PPK öncesi faiz ve döviz düşüşte

26.08.2014 15:14

Son güncelleme : 26.08.2014 15:45



 Fed'in faiz artırımının  başlangıcı anlamında kesin bir tavır koymaması, ECB'nin eylül ayından itibaren  Avrupa bölgesindeki büyüme sorunlarını baz alarak daha agresif genişleme  politikaları uygulayacağı beklentisi çerçevesinde 25 baz puanlık ölçülü bir  indirim sürpriz olmayacak"

 

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası  (TCMB) Para Politikası Kurulu'nun (PPK) yarınki kararı öncesinde faiz ve dolar  düşüş eğiliminde.

 

    Tahvil bono piyasasında güne yüzde 9,15'ten başlayan gösterge tahvilin  bileşik faizi gün içinde gerileyerek son üç haftanın en düşük seviyesi olan yüzde  9,04'ü gördü. Yarın yapılacak PPK toplantısında ölçülü faiz indirim  yapılabileceği beklentisinin masada olmasıyla gösterge tahvil faizindeki düşüş  sürüyor.

 

    Bugün bankalararası piyasa açılmadan önce 2,1815'i gören dolar/TL ise,  gün içinde 2,17'in altına gerileyerek en düşük 2,1655'i gördü. Bugün doların  gelişmekte olan ülke para birimleri ve emtialara karşı değer kaybetmesinin etkisi  ve piyasalarda yarınki PPK toplantısında faizlerde indirim yapılmayacağı  beklentisinin ağırlık kazanması TL'nin diğer para birimlerine göre daha fazla  pirim yapmasını sağlıyor.

 

    Analistler, piyasada faiz indirimi yapılmayacağı beklentisi ağırlık  kazansa da sınırlı bir faiz indiriminin de masada olduğu beklentisinin, hem faiz  hem de döviz piyasasında savunma amaçlı pozisyonların alınmasına neden olduğunu  ifade ediyor.

 

    Olası faiz indirimi durumunda gösterge tahvilin bileşik faizinin yüzde  9'un altına gerileyebileceğini ve yüzde 8,8 seviyesinin destek konumunda takip  edileceğini belirten analistler, aksi durumda yüzde 9,30'lara kadar yükselişin  görülebileceğini öngörüyor.

 

    Analistler, dolar/TL'de geri çekilmelerde 2,1500 ve 2,1440  seviyelerinin destek olarak izlenebileceğini tahmin ediyor.

  

25 baz puanlık ölçülü indirim

Saxo Capital Strateji Uzmanı Cüneyt Paksoy, PPK kararı öncesinde  yaptığı değerlendirmede siyasi tarafta bilinmezlerin bir bir çözülürken, cevabı  aranan en önemli sorunun yeni kurulacak kabinede ekonomi yönetimiyle ilgili görev  yapacak isimlerin belirlenmesi olarak kaldığını ifade etti.


Şu ana kadar Ali Babacan ve Mehmet Şimşek gibi isimlerin görevine  devam etmesi noktasında pozitife yakın bir piyasa algısı izlendiğini belirten  Paksoy, şunları kaydetti:

 

    "Yeni olası isimler gelmesi durumunda genel seçime kadarki süreçte  hangi ekonomik politikaların uygulanacağının bilinmemesi piyasalarda en azından  kısa vadeli bir gerilim meydana getirebilir. Merkez Bankası yönetimi ilk olarak  bu denklemin çözümüne odaklanacaktır. Mevcut süreçte içerideki siyasi denklem  dışında  yurt dışında özellikle Fed algısına paralel doların global ölçekte değer  kazanımı, yeni olası global likidite koşulları ve TCMB yönetiminin dikkatle  izlediği enflasyon verisinin hala yüksek kaldığı düşünüldüğünde rasyonel bir  davranış olarak bekle-gör uygulaması beklenir."

