Yapı Kredi: Dengelenme başladı

28.12.2018 11:18

Son güncelleme : 29.12.2018 12:05

Yapı Kredi Genel Müdürü Gökhan Erün, AA`ya önemli açıklamalarda bulundu. Erün, "2018`in ikinci yarısının başında yurt içi piyasalarda kurlar ve faizlerde görülen dalgalanmaların yarattığı kısa süreli belirsizliğin yerini; alınan hızlı kararlar, düzenleyici kurumlar ve sektör arasındaki iş birliği, uygulanan sıkı para ve maliye politikaları sayesinde dengelenme sürecine bıraktığını dile getirdi." dedi. Koç Holding ve UniCredit dahil tüm hissedarların kendilerine duyduğu güveni ve sundukları destekleri her daim hissettiklerini söyleyen Erün, "Elbette bunun sadece Yapı Kredi`ye değil, Türkiye`ye duyulan güvenin de bir sonucu olduğunu" ifade etti.



AA

Yapı Kredi Genel Müdürü Gökhan Erün, Türkiye ekonomisi, bankacılık sektörü ve Yapı Kredi'ye ilişkin  AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, sadece Türkiye için değil tüm dünya için  zorlu geçen bir yılın geride bırakıldığını belirtti.

Gelişmiş ülke merkez bankalarının ve özellikle ABD Merkez Bankası'nın  (Fed) 2018 yılında parasal sıkılaştırma politikalarının etkisiyle, küresel  boyutta düşük faiz-bol likidite ortamının sona erdiğini ifade eden Erün, bu  durumun gelişmekte olan ülkeleri olumsuz etkilemekle birlikte, portföy  yatırımlarının azalmasına ve fon çıkışlarına sebep olduğunu söyledi.

Erün, bu gelişmelerin paralelinde 2018'in ikinci yarısının başında  yurt içi piyasalarda kurlar ve faizlerde görülen dalgalanmaların yarattığı kısa  süreli belirsizliğin yerini; alınan hızlı kararlar, düzenleyici kurumlar ve  sektör arasındaki iş birliği, uygulanan sıkı para ve maliye politikaları  sayesinde dengelenme sürecine bıraktığını dile getirdi.

Aynı dönemde, bankacılık sektörünün likidite, sermaye ve aktif  kalitesi anlamında bir takım aksiyonlar almasını ve bu alanlardaki gelişmeleri  daha anlık takip etmesini gerektirdiğini anlatan Erün, şunları kaydetti:

"Otoriteler tarafından alınan aksiyonların da katkısı ile bankacılık  sistemi, ekonomik göstergelerin sürekli değiştiği ortamda direncini korudu.  Sektörün likidite pozisyonu sağlam görünümünü sürdürdü. Bunun yanında güçlü  sermaye yapısı sektörün risklere karşı dayanıklılığını korumasında en önemli  etmendi. Bu gelişmeler içerisinde sektör olarak hacim anlamında, dengeli ve  sağlıklı büyümeye devam ettik. Sahip olduğumuz deneyim, kaliteli insan kaynağı ve  bilgi birikimimiz ile bankacılık sektörü olarak zorlu bir sınavı başarıyla geride  bıraktık."

"DENGELENME BAŞLADI"

Gökhan Erün, son dönemde küresel büyümede gözlenen yavaşlama ve  ticaret savaşlarına yönelik devam eden kaygıların piyasalarda Fed'in 2019 yılında  parasal sıkılaştırmayı 2018'e göre daha az gerçekleştireceği, faiz artırım hızını  azaltabileceği ya da faiz artırımlarına ara verebileceği beklentisini  oluşturduğunu ifade etti.

Fed tarafından yapılan politika faizinin denge faiz oranının hemen  altında olduğuna ilişkin açıklamaların da bu görüşleri destekler nitelikte  olduğunu belirten Erün, "Eylül ayında açıklanan beklentilerde 2019 yılında 3 kez  faiz artırımı yapılabileceği öngörülürken, aralık ayında güncellenen  beklentilerde faiz artırım öngörüsü 2’ye düşürüldü." dedi.

Erün, şöyle devam etti:

"2019 yılına ilişkin oluşan küresel beklentilere ek olarak, sıkı para  ve mali politika adımlarını atarak ekonomik dengelenmesi başlamış, bankacılık  sektörü kuvvetlenmiş bir Türkiye'nin genel anlamda pozitif ayrışmasına ve  cazibesini korumasına ön ayak olacaktır. Yeni Ekonomi Programı'nda (YEP) da  belirtildiği gibi Türkiye ekonomisinde kısa vadede dengelenmenin başladığını  gözlemliyoruz. Bu program çerçevesinde orta-uzun vadeli başarıya yönelik olarak  da sürdürülebilir sağlıklı bir büyüme ve adaletli gelir paylaşım modeline yönelik  ekonomik değişimin gerçekleştirilmesi planlanıyor. Bu amaçlara yönelik politika  adımlarının, yapısal reformlarla desteklenmesi ve uluslararası yatırımcıların  Türkiye'ye yönelik yeniden tesis edilen güveninin devamı, yatırımlar açısından  cezbedici olacaktır."

