İş dünyası 2020`ye umutla bakıyor

20.12.2019 11:16

Son güncelleme : 23.12.2019 09:20

Türk ekonomi ve iş dünyasının temsilcileri zorlu geçen 2019 yılının ardından 2020 yılının daha pozitif geçeceğini ve Türkiye`nin yeniden yüzde 5 seviyelerinde bir büyüme performansına ulabileceğini düşünüyor.



AA

Türkiye, 2018 yılının ağustos ayında yaşadığı kur saldırılarının  ardından 2019 yılında dengelenme sürecine girdi. 2019 yılı hem küresel ekonomi  hem de Türkiye ekonomisi açısından oldukça zor bir dönemeç oldu. Bu süreçte  ticaret savaşları, korumacı politikalar ve jeopolitik risklerden önemli ölçüde  etkilenen küresel ekonomi, gerek büyüme oranları gerekse ticaret beklentilerinin  gerisinde kaldı.

Konuya ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulunan Türk ekonomisinin  önemli kurum ve sanayi odalarının temsilcileri, 2019'daki toparlanmanın 2020'de  büyümeye dönüşeceğini belirtiyor.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, 2020 yılının  Türkiye için kur saldırısının gerçekleştiği 2018 ve dengeleme ile geçen 2019'un  ardından güçlü büyümeye geçiş yılı olacağını dile getirdi.

Aynı zamanda bu yılda elde edilen olumlu oranlarla, ekonominin gelecek  10 yıla yeniden büyüme patikasına girmiş olarak başlayacağını ifade eden Avdagiç,  "Ancak ekonomik aktörler olarak bizlerin, yakaladığımız bu yeni büyüme ivmesini  çok iyi ve akıllıca kullanarak, Cumhuriyetin 100. yılına güçlü bir ekonomik  ivmeyle girmemiz gerekiyor." diye konuştu.

Avdagiç, 2019'un üçüncü çeyreğinden itibaren Türkiye ekonomisinin  yüzde 0,9 büyüyerek yeniden büyüme patikasına girdiğini belirterek, "Gerçekten  çok olumlu bir performans sergiledi. Bu performansın yardımıyla, 2020’nin dört  çeyreğinin dördünde de pozitif büyüme yaşamayı bekliyoruz.Yıllık büyüme oranında,  Yeni Ekonomi Programı'nda hedeflendiği gibi yüzde 5 büyümeye ulaşmak hiç  şaşırtıcı olmayacaktır. Hatta 2020 büyüme hedefini aşacağımızı söyleyebiliriz."  dedi.

Ekonomi otoritelerinin, 2020’de küresel faizlerde ciddi bir gerileme  ve yükseliş beklemediğini ve bunun Türkiye için avantaj olduğunu anlatan Avdagiç,  "Çünkü Türkiye’ye dış kaynaklı yeni bir baskı gelmeyeceğine işaret ediyor.  Dolayısıyla 2020’de işsizlikte de gerileme olacağı beklentisi içindeyiz. İstihdam  hedefinde hem 2019, hem de 2020’de OVP hedeflerinin tutturulacağı  düşüncesindeyiz." değerlendirmesinde bulundu.

"YENİ BÜYÜME HİKAYESİNİ HÜKÜMET VE ÖZEL SEKTÖR BİRLİKTE YAZACAĞIZ"

Avdagiç, tüm ekonomik badirelerin tek reçetesinin "ihracat" olduğunu  ve ihracatın krizleri savma özelliği olduğuna dikkati çekti.

Türkiye'nin asla büyüme hedeflerinden taviz veremeyeceğini belirten  Avdagiç, "Bu hikayenin iki yazarı vardır: Hükümet ve özel sektör. Biz de  Türkiye'de hükümet ve özel sektör olarak büyüme hikayesini birlikte yazacağımızı  hiç unutmamalıyız. Türkiye, her sene yüzde 5'in üzerinde bir büyüme sağlamak  zorunda. 2020 için de yüzde 5 büyümeye ulaşmak için itici gücümüz, üretimdir,  yatırımdır. İnanıyorum ki milli bir dayanışma içinde, ülkemizin üretim ve ticaret  imkan ve kabiliyetlerini artırarak, ekonomik başarı çıtamızı çok yukarılara  taşıyacağız." şeklinde sözlerini tamamladı.

