ANALİZ-Aylık Strateji(Şeker Yatırım)

28.03.2016 11:17



Şeker Yatırım ( http://www.sekeryatirim.com.tr ) Tarafından
Hazırlanan Aylık Strateji:
"Mart ayında gelişmekte olan ülkelere fon akımı hızlanırken,
BIST pozitif ayrışmaya devam ederek, 83.500 seviyelerini test
etti.
Mart ayı PPK toplantısında TCMB politika faizini %7,50’de
sabit tutarken, faiz koridorunun üst bandını 25 baz puan
indirerek %10,50’ye çekti. Fed Mart ayında faizleri sabit
tutarken, faiz artışı beklentisini ve büyüme tahminlerini
düşürerek, oldukça güvercin tonda mesajlar verdi.
Nisan ayında yurtdışında Fed faiz kararı, Fed üyelerinden
gelecek açıklamalar ve petrol fiyatları takip edilecek.
Yurtiçinde ise TCMB başkan ataması, Moody’s’in kredi notu
değerlendirmesi ve TCMB faiz kararı ana gündem maddeleri
olacak.
Mart ayında gelişmekte olan ülkelere fon akımı hızlanırken,
BIST pozitif ayrışmaya devam etti…
Avrupa Merkez Bankası’nın ek parasal teşvikler
uygulaması ve Fed’in 2016 yılı için faiz artırımı
öngörüsünü düşürerek oldukça güvercin tondaki
açıklamalar yapmasıyla gelişmekte olan ülkelere fon
akımı hızlanırken, BIST güçlü pozitif eğilimini devam
ettirerek pozitif ayrışan borsalardan biri oldu. Mart
ayına76.000 seviyelerinden başlayan BIST-100
80.000 seviyesini yukarı kırarak 83.500 seviyesini test
etti. Ayın son haftasına girilirken özellikle yurt içi ve
yurt dışı artan terör olayları ile kar satışları ile
karşılaştı.
TCMB Mart ayı toplantısında politika faizini ve
koridorun alt bandını sabit bırakırken, faiz koridorun
üst bandını 25baz puan indirerek %10,50’ye indirdi.
TCMB PPK özetinde yakın dönemde küresel
oynaklığın düştüğüne vurgu yaparken, sadeleşme
yönünde ölçülü bir adım atıldığına işaret etti. Kararın
piyasalara etkisi sınırlı oldu.
Fed Mart ayı toplantısında faizleri %0,25-0,50
bandında sabit tutarken, faiz artışı beklentisi ve
büyüme tahminlerini düşürdü. Fed 2016 için dört faiz
artırımı öngörüsünü ikiye düşürürken, 2016 sonu için
faiz tahminini %0,90’a indirdi. Fed faiz artış beklentisini
düşürme nedeni olarak global büyüme ve finansal
piyasalardaki oynaklığın oluşturduğu riskleri gösterdi.
Fed başkanı Yellen, bu toplantıda ihtiyatlı
davrandıklarını söylerken, global ekonomik görünüme
ilişkin endişelerin ABD finansal şartlarını
zorlaştırdığına vurgu yaptı. Açıklamalar piyasalar
tarafından oldukça güvercin tonda olarak
değerlendirildi. Fed kararı sonrası Şubat ortalarında
gelişmekte olan ülkelere başlayan fon akımının
hızlandığı görüldü. TCMB’nin 18 Mart tarihleri
verilerine göre son beş haftada BIST’e 1.250 milyon
dolar yabancı girişi olduğu görülüyor. Mayıs 2013’den
beri ilk kez BIST’te üst üste beş haftalık bu kadar
güçlü yabancı girişi gerçekleşti. Bu görünüm yabancı
fon akımının güçlü olduğuna ve orta vadede BIST’te
yükselişin trendinin devam edebileceğine işaret ediyor.
Nisan ayında da Fed faiz kararı ve Fed üyelerinden
gelecek açıklamalar piyasaların ana gündemi olmaya
devam edecek. Çin ve ABD ekonomik verileri ile petrol
fiyatlarındaki yükselişin kalıcı olup, olmadığı takip
edilecek. Yurtiçinde ise TCMB başkan ataması ayın
ana gündemlerinden biri olacak. Moody’s’in kredi notu
görünüme ilişkin değerlendirmesi ve yeni PPK’nun faiz
kararı yakından izlenecek. Ayrıca yurtiçi terör olayları
risk unsuru olarak gündemdeki yerini korumaya devam
edecektir.
Nisan ayında fed üyelerinden gelen kafa karıştırıcı
açıklamalar ve başta Türkiye olmak üzere gelişmekte
olan ülkelerde kısa vadede oluşan güçlü pozitif seyir
sonrası kar satışları yaşanabilir. Moodys’ten olumsuz
değerlendirme gelmemesi, TCMB başkanlık atmasını
sorunsuz geçilmesi ve Fed üyelerinden şahin tonda
açıklamalar gelmedikçe kar satışları sonrası TL
varlıklardaki pozitif eğilimin devam etmesini bekliyoruz.
Gelişmekte olan ülkelere oluşan fon akımının devam
etmesi durumunda BIST düzeltme ve kar satışı
sonrası 85.000 seviyesi test edilebilir.
Bu beklentilerin ışığında portföyümüzdeki tahvil
ağırlığını %60, dövizi ağırlığını %10 ve hisse senedi
ağırlığını %30’da sabit tutuyoruz.

