Bankalar corona virüse karşı ekonomiyi destek paketleriyle savunuyor

23.03.2020 14:22

Son güncelleme : 24.03.2020 10:03

Ekonomistler, kamu bankaları öncülüğünde başlatılan ekonomiye destek paketinden, özel bankaların da güçlü desteğiyle daha olumlu neticelerin alınacağını, cesur, kararlı ve rasyonel adımların atılıp hanehalkı, reel kesim ve yatırımcılar nezdinde güveni yeniden tesis edilmesiyle yılın ikinci yarısının Türkiye ekonomisi için sanılandan daha iyi geçeceğini söyledi.



AA

Tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip corona virüs (Kovid-19) salgınının ardından sosyal ve ekonomik sıkıntıların çözümü için hem hükümetler hem de merkez bankaları birbiri ardına önlemler alıyor.

Geçen hafta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çankaya Köşkü'ndeki Corona virüsle Mücadele Eş Güdüm Toplantısı'nın ardından "Ekonomik İstikrar  Kalkanı" adını verdiği paketle 100 milyar liralık bir kaynak setini devreye aldı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) da salgının Türkiye ekonomisine olası olumsuz etkilerini hafifletmek için tedbirler alırken,  Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) finansal kuruluşların  müşterilerini mağdur etmemesi konusunda güçlü tavsiye karar aldı. Türkiye  Bankalar Birliği (TBB) de ekonomik faaliyetin desteklenmesi yönünde üyelerine tavsiyede bulundu.

Kamu bankaları bu sabah reel sektöre, KOBİ'lere ve bireysel müşterilerine bu zorlu süreci atlatmak için önemli destekler sunarken, İş Bankası da bu yönde adımlar atan ilk özel banka oldu.

Ekonomistler, kamu bankalarının başlattığı ekonomiye destek  paketlerine tüm özel sektör bankalarının da katkı sunmasıyla hem şirketlerin hem  de bireysel müşteriler bu zorlu dönemi en az kayıpla atlatacağını vurguladı.

"NORMALLEŞMENİN DAHA HIZLI OLMASI HEDEFLENİYOR"

AA Finans Analisti ve stratejist Cüneyt Paksoy, ekonomik tedbirler ve  açıklanan paketlere ilişkin yaptığı değerlendirmede, virüs etkisiyle küresel  piyasalarda kaos ve anomalinin global ölçekte tüm varlık fiyatlarını olumsuz  etkilediğini belirtti.

Süreçle ilgili belirsizlik ve hasar tespitiyle ilgili rasyonel analiz  yapabilmenin zorlaşmasının dolar endeksinin ekstra yükselişi ve diğer her türlü  varlık fiyatının baskıda kalması sonucunu beraberinde getirdiğini söyleyen Paksoy, finans piyasaları üzerinde merkez bankalarının tekil ve koordine  adımlarının şimdilik belirli ölçüde etkili olduğunu ifade etti.

Paksoy, reel sektör ve bireylerin ve kamusal dengelerin korunması  içinde hükümetlerin siyasi tarafta daha etkili olarak mali önlemler ve destek  paketleri açıklamaya devam ettiğinin altını çizdi.

2018'de yaşanan kur atağı sonrası 2019 mali disiplin ve dengelenme  içerisinde koordine bir şekilde finansal ve mali tedbirleri proaktif şekilde  uygulayan ve önemli sonuçlar alarak değişim sürecine geçen Türkiye'nin yaptıkları  ve temel dayanak tezinin mevcut görünümde global ölçekte onanmış ve kabul edilmiş  göründüğünü dile getiren Paksoy, şunları kaydetti:

"Mevcut durumda virüs etkisi sebebiyle yeni paketler ve önlemler  açıklanırken, hem kazanımların korunması hem de bu süreci en az hasarla  atlatılması amaçlanıyor. Bu doğrultuda alınan kararların sahada ilk etkilerini  görebilmek için kamu bankaları bir kez daha öncülük ediyor. Borçların  yükümlülüklerin belirli bir süre yönetilmesi ve ötelenmesi hedeflenirken, turizm  benzeri sektörlere göre teşvik ve desteklerin de ayrı dizayn edileceği bir  sürecin öncü sinyalleri de açıklanan kararlarda göze çarpıyor. İstihdamın  korunması amacıyla açıklanan yeni kredi destek imkanları ile bir bütün olarak  incelediğimizde virüs süreci bitene kadar kısa ve orta vadede reel sektörü ve  tüketim tarafındaki bireyleri desteklemek ve korumak, virüs süreci sonrası  normalleşmenin daha hızlı olması hedefleniyor."