"2020'Yİ NİTELİKLİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME YILI YAPMALIYIZ"

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan ise  2019 yılında dengelenme sürecine girildiğini belirterek, "Hükümetimizin 2018 yılı  gibi derin finansal sorunlar yaşadığımız bir yılın ardından ortaya koymuş olduğu  irade ile 2019 yılında döviz kurlarından enflasyona, faizden cari açığa kadar  ekonomimiz yeniden bir dengeleme sürecinin içine girmeyi başardı. Bu süreçte en  büyük başarı, döviz piyasasının 2019 yılının hemen hemen tümünde, yüksek  volatilite ve oynaklıktan kurtulup belirli bir dengeye oturtulmasıydı. Özellikle  yılın son aylarında bunu çok daha güçlü bir şekilde hissediyoruz.  Çünkü Türk  lirasına olan güven tekrar artmaya başladı ve yeniden bir istikrar bandı oluştu."  dedi.

Kurlardaki bu stabilizasyon ve dengelenmeyle beraber enflasyonda da  giderek bir toparlanma dönemine girildiğine işaret eden Bahçıvan, henüz kalıcı  olarak tek haneli rakamlara inememiş olsa dahi enflasyonun yüzde 10'lara yakın  bir tablo içinde olmasının bu anlamda umut verdiğini söyledi.

2019'da yaşanan en önemli dengelenme halkasının faizler olduğunu  vurgulayan Bahçıvan, şöyle devam etti:

"Sadece Merkez Bankası'nın faizleri değil, piyasadaki tüm faiz  oranlarının da bu düşük faizi destekleyen oranlara doğru gerilediğini  görmekteyiz. Ve tabii ki bugün cari açığı değil, cari fazlayı konuşuyor olmamızı  da unutmamalıyız. 2019 yılını değerlendirirken finansal piyasalar açısından  özellikle bu gelişmelerin altının çizilmesi gerektiğine inanıyorum.Finansal  piyasalardaki bu başarılı dengelenme sürecini, yatırım ikliminin ve  motivasyonunun sağlıklı bir mecraya oturtulması izlemeli. Çünkü 2020'nin  yatırımlar açısından artık finansal sebeplerden veya finansal bahanelerden  arınmış bir dönem olduğunu öngörüyoruz. Artık kimse finansal istikrarsızlıktan  dolayı bu ülkede yatırım yapılamıyor diyemez. Bunun için de yılın ilk ayları, bu  konuda vereceği görüntülerle, bize önemli bir ayna tutacak."

Bu nedenle kendilerine göre 2020 yılında en önemli konunun nitelikli  olmasını temenni ettikleri bu yatırım sürecin başlatılması olacağını aktaran  Bahçıvan, bu anlamda Türkiye'nin kaliteli ve nitelikli yatırımlarla donatılarak,  sürdürülebilir bir büyüme patikasına girmesinin hedeflenmesi gerektiğini  bildirdi.

Bunun olabilmesi için öncelikle yatırımcı güveni, yatırımcı güven  iştahının tekrar oluşturulması gerektiğini vurgulayan Bahçıvan, bu motivasyonun  doğru teşviklerle donatıldığı takdirde, 2020’nin Türkiye’nin tekrar bir yatırım  dönemine ulaşması açısından önemli bir fırsat yılı olacağını ifade etti.

Bahçıvan, küresel ekonomide gelişmelere ilişkin ise "2020'yi dünyadaki  beklentiler açısından değerlendirdiğimizde, belirsizliklerin her geçen gün  arttığı bir dünyada yaşıyor olduğumuz gerçeğini görmemiz gerekiyor. Yani her gün  hangi coğrafyadan, nereden geleceği belli olmayan birtakım sürprizlere çok açık  bir dünya var. ABD’de 2020’de seçim olması belki de 2020’nin en önemli  olaylarından bir tanesi. Her Amerikan seçim yılı mutlaka dünya siyaseti için çok  önemli. Brexit konusu keza 2020’nin önemli kırılma konularından biri olacaktır."  açıklamasında bulundu.

"SON 12 AYLIK İHRACAT 180 MİLYAR DOLARA ULAŞTI"

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle de küresel  ticaretin içerisinden geçtiği zorlu sürece rağmen Türkiye'nin ihracatta olumlu  bir grafiğe imza attığını kaydetti.

İhracatçıların, dinamizmleri ve stratejik kararları sayesinde  ihracatın, doğru rota tespitlerle rakiplerin üzerinde artışlar sergilemeye devam  ettiğine dikkati çeken Gülle, ancak küresel ticarette yaşanan daralmanın bütün  ülkeleri etkilediğini ve küresel büyümede önemli bir ivme kaybına sebep olduğunu  söyledi.