Portföy Önerileri

Migros, çok formatlı mağazacılık ile gıda perakendeciliği
sektöründeki yüksek oranlı büyümeden maksimum oranda faydalanmak için
yapılanmış durumda. Şirket, müşteriye yakınlık avantajı ve yüksek
büyüme potansiyeli sunan yüksek indirim mağazacılığı segmentinde
Migros-Jet markasıyla büyürken (Danışmanlık şirketi Deloitte’a göre,
organize perakendecilik toplam perakende pazarının % 55’ini
oluşturarak, bu alanda büyüme potansiyelinin varlığına işaret ediyor),
Macro mağazalarının ithal ürün portföyü ve bu portföye uygun
konumlandırılan mağazaları sayesinde yüksek kârlılıkta satış
yapabiliyor ve süpermarket mağazalarında kârlılığı yüksek taze ürün
satışı noktalarını ve gıda-dışı ürün portföyünü yeniden yapılandırarak
daha kârlılık odaklı bir yapıya geçiş yapabiliyor. Şirket’in mağaza
sayısı 2015 yılı itibariyle 1.363 seviyesine yükselmiştir. Migros 2015
yılı itibariyle net satış gelirlerini %15.6 artışla 9,4 milyar TL
seviyesine yükseltirken, 2015 yılını artan kur farkı giderine bağlı
olarak 370 mn TL net zarar ile tamamlamıştır. Şirket’İn 2016 yılında
net satış gelirleri ve FAVÖK rakamının sırasıyla 10,9 milyar TL
(yıllık bazda +%16,1) ve 615 milyon TL (yıllık bazda +%10,3)
seviyesinde gerçekleşeceğini öngörmekteyiz.
Son dönemde Dolar/TL kurundaki aşağı yönlü hareketlerin şirketin
kur farkı geliri kaydetmesini sağlayacağı için bunun hisse üzerindeki
pozitif etkisi olabileceğini düşünüyoruz. Şirket’in 2016 yıl sonunda
artan kur farkı gelirleri sayesinde 73mn TL net kar elde edeceğini
tahmin ediyoruz. Buna ilaveten, Anadolu Endüstri Holding (AEH), MH
Perakendecilik A.Ş.’nin %80,5’ini alarak Migros’un tamamı için %40,25
ile özel sermaye şirketi BC Partners ile eşit paya sahip olmuştu.
AEH’nin 1 Mayıs-31 Ekim 2017 tarihleri arasında kullanabileceği ek
“satın alma opsiyonu” bulunmaktadır. Buna göre, Anadolu Endüstri
Holding MH Perakendecilik A.Ş.’deki %19,5’lik hisseyi de alabilir. BC
Partners’ın ortalama yatırım süresinin 4,5 yıl olduğunu ve yerli
yatırımcı olarak AEH’nin Migros’un yönetimini kısa vadeli kâr ve çıkış
stratejisiyle hareket eden bir özel sermaye fonuyla paylaşmak yerine,
Migros’un uzun vadeli hedeflerine yatırım yapmak isteyeceğini ve bunun
için kontrolü almak isteyeceğini düşünüyoruz. Bu beklentiler ile
Şirket için “AL” tavsiyemizi ve 24,50 TL olan hedef fiyatımızı
koruyoruz.

