Salgın sonrası tedarik zincirinde kilit ülke Türkiye

27.04.2020 11:18

Son güncelleme : 28.04.2020 09:26

Yeni tip corona virüs (Kovid-19) salgınıyla birlikte arz zinciri, stratejik ürünler, güvenlik, güven, ortak hareket etme, lojistik gibi kavramlar üzerinden küresel ticaret yeniden tartışılmaya başlanırken, uzmanlar, Türkiye`nin coğrafi konumu, lojistik ağları, aksamayan tedarik zinciri, acil durumlara müdahale kapasitesi, sağlam sağlık sistemi ve kriz yönetme becerisi gibi daha birçok unsurla birlikte avantajlı konumda bulunduğunu belirtiyor.



AA

Dünya ticaretinin en önemli ülkelerinden Çin'de başlayan ve tüm dünyaya yayılan salgın hastalık, hayatın her alanında etkisini gösteriyor. Bazı ülkelerde hayat durma noktasına gelirken, bazı ülkelerde de kısmi kısıtlamalarla ticaret devam ediyor.

Kovid-19 salgını, hem arz hem de talep kanallarıyla küresel ticarete  önemli sekte vururken, ticaret partnerleri, üretilen ürünler ve arz zinciri  sorgulanır hale geldi.

ABD başta olmak üzere gelişmiş ülkelerin Çin'in salgına ilişkin  bilgileri eksik verdiği iddiasıyla başlayan güvensizliği, küresel ticaretin  yarınının nasıl şekilleneceği sorusunu da gündeme getirdi.

Ticaretin en büyük arz sağlayıcısı konumundaki Çin'in kısmen devre  dışı kalması durumunda bu ülkenin yerini hangi ülkelerin alabileceği üzerinde  çalışmalar başladı.

Uzmanlar, Türkiye'nin coğrafi konumu, lojistik ağ bağlantıları, üretim  kapasitesi, insan kaynağı, bilgi ve becerisi gibi birçok yönüyle avantajlı konumda bulunduğunu belirtiyor.

Türkiye'nin salgın sonrası küresel ticarette yaşanacak yeni döneme  hazırlıklı olması gerektiğini vurgulayan uzmanlar, Türkiye'nin bu süreçten  pozitif çıkacağını ifade ediyor.

"ÇİN DE, DİĞER ÜLKELER DE ARZ ZİNCİRİNİ DAĞITACAK"

Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burak Saltoğlu, video konferans yöntemiyle küresel ticaretin kısa, orta ve uzun vadede nasıl  değişeceğine, Türkiye'nin buradaki konumuna ilişkin AA muhabirinin sorularını  yanıtladı.

Salgın sonrasında küresel ticaretin nasıl değişeceğine ilişkin iki  değişik perspektif olduğunu aktaran Saltoğlu, ilk görüşün, artık ülkelerin daha  da ortak hareket edeceği anlayışını benimsediği olduğunu belirtti.

Saltoğlu, ikinci görüşün ise ülkelerin, hükümetlerin, şirketlerin daha  içe kapanacağı veya stratejik ürünler tarafında içe kapanarak kendilerini  özgünleştirme konusunda bir yol izleyeceği anlayışını benimsediği olduğunu  bildirdi.

Pragmatik anlamda ikinci görüşün yaşanabileceğini düşündüğünü ifade  eden Saltoğlu, özellikle her ülkenin kritik ürünleri kendi içinde de yapabileceği  bir döneme gidilebileceğini söyledi.

Yeni dönemde "kritik ürünleri her durumda üretelim, geri kalan  ürünlerin ticaretini beraber yapalım" anlayışının benimsenebileceğini aktaran  Saltoğlu, şunları kaydetti:

"ABD açısından bakılınca, özellikle Çin'le ilişkilerinde hata yaptı.  Arz zinciri çerçevesinde bir ülkeye bu denli yoğunlaşma bir risk yönetimi olarak  ortaya çıkıyor. Bu onlar için hataydı. Çin'e sert tepki vermek ya da tazminat  gibi şeyler konuşuluyor. Bunların ne kadarının yapılabileceğini zaman gösterecek.  Her durumda ilişkilerin eskisi gibi olmayacağını düşünüyorum. Çin'in de, diğer  ülkelerin de arz zincirini dağıtması gerekecek. Bir şeklide dengelenme  sağlanacak. Globalleşme düşünülenin çok ötesine gitti. Burada kaynak dağılımını  da tekrardan düşünmek gerekiyor. Özellikle ABD açısından bakıldığında, sofistike  ürünlerde aşırı Ar-Ge yapılıyor. Mars'ta koloni kurma ya da kişisel gen konusunda  çok uçuk Ar-Ge'ler yapılırken, hastanelerle ilgili çok temel eksikliklerin olduğu  görülüyor. Buradan ülkelere sosyal anlamda da çokça mesaj çıkacaktır. ABD, Çin'le  ilişkilerini tekrar sorgulayacaktır. Bu oldukça maliyetli de bir süreç. Bunu  zamana yayacaktır. Bu ölçekte bir tedarik zincirini de hemen bulamayacağı için  ilişkileri bir süre daha devam edecek gibi duruyor. Tedarik zincirinin başka  ülkelere kaydırılması kaçınılmaz."