Gülle, şöyle devam etti:

"İhracatçılarımızın tüm güçleriyle, tam performansla yürüttükleri  çalışmalar küresel ortalamanın üzerinde bir ihracat tablosu ile taçlanıyor,  göğsümüzü kabartıyor. Ülkemizin ihracat performansı, rakiplerimiz ve hedef  pazarlarımız ile karşılaştırıldığında, başarılı ivmesi ile öne çıkıyor. 2019 yılı  ilk 9 aylık ihracat verisini açıklayan ülkelerden Güney Kore’nin ihracatı yüzde  9,8 düşmüş durumda. Birleşik Krallık’ta ise azalma yüzde 6,5, Almanya’da yüzde  5,2, Rusya’da da düşüş yüzde 4,6 olurken, Japonya’da yüzde 4,5, ABD’de ise yüzde  1,2 düşüş var. Dünya devi Çin’in ihracatı yüzde 0,1 düşmüş durumda. Ülkemiz ise  ilk 9 ayda yüzde 2,6 artışa imza atmıştı. İhracatçılarımızın dinamizmi, doğru  rota tespitleri ve stratejik kararları, hükümetimizin destekleri ile küresel  arenadaki pozisyonumuzu daha iyi noktalara taşıyor, taşımaya da devam edecek."

2019 yılında küresel ticaret savaşlarının ve ekonomi-politik  çatışmaların negatif etkisine rağmen, ihracatın ön görüler doğrultusunda aylık  performansındaki başarılı seyrini devam ettirmeyi başardığını aktaran Gülle,  "Geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre kasım ayı ihracatımız, Genel Ticaret  Sistemi’ne (GTS) göre 16 milyar 214 milyon dolar oldu. Yılın ilk 11 ayında ise  ihracatımız yüzde 1,8 artış ile 165 milyar dolara, son 12 aylık ihracat da 180  milyar dolara ulaştı." dedi.

İhracat ailesinin de her geçen gün büyümeye devam ettiğini bildiren  Gülle, ihracat yapan firmaların sayısının 13 yıldır ilk defa ithalat yapanları  geride bıraktığını anımsattı.

"YATIRIM, İSTİHDAM, İHRACAT VE BÜYÜMEYE YÖNELİK ETKİLİ, POZİTİF BİR YIL BİZİ BEKLİYOR"

Gülle, "Büyüme için belirlenen hedeflerin tamamının, neredeyse tamamen  ihracata endeksli oluşturularak, Türkiye için yeni bir yol haritası çizildi. Bu  yol haritası dahilinde, 2019 yılı için 182, 2020 yılı için 191 ve 2021 yılı için  204 milyar dolar ihracat hedeflerimiz bulunuyor. Bu hedefler doğrultusunda da  ihracatımızı sıçratacak yeni bir strateji ortaya koymamız gerekiyor. İhracatçılar  olarak, 'Yeni Ekonomi Programı' ile çizilen yol haritasının, büyüme, istihdam,  enflasyon ve cari denge beklentilerine uygun olarak, 2020 yılının ilk çeyreği  itibarıyla, bir değişim sürecini sırtlayacağını öngörüyoruz." dedi.

Faiz oranlarında gerçekleşen indirimlerin sanayici ve ihracatçılar  için pozitif olduğunu vurgulayan Gülle, "İhracatçılarımızın, yatırımcılarımızın  önündeki önemli engellerden birisi de atılan faiz indirim adımlarıyla, deyim  yerinde ise, ortadan kalkmış oldu. Dolayısıyla yatırım, istihdam, ihracat ve  büyümeye yönelik etkili, pozitif bir yıl bizleri bekliyor." değerlendirmesinde  bulundu.

İsmail Gülle, "Yeni Ekonomi Programımızdaki projeksiyon sayesinde,  2001’de küresel ticaretten aldığı binde 51’lik oran ile en çok ihracat yapan  35'inci ülke olan, 2018’de binde 87 ile sırasını 31'inciliğe yükselten ülkemizi  2023’te binde 96 ile ilk 30 ülke arasına yükseltmek en büyük gayemiz. Şu anki  seyirde bu hedefleri tutturmamız gayet makul görünüyor." dedi.