PEGASUS

Pegasus Hava Yolları için hisse başına TL20.70 hedef fiyatımız ile
AL tavsiyemizi korumaktayız. Şirket hisseleri son 12 ayda BIST100’ün
%31 altında performans göstermiş olup halihazırda diğer düşük
maliyetli hava yolları eşleniklerinin 2016T FD/FAVÖK çarpanlarına
kıyasla yaklaşık olarak %25 iskonto ile işlem görmektedirler.
Şirket’in 4Ç15 faaliyet performansında önemli bir faktör olan AKK başı
gelirler ve maliyetler arasındaki marjda, filo yapısının operasyonel
kiralama ağırlıklı olarak değişiyor olması, rekabet ve artan kapasite
ile gerilemekte olan yolcu getirileri ve bir defaya mahsus yer
hizmetleri harcamaları nedenleriyle önceki yılın aynı dönemine kıyasla
iyileşme kaydedilememiştir. Ancak yakıt fiyatlarındaki düşüşün olumlu
etkisiyle, Pegasus’un 2015 yılı toplam AKK başı maliyetlerinde %2
kadar iyileşme gerçekleşebilmiştir. Böylelikle 2015 yılı FAVÖKK
hedefini gerçekleştirilebilmiştir. Şirket, 2016 yılında filo
genişlemesine de paralel olarak % 18-20 aralığında bir kapasite artışı
hedeflemektedir (20015: %15). Pegasus, 2016 yılında artan rekabete
rağmen iç hatlar yolcu doluluk oranlarının ve yolcu getirilerinin
sabit kalmasını beklemekte, dış hatlarda ise, dünya genelinde
süregelen rekabet, kapasite artırımları ve artan jeopolitik risklerin
olumsuz etkilerinin görülmesi beklenmektedir. 2015 yılında ¬10 olan
yolcu başı yan gelirlerinin 2016 yılında ¬10-11 aralığında
gerçekleşmesi hedeflenmekte, toplam AKK başı maliyetlerin ise, yakıt
fiyatlarındaki düşüşün etkisiyle %2 -3 kadar iyileşmesi
beklenmektedir. Yakıt dışı AKK başı maliyetlerindeki artışın ise,
azalarak %6 civarında gerçekleşmesi beklenmektedir. Böylelikle
Pegasus, 2016 yılında, 2015 yılına benzer, %19-21 oranında bir FAVÖKK
marjı elde etmeyi hedeflemektedir. Bizim tahminlerimiz de Şirket’in
uçak siparişleri ve kapasite artırımına paraleldir maliyetlerde
benzer gelişmeler öngörmekte, böylelikle Şirket’in FAVÖKK marjı
hedefini gerçekleştirebileceğini düşünmekteyiz. Şirket’in ve diğer
hava yolarının önümüzdeki orta ve uzun dönemlerdeki büyüme ve
operasyonel karlılıklarını etkileyebilecek bize göre en önemli unsur
ise Istanbul’daki hava sahası ve havalimanları kapasitelerinin
artırılmasıdır.
Pegasus’un ana transfer merkezi olan Istanbul Sabiha Gökçen
Havalimanı’nın kapasitesini yaklaşık olarak iki katına çıkarabilecek
2. pist ihalesinin 1. kısmı tamamlanmış, ve ilgili inşaat işlerine
başlanmıştır. Projenin daha önemli olan, pist yapımını da içeren 2.
kısım ihalesinin ise yapılması beklenmektedir. Bu havalimanındaki
trafiği arttırabilecek iki uçak arası ayırım mesafenin azaltılması da
temenni edilmektedir.
Bu projeler tamamlanıncaya kadar olan önümüzdeki kısa dönemde ise
Istanbul kapasite ihtiyacının halihazırda kullanılan hava alanlarında
uygulanabilecek çeşitli teknik çözümler ve orta ölçekli yatırımlar ile
çözülebileceğini düşünmekteyiz.

TÜPRAŞ

Tüpraş, 28,1 milyon ton’luk toplam rafinaj kapasitesi Türkiye’nin
tek rafinerisi ve ciro anlamında en büyük sanayi üreticisidir.
Opet’teki %40 ortaklık payı ve Ditaş ortaklıklarıyla birlikte, ham
petrol temininin yanında, petrol ürünleri ihracı, petrol ürünleri
üretimi, depolaması, taşıma alanlarında da faaliyet göstermekte ve
büyüklük açısından Avrupa’nın 7. ve Dünya’nın 28. büyük rafineri
şirketidir.
Şirket’in, 2015 yılında olduğu gibi 2016’da da gerileyen ham
petrol fiyatlarının etkisiyle yükselen talep koşullarından Akdeniz
Bölgesi rafinerileri ile birlikte olumlu etkilenmesini bekliyoruz.
Bunun yanında, Şirket'in yatırım kararını 2008 yılında aldığı RUP
ünitesin yatırımı büyük ölçekle Aralık 2014'de tamamlanmış ve son
ünitesi de Haziran 2015'de devreye girmiştir. RUP ünitesiyle Tüpraş,
4,2 milyon ton yüksek kükürtlü fuel-oil’i, 3,5 milyon ton yüksek
kârlılığa sahip beyaz ürüne çevirebilecek ve bu sayede
hesaplamalarımıza göre 490 milyon Dolar’lık ekstra FAVÖK geliri
kaydedecektir. Buna ilaveten, Tüpraş'ın satış fiyatları Akdeniz
Bölgesi rafinerilerinin CIF satış fiyatlarının üzerine marj eklenerek
belirlenmektedir. Bu rafinerilerin satış fiyatları Dolar bazlı
olduğundan, TL'nin diğer majör para birimlerine karşı değer kaybı
Tüpraş'ın net satışlarını ve FAVÖK'ünü olumlu etkilemektedir. Ayrıca
Tüpraş, 3 milyar Dolar'lık aktif değerine sahip RUP yatırımının
tamamlanması sonrasında gelir tablosuna yüksek kur farkı
dalgalanmalarından arındırmak için nakit akımı riskinden korunma
muhasebesi uygulamasına geçmiştir. Bu sayede RUP kredisi ile ilgili o
yılda ödeyeceği ana para ve faiz tutarının kur farkını gelir
tablosunda muhasebeleştirecek, kalan bakiyenin kur farkını ise
özsermaye hesabında takip ederek, gelir tablosunu olumsuz kur farkı
etkisinden koruyacaktır. Tüpraş için, düşük seyredeceğini öngördüğümüz
ham petrol fiyatlarının da etkisiyle, olumlu rafinaj şartlarının devam
edeceği öngörümüz ile birlikte “AL” tavsiyemizi koruyoruz. Buna ek
olarak, RUP katkısı da net rafineri marjını sürekli olarak
desteklemeye devam edecektir. Hedef fiyatımızı 80,00 TL seviyesinde
korumaktayız.

