Trump, ilk yılında ekonomiden vergi yasasıyla geçti

16.01.2018 11:15

Son güncelleme : 17.01.2018 07:16

ABD Başkanı Donald Trump`ın ilk yılında ekonomi açısından en büyük zaferi, kısa bir süre önce yasalaşan vergi indirimleri oldu. Beyaz Saray, bu dönemde ticaret, sağlık ve regülasyon politikalarında kısmen başarı sağlarken, altyapı yatırımlarında ilerleme kaydedemedi.



AA

ABD'nin 45. Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'daki ilk yılını birkaç  gün sonra tamamlayacak.
 
Birçok açıdan seleflerinden oldukça farklı bir tablo çizen Trump'ın,  çalkantılarla geçen ilk başkanlık yılının ekonomi açısından diğer politikalara  kıyasla daha başarılı geçtiği söylenebilir. Ekonomik başarıda, Beyaz Saray ve  Cumhuriyetçi Parti'nin, ülkenin vergi sisteminde 1980'lerden bu yana yapılan en  büyük değişiklikleri içeren vergi paketini yasalaştırarak önemli bir zafer elde  etmesinin payı büyük.
 
Trump'ın imzasını taşıyan 1,5 trilyon dolarlık vergi indirimleri  yasasıyla, Amerikalı şirketlere yönelik kurumlar vergisi oranı yüzde 35'ten yüzde  21'e indirildi. ABD'nin diğer gelişmiş ülkelerle rekabet etmesini sağlayacağı  öngörülen kurumsal vergi indirimi, hem iş dünyası güvenini hem finansal  piyasaları desteklemeye devam ediyor.
 
Uluslararası ekonomistler, "Vergi İndirimleri ve İstihdam Yasası"  adını taşıyan yeni düzenlemenin, bu yıl yatırımları ve tüketimi destekleyerek  büyümeyi yüzde 2,5-3 aralığına çıkarmasını bekliyor.
 
TPP ÖLDÜ, NAFTA CAN ÇEKİŞİYOR
 
ABD Başkanı Trump'ın ilk yılında yerine getirebildiği bir başka seçim  vaadi Trans Pasifik Ortaklığı'ndan (TPP) çekilmekti. "Önce Amerika" ve "adil  ticaret" temasını taşıyan ticaret politikaları çerçevesinde ülkesini TPP'den  görevinin üçüncü gününde çeken Trump, selefi Barack Obama'nın ticaret alanındaki  en önemli girişimini rafa kaldırmış oldu.
 
Pasifik Okyanusu'na kıyısı bulunan 12 ülkenin (ABD, Avustralya,  Brunei, Kanada, Şili, Malezya, Meksika, Yeni Zelanda, Peru, Singapur, Vietnam ve  Japonya) yer aldığı TPP, Obama yönetiminin Asya stratejisinin en büyük  parçalarından biriydi.
 
Trump, verdiği sözler doğrultusunda ABD, Kanada ve Meksika arasında 25  yıl önce imzalanan Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması'nı da (NAFTA) yeniden  müzakereye açtı.
 
Trump'ın "dünya tarihinin en kötü anlaşması" olarak nitelendirdiği  NAFTA'nın yeniden düzenlenmesine yönelik görüşmeler, gerekli prosedürlerin  izlenmesini takiben Ağustos 2017'de başladı.
 
Tarafların yıl boyunca 5 kez bir araya gelmesine karşın  henüz elle  tutulur bir ilerleme sağlanamadığı biliniyor. ABD Ticaret Temsilcisi Robert  Lighthizer, geçen kasım ayında Meksika'da yapılan son görüşmelerin ardından  Kanadalı ve Meksikalı muhataplarını "dengeli bir anlaşma için ciddi tavrı  takınmamakla" itham etmişti.
 
Kulislerde konuşulanlara göre, tarafların anlaşma sağlayamadığı  başlıkların başında olası anlaşmazlıkların nasıl çözüleceği, menşe kuralları ve  kamu sözleşmeleri geliyor. Taraflar, müzakerelerin altıncı turu için ocak sonunda  Kanada'nın Montreal şehrinde yeniden bir araya gelecek.
 
Müzakereleri yakından izleyenler, Kanada ve Meksika'nın Trump  yönetiminin başlıca taleplerini kabul etmesinin mümkün olmadığını öngörüyor.  Kanada ve Meksika hükümetlerinin, bir süre önce, ABD'nin NAFTA'dan çekilmesini  beklediğine yönelik bazı haberler de çıkmıştı. Müzakerelerde beklenmeyen bir  gelişme olmaması halinde Trump'ın ikinci başkanlık yılındaki önemli kararlarından  biri, TPP'nin ardından NAFTA'dan çekilmek olabilir.
 
ABD'nin NAFTA'dan çekilmesinin ülke için nette 50 bin istihdam kaybına  neden olabileceği belirtiliyor.
 
FİNANSAL REGÜLASYONLARIN İPTALİ 2018'İN EN ÖNEMLİ POLİTİKASI  OLABİLİR
 
Seçim kampanyası boyunca aşırı regülasyonların her yıl 2 trilyon  doların üzerinde zarara yol açarak ekonomik büyümeyi aşağı çektiğini savunan  Trump, göreve gelmesinin ardından regülasyonların genel olarak yüzde 75'ini  kaldırmayı taahhüt etmişti.
 
Trump, bu çerçevede selefi Obama tarafından 2008-2009 finansal  krizinin ardından getirilen finansal regülasyonların gevşetilmesi için ilk adımı,  3 Şubat 2017'de imzaladığı başkanlık kararnamesiyle attı.
 