"AB'DE İLİŞKİLER TEKRAR SORGULANACAK"

Burak Saltoğlu, AB tarafına bakıldığında, zaten iyi gitmeyen sürecin  bir nebze daha zorlu hale geldiğini söyledi.

Almanya'nın bir sürü artılarından ötürü süreçten az etkilenirken,  İtalya ve İspanya'nın çok ciddi sorunları bulunduğunu aktaran Saltoğlu, şunları  kaydetti:

"Ortak bir tahvil çıkartıp bu ülkelerin sorununu çözmek için AB'nin  bir fedakarlık yapmasını beklersiniz ancak izlediğimiz kadarıyla gerektiği kadar  bir desteğin olmadığını görüyoruz. Burada da ilişkilerin tekrar sorgulanması  noktasına gidiliyor. Belki cesur laflar söylemek için çok erken... Ancak bazı  şeylerin yeniden sorgulanacağı, bazı ülkelerin bazı konulardaki ideolojilerini  tekrar gözden geçireceği, halkın da bu çerçevede politik tercihlerini ya da  duyarlılıklarını daha sosyal yanlara doğru evireceği bir yapıya en azından  ulaşılabilirse daha farklı finansal ve politik ortam için belli zemin var.  Neoliberal yapının belli yerlerde çok etkili olmadığını görüyoruz. Aslında pür  neoliberal dönüşümün sancılarını globalleşmeyle de birlikte ilk stres testini  yaşıyoruz. İlk tepkiyi burada göreceğiz. Törpülenme gerekiyordu ama çok tatsız  bir ders oldu."

"TÜRKİYE BELLİ NOKTALARDA AVANTAJ SAĞLAYACAK"

Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Saltoğlu, yeni dönemde  Türkiye'nin küresel ticaretteki yerine ilişkin soru üzerine, Türkiye'nin belli  noktalarda avantaj sağlayacağını vurguladı.

Türkiye'nin, ölçek anlamında küresel ticarette yapacağı ve  yapamayacağı şeyler olduğuna dikkati çeken Saltoğlu, "Tekstilde Çin'de bir sorun  olunca küçük çapta olanlar Türkiye'ye dönüyordu. Çip üretimi gibi Çin'in ileride  olduğu ürünlerin üretimini yapamayabiliriz. Bu süreçten Türkiye'nin zararlı  çıkmayacağı kesin. Ülkelerin küresel tedarik zincirlerindeki kopan ilişkilerin  bir yerinde Türkiye'yi değerlendireceklerini düşünüyorum. Bu durumlara da  Türkiye'nin iyi hazırlanıp gerekli tepkileri vermesi gerekiyor. AB içinde de  etkili bir konuma gidebiliriz. Kriz sonrasında kartlar yeniden dağılırken,  Türkiye'nin yeri olacak ve doğru oyununu oynarsa avantajlı çıkabilir."  değerlendirmelerinde bulundu.

"TEDARİK ZİNCİRİNDE YENİ STRATEJİK ORTAKLIKLAR VE ARAYIŞLAR GÜNDEME GELECEK"

AA Analisti ve Stratejist Cüneyt Paksoy da küresel salgının bütün  dünyada hem finansal hem mali birçok önlemi aktive ettiğini, masadaki herkesin   ana amacının, global ölçekte likidite krizine bağlı finansal bir çöküşü  engellemek ve üretim-istihdam denklemini korumak olarak kodlandığını söyledi.

ABD, AB, Çin ve Japonya merkezli finansal genişleme önlemlerine  Uluslararası Para Fonu'nun da (IMF) direkt destek vererek ülkelerin birbirinden  bağımsız ve birbirine bağımlı global ölçekte finansal gerekliliklerini yerine  getirmelerinin amaçlandığını kaydeden Paksoy, "Bu kadar basılan ve basılacak  paranın finans piyasalarının dengesi dışında zaman içinde 2008'den farklı olarak  bu sefer adım adım reel sektöre de etki etmesi bekleniyor. Bu adımlar,  hükümetlerin aldığı devasa boyutta mali önlemler ve destekleme paketleriyle  ekstra motive edilirken, bütün amaç virüs eğrisi tepe yapıp bu süreçte kapanan  dünyanın tekrar adım adım açılana kadarki süreçte en az hasarla süreci atlatmak  olarak şekilleniyor." ifadelerini kullandı.