THY

Hızlı büyümesini sürdüren Türk Hava Yolları, 2015 yıl sonu
itibariyle 299 olan fiosundaki uçak sayısını (2014: 233) 2016 yılı
sonunda 339'a yükseltmeyi planlamakta, 2022 yılındaki uçak sayısı
hedefi ise 437 seviyesinde bulunmaktadır.
Büyüyen filo ve uçuş ağının genişlemesi, Şirket’in yolcu sayısına
da olumlu yansımaktadır. Türk Hava Yolları, toplam yolcu sayısını 2015
yılında 2014 yılına göre %11.8 artırarak 61.2mn (2014: 54.8 milyon)
seviyesine çıkartmıştır. Şirket, filo genişlemesine paralel olarak
2016 yılında %21 oranında kapasite büyümesi öngörmektedir. Buna
paralel olarak 2016 yılında yolcu sayısında %18 civarında büyüme
gerçekleşebileceğini tahmin etmekteyiz bu büyüme oranı 2015 yılında
gerçekleşen yolcu sayısı büyüme oranının üzerindedir. Türk Hava
Yolları, 2016 yılında ayrıca 6 yeni hat açılışı hedeflemekte, uçuş
ağını frekans artışlarıyla derinleştirmeyi hedeflemektedir. Şirket’in
operasyonel karlılığı, yolcu getirileri rekabet nedeniyle gerilemekte
olsa da, düşüş gösteren petrol fiyatlarından olumlu etkilenmektedir.
Böylelikle Türk Hava Yollarının AKK başına maliyetleri 4Ç15’te, önceki
yılın aynı dönemine kıyasla, US$ bazında %14 oranında
gerileyebilmiştir. Şirket’in AKK başına gelirleri’nin ¬’nun US$
karşısındaki değer kaybına da bağlı olarak azalmış olmasıyla 4Ç15’te
AKK başı gelirler ile maliyetler arasındaki marj daralmıştır, ancak
FAVÖK marjında önceki yılın aynı dönemine göre 1.1 yüzde puan artış
kaydedebilmiştir. 1Ç16’da görünümün, 4Ç15’e kıyasla belirgin bir
değişiklik göstermeyeceğini tahmin etmekte, ayrıca bu çeyrek için
planlanan % 26 civarındaki kapasite artışının hava koşulları nedeniyle
iptal edilen uçuşlar ve Rusya’ya yönelik trafiğin azalması nedeniyle
daha düşük gerçekleşmiş olabileceğini tahmin etmekteyiz. Türk Hava
Yolları’nın, kapasite artırımına paralel olarak 2016 yılında yaklaşık
US$12 milyar gelir elde etmesini, yolcu doluluk oranında hafif
gerileme tahminimize rağmen, petrol fiyatlarında süregelen gerilemenin
yardımıyla FAVÖKK marjını %20.5 olarak gerçekleştirebileceğini
düşünmekteyiz. Hedef hisse fiyatını TL10.50 seviyesinde hesapladığımız
THY için “AL” olan önerimizi koruyoruz.