TİM'in yüksek teknoloji ihracatının payının artırılmasına büyük önem  verdiğinin altını çizen Gülle, "İhracatçılar olarak bizlerin sorumluluğu,  bakanlığımızın açıkladığı İhracat Ana Planı’nda, altı çizilen hedeflere yönelik  stratejileri, sahada en iyi şekilde yürüterek, hem ihracatçılarımıza hem de ülke  ekonomimize, en iyi getiriyi sürdürülebilir şekilde sağlayabilmektir. Daha çok  çalışıp, katma değer odaklı üretim bilinci ile 226,6 milyar dolarlık 2023 yılı  ihracat hedefimizi rahatlıkla aşacağız." şeklinde konuştu. 

"YÜZDE 5'LİK BÜYÜME HEDEFİ YAKALANABİLİR"

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak ise Türkiye  ekonomisinin, 2018 yılı ağustos ayında döviz kurlarında yaşanan dış kaynaklı  müdahale ile sıkıntılı bir süreç yaşadığını ancak ekonomi yönetiminin kararlı  duruşu, hızlı önlemleri ve güçlü adımları sayesinde 2019 yılında yaraları çok  büyük ölçüde sarmayı başardıkları ifade etti.

Ekonomide bu yılın üçüncü çeyreğinde büyümenin pozitife dönmesiyle  yılın da Yeni Ekonomik Program’da hedeflendiği şekilde pozitif bir büyümeyle  kapanmasını beklediklerini aktaran Olpak, "Enflasyonla mücadelede ve cari açıkta  çok önemli bir aşama kat ettik. Ekonomik göstergelere uyumlu bir şekilde Merkez  Bankası’nın politika faizinde 6 ayda toplam 1200 baz puanlık indirime gitmesi,  Türk lirasındaki fiyat istikrarı ve piyasalardaki artan güven ortamı da,  ekonomideki pozitif görünümün açık bir göstergesi." şeklinde konuştu.

Yeniden büyüme patikasına giren Türkiye ekonomisi için, 2020 yılına  dair daha umutlu ve daha pozitif bir tablo bulunduğunu belirten Olpak, şunları  aktardı:

"Beklenenden kısa süren sıkıntılı bir dönemin ardından, yeni yıla ait  beklentilerimizin pozitif olduğu bir gerçek. Bu olumlu hava ile 2020 yılında  Türkiye’deki yatırımların artmasını, istihdamın yükselmesini ve enflasyonda  olumlu yönde gelişmelerin yaşanmasını öngörüyoruz. Bankacılık sektörünün de en  kısa sürede piyasa faizlerini ve kullanım şartlarını çok daha makul seviyelere  çekmesini bekliyoruz. Çünkü, bu noktadan sonra Türk iş dünyasının asıl önünü  açacak olan hamle, ucuz krediye hızla ulaşabilmektir.

Bu çerçevede, 2020 yılını doğrudan etkileyecek 11. Kalkınma Planı ve  Yeni Ekonomi Programı kapsamında atılacak adımları çok isabetli buluyoruz. Her  alanda gelişmeyi öngören, sanayicinin, KOBİ’nin, esnafın, çiftçinin, çalışanların  geleceğini temeline alan bu yaklaşım sayesinde, Türkiye’nin 2023 hedeflerine  ulaşmasına ivme kazandıracak güçlü adımlar gelmeye devam edecek. 2020 yılından  itibaren maliyetlerin düşeceği ve vadelerin daha da uzayacağı bir döneme  gireceğimizi düşünüyoruz."

Olpak, yerli üretimin önceliklendirilmesinin, istihdam teşvikleri ve  kredi programları ile ekonomik büyümenin desteklenmesinden de memnun olduklarını  vurguladı ve " Yeni Ekonomi Programı’nda öngörülen politikaların hayata  geçirilmesiyle enflasyonun kalıcı olarak, tek haneli seviyelere indirilmesi  hedefine ulaşmamız gerekiyor. Özellikle enflasyondaki gerilemeyle birlikte risk  primlerindeki düşüş ve yabancı sermaye girişleri için güvenli alanın genişlemesi,  dış finansmanın da seyrini belirleyecektir." yorumunu yaptı.

Nail Olpak,  2020 yılında Türkiye ekonomisi için yüzde 5’lik bir  büyüme öngörüldüğünü ve bu hedefin yakalanmasında bir sıkıntı görmediklerini  belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Dış ticarete, ihracata dayalı bir büyüme hedeflenirken, sanayi  üretiminin lokomotif bir rol üstlenmesi çok büyük bir önem taşıyor. Dolayısıyla  iş dünyasının kesintisiz olarak üretime devam etmesi, yeni pazarlara kanalize  olması ve katma değerli ürünlerle dünya ticaret sahnesinde daha güçlü şekilde yer  alması için çalışmaya devam etmeliyiz.