 

 Paksoy, Fed'in faiz artırımının başlangıcı anlamında kesin bir tavır  koymaması ve ECB'nin eylül ayından itibaren Avrupa bölgesindeki büyüme  sorunlarını baz alarak daha agresif genişleme politikaları uygulayacağı  beklentisi çerçevesinde koşullar uygunken 25 baz puanlık ölçülü bir indirimin de  sürpriz olmayacağının belirli oranda fiyatların içine girmeye başladığını dile  getirdi.

 

    Bu toplantı sonrası yukarıda sayılan olasılıklar içinde faiz ve kur  tarafında fiyatlamaların fazla değişim göstermeyip global koşullara bağlı olarak  yönünü aradığını aktaran Paksoy, olası bir sürpriz agresif faiz indirimi adımının  fiyatlamasının özellikle kur tarafında kısa vade adına daha belirgin ve negatif  olabileceğine dikkati çekti.

  
Politika faizinde indirim beklemeyenler çoğunlukta

AA Finans'ın 20 ekonomistin katılımıyla gerçekleştirdiği PPK Beklenti  Anketine göre 17 ekonomist politika faizinde (bir hafta vadeli repo ihale faiz  oranı) değişiklik beklemezken, 2 ekonomist 25 baz ve 1 ekonomist 50 baz puan  indirim olacağını tahmin ediyor. İndirim bekleyen ekonomistlerin beklentilerin  medyanı 25 baz puan oldu.

 

    Ankete katılan ekonomistlerin tamamı piyasa yapıcısı bankalara  sağlanan fonlama faiz oranında ve marjinal fonlama oranında değişiklik  beklemiyor. Borçlanma faiz oranında 18 ekonomist değişiklik olmayacağı yönünde  görüş bildirirken, 2 ekonomist de 50 baz puanlık indirimin olacağını tahmin  ediyor.

 

    TCMB'nin geçen ayki PPK toplantısında politika faiz oranı ve borçlanma  faiz oranı 50 baz puanlık indirimlerle sırasıyla yüzde 8,25 ve yüzde 7,50  olmuştu. Açık piyasa işlemleri çerçevesinde piyasa yapıcısı bankalara repo  işlemleri yoluyla tanınan borçlanma imkanı faiz oranı yüzde 11,5'te ve gecelik  marjinal fonlama oranı yüzde 12'de sabit kalmıştı.

 

    İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, AA Finans'a yaptığı özel  röportajda ise TCMB'nin yarın gerçekleştireceği PPK toplantısına ilişkin "Çok  ölçülü bir faiz indiriminin mümkün olabileceğini düşünüyorum. Ama yaşanan bazı  gelişmelere bağlı olarak bunu yapmamayı seçerlerse de şaşırmam" ifadelerini  kullanmıştı.

 





18:051.411
Değişim :  0,60% |  8,44
Açılış :  1.405  
Önceki Kapanış :  1.402  
En Yüksek
1.416
En Düşük
1.405
BIST En Aktif Hisseler18:05
DMSAS 7,81 101.787.008 % 10,00  
CASA 130,90 19.049.898 % 10,00  
SAMAT 6,49 28.970.610 % 10,00  
BAGFS 17,49 2.149.825 % 10,00  
DENGE 3,41 341.927 % 10,00  
18:05 Alış Satış %  
Dolar 8,7025 8,7072 % 0,78  
Euro 10,3986 10,4066 % 0,93  
Sterlin 12,0918 12,1524 % 0,53  
Frank 9,4444 9,5013 % 0,78  
Riyal 2,3148 2,3264 % 0,78  
18:05 Alış Satış %  
Altın Ons 1.776 1.776 -3,31  
Altın Gr. 497 497 2,75  
Cumhuriyet 3.300 3.352 10,00  
Tam 3.286 3.371 11,35  
Yarım 1.588 1.631 5,48  
Çeyrek 797 815 2,74  
Gümüş.Ons 25,94 25,96 0,05  
Gümüş Gr. 7,26 7,27 0,08  
B. Petrol 75,48 75,48 0,29