DOĞUŞ OTO

Doğuş Otomotiv, binek araç, hafif ticari araç, ağır vasıta,
endüstriyel ve deniz motorları, soğutma sistemleri alanlarında, her
biri kendi sektörünün lideri konumundaki birçok uluslararası markanın
temsilcisi olarak, Türkiye’nin lider otomotiv ithalatçısı
konumundadır. Doğuş Otomotiv, 1994 yılında faaliyet başladığında VW’in
markalarının pazar payı %0,5 iken, 2015 yılı sonunda bu oran %20,6
seviyesine yükselmiştir. Şirket’in 2015 yılında net satış gelirleri,
2015 yılında %25,2 oranında büyüyen toplam otomotiv pazarı, ve Doğuş
Otomotiv’in binek otomobil pazar payının %23,1’e (2014: %22,2)
yükselmesi sonrası yıllık bazda %40 artış ile 10.9 milyar TL
seviyesine ulaşmıştır. Doğuş Otomotiv 2015 yılını 303mn TL net kar
(yıllık %20 artış) ile tamamlamıştır. Doğuş Otomotiv’in, VW AG’nin
Euro5 EA189 kodlu motora sahip araçlarda yaşanan emisyon krizi
nedeniyle gereğinden fazla cezalandırıldığını düşünüyoruz. VW AG,
Euro6 motorlu araçlarının emisyon sorunu olmadığını açıklamıştı. Şu
anki durum itibariyle Doğuş Otomotiv’in satışlarının %90’dan fazlası
Euro6 motorlu araçlardan oluşuyor. Zaten yürürlükteki uygulamaya göre
1 Ocak 2016’dan itibaren yurt içinde satılacak yeni araçlar Euro6
normlarında olmalı. Diğer yandan ABD emisyon normlarına uymayan Euro5
EA189 motor kodlu araçlar, Türkiye’deki emisyon normlarına uymaktadır.
Bu yüzden, çevre hassasiyeti ya da markaya duyulan güven kaynaklı
Doğuş Otomotiv’in satışlarında önemli bir değişiklik olmasını
beklemiyoruz. Bunun yanında Doğuş Otomotiv, VW AG’den dönem dönem
aldığı desteğin devam etmesini beklediğini açıklarken, VW AG’nin maruz
kalabileceği 18 milyar Dolar’lık maliyetin Şirket’i finansal olarak
hassaslaştıracağını düşünerek, biz bunun ancak Doğuş Oto hisse
fiyatını daha da yukarıya taşıyabilecek olumlu bir risk olabileceği
görüşündeyiz. Buna dayanarak, VW AG’den desteğin alınamayacağı baz
senaryomuzda, Doğuş Otomotiv’in bir distribütör olarak pazar payı
yerine marjlarını korumayı tercih edeceği düşüncemizle, pazar payı
tahminlerimizde aşağı yönlü revizyon yaptık. Bu aşamada Şirket için
14,00 TL’lik hedef fiyatımızı ve “AL” tavsiyemizi korumaktayız.

GARANTİ BANKASI

Garanti Bankası için yüzde 15,5 sermaye maliyetine göre
hesapladığımız hedef fiyatımız 8,71 TL olup hisse için AL önerisi
veriyoruz. Garanti Bankası 2016 tahmini 1,0 F/DD ve yüzde 13 sermaye
getirisi ile rakiplerine göre yüzde 39 primlidir. Ayrıca, 2016 tahmini
8,2 F/K oranı ile işlem gören hisse rakiplerine göre yüzde 26
primlidir. Uzun vadeli sermaye getirisinin yüzde 17 seviyesinde
korunacağını beklediğimiz Garanti Bankası'nın mevcut durumda
değerlemesinin rakiplerine göre cazip olduğunu düşünmekteyiz. 2016
yılında Garanti Bankası’nın net karının yıldan yıla yüzde 21, 2017
yılında ise yüzde 18 artacağını beklemekteyiz. Bu açıdan, Garanti
takip ettiğimiz bankalar içerisinde karlılık ivmesi yüksek olan
bankalardan biridir. Aktif-pasif vade farkı rakiplerinin altında olan
Garanti Bankası yükselen faiz ortamında rakiplerine göre daha
avantajlı gözükmektedir. 2016 yılında bankanın net faiz marjının yüzde
4,5 seviyesinde yatay kalacağını düşünmekteyiz.
Garanti Bankası'nın fonlama tabanında kısa vadeli TL mevduatlar
faiz getirili aktiflerin yüzde 23'üne (rakipler: ortalama yüzde 31)
denk gelmekte olup bankayı faizlerdeki oynaklıklara karşı
korumaktadır. Dolayısıyla, faizlerde yaşanacak yükselişlerden
rakiplerine göre daha az etkilenecektir. Toplam kredilerinin yüzde
23'ünü oluşturan kısa vadeli yüksek getirili KOBİ kredileri 2016
yılında da marjların korunmasında büyük rol oynayacaktır. Garanti
Bankası, yaklaşık 450 milyon TL serbest karşılık ve 775 milyon TL
civarında emekli sandığı fazlası ile 2016 risklerine karşı rakiplerine
göre korunaklıdır. Sermaye yeterliliği açısındanda bankanın
rakiplerine göre daha iyi durumda olduğunu düşünmekteyiz.

