Memur emeklisinin ek ödeme beklentisi

27.04.2026 09:02

Son güncelleme : 27.04.2026 11:01

Bazen bir hukuk tartışması, aslında çok daha derin bir sorunu görünür kılar. Memur emeklilerine verilmeyen ek ödeme meselesi de tam olarak böyle bir örnek.

375 sayılı düzenlemeyle görevdeki memurlara sağlanan ek ödeme, emeklilere uygulanmıyor. Görevdeyken almış oldukları pek çok ödeme kalemi emeklilik hesabı yapılırken dikkate alınmıyor. Bu nedenle birçok devlet memuru görevdeyken aldığı maaşın yarısını emekli olduğunda alamıyor. Bu nedenle de emekli olmak isteyen memur sayısı oldukça düşüyor. EYT’nin çıkmasıyla sevinmesi gereken memurlar maalesef bu durum yüzünden hak ettikleri halde emekli dilekçelerini veremiyorlar. Buna karşılık resmi açıklama basit: “Mevzuatta yok”.

Mahkemeler de aynı gerekçeyle davaları reddediyor. Peki gerçekten mesele bu kadar mı?

İşte bu noktada Türk Büro-Sen’in bu haksızlığın giderilmesi amacıyla açtığı dava, sıradan bir alacak talebinin ötesine geçiyor. Sendikanın yapmış olduğu bu girişim, devletin kendi sistemine nasıl baktığını sorgulayan bir test niteliğinde. Aynı görevi yapmış, aynı sorumluluğu taşımış insanlar arasında sadece “çalışıyor” ya da “emekli” ayrımıyla kalıcı bir gelir farkı yaratmak ne kadar adil?

Eşit bir destek

Emeklilik, kamu hizmetinden kopuş değil; o hizmetin devamıdır. Yıllarca devlete emek vermiş bir kişinin, aynı düzenlemenin dışında bırakılması teknik bir eksiklikten ziyade bir tercih meselesidir. Üstelik söz konusu ödeme performansa bağlı değil. Herkese eşit verilen bir destekten bahsediyoruz. Bu durumda, aynı ekonomik koşulların baskısı altındaki emeklilerin dışarıda bırakılması hangi mantıkla açıklanabilir?

Daha geniş açıdan bakıldığında, bu tablo sosyal devlet ilkesinin de yara aldığını gösteriyor. Sabit gelirle yaşayan ve enflasyona karşı en kırılgan kesimlerden biri olan emekliler yerine, aktif çalışanların desteklenmesi tercih ediliyor. Bu tercih yalnızca ekonomik değil, statü hukuku içerisinde yer almış grupların sonradan göz ardı edildiğini ortaya koyuyor.

Elbette mahkemeler mevcut mevzuat çerçevesinde karar verir. Ancak hukuk sadece yazılı kurallardan ibaret değildir; adalet duygusuyla anlam kazanır.

Türk Büro-Sen’in açtığı dava bugün bu mücadelenin verilmesi adına önemlidir. Türk Büro-Sen Başkanı Türkeş Güney ve yönetiminin, ilk derece mahkeme kararlarının ardından konuyu Anayasa Mahkemesi gündemine taşıması da anlamlıdır. Nitekim olumlu bir karar bu konudaki mağduriyetlerin giderilmesi kadar, çalışma yaşamı ve sonrası bakımından da emek sahiplerinin sisteme olan inançlarının artması, nitelik ve verimliliğin daha da yükselmesi anlamına gelecektir.





18:0514.515
Değişim :  0,82% |  118,28
Açılış :  14.397  
Önceki Kapanış :  14.397  
En Düşük
14.383
En Yüksek
14.601
BIST En Aktif Hisseler18:05
NIBAS 3,85 75.707.910 % 10,00  
SARAE 91,35 6.700.361.806 % 9,99  
TMPOL 627,50 374.299.973 % 9,99  
BIGTK 349,50 154.318.059 % 9,99  
HATEK 14,11 74.559.524 % 9,98  
18:05 Alış Satış %  
Dolar 48,0726 48,0788 % 0,12  
Euro 56,1540 56,2235 % 0,17  
Sterlin 65,3095 65,6368 % 0,01  
Frank 59,7902 60,0899 % 0,08  
Riyal 12,7479 12,8118 % -0,00  
18:05 Alış Satış %  
Gümüş ONS 68,65 68,72 % 0,66  
Platin 1.870,33 1.874,49 % 0,66  
Paladyum 1.346,10 1.349,94 % 0,66  
Brent Pet. 90,88 90,88 % 0,66  
Altın Ons 4.613,46 4.614,10 % 0,66