Madenler, Ar-Ge ve fabrika şartıyla ihale edilecek

15.10.2018 13:02

Son güncelleme : 16.10.2018 09:37

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Türkiye`nin, madenleri yüksek teknolojili ürünlere dönüştürmek için yerli üretim, Ar-Ge ve inovasyon odaklı yeni bir dönüşüm başlattığını belirterek, `Madenin işlenmesi için gerekli tüm teknoloji, altyapı ve yatırımlar artık burada yapılacak. Maden sahalarımızı yarı mamul ve nihai ürün üretebilecek fabrikaların kurulması şartıyla ihale etmeye başlıyoruz. Fabrika kurulumu ve Ar-Ge yapılmasını zorunlu kılan bir sistemi hayata geçiyoruz.`dedi.



AA

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, İstanbul Yeni Havalimanı'nda düzenlenen Türkiye 2023  Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, Türk ekonomisinin son 16 yıldır her türlü iç ve  dış engellemelere rağmen başarılara imza attığını ve artık bu başarıyı daha  yukarı taşıma zamanının geldiğini söyledi.

Türkiye'nin enerji altyapısının 2002'den bu yana her yönüyle modernize  edildiğini ve enerjide dışa bağımlılığı azaltmak için önemli adımların atıldığını  aktaran Dönmez, "Bizlere sorun teşkil edebilecek her meseleyi bir an önce  çözerek, yükselişe geçmek zorundayız. Patinaj yapacak, duracak zaman yok."  ifadelerini kullandı.

Dönmez, Bağımsız enerjinin, güçlü bir ekonominin, diplomasinin ve  güvenlik politikalarının da temel taşlarından birisi olduğunu da vurguladı. Milli  Enerji ve Maden Politikası kapsamında "Bağımsız Enerji Güçlü Türkiye" sloganıyla  yola çıktıklarını belirten Dönmez, enerjinin Türkiye'nin en büyük cari açık  kalemlerinden biri ve son dönemdeki yıllık ortalamasının 40-50 milyar dolar  seviyesinde olduğunu anımsattı.

Bakan Dönmez, Türkiye'nin dünyanın en büyük 10 ekonomisinden birisi  olma hedefine sürdürülebilir bir büyümeyle ulaşma imkanı olduğuna ve uygun  maliyetli, kaliteli ve farklı kaynaklarla beslenen enerji arzı oluşturmanın  önemine dikkati çekti.

"YERLİ VE YENİLEBİLİR KAYNAKLAR BÜYÜYOR"

Yerli kaynakların enerjideki payı arttıkça maliyetler ve jeopolitik  konularda olumsuz gelişmelerin yıkıcı etkilerinin azalacağını ifade eden Dönmez,  iki yılda yerli ve yenilenebilir kaynakların elektrikteki payının yüzde 50'nin  üzerine çıktığını söyledi.

Dönmez, yenilenebilir enerji kaynaklarında Türkiye'nin, en fazla  kurulu güce sahip ülkelerden biri olduğuna işaret ederek, "Hidroelektrik  kaynaklarda yüzde 50, rüzgar, jeotermal ve biyo kütlede yüzde 95 artış yaşadık.  Güneşte kurulu gücümüz hiç yoktu, bugün 5 bin megavatı aşmış durumdayız. Toplam  yenilenebilir enerji kurulu gücümüzün yüzde 70'ini son 10 yılda gerçekleştirdik."  diye konuştu.

Yerli kömürde Türkiye'nin rezervlerinin 18 milyar tonun üzerine  çıktığını vurgulayan Dönmez, yapılan projeksiyonlara göre kömürden elektrik  üretiminin gelecek 35-40 yılda üstünlüğünü koruyacağını ve Avrupa'da şu anda 30  kömür santrali yapımının devam ettiğini anlattı.

Dönmez, Akkuyu Nükleer Güç Santrali'yle Türkiye'nin nükleer enerjide  de ilk adımını attığını dile getirerek, bu santral ile sadece enerji olarak  değil, sağlık teknolojilerinden uzay ve haberleşme teknolojilerine kadar fayda  sağlanacağını kaydetti.

Bu tür büyük yatırımları sadece enerji değer zincirinde  görmediklerini, enerji teknolojilerinin yerlileştirilmesi olarak da  değerlendirdiklerini bildiren Dönmez, bu teknolojilerin yerlileştirilmesi  kapsamında yapılan Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) ihalelerini  anımsattı.

"TÜRK MALI LOGOSUYLA İMZA ATMAK İSTİYORUZ"

Dönmez, güneş enerjisinde entegre panel üretim fabrikasının temelinin  atıldığına dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Yakında rüzgar enerjisinde de yerli üretim yapan bir fabrikanın  temelini atacağız. Sadece Türkiye'nin ihtiyacını karşılamak değil, bölgemizdeki  yüksek potansiyeli de göz önüne alarak, Türkiye'yi üretim üssü haline getirmeyi  amaçlıyoruz. Dünyanın her yeri bizim için önemli bir pazar konumunda. Ayrıca,  madenlerde de yerli üretim, Ar-Ge ve inovasyon odaklı bir süreç başlattık. Biz  bugüne kadar madenlerimizi ham madde olarak ihraç ediyorduk. Teknoloji  eksikliğinden dolayı bu ham maddeyi işleyerek katma değeri daha yüksek ürünlere  dönüştüremiyorduk. Madenlerde yeni bir döneme başlıyoruz. Madenin işlenmesi için  gerekli tüm teknoloji, altyapı ve yatırımlar artık burada yapılacak. Maden  sahalarımızı yarı mamul ve nihai ürün üretebilecek fabrikaların kurulması  şartıyla ihale etmeye başlıyoruz. Fabrika kurulumu ve Ar-Ge yapılmasını zorunlu  kılan bir sistemi hayata geçiyoruz. Bunun ilk adımını Çinlilerle birlikte bu yıl  inşallah Bandırma'da faaliyete geçecek bor karbür tesisi kurulmasıyla atacağız.  Savunma sanayimiz açısından son derece önemli olan yüksek teknoloji ürün  üretimine geçmiş olacağız. Artık ham maddeyi bire satıp dışarıdan 100-200 katına  alma dönemini geride bırakıyoruz. Yerli ve milli üretim Ar-Ge'den geçiyor. Ar-Ge  özgürlük ve özgünlük, teknolojide kendine has imza demektir. Biz de 'Türk Malı'  logosuyla bu imzayı atmak istiyoruz."

Petrol ve gaz arama ve üretiminde kullanılan ekipmanlarda ise belli  bir yerlilik oranının yakalandığını kaydeden Dönmez, Karadeniz'de sismik arama  gerçekleştiren Oruç Reis gemisinin yüzde 90 yerlilik oranıyla inşa edildiğini  söyledi.

Bakan Dönmez, bağımsızlığın en önemli ölçütlerinden birisinin de  teknoloji bağımsızlığı olduğunu ve bu alanda sunulan fırsatlar sayesinde yerli  üretim ve teknolojiyle yapılan yatırımların artacağını sözlerine ekledi.





12:5990.954
Değişim :  -0,22% |  -202,67
Açılış :  91.226  
Önceki Kapanış :  91.157  
En Yüksek
91.380
En Düşük
90.695