TCMB Başkanı Uysal enflasyon tahminini açıkladı

29.07.2020 10:44

Son güncelleme : 30.07.2020 11:33

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat Uysal, "Enflasyonun 2020 yılı sonunda yüzde 8,9 olarak gerçekleşeceğini, 2021 yıl sonunda ise yüzde 6,2’ye geriledikten sonra orta vadede yüzde 5 düzeyinde istikrar kazanacağını tahmin ediyoruz." dedi.



AA

Uysal, Enflasyon Raporu 2020-III Bilgilendirme Toplantısı'nda yaptığı  konuşmasının başında küresel ve yurt içi makroekonomik gelişmelere değindi.

Yeni tip corona virüs (Kovid-19) salgınının etkisiyle küresel büyümede  yılın ilk çeyreğinde görülen zayıflamanın ikinci çeyrekte derinleştiğine işaret  eden Uysal, salgını sınırlamaya yönelik tedbirlerin hafiflemesi ve kademeli  normalleşme adımlarıyla birlikte üçüncü çeyrekte küresel ekonomik aktivitede  kısmı toparlanma sinyalleri görüldüğünü söyledi.

Uysal, küresel büyümedeki toparlanmanın gücüne ve sürekliliğine  ilişkin belirsizlikler olduğuna işaret ederek, enflasyonda ise salgın döneminde  artan gıda fiyatlarına rağmen küresel büyüme görünümündeki zayıflama ve ham  petrol fiyatlarındaki düşüşe bağlı olarak, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde  ikinci çeyrekte aşağı yönlü bir seyir izlendiğini anımsattı.

Gelişmiş ülke merkez bankalarının aldığı önlemler ve salgın sonrası  normalleşme süreciyle temmuzda portföy akımlarının görece daha olumlu  seyrettiğini belirten Uysal, "Para ve maliye politikalarında devam eden  genişletici adımların da etkisiyle gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye  akımlarının 2020 yılının ikinci yarısında bir miktar toparlanması bekleniyor."  diye konuştu.

"SEYAHAT KISITLAMALARININ HAFİFLETİLMESİYLE TURİZM GELİRLERİNDE İYİLEŞME BEKLİYORUZ"

Uysal, normalleşme adımlarını takiben küresel risk iştahındaki artışın  etkisiyle, gelişmekte olan ülkelerin para birimleri üzerindeki baskının kısmen  azaldığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Böylelikle küresel gelişmelerin Türkiye’nin risk primi ve kur  oynaklığı üzerindeki olumsuz etkileri de bir miktar hafifledi. Salgın öncesi  dönemde enflasyondaki düşüşe ve faiz indirimlerine bağlı olarak finansal  koşullarda sağlanan belirgin iyileşme kredi büyümesini destekledi. Salgın  döneminde ise kredi kanalının ve firmaların nakit akışının sağlıklı işleyişinin  devamına yönelik olarak açıklanan parasal ve mali tedbirler kapsamında kredi  büyümesi ivmelendi. Kredi türlerine baktığımızda, ticari kredilerdeki artışın son  dönemde bir miktar ivme kaybetmekle birlikte güçlü seyrettiğini görüyoruz. Konut  ve taşıt kredileri için kamu bankalarınca sunulan kredi paketlerinin ve  ertelenmiş talebin etkisiyle tüketici kredileri mayıs sonrası dönemde belirgin  bir ivme kazandı."

Mayısta başlayan toparlanmanın haziran ve temmuz aylarında güç  kazandığını anlatan Uysal, ihracatta daha belirgin olmak üzere dış ticaret  hacminde toparlanma gözlendiğini ve dış ticaret açığının bir miktar daraldığını  dile getirdi.

Uysal, seyahat kısıtlamalarının hafifletilmesiyle gelecek dönemde  turizm gelirlerinde kısmi iyileşme beklediklerini, mal ihracatındaki  toparlanmanın ve emtia fiyatlarındaki düşük seviyelerin cari işlemler dengesini  destekleyeceğini tahmin ettiklerini ifade etti.

İş gücü piyasasında ekonomideki yavaşlamanın yansımalarının  hissedildiğini belirten Uysal, işsizlik oranlarının arttığını ancak katılım  oranındaki düşüşün bu artışı sınırladığını kaydetti.

Uysal, yılın ikinci çeyreğinde tüketici enflasyonunun 0,76 puan  artarak yüzde 12,62'ye yükseldiğini ve tahmin aralığının üzerinde gerçekleştiğini  belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"İlk çeyreğe kıyasla enflasyondaki artış temel mal ve gıda  gruplarından kaynaklandı. Salgına bağlı birim maliyet artışları, birikimli döviz  kuru gelişmeleri, uluslararası petrol fiyatlarındaki toparlanmayla dönemsel ve  salgına bağlı etkilerle artan gıda fiyatları tüketici enflasyonundaki yükselişte  etkili oldu."