Cüneyt Paksoy, kamu bankalarına diğer özel sektör bankalarının ve reel  sektörün kendi çabalarının da katılımıyla, devletin de kamu desteğiyle birlikte  düşünüldüğünde virüs etkisi tepe yapıp normalleşme gelene kadar koruyucu kalkan  etkisinin kaldıraçlı bir şekilde gelişmesinin mümkün olabileceğini sözlerine  ekledi.

"ÖZEL BANKALAR DA EN KISA ZAMANDA BENZER ADIMLAR ATMALI"

Virtus Glocal Yönetici Ortağı İnanç Sözer de Çin'de başlayıp tüm  dünyaya yayılan virüsün etkileri nedeniyle, 12 yıldan sonra ilk defa global bir  resesyon ile mücadele etmeye çalışılan bir dönemde olunduğunu söyledi.

Türkiye'nin hem sağlık hem ekonomi açısından bugüne kadarki süreci  fena yönetmediğini değerlendiren Sözer, "Bugün, zorunlu olmadıkça evde kalma  bilincini gösteren vatandaşları ve başta kamu otoritesi olmak üzere hem kamu hem  özel bankaların desteğiyle ekonomik sorunları hafifletme konusunda koordineli bir  reaksiyon verme zamanıdır." dedi.

Sözer, daha büyük bir koordinasyonun ise tıpkı 2008’deki yüzyılın  krizinden çıkmayı sağlayan kritik başarı faktörü olan, G-20 çatısı altında  yapılması gerektiğini vurguladı.

"Her ülke kendi çözümünü aradıkça, faiz indirimleri, verilen ilave  likiditeler ve vergi teşvikleri sınırlı etki yapacaktır." diyen Sözer,  nitekim  finansal piyasalardaki süren stresin de, son dönemde alınan onca parasal ve  maliye politikalarının yeterli olmadığını açıkça gösterdiğini ifade etti.

Sözer, şu değerlendirmelerde bulundu:

"G20 ülkeleri toplanıp koordineli bir şekilde merkez bankaları ve  maliye politikaları çözümleri üretmedikçe, toparlanma ağır aksak olacaktır. Zira  unutmamak gerekir ki, bu sefer finansal sektördeki çalkantıdan öte reel  sektördeki bilanço krizi kaynaklı bir sorun yaşıyoruz. Bu nedenle reel sektörün  satışlarına ve finansal performansına doğrudan odaklanan bir önlemler paketine  acil ihtiyaç duyuluyor. Bu kapsamda 'Ekonomik İstikrar Kalkanı' ve özellikle  nisan sonuna kadar icra-iflasların durdurulmasından sonra, kamu bankalarının  bugün açıkladığı kararlar oldukça yararlı ve takdire şayan önlemlerdir.

Özel bankaların da en kısa zamanda benzer adımlar atmasını ümit  ediyorum. Makroekonomik açıdan bakıldığında, öncelik ne enflasyon ne bütçe açığı  ve kamu borç stoku olmalı. Ülkece reel sektördeki olağanüstü sorunları çözmek  için cesur adımlar atamazsak çok daha ağır bir tabloyla yüzleşmek zorunda  kalacağız. Hal böyleyken, yükün büyük kısmı kamu bankalarına bırakıldığından,  Hazine tarafından acilen kamu bankalarının sermayelerinin artırılması da yararlı  bir adım olacaktır. Cesur, kararlı ve rasyonel adımlar atıp, hanehalkı, reel  kesim ve yatırımcılar nezdinde güveni yeniden kazanabilirsek, yılın ikinci  yarısının Türkiye ekonomisi için sanılandan daha iyi geçeceğini tahmin ediyorum."





18:0588.125
Değişim :  -3,72% |  -3.402,55
Açılış :  91.834  
Önceki Kapanış :  91.528  
En Yüksek
92.299
En Düşük
88.125
BIST En Aktif Hisseler
BNTAS 2,42 47.268.423 % 10,00  
SASA 7,26 219.623.200 % 10,00  
PGSUS 34,54 376.437.090 % 10,00  
TUCLK 3,30 22.058.889 % 10,00  
COSMO 2,20 90.554 % 10,00  
Alış Satış %  
Dolar 0,0000 0,0000 % 0,00  
Euro 0,0000 0,0000 % 0,00  
Sterlin 8,0183 8,0585 % 3,04  
Frank 6,7534 6,7940 % 2,11  
Riyal 1,7135 1,7221 % 0,91  
Alış Satış %  
Altın Ons 1.627 1.629 -1,48  
Altın Gr. 336 336 0,71  
Cumhuriyet 2.110 2.142 10,00  
Tam 2.102 2.156 14,92  
Yarım 1.016 1.043 7,22  
Çeyrek 510 521 3,61  
Gümüş.Ons 14,44 14,49 0,09  
Gümüş Gr. 2,99 3,00 0,04  
B. Petrol 24,92 24,92 -1,42