23.10.2026 - 12:36 | Son Güncellenme:
HABER MERKEZİ - Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ), 2035 yılına kadar üretmeyi hedeflediği hava araçlarına yönelik planlarını açıkladı. Önümüzdeki 9 yılda 1500’den fazla hava aracının Türk Hava Kuvvetleri envanterine kazandırılması hedeflenirken, bu süreçte öne çıkan projelerden biri de ANKA-3 oldu.
TUSAŞ’ın Ankara Kahramankazan’daki tesislerinde geliştirme ve test çalışmaları devam eden ANKA-3, sahip olduğu teknolojilerle Türkiye’nin insansız hava araçları alanındaki kabiliyetlerini ileri taşımayı hedefliyor. CNN Türk muhabiri Paşa Alyurt, TUSAŞ tesislerinden ANKA-3’ün özelliklerini ve geliştirme sürecindeki son durumu anlattı.

İŞTE GÖK VATAN’IN YENİ MUHAFIZI ANKA-3
Türkiye’nin jet motorlu insansız hava araçlarından ANKA-3, özellikle düşük radar izi sağlayan tasarımıyla dikkat çekiyor. Kuyruksuz uçan kanat yapısına sahip olan hava aracı, radarlar tarafından tespit edilme ihtimalini azaltacak şekilde geliştiriliyor.
Derin taarruz, keşif, gözetleme, istihbarat ve elektronik harp görevlerinde kullanılmak üzere tasarlanan ANKA-3’ün havadan havaya operasyon kabiliyetine yönelik çalışmalar da yürütülüyor.
Turbofan motorla donatılan ANKA-3, yüksek hız ve gelişmiş operasyonel kabiliyetleriyle öne çıkıyor. Jet motorunun sağladığı performans, hava aracının farklı görev koşullarında etkin şekilde kullanılmasına katkı sunuyor.
ANKA-3’ün en dikkat çekici özelliklerinden biri de mühimmatlarını gövde içerisinde taşıyabilmesi. Kanat altına da mühimmat yerleştirilebilen hava aracı, gövde içi silah istasyonları sayesinde radar izini düşük tutarak operasyon gerçekleştirebilecek.

İŞTE GELİŞTİRİLEN ANKA-3’ÜN ÖZELLİKLERİ
Yaklaşık 7 ton kalkış ağırlığına sahip olan ANKA-3, 1 ton 300 kilograma kadar faydalı yük taşıma kapasitesiyle dikkat çekiyor. Geniş görev yelpazesine sahip insansız savaş uçağının farklı mühimmatlarla donatılması planlanıyor.
ANKA-3, geleceğin hava muharebe konseptleri açısından da önem taşıyor. Özellikle 6. nesil savaş uçaklarında öne çıkması beklenen insanlı ve insansız hava araçlarının birlikte görev yapabilmesi konusunda önemli bir platform olarak değerlendiriliyor.
Bu kapsamda Türkiye’nin milli muharip uçağı KAAN ile ANKA-3’ün koordineli operasyon gerçekleştirebilmesine yönelik kabiliyetlerin geliştirilmesi hedefleniyor. Böylece KAAN pilotunun insansız hava araçlarıyla birlikte görev icra edebildiği bir operasyonel yapının oluşturulması amaçlanıyor.
ANKA-3’ün bu özellikleriyle Türk Hava Kuvvetleri’nin gelecekteki operasyonel kabiliyetlerine önemli katkı sağlaması bekleniyor.

50 SAATİN ÜZERİNDE HAVADA KALABİLİYOR: AKSUNGUR
TUSAŞ’ın insansız hava aracı ailesinde ANKA-3’ün yanı sıra AKSUNGUR da önemli bir yer tutuyor.
İlk kez 2010 yılında hangardan çıkan ve aynı yıl ilk uçuşunu gerçekleştiren ANKA, Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde keşif, gözetleme ve istihbarat görevlerinde kullanılıyor. Yerli ve milli sistemlerle donatılan ANKA’da, ASELSAN tarafından geliştirilen ASELFLIR kamera sistemi ve ROKETSAN üretimi akıllı mühimmatlar da yer alıyor.
TUSAŞ’ın bir diğer önemli insansız hava aracı AKSUNGUR ise uzun süre havada kalabilme özelliğiyle öne çıkıyor. 50 saatin üzerinde havada kalabilen AKSUNGUR, uzun süreli keşif, gözetleme ve operasyonel görevlerde kullanılabiliyor.
Yerli ve milli mühimmatlarla donatılabilen AKSUNGUR, uzun uçuş süresi sayesinde geniş alanlarda kesintisiz görev yapabilme kabiliyeti sunuyor.
Modern savaşlarda insansız hava araçlarının artan önemi, Rusya-Ukrayna savaşında da bir kez daha ortaya çıktı. Türkiye’nin geliştirdiği ANKA, ANKA-3 ve AKSUNGUR gibi platformların, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonel gücüne ve caydırıcılığına katkı sağlaması hedefleniyor.