AKBANK

Akbank için yüzde 15,5 sermaye maliyetine göre hesapladığımız
hedef fiyatımız 8,34 TL olup hisse için AL önerimizi koruyoruz. Akbank
2016 tahmini 1,1 F/DD ve yüzde 13,1 sermaye getirisi ile rakiplerine
göre yüzde 56 8,8 F/K oranıyla ise rakiplerine göre yüzde 37
primlidir. Bankanın net karında 3 yıllık bileşik yüzde 11 büyüme
bekliyoruz. Takipteki krediler için rakip ortalamasının üzerinde yüzde
94 oranında karşılık ayıran Akbank'ın sermayegetirisi eğer bu oran
rakiplerin ortalaması düzeyinde olsaydı 1 puan yüksek olabilirdi. Uzun
vadeli sermaye getirisinin yüzde 18 seviyesinde korunacağını
beklediğimiz Akbank'ın mevcut durumda değerlemesinin rakiplerine göre
cazip olduğunu düşünmekteyiz. 2016 yılında Akbank'ın net karının
yıldan yıla yüzde 19, 2017 yılında ise yüzde 21 büyüme göstereceğini
beklemekteyiz. Bu açıdan, Akbank takip ettiğimiz bankalar içerisinde
karlılık ivmesi yüksek olan bankalardan biridir. Aktif-pasif vade
farkı rakiplerinin altında olan Akbank yükselen faiz ortamında
rakiplerine göre daha avantajlı gözükmektedir. 2016 yılında bankanın
net faiz marjının yüzde 3,8 seviyesinde oluşacağını, yani 2015 yılına
göre 10 baz puan artacağını düşünmekteyiz. Akbank, yaklaşık 200 milyon
TL serbest karşılık ve yüksek sermaye yeterlilik oranı ile 2016'in
potansiyel risklerine karşı rakiplerine göre daha korunaklıdır. 2016
yılı içinde bankanın karşılık oranının yüzde 94 seviyesinde
korunacağını bekliyoruz. Akbank'ın 2016 yılı içinde getirisi yüksek
yabancı para menkul alımına ağırlık vereceğini düşünmekteyiz.