"DEVLET DESTEKLİ AKSİYONLAR ÖNEMLİ FIRSATLAR SUNUYOR"

Gökhan Erün, yurt içinde uygulanması beklenen sıkı para ve maliye  politikası paralelinde, 2019 yılı ilk aylarından itibaren faiz ve enflasyonda  gözlenebilecek hızlı düşüşle birlikte ekonomik aktivitede kademeli toparlanma  beklediklerini söyledi.

Devlet destekli aksiyonların, finansal istikrarın sağlanması ve reel  sektörün daha sağlıklı bankacılık yapısıyla desteklenmesi adına önemli fırsatlar  sunduğuna işaret eden Erün, "2019 yılında yatırımcı güveninin de artması genel  ekonomide olduğu gibi bankacılık sektöründe de sürdürülebilir büyümenin ve daha  sağlıklı bilanço yapısının önünü açacaktır." ifadelerini kullandı.

"NAKDİ KREDİLERİMİZ 249,4 MİLYAR LİRAYA ULAŞTI"

Gökhan Erün, Yapı Kredi olarak 2018'e bankanın geleceğini  şekillendirecek güçlü ve iddialı bir yol haritası doğrultusunda başladıklarını,  ödenmiş sermayenin, hissedarların katılımıyla haziran ayında bedelli pay ihracı  ile 4,1 milyar lira artırarak, son on yılın en büyük bedelli sermaye artırımını  başarılı bir şekilde tamamladıklarını anımsattı.

Yılın özellikle ikinci yarısında yaşanan makroekonomik dalgalanmalara  rağmen, güçlü likidite pozisyonları sayesinde ülke ekonomisine olan desteklerini  sürdürdüklerini anlatan Erün, hem bireysel hem de tüzel müşterilerden gelen tüm  talepleri karşıladıklarının altını çizdi.

Erün, Eylül 2018 itibarıyla, nakdi ve gayri nakdi kredilerin yıllık  yüzde 32 artışla 353,2 milyar liraya yükseldiğini belirtti.

Nakdi kredilerin yüzde 31 artışla 249,4 milyar liraya ulaşması  sonucunda, özel bankalar arasındaki kredi pazar payını da yüzde 16,8'e  çıkardıklarını ifade eden Erün, bu dönemdeki mevduat artışının yıllık yüzde 27  olarak gerçekleştiğini söyledi.

Erün, toplam mevduat tabanının 221 milyar TL'ye ulaştığını ve özel  bankalar arasındaki pazar payını arttırarak yüzde 15,6 seviyelerine  çıkardıklarını dile getirdi.

"2,6 MİLYAR DOLAR SENDİKASYON KREDİSİ SAĞLADIK"

Yapı Kredi Genel Müdürü Erün, kredi mevduat oranının Eylül 2018’de  hedefledikleri bantta kalarak, yüzde 112 olduğunu belirtti.

Kredi Garanti Fonu (KGF) kapsamında kullandırdıkları kredilerin,  2017'nin sonuna göre yüzde 62 artışla 21 milyar liraya ulaştığını ifade eden  Erün, 2018 yılı pazar payının ise yüzde 12'ye yükseldiğini dile getirdi.

Erün, bu program kapsamında açıklanan 3. pakette ise Ekim 2018  itibarıyla yüzde 15’e yaklaşan pazar payı ile en çok kullandırımı Yapı Kredi'nin  sağladığını aktardı.

Bu yıl kullandırılmaya başlanan Nefes Programı kredilerinde de öncü  bir rol oynayarak piyasaya olan desteklerini güçlendirdiklerini belirten Erün, şu  değerlendirmelerde bulundu:

"Ülkemize, sektörümüze ve bankamıza duyulan güven neticesinde toplam  2,6 milyar dolarlık sendikasyon kredisi temin ettik. Sendikasyon kredisi ile  müşterilerimize destek olmaya devam ettik. Özellikle yılın ikinci yarısında 13  ülkeden 27 kurumun katılımıyla sağladığımız 1,1 milyar dolar tutarındaki  sendikasyon kredisini, Türk bankacılık sektörünün ve bankamızın güçlü mali  yapısı, uzun yıllara dayanan saygın itibarımız sayesinde aldık. Böylesi zor bir  dönemde yüksek katılımcı ile bu miktarda bir kredi yenilemesini sağlamak da bizim  açımızdan oldukça önemliydi."

"LEASİNG VE FAKTORİNG GİBİ ALANLARDA LİDERİZ"

Gökhan Erün, bu dönemde Worldcard ile 30 yıllık liderliklerini hem  alacak bakiyesinde hem de kredi kartları adedinde devam ettirdiklerini söyledi.