Salgına bağlı tedbirlerle kısa vadede etkili olan arz yönlü  unsurların, normalleşme sürecinin devamıyla kademeli olarak ortadan kalkacağını  öngördüklerini anlatan Uysal, yılın ikinci yarısında talep yönlü dezenflasyonist  etkilerin daha belirgin hale gelmesini beklediklerini vurguladı.

Uysal, mayıs ve haziran aylarında enflasyonda görülen artışa bağlı  olarak yıl sonu enflasyonuna ilişkin beklentilerin yükseldiğini, orta vadeli  enflasyon beklentilerinin nispeten yatay seyrettiğini söyledi.

TCMB'NİN TEDBİR SETLERİ

TCMB olarak Kovid-19 salgınının Türkiye ekonomisine olumsuz etkilerini  sınırlandırmaya yönelik olarak geçici, hedefli ve kapsamlı bir tedbir seti  uygulamaya koyduklarını hatırlatan Uysal, şöyle konuştu:

"Finansal piyasaların, kredi kanalının ve firmaların nakit akışının  kesintisiz ve sağlıklı bir şekilde işlemeye devamını teminen aldığımız parasal  tedbirlerin yanı sıra mart, nisan, mayıs aylarında politika faizini toplamda 250  baz puan aşağı çektik. Haziran ve temmuzda ise enflasyon görünümünü etkileyen tüm  unsurlar ışığında politika faizini yüzde 8,25 düzeyinde sabit tuttuk. Mevcut  rapor döneminde, sistemin fonlama ihtiyacının önemli bir kısmı TCMB ve BİST  bünyesinde gerçekleştirilen döviz karşılığı Türk lirası swap işlemleriyle  karşılandı. Salgın sonrası devreye alınan yeni imkanlar nedeniyle açık piyasa  işlemleri (APİ) aracılığıyla sağlanan fonlamanın kompozisyonunda değişiklik  gözlendi. Bu kapsamda hedefli ilave likidite imkanları çerçevesinde 3 aylık repo  ihaleleriyle sağlanan fonlamayla piyasa yapıcı bankalara sağlanan fonlamanın APİ  fonlaması içindeki payları arttı."

"TAHMİNLERDE MAKRO GÖRÜNÜM ESAS ALINDI"

Uysal, orta vadeli tahminler üretilirken makro görünümün esas  alındığını ve ithalat fiyatları, gıda fiyatları ve maliye politikası gibi dışsal  unsurlar için varsayımlar oluşturduklarını belirterek, OPEC  ülkelerinin üretimi  azaltma konusunda anlaşmaları ve küresel talep görünümündeki kısmi toparlanmaya  bağlı olarak petrol fiyatları varsayımını, bir önceki rapora kıyasla, 2020 için  ortalama 32,6 ABD dolarından 41,6 ABD dolarına, 2021 için ise 36,8 ABD dolarından  43,8 ABD dolarına yükselttiklerini bildirdi.

ABD doları cinsinden ithalat fiyatları varsayımında alüminyum ve  tarımsal ürünler gibi petrol dışındaki diğer emtia fiyatlarındaki zayıf seyre  bağlı olarak 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin aşağı yönlü güncelleme yaptıklarını  belirten Uysal, bir önceki raporda yüzde 9,5 olarak alınan 2020 yılı gıda  enflasyonu tahminini, işlenmemiş gıdadaki son dönem eğilimleri dikkate alarak  yüzde 10,5 olarak güncellediklerini kaydetti.

GIDA ENFLASYONU TAHMİNİ

Uysal, gelecek yıla ilişkin gıda enflasyonu tahminini de yüzde 7’den  yüzde 8’e çektiklerini ifade ederek, "Orta vadeli tahminler oluşturulurken maliye  politikası tedbirlerinin alınan diğer parasal ve finansal tedbirlerle birlikte  salgın sürecinde ekonominin üretim potansiyelini destekleyeceği ve salgın sonrası  toparlanmaya katkı yapacağı bir görünüm esas aldık. Ayrıca  yönetilen-yönlendirilen fiyat ve vergi ayarlamalarının, enflasyondaki düşüş  patikasıyla büyük ölçüde uyumlu şekilde belirleneceğini varsaydık." diye konuştu.

