`Hürmüz Boğazı`nı kapatma` tehdidi yeni değil

06.07.2018 14:51

Son güncelleme : 06.07.2018 18:08

Nükleer programı nedeniyle ABD ve Batı`dan İran`a yönelik ne zaman yaptırım uygulanacağı gündeme gelse, Tahran yönetimi karşı hamle olarak Hürmüz Boğazı`nı kapatma tehdidinde bulunuyor.



AA

Son günlerde ABD'nin İran'ın en "önemli gelir kaynağı" petrol satışını  engelleyeceği açıklaması, İran'ın Hürmüz Boğazı kartını bir kez daha masaya  koymasına sebep oldu.
 
İran'ın ABD ve bölgedeki Arap müttefiklerini Hürmüz Boğazı'nı  kapatmakla tehdit etmesi yeni değil.
 
HÜRMÜZ BOĞAZI KRİZİNİN DÜNÜ VE BUGÜNÜ
 
Haşimi Rafsancani İran Meclis Başkanı ve Ulusal Yüksek Savunma  Konseyi'nde Ali Hamaney'in temsilciliğini yaptığı ve İran-Irak savaşı yıllarında  1983'te Tahran Cuma Hutbesi'nde, "Bizim gemilerimizle Hürmüz Boğazı'nı  kapatmamıza gerek yok. Günde 2 kez 48 kilometre menzilli 175 milimetrelik  toplarımızı boğazın ortasına atarsak kim geçebilir? Biz kalaşnikoflarımızla dahi  boğazı kapatabiliriz." demişti.
  
Aralık 2011 yılında, Eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad döneminde  ABD, İran'ın petrol satışına yaptırım uygulayacağını duyurmuş, Tahran yönetimi de  Hürmüz Boğazı'nı kapatacağını açıklamıştı.
 
İran Batı'nın hamlesine karşı Hürmüz kartını masaya koymuş,  Ahmedinejad'ın yardımcısı Muhammed Rıza Rahimi, "İran petrollerine yaptırım  uygulanması durumunda Hürmüz Boğazı'nı kapatır, bir damla dahi petrol geçişine  izin vermeyiz." şeklinde konuşmuştu.?
 
Aradan zaman geçmesine rağmen askerler ayni sözleri kullanıyor. İran  Deniz Kuvvetleri Komutanı Tuğamiral Habibullah Seyyari, "Hürmüz'ü kapatmanın  kendileri için su içmek kadar kolay olduğunu" ifade etmekle birlikte söz konusu  boğazda İran tarafından bir tatbikat başlatılmıştı. Devrim Muhafızları Komutan  Yardımcısı Ali Eşref Nuri, tatbikatın "Hürmüz'ü kapatma tatbikatı" olduğunu  bildirmişti.
 
Bu gelişmeler üzerine dönemin ABD Savunma Bakanı Leon Panetta, 8 Ocak  2012'de düzenlediği basın toplantısında, "İran'ın Hürmüz'ü petrol geçişlerine  kapatmasına göz yummayacaklarını, bu konunun ABD'nin kırmızı çizgisi olduğunu"  belirtmişti.
 
Yine o günlerde Bahreyn'de bulunan ABD'nin 5'inci Filo yetkilileri  tarafından yapılan açıklamada, "Hürmüz Boğazı'ndan nakliyat ulaşımı bölge ve  küresel ekonomi için hayati önemdedir. Uluslararası bir boğazda herhangi bir  tarafın ulaşım özgürlüğünü engellemesine kesinlikle izin verilmeyecektir."  ifadeleri kullanılmıştı.
 
Bugünler de tarih yeniden tekerrür ediyor. ABD'nin "İran petrol  satışını sıfıra indireceklerini" duyurmasına karşılık İran yine Hürmüz Boğazı'nı  kapatmakla tehdit etti.
 
İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, İsviçre'deki İranlılarla bir araya  geldiği programda, "İran petrolünün ihraç edilmemesi, bölge ülkelerinin de petrol  satamayacakları anlamına gelir." açıklamasında bulunmuştu. Bu sözler İran'ın  Hürmüz Boğazı'nı petrol geçişlerine kapatacağı şeklinde yorumlandı.
 