COCA COLA İÇECEK

İNA analizine göre hedef hisse fiyatını 44.0 TL hesapladığımız
Coca Cola İçecek için AL önerimizi koruyoruz.
Coca Cola İçecek (CCİ), 10 ülkede 25 üretim tesisi ile 380
milyonluk bir nüfusa hitap etmektedir - Alkolsüz içecek üretim ve
satışı konusunda faaliyet gösteren Coca Cola İçecek, ortağı konumunda
olan The Coca Cola Company'in sahip olduğu markalardan oluşan gazlı
meyve suyu, su, enerji ve sporcu içecekleri, buzlu çay ve çaydan
oluşan gazsız içeceklerin üretim, satış ve dağıtımını
gerçekleştirmektedir. CCİ, Coca-Cola sisteminde satış hacmine göre
beşinci sırada yer almaktadır. Şirket halihazırda Türkiye dışında yurt
dışında Pakistan, Kazakistan, Azerbaycan, Kırgızistan, Türkmenistan,
Ürdün, Irak, Suriye ve Tacikistan'da faaliyet gösterirken 8 kategoride
30 marka ile ürün sunmaktadır. CCİ gazlı içecek sektöründe Türkiye’de
%64 ve Kazakistan’da %50 pazar payı ile ilk sırada yer alırken,
Pakistan’da %36 ve Irak’ta %31 pazar payı ile ikinci sırada
bulunmaktadır.
•2015 yılında üretim kapasitesini %10 artırdı- CCİ 2015 yılında
Pakistan (Multan), Kazakistan (Astana) ve Tacikastan’da (Duşambe)’de
üç üretim tesisini devreye almasıyla birlikte üretim kapasitesini%10
artırark 1.5 milyar ünite kasa seviyesine çıkardı.
•Konsolide satış hacmi 2015’de %1,9 artışla 1.152 milyon uc
seviyesinde gerçekleşti - Yurt içi satış hacmi düşük seyreden tüketici
güvenine rağmen, satılan paket sayısındaki artış, artan tüketici
promosyonları ve olumlu hava koşulları sayesinde 2015 yılında %2,6
artışla 593 milyon kasa seviyesine ulaştı. Ancak, Orta Asya’da
ekonomik kriz, Irak’ta güvenlik problemleri ve buna ek olarak
Pakistan’da artan rekabet yurt dışı satış hacmini 2015 yılında olumsuz
etkiledi. 2014 yılındaki %14 büyüme sonrası yurt dışı satış hacmi 2015
yılında %1.1 artışla 559 milyon ünite kasa seviyesinde gerçekleşti.
•2015 yılını kur farkı zararlarını etkisiyle 117 mn TL net kar ile
tamamladı- Şirketin konsolide net satış gelirleri 2015 yılında yıllık
%12.3 artışla 6,724 mn TL seviyesine yükselirken, ünite kasa başına
net satış geliri ise %10,3 artışla 5,84 TL seviyesinde gerçekleşti.
CCİ'nin Türkiye operrasyonlarının satış gelirleri artan satış hacmine
paralel 2015 yılında %10 artışla 3.367 milyon TL seviyesine
yükselirken, yurt dışı operasyonların satış gelirleri Orta Asya ve
Pakistan’daki gerileyen ortalama fiyatlarında etkisiyle yıllık bazda
%7.8 düşüşle 1.235 milyon dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. Şirketin
2015 yılında konsolide FAVÖK rakamı %9.3 artışla 1.030 milyon TL
seviyesinde gerçekleşirken FAVÖK marjı ise uluslararası operasyonların
FAVÖK marjındaki daralmaya bağlı olarak 0,5 puan azalışla %15,3 oldu.
CCİ yüksek döviz borcundan kaynaklanan kur farkı zararı nedeniyle
kurlara karşı oldukça hassastır. Şirket'in 2015 yıl sonu itibariyle
2.4 milyar TL net finansal borcu bulunmaktadır. 2015 yılında doların
TL karşısında değer kazanması sonrası Şirket 2015 yılında artan kur
farkı giderine bağlı olarak 427 milyon TL net finansman gideri (2014:
194 mn TL) kaydetmiştir. Artan kur farkı gideri CCİ’nin net kar
rakamını olumsuz etkilemiştir. Şirletin 2014 yılında 315 milyon TL
seviyesinde gerçekleşen net kar rakamı 2015 yılında %63 azalışla 117
milyon TL seviyesine gerilemiştir.
•2016 yılında konsolide satış hacminin %4 artacağını öngörüyoruz –
CCİ, 2016 yılında Türkiye’deki satış hacminin düşük tek haneli büyüme
göstermesini, uluslararası operasyonların düşük-orta tek haneli,
konsolide satış hacminin ise düşük-orta tek haneli büyüme kaydeceğini
beklemektedir. Öte yandan şirket, net satış gelirlerindeki artışın
hacim artışının üzerinde olmasını beklerken, konsolide FAVÖK marjının
ise 2015 yılına göre yatay seyretmesini öngörmektedir. 2016 yılında
şirketin yurt içi satış hacminin %3 büyüme ile 610 milyon uc
seviyesinatış hacminin ise %6 artışla
593 milyon ıc seviyesine ulaşacağını öngörüyoruz. Buna göre şirketin
konsolide satış hacminin 2016 yılında %4 artışla 1.203 milyon uc
seviyesine ulaşacağını tahmin ediyoruz. Ancak Orta Asya’daki krizin
2016 yılında da devam edeceği beklentisi yanı sıra Suriye ve Irak’ta
yaşanan terör olayların şirketin yurt dışı satış hacmini
baskılayabileceğini düşünüyoruz. Şirketin konsolide net satış
gelirlerinin 2016 yılında %13 artışla 7,621 milyon TL seviyesinde
gerçekleşmesini beklerken, FAVÖK rakamının 1.181 milyon TL seviyesinde
gerçekleşeceğini ve FAVÖK marjının ise %15.5 ile 2015 yılındaki
%15.3'lik FAVÖK marjına paralel gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz.
•Şirket için önerimiz AL yönünde bulunuyor - Şirket için İNA
analizi ve benzer şirket çarpanlarına göre şirketin hedef hisse
fiyatını 44.0 TL seviyesinde hesaplıyoruz. Cari hisse fiyatı 36.80 TL
seviyesinde bulunan Coca Cola İçecek hedef hisse fiyatımıza göre %20
yükselme poatansiyeli taşımaktadır. Şirket için bu aşamada AL
önerimizi korumaktayız.