Mevcut para politikası duruşu ve güçlü politika koordinasyonu altında,  enflasyonun kademeli olarak hedeflere yakınsayacağını öngördüklerine dikkati  çeken Uysal, şöyle devam etti:

"Bu çerçevede, enflasyonun 2020 yılı sonunda yüzde 8,9 olarak  gerçekleşeceğini, 2021 yıl sonunda ise yüzde 6,2’ye geriledikten sonra orta  vadede yüzde 5 düzeyinde istikrar kazanacağını tahmin ediyoruz. Enflasyonun yüzde  70 olasılıkla, 2020 sonunda orta noktası yüzde 8,9 olmak üzere yüzde 6,9 ile  yüzde 10,9 aralığında, 2021 yılı sonunda ise orta noktası yüzde 6,2 olmak üzere  yüzde 3,9 ile yüzde 8,5 aralığında gerçekleşeceğini öngörüyoruz."

Uysal, normalleşmenin kademeli gerçekleşmesiyle bazı sektörlerde kapasite  kısıtlarının devam etmesine bağlı arz yönlü etkilerin yanı sıra kredilerdeki  ivmelenme de yılın ikinci çeyreğinde talep koşullarının enflasyonu düşürücü  etkisinin, "Nisan Enflasyon Raporu" döneminde sınırlı kalmasına neden olduğunu  bildirdi.

Bu doğrultuda, arz ve talep yönlü etkiler nedeniyle çıktı açığı  tahminlerinin 2020'nin ikinci çeyreğinden itibaren bir miktar yukarı yönlü  güncellendiğini vurgulayan Uysal, "Salgına bağlı tedbirlerle kısa vadede etkili  olan arz yönlü unsurların, normalleşme sürecinin devamıyla kademeli olarak  ortadan kalkacağını ve negatif çıktı açığı tahminlerinin işaret ettiği üzere  yılın ikinci yarısında talep yönlü dezenflasyonist etkilerin daha belirgin hale  geleceğini öngörüyoruz." diye konuştu.

"YUKARI YÖNLÜ GÜNCELLEDİK"

Uysal, enflasyon gerçekleşmeleri ve enflasyon görünümünü etkileyen tüm  unsurlar ışığında 2020 ve 2021 sonu enflasyon tahminlerini yukarı yönlü  güncellediklerine işaret ederek "Enflasyonun yıl sonunda yüzde 8,9 olarak  gerçekleşeceği, 2021 sonunda yüzde 6,2 olacağı tahmin edilmektedir. Nisan  Enflasyon Raporuna göre 0,8 puanlık yukarı yönlü güncellemeye petrol fiyatlarına  bağlı olarak Türk lirası cinsi ithalat fiyatları varsayımında yapılan artış 0,1  puan katkıda bulunurken gıda enflasyonu varsayımının yüzde 7'den yüzde 8’e  çıkarılması 0,2 puan etki yaptı." değerlendirmesinde bulundu.

Talep koşullarında öngörülen toparlanmanın güçlenmesiyle çıktı  açığının yukarı yönlü güncellenmesinin 2021 yıl sonu tahminlerini 0,2 puan  yükselttiğini dile getiren Uysal, yakın dönemdeki gerçekleşmelerin etkisiyle  enflasyonun ana eğilimindeki artışın, 2021 yıl sonu tahminini 0,3 puan yukarı  çektiğini vurguladı.

Uysal, tahminlerin salgında hareketliliği yeniden kısıtlamayı  gerektirecek ikinci bir dalga olmayacağı varsayımı altında küresel ekonominin  yılın ikinci yarısında toparlanmaya devam edeceği bir çerçevede elde edildiğinin  altını çizerek, "Tahminleri oluştururken gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin  atmakta olduğu genişletici parasal ve mali adımlara karşın, bu politikaların  etkinliğine ve toparlanmaya ilişkin belirsizliklerin sürmesi nedeniyle ülke risk  primindeki iyileşmenin kademeli gerçekleşeceğini varsayıyoruz." dedi.

Salgının ve ekonomik etkilerinin tahminlere dair belirsizliği  artırdığına işaret eden Uysal, normalleşme adımlarının kapsamının  genişletilmesiyle iktisadi faaliyetteki toparlanmanın güç kazandığını söyledi.

