Uzmanlar İngiltere`deki faiz artışını değerlendirdi

03.11.2017 12:18

Son güncelleme : 03.11.2017 17:47

İngiltere Merkez Bankası’nın yaklaşık 10 yıl aradan sonra ilk kez politika faizini artırma kararı almasının ardından piyasalarda düşük ekonomik büyüme, yüksek enflasyon ve zayıf tüketici talebi karşısında bankanın son adımının ne sonuçlar vereceği tartışılıyor.



AA

İngiltere Merkez Bankası (BoE) dün tüm zamanların en düşük seviyesi olan  politika faizini yüzde 0,25 seviyesinden 0,50’ye yükseltme karar aldı.

Her ne kadar beklenen bir adım olsa da bankanın enflasyon ve Para  Politikası Kurulu raporlarında, Brexit kaynaklı belirsizliklerin ekonomik görünüm  üzerinde etkilerinin olacağı vurgulandı. Raporlarda faiz enstrümanının şimdilik  sembolik bir anlam taşıyabileceğine de işaret edildi.

İngiltere Merkez Bankası 2016 yılı haziran ayında yapılan Avrupa  Birliği (AB) referandumunun ardından ekonominin resesyona girebileceği endişesi  ile politika faizini tüm zamanların en düşük seviyesi olan yüzde 0,25 seviyesine  çekme kararı almıştı. Aradan geçen süre içerisinde ülke ekonomisi resesyona  girmedi fakat İngiliz sterlininde devam eden değer kaybı, ithal ürünlerin  fiyatlarındaki artış, yükselen enflasyon, zayıflayan tüketici talebi ülkenin  makro ekonomik risklerini artırmaya devam etti.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları ise birbirini takip eder  şekilde Birleşik Krallık ekonomisinin görünümüne ilişkin uyarılarda bulunmayı  sürdürüyor. En son geçtiğimiz hafta ülkenin kredi notu ve görünümünü teyit eden  Standard & Poor’s (S&P) ve Fitch Ratings, Avrupa Birliği’nden çıkış sürecine  ilişkin artan belirsizliklerin ekonomik görünüme ilişkin riskleri artırdığını  belirtmişti.

Fitch, bankanın faiz artırım kararının ardından genel ekonomik  görünümüme ilişkin pek umut vadetmeyen bir bilgilendirme notu yayımladı. Bu notta   “Bankanın geçen yaz 25 baz puan faiz indirimi ile sağladığı parasal teşvik, son  artırım kararı ile bir miktar azaltılmış olsa da, faiz kararının geniş çapta  ekonomik etkisinin görülmesi olası değil. Brexit ve yatırımlara ilişkin  belirsizlikler nedeniyle önümüzdeki 12 ay içerisinde yeni bir faiz artırımı  beklemiyoruz.” ifadelerine yer verildi.

“GAZDAN AYAĞIMIZI HAFİFÇE ÇEKME ZAMANI GELDİ”

İngiltere Merkez Bankası Başkanı Mark Carney dün faiz artışı kararının  ardından yaptığı değerlendirmede, “İşsizlik 42 yılın en düşük seviyesindeyken,  enflasyon hedefimizin üzerinde seyrederken, ekonomi yeni ve daha düşük olan hız  limitinin üzerinde büyüme kaydederken gazdan ayağımızı hafifçe çekme zamanı  geldi.” demişti.

Merkezi Londra’da bulunan Insignis Cash Solutions Üst Yöneticisi Giles  Hutson’a göre bankanın faiz artırımı yönündeki kararı ekonomiyi olumlu yönde  destekleyebilir. Hutson, “Bankanın 10 yılın ardından politika faizini artırması  politika faizinin sonsuza kadar düşük seviyede kalamayacağını vurgulayan sağlıklı  bir hatırlatma. 25 baz puanlık artış Birleşik Krallık’ı sürdürülemez seviyede  olan düşük faiz ortamından çıkararak, tüketicilerin finasman (borç) balonundan  korunmasına destek olabilir.” yorumunda bulundu.