27,7 milyar lira tutarındaki kredi kartı alacak bakiyesi ile yüzde  21,4 pazar payına, 11,6 milyon kredi kartı adedi ile de yüzde 17,8 pazar payına  ulaştıklarını belirten Erün, leasing, faktoring gibi alanlarda da liderliklerini  sürdürdüklerini dile getirdi.

"İYİ NİYETLİ ANLAYIŞLA YAKLAŞAN TÜM MÜŞTERİLERİMİZİN YANINDA  OLACAĞIZ"

Gökhan Erün, 2019'un da Yapı Kredi olarak güçlü likidite pozisyonunu  sürdürdüğü, sermayeyi içsel sermaye yaratımının katkılarıyla daha da  sağlamlaştırdıkları bir yıl olacağını söyledi.

75'inci yılını kutlayacakları 2019 yılında müşteri odaklı hizmet  anlayışını sürdüreceklerini belirten Erün, iyi niyetli anlayışla yaklaşan tüm  müşterilerin 2018 yılı boyunca yanında olduklarını ve 2019 yılında da olmaya  devam edeceklerini dile getirdi.

Erün, bu dönemde ülke ekonomisine de katkıyı artırarak devam  ettireceklerini ve hedeflerinin hep daha iyiyi başarmaya yönelik olacağını ifade  etti.

"BÜYÜK ÖLÇEKLİ PROJELERİ YAKINDAN İNCELİYORUZ"

Yapı Kredi Genel Müdürü Erün, Türkiye'de proje finansmanı alanında  önde gelen bankalardan biri olduklarını belirterek, "Ülkemizin dört bir yanında  büyük ölçekli projeleri yakından inceliyor, pek çoğuna finansör olarak katılım  sağlıyoruz. 2018 yılında stratejik olarak önemli birçok altyapı projesine  finansman desteği sağladık." dedi.

Banka olarak büyük önem verdikleri kaynakların çeşitlendirilmesi  konusunda ise sene içerisinde yine başarılı yurt dışı borçlanmalara imza  attıklarını anlatan Erün, mart ayında uluslararası yatırımcılara 500 milyon dolar  tutarında, 5 yıl vadeli eurobond ihracı gerçekleştirdiklerini anımsattı.

Erün, sene içerisinde uluslararası piyasalardan 5 ile 10 yıl vadeler  arasında ipotek teminatlı menkul kıymet ve çeşitlendirilmiş alacak haklarının  menkul kıymetleştirilmesi programları aracılığı ile borçlanmalara imza  attıklarını söyledi.

"FIRSATLARI YAKINDAN TAKİP EDECEĞİZ"

Gökhan Erün, her yıl olduğu gibi, mayıs ve ekim aylarında vadesi  gelecek olan sendikasyon kredilerini 2019 yılında da piyasa koşullarına göre  değerlendirerek yenilemeyi planladıklarını belirtti.

Bunun yanı sıra, özellikle ekim ayında Türkiye Hazinesi tarafından  yurt dışı menkul kıymet ihraçlarının büyük bir başarı ve çok yüksek taleple  tamamlanması sonrasında, yurt dışı borçlanma piyasalarında Türkiye'ye olan algıda  ciddi bir iyileşme olduğunu vurgulayan Erün, "Buna paralel olarak, 2019 yılında  da gerek yurt dışı gerekse yurt içi fonlama kaynaklarını çeşitlendirmek adına  piyasalarda yaşanan gelişmeleri ve oluşan fırsatları yakından takip edeceğiz."  diye konuştu.

"NAKDİ SERMAYE ARTIRIMI HİSSEDARLARIMIZIN TÜRKİYE'YE GÜVENİNİN  GÖSTERGESİDİR"

Yapı Kredi Genel Müdürü Erün, ana hissedarlar Koç Holding ve UniCredit  dahil tüm hissedarların kendilerine duyduğu güveni ve verdikleri önemi,  sundukları desteklerle her daim hissettiklerini söyledi.

Elbette bunun sadece Yapı Kredi'ye değil, Türkiye'ye duyulan güvenin  de bir sonucu olduğunu ifade eden Erün, "Zor geçen bir yıl içerisinde 4,1 milyar  TL tutarındaki nakdi sermaye artırımına hissedarlarımızın yüzde 99,8  seviyelerinde katılmaları, küresel piyasalardaki tüm belirsizliklere rağmen gerek  Türkiye'ye gerekse de Yapı Kredi'ye duymuş oldukları güvenin en iyi göstergesi  oldu." diyerek sözlerini tamamladı.





18:0586.796
Değişim :  -0,47% |  -407,79
Açılış :  86.945  
Önceki Kapanış :  87.204  
En Yüksek
87.519
En Düşük
86.552