Devrim Muhafızları'nın sınır ötesi operasyonlarını yöneten Kasım  Süleymani'nin Ruhani'ye "Hizmetinizdeyiz" şeklindeki destek açıklamasının  ardından Devrim Muhafızları Komutanı İsmail Kevseri, "Eğer İran petrolünün  ihracatı engellenirse, Hürmüz Boğazı'ndan dünyanın diğer noktalarına petrol  geçişine izin vermeyeceğiz." şeklinde konuştu.
 
ABD'den cevap gecikmedi. Dün, ABD, İran'ın petrol ihracatına ambargo  uygulaması halinde Hürmüz Boğazı'nı kapatacağı tehdidine karşı bölgede petrol  ticaretini korumak için askeri güç kullanmaya hazır olduğu mesajını verdi. ABD  Savunma Bakanlığı Pentagon Sözcüsü Bill Urban, İran Devrim Muhafızları Komutanı  Kevseri'nin sözleriyle ilgili olarak petrol tankerlerinin uluslararası sulardaki  seyrinin engellenmesinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu kaydetti.
 
Urban, "ABD deniz kuvvetleri ve bölgedeki müttefikleri, uluslararası  hukukun serbest ticarete izin verdiği her yerde seyrüsefer özgürlüğünü savunmaya  hazırdır." ifadelerini kullandı.
 
HÜRMÜZ BOĞAZI'NIN ÖNEMİ
 
ABD ile ihtilaflarının arttığı dönemlerde bölgede düzenlediği  tatbikatlar ve ABD deniz donanması unsurlarıyla sürtüşmesi İran'ın uzun yıllardır  Hürmüz Boğazı'nda kontrolü elinde tuttuğunu dünyaya ispat etme çabası olarak  değerlendiriliyor.
 
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin ana damarlarından biri  durumundadır. Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)  tarafından üretilen petrolün yaklaşık yüzde 80'i Hürmüz Boğazı'ndan geçerek Çin,  Japonya, Güney Kore, Hindistan ve Singapur gibi enerji talebi yüksek ülkelere  sevk ediliyor.?
 
ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) verilerine göre, Hürmüz Boğazı  dünyada en çok petrol taşımacılığı yapılan boğaz konumundadır. EIA, 2016 yılında  Hürmüz Boğazı'ndan günlük ortalama 18,5 milyon varil petrol taşındığını açıkladı.  Bu rakam deniz yoluyla yapılan petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 40'ını  oluşturuyor.
 
Kuzey kıyılarında İran, güneyinde Umman'ın yer aldığı boğazın Basra ve  Umman körfezleri arasındaki en dar yeri yaklaşık 50 kilometredir. Ağır yük  gemilerinin geçiş koridorunun genişliği ise 10 kilometredir. İran'ın Lark  Adası'yla Umman'ın Kumzar Yarımadası arasındaki bu bölgede 3 kilometre gidiş, 3  kilometre dönüş koridoru bulunuyor.? Boğaz, petrol ihraç eden Körfez ülkeleri ve  İran'ın okyanusa açıldığı tek çıkış noktası durumunda.
  
Sözü edilen bölgede petrol taşıma alternatif güzergahı olabilecek ve  1947 yılında yapımına başlanan Trans Arabistan Petrol Boru Hattı'nın istenen  düzeyde işletilememesi Hürmüz Boğazı'nın önemini arttırdı.
 
İRAN'IN HÜRMÜZ BOĞAZI'NI KAPATMA ZORLUĞU
 
2009 yılında yayımlanan "Hürmüz Boğazını Engellemenin Maliyetleri ve  Zorlukları" başlıklı makalesinde William D. O'Neil, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı  bloke etme imkan ve kabiliyetini incelemiş, "İran'ın petrol gelirlerinin  azalması, kritik altyapı tesislerinin zarar görmesi, silahlı kuvvetlerinin  yıpranmasına neden olacak sonuçlar doğuracağını" belirtmişti.
 
Hürmüz Boğazı’nın bloke edilmesi için 2 denizaltı ile yaklaşık 1 hafta  sürecek yoğun çalışmayla bin mayın döşenmesi gerektiğine işaret eden O'Neil,  suların derin olmaması nedeniyle denizaltılarla mayın döşemenin mümkün  olmadığını, gemilerle yapılacak mayın döşeme işleminin ise kolayca ifşa olacağını  beyan etmişti.
 