Birleşik Krallık’ta son yıllarda hızla artan tüketici borçlanmasının  altını çizen Hutson, “Faiz oranının artması topluma düşük faiz ortamının sonsuza  kadar sürmeyeceğini hatırlatacak ve daha uzun vadeli bir finansal planlama  yapılmasını sağlayacak.” dedi.

PricewaterhouseCoopers (PwC) Kıdemli Danışmanı Andrew Sentance ise,  “Para Politikası Kurulu ekonomik büyümenin bu sene görece hayal kırıklığı  yaratmasına rağmen politika faizini artırmakla doğru bir adım attı. Diğer  ekonomik veriler, özellikle sterlindeki değer kaybı nedeniyle yüksek seyreden  enflasyon ve düşük enflasyon da faiz artışını destekler nitelikte.” ifadelerini  kullandı.

PwC Tüketici Piyasaları Başkanı Lisa Hooker da “Politika faizindeki  artışın tüketici davranışları üzerinde hemen etki göstermesini beklemiyoruz. Bu  yüzden Noel döneminde perakende satışlar yüksek seyredecek. Tüketiciler faiz  artışının etkilerini 2018 yılında hissetmeye başlayacaktır.” değerlendirmesinde  bulundu.

PARA POLİTİKASINDA TEORİ VE PRATİK FARKI

BoE'nin faiz artırım kararının zorlu piyasa koşullarına cevap vermekte  yetersiz kalabileceğini düşünenen ekonomistler de mevcut. Merkezi Bristol’da  bulunan finansal hizmetler şirketi Hargreaves Lansdown’un Kıdemli Analisti Laith  Khalaf, “Teoride faiz artırımının sterlin ve bankacılık sektörü hisseleri için  pozitif, hisse senetleri ve FTSE-100 için negatif etki yaratması beklenir. Fakat  dün sterlinin de Lloyds ve Royal Bank of Scotland’ın (RBS) hisselerinin de  düştüğünü gördük. Öte yandan hisse senetleri ve borsa yükseldi. Bu, yatırıma  ilişkin ders kitaplarını tersine çeviren bir gelişme. Piyasalar faiz artırımından  daha fazlasını bekliyordu. Piyasalar bankadan parasal politikaya ilişkin daha  şahin bir duruş bekliyor ve  bunu fiyatlıyordu. Şu anda en iyi ihtimalle  gelecek  üç yıl içerisinde en çok iki faiz artırımı daha gelebilir.” dedi.

London Capital Group Kıdemli Piyasa Stratejisti İpek Özkardeşkaya ise,  "Faizler 25 baz puan artmasına rağmen piyasanın beklentisini karşılanamadı. BoE  önümüzdeki iki yıl içerisinde güvercin bir politika izlemeye hazırlanıyor. BoE,  Brexit'ten kaynaklanan ekonomik yavaşlama ve yükselen enflasyon çelişkisinden  dolayı bu cephede taviz vermeye hazır oldugunu bir kez daha ortaya koydu."  şeklinde yorum yaptı.

BoE'nin faiz adımının yeterli olmayabileceğine işaret eden Özkardeşkaya şunları kaydetti:

"Bunun en büyük tehlikesi ne? Düşük sterlin. BoE'nin güvercin bir  politika izlemesi, sterlinin kazanç potansiyelini engelleyecektir. Yükselen  enflasyonun en büyük etkenlerinden birinin düşük sterlin olduğunu hesaba  katarsak, BoE'nin piyasaya yansıttığı yumuşak duruş, İngiltere'nin içinde  bulunduğu düşük sterlin yüksek enflasyon döngüsünden çıkmasını zorlaştırabilir.  Bu da önümüzdeki yılın şubat ayında tekrardan faiz tartışmalarının masaya  yatırılması demek."

Ekonomi çevrelerinde politika faiz artırım kararının etkilerinin  önümüzdeki aylarda daha da netleşeceği konusu üzerinde duruluyor. Birleşik  Krallık Merkez Bankası Başkanı Mark Carney’nin dünkü konuşmasında da vurguladığı  gibi Brexit müzakerelerinin istikameti ülkenin ekonomik görünümü için kilit  önemde olmaya devam ediyor.