Paksoy, bu sürecin getireceği hasar tespitinin, büyüme beklentilerinin  ciddi  şekilde aşağı yönlü revize edilmeleri ile  daralan ekonomiler üzerinden  yapıldığını söyledi.

Bu süreçte hasar görecek üretim-tedarik-tüketim zinciri yanında şekil  değiştirecek ihracat-ithalat döngüsünün de ciddi önem taşıdığına işaret eden  Paksoy, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Yeni alışkanlıklar, değişen ezberler ve yeni normaller, hem finans  piyasalarını hem üretim sürecini değiştirmeye aday görünüyor. Teknolojinin daha  çok öne çıkacağı yeni sanayileşme modelleri yanında tedarik zincirinde yeni  stratejik ortaklıklar ve arayışlar gündeme geleceğe benziyor. ABD-Çin ticaret  savaşları, virüs öncesi mola vermiş gibi görünse de virüs sonrası bu savaş, boyut  kazanarak ve cephe genişleterek  artacağa benziyor. Virüs sürecinden sorumlu  olarak görülen Çin'e karşı global mutabakat gün geçtikçe güçlenirken, tazminat  dışında bu ülkeye karşı ciddi yaptırımların olma ihtimali yüksek sesle  konuşuluyor. Çin, bu itibar kaybını atlatabilmek için elinden geleni yapmak  istese de yeni dönemde üretimde değişime hazır olan tedarik zincirini  tamamlayabilecek ve finans sistemini yeni döneme hızlı uyarlayacak ülkeler için  önemli fırsatların doğacağı çok açık."

"TÜRKİYE İÇİN HER ADIMDA ÖNEMLİ FIRSATLAR GELECEK"

Cüneyt Paksoy, küresel salgının zirve yapıp kapalı olan dünyanın  tekrar açılarak normalleşme sürecine girdiği andan itibaren 2020 yılına "değişim  ve buna bağlı üretimle büyüme" iddiasıyla giren Türkiye için her adımda önemli  fırsatların geleceğini söyledi.

"Küresel ölçekte finans ve üretim yeniden şekillenirken, jeopolitik  önemi ve tarihsel süreci ile hem batı hem doğu penceresine açık Türkiye, bu  süreci fırsata çevirecek potansiyeli barındırıyor" diyen Paksoy, Türkiye'nin  savunma sanayi başta olmak üzere son dönemde bazı sektörlerde başlayan değişim  rüzgarını daha da güçlendirip, virüs sürecinden en hızlı şekilde ve en az hasarla  çıkıp, üretimde stratejik sektörleri belirleyip çabuk ve etkin bir şekilde katma  değerli ürünlere doğru hızlanması halinde bu sürecin kazananı olma ihtimalinin  artacağını söyledi.

Paksoy, şunları kaydetti:

"Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın son dönemde aldığı kararların en  önemlilerinden olan ve Türkiye'nin hikayesini eş zamanlı anlatacak ve stratejik  merkezlerde konuşlanacak  kadronun etkin kullanımı; ikili, üçlü ve bölgesel iş  birlikleri  ve direkt kurulacak ilişkilerle pozitif etki kaldıraçlı bir şekilde  artacaktır. Üretimi desteklerken YEP rotasyonu içerisinde  2019 disiplin ve  dengelenme sürecinde sağlanan  finansal istikrarın korunması ve virüsle  mücadelede şu ana kadar kazanılan başarılı sürecin devamı, Türkiye'nin yeni  döneme hazırlığında ve yeni dönemin kazananı olması konusunda konumunu ekstra  güçlendirecektir."





18:051.061
Değişim :  2,53% |  26,19
Açılış :  1.030  
Önceki Kapanış :  1.034  
En Yüksek
1.062
En Düşük
985
BIST En Aktif Hisseler
EGGUB 95,15 17.840.018 % 10,00  
KARTN 603,90 23.634.281 % 10,00  
YONGA 25,74 407.814 % 10,00  
YBTAS 7.645,00 427.254 % 10,00  
ISBIR 1.298,00 252.756 % 10,00  
Alış Satış %  
Dolar 0,0000 0,0000 % 0,00  
Euro 0,0000 0,0000 % 0,00  
Sterlin 9,4867 9,5343 % 0,20  
Frank 7,9580 8,0059 % 0,60  
Riyal 1,9383 1,9480 % 0,90  
Alış Satış %  
Altın Ons 2.035 2.036 -28,19  
Altın Gr. 477 477 -2,28  
Cumhuriyet 3.267 3.316 52,00  
Tam 3.248 3.331 -89,76  
Yarım 1.570 1.611 -43,42  
Çeyrek 787 806 -21,71  
Gümüş.Ons 28,26 28,35 -0,62  
Gümüş Gr. 6,62 6,65 -0,08  
B. Petrol 44,66 44,66 -0,43