Bilindiği üzere, günümüz ekonomisinin koşulları ve küresel ticaret ile  piyasalardaki değişimler de göz önüne alınarak, 11. Kalkınma Planı kapsamında  Türkiye'nin 2023 hedefleri de yeniden şekillendi. Plana göre, 2023 yılı  hedeflerimizde enflasyonun yüzde 5 seviyesine inmesi, kişi başı milli gelirin 12  bin doları aşması bekleniyor. Bu önemli hedeflerin yanı sıra 2018 yılı itibarıyla  784 milyar dolarlık bir hacme sahip olan Türkiye ekonomisinin büyüklüğünün 2023  yılında 1 trilyon 80 milyar dolara çıkması son derece önemli bir eşik."

"TÜRKİYE EKONOMİSİNİN BÜYÜME HEDEFİNE ZORLANMADAN ULAŞACAĞINI DÜŞÜNÜYORUZ"

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı  Abdurrahman Kaan da geride kalan zorlu süreçte Türkiye ekonomisinin, birçok  uluslararası kuruluş tarafından yılın başında yapılan küçülme tahminlerine karşın  ciddi bir direnç gösterdiğini ve beklentilerin pozitif büyümeye revize edildiğini  kaydetti.

Merkez Bankası’nın temmuz ayından itibaren üst üste aldığı faiz  indirimi kararlarının, bilhassa iç tüketimi destekleyerek büyümeye olumlu  yansıdığını dile getiren Kaan, "Faiz indirimleriyle birlikte canlanan ekonomik  aktivite, yılın üçüncü çeyreği itibarıyla Türkiye ekonomisini pozitif büyüme  sürecine geri döndürdü. Bu bağlamda TCMB’nin yılın son toplantısında politika  faizini yüzde 12 seviyesine çekmesi, reel sektör adına 2020 yılına yönelik ciddi  bir motivasyon oldu. Bu kararının, önümüzdeki dönemde iç tüketimle birlikte  yatırım harcamalarına da olumlu yansıyacağını ve böylelikle Türkiye ekonomisinin  büyüme hedefine zorlanmadan ulaşacağını düşünüyoruz." şeklinde konuştu.

Kaan, büyüme beklentilerine ilişkin ise "Genel anlamda Türkiye, 2019  yılında ekonomik açıdan nispeten durgun bir dönem geçirse de siyasi  belirsizliklerin sona erdiği ve gerekli yapısal reformların hayata geçirildiği  bir ortamda, avantajlı nüfus yapısı ve coğrafi konumu sayesinde, uzun dönemde  önemli iş fırsatları sunmaya devam etmiştir. Bu motivasyonla girdiğimiz 2020 yılı  ve sonrasında Türkiye ekonomisinin, YEP kapsamında hedeflenen yıllık ortalama  yüzde 5’lik büyüme hızını zorlanmadan yakalayacağını tahmin ediyoruz."  değerlendirmesinde bulundu.




18:0588.125
Değişim :  -3,72% |  -3.402,55
Açılış :  91.834  
Önceki Kapanış :  91.528  
En Yüksek
92.299
En Düşük
88.125
BIST En Aktif Hisseler
BNTAS 2,42 47.268.423 % 10,00  
SASA 7,26 219.623.200 % 10,00  
PGSUS 34,54 376.437.090 % 10,00  
TUCLK 3,30 22.058.889 % 10,00  
COSMO 2,20 90.554 % 10,00  
Alış Satış %  
Dolar 0,0000 0,0000 % 0,00  
Euro 0,0000 0,0000 % 0,00  
Sterlin 8,0183 8,0585 % 3,04  
Frank 6,7534 6,7940 % 2,11  
Riyal 1,7135 1,7221 % 0,91  
Alış Satış %  
Altın Ons 1.627 1.629 -1,48  
Altın Gr. 336 336 0,71  
Cumhuriyet 2.110 2.142 10,00  
Tam 2.102 2.156 14,92  
Yarım 1.016 1.043 7,22  
Çeyrek 510 521 3,61  
Gümüş.Ons 14,44 14,49 0,09  
Gümüş Gr. 2,99 3,00 0,04  
B. Petrol 24,92 24,92 -1,42