Ülkede finansal istikrarı sağlamak amacıyla 2010'da hayata geçen  Dodd-Frank Wall Street Reformu’nun yeniden gözden geçirilmesi için çıkarılan  kararname, ABD Hazinesi'ne, finansal regülasyonları gözde geçirmesini  öngörüyordu.
 
Trump'ın söz konusu direktifi üzerine bakanlık tarafından hazırlanan  inceleme raporunda 100'den fazla finansal regülasyonun değiştirilmesi gerektiği  iddia edilmişti. ABD Temsilciler Meclisi de konuyu haziran ayında ele alarak  Dodd- Frank Wall Street Reformu'nun iptalini öngören yasa tasarısını kabul etti.
 
Bankalara yönelik sermaye zorunlulukları ve stres testleri gibi  düzenlemelerin gevşetilmesini öngören tasarının yasalaşması için ABD  Senatosu'ndan da geçmesi gerekiyor.  Ancak tasarı, ABD Temsilciler Meclisi'nden  geçtikten sonraki 7 ayda Senato'da oylamaya sunulamadı.
 
Trump yönetiminin ilk yılında kısmi ilerleme kaydedilen finansal  regülasyonların gevşetilmesi vaadi bu yıla kalmış oldu.  Uzmanlar, bu alandaki  adımların yılın en önemli gelişmesi olabileceğini öngörüyor.
 
SAĞLIK SİGORTASINDA İŞLER KARIŞIK 
 
Başkanlık yarışından zaferle çıktığında "İlk icraatım Obamacare'i  iptal etmek olacak" diyen Trump, ilk yılının önemli bir bölümünü bu vaadi  gerçekleştirmeye harcamasına karşın net bir sonuç alamadı.  
 
Cumhuriyetçi Parti, Trump'ın liderliğinde eski Başkan Barack Obama'nın  imzasını taşıyan mevcut sağlık sigortası sistemini iptal etmek için ardı ardına  yasa tasarıları üretti. Bu tasarılardan biri ABD Temsilciler Meclisi'nden  geçerken, Kongre'nin diğer kanadı olan Senato'daki Cumhuriyetçiler hiçbir sağlık  önergesinin onaylanmasını sağlayamadı. 
 
En son temmuz ayında yapılan başarısız oylamanın ardından sağlık  sigortası reformunu rafa kaldırma kararı alan Cumhuriyetçiler, buna karşın vergi  paketine, bu konuyu ilgilendiren önemli bir maddeyi eklemeyi başardı. 
 
Oldukça alışılmadık bir süreci başlatacak söz konusu madde, Obamacare  çerçevesinde zorunlu hale getirilen sağlık sigortasının 2019 itibarıyla yeniden  isteğe bağlı olmasına neden olacak. Zorunlu sağlık sigortası, Obamacare'in  temelini oluşturduğu için yeni bir sağlık sistemi getirilmeden kaldırılması,  işleri oldukça karmaşık hale getireceğe benziyor. 
 
Kongre Bütçe Ofisi, zorunlu sağlık sigortasının iptalinin sağlık  sigortası maliyetlerini mevcut sisteme kıyasla yüzde 10 yükselteceği ve ülkedeki  sigortasız kişi sayısını 2027 itibarıyla 13 milyon artıracağı tahmininde  bulunmuştu. 
 
Trump ise bu olumsuz öngörülere rağmen zorunlu sağlık sigortasının  kaldırılacak olmasını "Obamacare'i teknik olarak iptal ettik." diyerek övmüştü.
 
ALTYAPI YATIRIMLARI VE DUVAR BEKLEMEDE
 
Trump’ın ilk yılında hiç ilerleme kaydedemediği başlık ise altyapı  yatırımları oldu.
 
Ülkenin çürüyen altyapısını 1 trilyon dolarlık kamu ve özel sektör iş  birliğinde yapılacak yatırımlarla iyileştirmeyi vadeden Trump yönetimi, ilgili  yasa paketinin muhtemelen mayıs ayında hazır olacağını açıklamasına karşın bu  vaadini yerine getiremedi.

Trump, göçmenlik politikaları çerçevesinde ABD-Meksika sınırına örmeyi  ve parasını Meksika'ya ödetmeye çalıştığı duvar planını da henüz  gerçekleştiremedi.





18:051.324
Değişim :  0,83% |  10,93
Açılış :  1.316  
Önceki Kapanış :  1.313  
En Yüksek
1.328
En Düşük
1.316
BIST En Aktif Hisseler18:05
KONYA 980,40 31.155.747 % 10,00  
OLMIP 7,15 3.535.049 % 10,00  
PKENT 847,00 420.959 % 10,00  
CASA 66,55 1.653.915 % 10,00  
SUMAS 35,20 404.228 % 10,00  
18:05 Alış Satış %  
Dolar 7,6175 7,6225 % 0,96  
Euro 9,0223 9,0585 % 0,96  
Sterlin 10,0988 10,1494 % 1,09  
Frank 8,3283 8,3785 % 0,88  
Riyal 2,0259 2,0360 % 0,97  
18:05 Alış Satış %  
Altın Ons 1.873 1.873 6,29  
Altın Gr. 459 459 5,83  
Cumhuriyet 3.071 3.117 55,00  
Tam 3.054 3.135 54,64  
Yarım 1.476 1.516 26,44  
Çeyrek 740 758 13,21  
Gümüş.Ons 24,18 24,21 0,07  
Gümüş Gr. 5,93 5,94 0,08  
B. Petrol 45,13 45,13 0,93