ANADOLU CAM

İNA analizine göre Anadolu Cam için 2,07 TL olan pay başına hedef
fiyatımızı ve ‘AL’ önerimizi devam ettiriyoruz
•Anadolu Cam, 1935 yılında cam üretimine başlayan Şişecam’ın cam
ambalaj üreten kuruluşudur. Şirket gıda, su, madensuyu, meyve suyu,
süt, alkollü içecekler ile ecza ve kozmetik sektörlerine çeşitli hacim
ve renklerde cam ambalaj üretmektedir. Dört ülkede, toplam 10 üretim
tesisinde (toplam 24 fırın) yıllık 2,3mn ton kapasiteyle üretim yapan
Anadolu Cam, küresel cam ambalaj piyasasında %2,4 Pazar payıyla
dünyada ve Avrupa’da ise 4. büyük şirket konumundadır.
•2015 yılında 1,55mlr TL satış geliri ve 52mn TL net kar elde eden
şirket yıl boyunca yurt içi ve yurt dışı kuruluşlarında toplam 1,764
milyon ton cam ambalaj üretimi gerçekleştirdi (2014: 1,744 milyon
ton). Anadolu Cam 2015 toplam satışlarının %60,1’ini yurt içinde geri
kalan %39,9’unu ise yurt dışında gerçekleştiğini söyleyebiliriz.
•Anadolu Cam 4Ç15’te piyasadaki kar beklentilerinin aksine 73
milyon TL net zarar açıkladı (4Ç14: 86 milyon TL, 3Ç15: 8 milyon TL).
Hatırlanacağı üzere şirket 4Ç14 ve 1Ç15’te iştirak paylarının
satışından sırasıyla 119,4 milyon TL ve 72,9 milyon TL gelir
kaydetmişti. Şirket, yılın son çeyreğinde 397 milyon TL satış geliri
elde etti (4Ç14: 345 milyon TL, 3Ç15: 421 milyon TL). Satış gelirleri
önceki yılın aynı dönemine göre %15,2 oranında artış gösterirken
önceki çeyreğe göre %5,6 oranında düşüş kaydetti. FAVÖK rakamı ise
4Ç15’te yıllık bazda %70,5 oranında artarken, bir önceki çeyreğe göre
%23,5 oranında düşüşle 62 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Böylelikle
FAVÖK marjı yıllık bazda 5,1 puan artarak %15,7 seviyesine çıkmıştır.
•2016 yıl sonunda Anadolu Cam’ın toplam satış gelirlerinin 1,6mlr
TL ve toplam net kar rakamının ise 81mn TL olabileceğini öngörüyoruz.
Ayrıca, şirketin 2015 yılı faaliyetleri neticesinde nakit temettü
ödemeyeceğini hatırlatalım.
•Anadolu Cam, Mart ayı içerisinde portföyünde bulunan 64mn TL
nominal değerli (şirket sermayesinin %9,6969'sına tekabül eden) Soda
Sanayii A.Ş. payını 4,50 TL bedelle sattı. Toplam 288mn TL olan satış
tutarından şirketin vergiler sonrasında 264mn TL dolayında satış
geliri elde etmesi öngörülmektedir. İlgili gelirin 1Ç16 mali
tablolarına yansıyabileceğini söyleyebiliriz. Satış işlemi sonunda
Anadolu Cam portföyündeki Soda Sanayii pay oranı %12,54’ten %2,85
seviyesine gerilemiş oldu.
•Enerji maliyetleri, cam üretiminde önemli girdi maliyetleri
arasında yer almaktadır. Ekim 2014’ten beri herhangi bir ayarlama
yapılmayan doğalgaz fiyatlarında, petrol fiyatlarındaki gerilemenin de
etkisiyle %10-15 arasında bir indrim bile olabileceğini tahmin
ediyoruz. Önümüzdeki dönemde doğalgaz fiyatlarında herhangi bir
gerileme olmasa bile halihazırda artış olmamasının Anadolu Cam
marjları üzerinde olumlu etki yaratacağını düşünüyoruz.
•Tüm bu gelişmeler ışında ANACM için 2,07 TL olan pay başına hedef
fiyatımızı ve ‘AL’ önerimizi devam ettiriyoruz. Hedef fiyatımız 24
Mart 2016 kapanışına göre %9 oranında yükseliş potansiyeline işaret
etmektedir. Şirket 2016T F/K 10,35x ve 2016T FD/FAVÖK 5,76x
çarpanlarıyla işlem görmektedir."

Analizin tamamı için:

http://www.sekeryatirim.com/Raporlar/aylik_bulten/SKY_AylıkBülten_Nisan2016.pdf


******

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım
danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti,
aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen
bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı
sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve
tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine
dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri
tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer
alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize
uygun sonuçlar doğurmayabilir...

*******

Foreks Haber Merkezi ( haber@foreks.com )
http://www.foreks.com
http://twitter.com/ForeksTurkey




16:461.423
Değişim :  0,34% |  4,79
Açılış :  1.424  
Önceki Kapanış :  1.418  
En Yüksek
1.427
En Düşük
1.415
BIST En Aktif Hisseler16:46
TEZOL 18,44 12.810.950 % 9,96  
GARFA 10,28 5.321.784 % 9,95  
SANFM 26,30 26.821.840 % 8,23  
AKYHO 2,67 23.990.147 % 8,10  
OYLUM 7,39 13.011.409 % 8,04  
16:46 Alış Satış %  
Dolar 8,6007 8,6046 % 0,92  
Euro 10,1129 10,1219 % 0,63  
Sterlin 11,8179 11,8772 % 0,84  
Frank 9,2158 9,2713 % 0,73  
Riyal 2,2855 2,2970 % 0,87  
16:46 Alış Satış %  
Altın Ons 1.753 1.753 -0,71  
Altın Gr. 483 483 2,67  
Cumhuriyet 3.205 3.254 14,00  
Tam 3.192 3.272 17,10  
Yarım 1.543 1.583 8,28  
Çeyrek 774 791 4,13  
Gümüş.Ons 22,61 22,65 -0,28  
Gümüş Gr. 6,23 6,24 -0,04  
B. Petrol 75,18 75,18 -0,49