alan kodunun belirlenerek 3  kategoriye ayrıldığını söyledi.

BAZI TELEVİZYON KANALLARI YAYIN LİSANSINA DAHİ SAHİP DEĞİL

Gümrük ve Ticaret Bakanı Tüfenkci, şöyle devam etti:

Ne var ki tüketicilerin birçoğunun şikayetine göre, söz konusu  kanallarda yayınlanan yarışma programlarında bu durum suistimal edilmekte,  mevzuata aykırı yayın yapıldığı iddia edilmektedir.
 
Söz konusu televizyon  kanallarının yayınlarında asıl sorumlular medya hizmet sağlayıcılar olup TÜRKSAT,  yayın lisansı olan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara uydu iletim hizmeti  vermekte ve yayın hizmetlerinin içeriği ile ilgili denetim yapmamaktadır. RTÜK'ün  ise programlara yayından önce müdahale etme veya programları yayından kaldırma  yetkisi bulunmadığı için ancak yayından sonra içeriği denetleme yetkisi  bulunmakta ve mevzuata aykırı yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara  idari para cezası, yayın durdurma ve yayın lisansının iptali gibi idari  yaptırımlar uygulayabilmektedir. Ancak bakanlığımıza şikayet edilen bazı  televizyon kanallarının yayın lisansına dahi sahip olmadığı tespit edilmiştir."

Tüfenkci, yayın kayıtlarının TÜRKSAT ve alt platform sağlayıcılar  tarafından tutulmadığının anlaşıldığını, yüksek fatura örneklerini bakanlığa  sunabilen tüketicilerin şikayetlerine konu yerel televizyon kanallarından (medya  hizmet sağlayıcıları) yayın kayıtlarının talep edildiğini belirterek, "Bu noktada  her ne kadar Reklam Kurulu konuyu reklam boyutuyla inceleyerek idari ceza tesis  etme yetkisini haiz olsa da, ilgili kanalların (özellikle yayın lisans ruhsatına  sahip olmayanların) muhataplarına ulaşılma sıkıntısı yaşandığından söz konusu  mağduriyetlerin artmaması için basın duyurusu yapılarak tüketicileri  bilinçlendirme çalışmalarına devam edilmektedir." dedi.





17:5891.157
Değişim :  0,51% |  459,91
Açılış :  91.032  
Önceki Kapanış :  90.697  
En Yüksek
91.419
En Düşük
90.591