İran'ın gemilere karşı olası bir füze saldırısını ve bu saldırıyı  gerçekleştirmek için gerekli keşif imkanlarının kısıtlı olması nedeniyle mümkün  görmeyen O'Neil, Hürmüz Boğazı'ndaki yüksek ısının kızılötesi radarları devre  dışı bıraktığını dile getirmişti.
 
Boğaz'daki su buharı nedeniyle gemilerin tespitinin zorlaşmasıyla  birlikte, Boğaz'daki adaların fazlalığı, insanların yoğunluğu,  petrol arama ve  çıkarma platformlarının gemilerin tespitini güçleştirdiğine değinen O'Neil,  ABD'nin olası bir Hürmüz Boğazı blokajını açmak için her türlü askeri tedbiri  almaktan geri durmayacağını kaydetmişti.
 
RUHANİ'NİN AÇIKLAMASI TEHDİT OLARAK ALGILANDI
 
İranlı İşçiler Haber Ajansı ILNA'ya konuşan İran Azad Üniversitesi  Uluslararası İlişkiler Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Mehdi Mutahharniya,  "Cumhurbaşkanı Ruhani'nin yaptığı açıklama, İran'ın bölge ülkeleri petrollerinin  Hürmüz Boğazı'ndan geçmesini engelleyeceğine dair beyanını bir tehdit" olarak  değerlendirirken, İranlı Siyaset Uzmanı Hüseyin Dehbaşi Twitter hesabından  Ruhani'nin açıklamasının uluslararası anlaşmalara aykırı olduğunu söyledi.
 
Dehbaşi, "Ruhani, uluslararası taşımacılık yapan ticari gemileri ve su  yollarını tehdit edecek her türlü girişimin, Birleşmiş Milletler (BM) sözleşmesi  7'nci maddesine aykırı olduğunu ve uluslararası yaptırımı olacağını bilmiyor mu?"  ifadelerin kullandı.
 
İran'la ABD arasında Hürmüz Boğazı'nda uzun yıllar süren güç  mücadelesi tekrarlanırken İran'ın bugün jeopolitik gücünü kullanabileceği iç  dinamiklere sahip olmadığı herkes tarafından bilinen bir gerçektir. Ekonomik  yaptırımların ülke içi krize dönüştüğü bugünlerde İran'ın geçmişe göre Hürmüz'de  ABD'ye kafa tutacak durumunun olmadığı değerlendirilmektedir.
 
İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politikalar Komisyonu Başkanı  Haşmetullah Felahetpişe her ne kadar Ruhani'nin Hürmüz Boğazı'nı kastetmediğini  söylese de bir kere ok yaydan çıktı. Ruhani'nin petrol tehdidi, İran'ı  uluslararası sözleşmeler karşısında zor durumda bırakacak potansiyel taşıyor.
 
Tüm bunlarla birlikte Tahran yönetimi, ABD ile ihtilaflarının arttığı  bazı dönemlerde Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidinde bulunmuş olsa da gerek  uluslararası hukuk, gerekse güç dengeleri nedeniyle aleyhine ağır sonuçlar  doğuracak her hangi bir adım atamamıştır.
  
Düşük bir ihtimal de olsa İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmaya yönelik  askeri müdahalesi pahalılık, enflasyon, işsizlik, yolsuzluk, kuraklık, susuzluk  gibi sosyo-ekonomik sorunlarla boğuşan İran'ın sonu anlamına gelebilir. Tahran  yönetiminin boğaza askeri müdahalesi Suudi Arabistan, BAE, Rusya ve ABD'nin  yararına petrol fiyatlarında artışa yol açarken Çin ve Avrupa ülkelerinin  zararına olacaktır.
 
Cumhurbaşkanı Ruhani'nin Avrupa'nın zararına neden olabilecek bir  açıklamayı İsviçre'de dillendirmesi siyasi nezaketsizlik olarak kabul edilirken,  İran'daki muhafazakarları mutlu eden ifadeleri, dünyayla iyi ilişkiler  kurulmasını "ümit" eden İran halkıyla arasını açacağı kaydedildi.





14:0291.038
Değişim :  -0,13% |  -118,54
Açılış :  91.226  
Önceki Kapanış :  91.157  
En Yüksek
91.380
En Düşük
90.695