İngiltere Merkez Bankası enstrümanını ne kadar iyi kullanırsa  kullansın, Brüksel’den gelen haberler, müzakerelere ilişkin elle tutulur bir  sonuç alınamamış olması yatırımcıları ve tüketim harcamalarını olumsuz yönde  etkilemeye devam ediyor.

Birleşik Krallık Motorlu Araç Üreticileri Topluluğu'nun (SMMT)  geçtiğimiz hafta açıkladığı verilere göre, ülkede geçen ay iç piyasada otomobil  satışları bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 14,2 azalarak 31 bin 421  adede geriledi.

SMMT Üst Yöneticisi Mike Hawes, konuya ilişkin değerlendirmesinde,  "Birleşik Krallık’ta araç üretiminde aylık bazda beşinci kez düşüş görüyoruz.  Açık bir şekilde, tüketici ve iş dünyasındaki güven kaybı iç talebi ve  dolayısıyla üretim hacmini etkiliyor." ifadelerini kullandı.

Carney dünkü konuşmasında bir kez daha siyasi iradeyi işaret ederek,  bir anlamda tek başına bankanın şapkadan tavşan çıkaramayacağını söylemeye  çalışmıştı.

CARNEY, BREXİT ŞAPKASINDAN TAVŞAN ÇIKARABİLİR Mİ?

Konuşmasında Para Politikası Kurulu’nun AB ile yeniden kurulacak  ilişkinin reel gelir artışı üzerinde oluşturabileceği baskının önüne  geçemeyeceğini belirten Carney,  Brexit sürecince kurulun ekonominin  desteklenmesini sağlayacak adımlar atabileceğini vurguladı.

Carney konuşmasında “Normal zamanlarda değiliz. Brexit, Birleşik  Krallık’ın en büyük ticaret ve yatırım ortağı ile ilişkisini yeniden  tanımlayacak. Bunun Birleşik Krallık’taki hane halkının reel gelirinin üzerinde  olduğu gibi malların, hizmetlerin, insanların ve sermayenin dolaşımı üzerinde de  etkileri olacak.” uyarısında bulundu.

Tüm farklı görüşler ve Carney’in son açıklamaları ışığında önümüzdeki  süreçte politika faizindeki hareketlerden çok, ekonomik görünüm üzerinde esas  etkiyi Brexit müzikelerelerinin seyrinin göstereceğini söylemek mümkün.

2019 yılının mart sonuna kadar Birleşik Krallık’ın AB ile yeni bir  ticari ilişki kurabilmesi, alternatif bir anlaşma üzerinde uzlaşabilmesi, hem  ekonomik verileri hem de doğrudan yatırım ortamı ile tüketim talebini olumlu  yönde etkileyip büyümeyi güçlendirecek. Önümüzdeki dönemde Londra ve Brüksel  hattındaki gelişmeler de sürece etki edecek.





17:591.112
Değişim :  0,12% |  1,30
Açılış :  1.113  
Önceki Kapanış :  1.111  
En Yüksek
1.116
En Düşük
1.110
BIST En Aktif Hisseler17:59
CRFSA 16,39 222.307.219 % 10,00  
ISATR 307.986,80 307.987 % 10,00  
ISBIR 1.771,00 1.194.511 % 10,00  
SELGD 3,63 2.646.051 % 10,00  
COSMO 6,05 1.480.798 % 10,00  
17:59 Alış Satış %  
Dolar 7,5593 7,5616 % 0,20  
Euro 8,9283 8,9900 % 0,40  
Sterlin 9,7585 9,8074 % -0,02  
Frank 8,2838 8,3337 % 0,13  
Riyal 2,0143 2,0244 % 0,43  
17:59 Alış Satış %  
Altın Ons 1.950 1.950 5,75  
Altın Gr. 475 475 3,75  
Cumhuriyet 3.153 3.200 22,00  
Tam 3.142 3.220 23,68  
Yarım 1.519 1.558 11,45  
Çeyrek 762 779 5,73  
Gümüş.Ons 26,74 26,78 -0,25  
Gümüş Gr. 6,54 6,55 -0,02  
B. Petrol 42,98 42,98 -0,33