ENFLASYONDA TEMMUZDAN İTİBAREN DÜŞÜŞ BEKLENTİSİ

Uysal, salgında ikinci bir dalga olmayacağı varsayımı altında, ekonomideki toparlanmanın yılın ikinci yarısında devam edeceğini belirterek  şunları kaydetti:

"Toparlanma hızı, normalleşme sürecinin yurt içindeki ve dışındaki  seyrine bağlı olacak. Parasal duruşun ana eğilime dair göstergeler dikkate  alınarak, enflasyondaki düşüşün sürekliliğini ve orta vadeli enflasyon hedefiyle  uyumunu sağlayacak şekilde oluşturulacağı çerçeve altında, salgına bağlı  tedbirlerle kısa vadede etkili olan arz yönlü unsurların, normalleşme sürecinin  devamıyla kademeli olarak ortadan kalkacağını ve enflasyonun temmuzdan başlayarak  düşüş eğilimine gireceğini öngörüyoruz."

Uysal, salgın sonrasında firmaların ve hanehalklarının nakit akışı  sorunlarının azaltılması, finansal istikrarın ve üretim potansiyelinin  desteklenmesinin en önemli politika önceliklerinden olduğuna dikkati çekerek TCMB  olarak sistemin artan likidite ihtiyacını karşılamaya ve reel sektöre kredi  akışının kesintisiz devamını sağlamaya yönelik zamanlı, geçici, hedefe odaklı ve  öngörülebilir adımlar attıklarını bildirdi.

DİBS piyasasındaki likiditeyi desteklemek amacıyla açık bir  iletişimle, belirlediğimiz limitler dahilinde DİBS alımlarına devam ettiklerini  anlatan Uysal, şöyle devam etti:

"İhracatı desteklemeye yönelik reeskont kredilerini belirli limitler  dahilinde ve teminat karşılığında kullanıma sunduk. Alınan parasal ve mali  tedbirler, likidite ve kredi ihtiyacının etkin karşılanmasına ve iktisadi  faaliyetteki toparlanma sürecine önemli katkı yapıyor.

Bu çerçevede, normalleşme adımlarının da etkisiyle firmaların nakit  akışına bağlı kredi ihtiyacının önemli ölçüde azaldığını ve öngörülerimizle  uyumlu ticari kredi talebinin belli bir doygunluğa ulaşarak yavaşlamaya  başladığını görüyoruz. Son dönemde bireysel kredilerdeki artışta kredi paketleri  ve ertelenmiş talep önemli rol oynuyor. Salgının seyrine ve etkilerine ilişkin  belirsizlikler halen yüksek seyretmekle birlikte, kredi büyümesi ve  kompozisyonunun iç ve dış dengeye yansımalarının takip edilmesi gerekiyor."

Uysal, ekonominin toparlanma sürecinde makro politika bileşiminin  enflasyondaki düşüşün devamını sağlayacak ve cari dengeyi destekleyecek şekilde  belirlenmesinin büyümenin sağlıklı ve istikrarlı sürdürülebilmesi açısından  kritik önem arz ettiğinin altını çizdi.

Marttan itibaren uygulamaya aldıkları destekleyici likidite  adımlarının normalleşme sürecinin gelişimine bağlı aşamalı olarak gözden  geçirebileceklerini belirten Uysal, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Enflasyondaki düşüş sürecinin devamlılığının, ülke risk priminin  gerilemesi, uzun vadeli faizlerin aşağı gelmesi ve ekonomideki toparlanmanın güç  kazanması için önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde de parasal duruşumuzu  enflasyondaki düşüşün sürekliliğini sağlayacak şekilde belirlemeye ve elimizdeki  bütün araçları veri odaklı yaklaşımla finansal ve fiyat istikrarı amaçları  doğrultusunda kullanmaya devam edeceğiz."




18:051.324
Değişim :  0,83% |  10,93
Açılış :  1.316  
Önceki Kapanış :  1.313  
En Yüksek
1.328
En Düşük
1.316
BIST En Aktif Hisseler18:05
KONYA 980,40 31.155.747 % 10,00  
OLMIP 7,15 3.535.049 % 10,00  
PKENT 847,00 420.959 % 10,00  
CASA 66,55 1.653.915 % 10,00  
SUMAS 35,20 404.228 % 10,00  
18:05 Alış Satış %  
Dolar 7,6175 7,6225 % 0,96  
Euro 9,0223 9,0585 % 0,96  
Sterlin 10,0988 10,1494 % 1,09  
Frank 8,3283 8,3785 % 0,88  
Riyal 2,0259 2,0360 % 0,97  
18:05 Alış Satış %  
Altın Ons 1.873 1.873 6,29  
Altın Gr. 459 459 5,83  
Cumhuriyet 3.071 3.117 55,00  
Tam 3.054 3.135 54,64  
Yarım 1.476 1.516 26,44  
Çeyrek 740 758 13,21  
Gümüş.Ons 24,18 24,21 0,07  
Gümüş Gr. 5,93 5,94 0,08  
B. Petrol 45,13 45,13 0,93