İşte petroldeki düşüşün Körfez`e etkisi!

05.10.2015 11:12

Son güncelleme : 05.10.2015 12:13

Petrol fiyatlarının Haziran 2014`ten bugüne yüzde 60 azalması ve kısa vadede 70 doların altında kalacağına ilişkin beklentiler, gelirlerinin neredeyse tamamını petrolden elde eden ülkelerin uzun vadeli istikrarıyla ilgili endişeleri gündeme taşıdı.



Özellikle son 10 yılda yüksek seyreden petrol fiyatlarının sağladığı avantajla yaklaşık 2,5 trilyon dolarlık rezerve sahip olan ve Ortadoğu'nun derin krizlerle sarsıldığı bu dönemde, petrol servetinin sağladığı mali güçle siyasi, toplumsal ve ekonomik dengelerini korumayı başaran Körfez ülkeleri, işaretleri ortaya çıkmaya başlayan tehlikeden en fazla etkilenecek bölgeler arasında yer alıyor.

Uzun süre mevcut seviyelerinde kalması halinde Körfez ülkeleri açısından bir çeşit "kıyamet senaryosu" anlamına gelecek petrol fiyatlarındaki düşüşün devlet bütçelerinde yol açtığı zarar, son olarak Suudi Arabistan'ın, bütçesindeki devasa açığı kapatmak için dünyanın en büyük fonlarındaki 70 milyar dolarlık yatırımlarını geri çekme kararıyla dikkati çekti.

Söz konusu rakam, Suudi Arabistan'ın kamu fonlarının büyüklüğü dikkate alındığında "okyanusta bir damla" niteliği taşısa da 70 milyar doların son 6 ay içinde çekilmiş olması, petrol fiyatlarının mevcut seviyelerde seyretmesi halinde "rezervleri artırmak" yerine "rezervleri tüketmenin" Suudi Arabistan'ın yeni gerçekliği anlamına geldiği belirtiliyor.

PETROL VE BÜTÇE DENGELERİ

Körfez ülkelerinin varil başına petrol üretim maliyetleri, diğer ülkelere kıyasla bir hayli düşük olsa da Körfez devletlerinin gelirlerinin büyük bölümü petrol satışlarından elde ediliyor.

Bütçesinin yüzde 87'si petrol ihracından elde edilen gelirlere bağlı olan Suudi Arabistan, 229 milyar dolar olan 2015 bütçesini karşılayabilmek için petrol fiyatlarının varil başına 89,2 dolar olmasına gerek duyuyor. Uzmanlar, Suudi Arabistan'ın yaklaşık 6 ay önce Yemen'e yönelik başlattığı askeri harekatın etkileri de dikkate alındığında bütçe hedeflerinin tutturulabilmesi için petrol fiyatlarının üç haneli rakamlara ulaşması gerektiğini belirtiyor.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) bütçesinin yüzde 76'sı ve Kuveyt'in bütçesinin ise yüzde 79'u petrol ihracından elde edilen gelirlere bağlıyken, bu ülkeler bütçelerini dengeleyebilmek için petrol fiyatlarının sırasıyla yüzde 74 ve yüzde 72,5 olmasına ihtiyaç duyuyor.

OPEC ülkeleri içinde Irak ve Libya ise bütçeleri en fazla petrol ihracına bağlı olan ülkeler olarak öne çıkıyor. 2015 bütçesinin yüzde 96'sı petrol gelirlerine bağlı olan Irak, fiyatların varil başına 99,6 dolar olmasına ihtiyaç duyarken, Libya bütçesinin dengelenebilmesi için petrol fiyatlarının 196,8 dolar olması gerekiyor.

Öte yandan, bütçesinin yüzde 55'i petrol gelirlerine bağlı olan İran, bütçesini dengeleyebilmek için petrol fiyatlarının 117,8 dolara yükselmesine ihtiyaç duyarken, batılı yaptırımların kaldırılmasıyla petrol üretimini artırmayı hedefliyor.

Düşük petrol fiyatlarına karşı gelirlerini korumaya çalışan bazı Körfez ülkeleri ise üretimlerini artırarak veya son satış fiyatlarında indirim yaparak pazar payını korumaya ve mevcut piyasa koşullarından en az zarar ile çıkmaya çalışıyor. Petrol fiyatlarının Haziran 2014'te varil başına 115 dolardan şu anda 48 dolara kadar gerilediği dönem içerisinde, Suudi Arabistan petrol üretimini günlük ortalama 9,7 milyon varilden 10,3 milyon varile kadar artırırken, Irak ise petrol üretimini günlük ortalama 3,1 milyon varilden 4 milyon varile yükseltti.

TASARRUF ÖNLEMLERİ VE İÇ KARIŞIKLIK KORKUSU

ABD'nin kaya petrolü devrimiyle 2008'de günlük ortalama 5 milyon varil olan üretimini, Nisan 2015'te 9,6 milyon varile çıkararak küresel petrol piyasasında arz fazlası yaratması, Suudi petrolünün yaklaşık yüzde 40'ını ithal eden Çin ekonomisindeki yavaşlama ve alternatif enerji kaynaklarının giderek çeşitlenmesi, petrol fiyatları üzerindeki başlıca baskı unsurları olarak öne çıkıyor.

Öte yandan nüfus artışı ve diğer faktörlere bağlı olarak iç talebin artmasıyla, petrol üretiminin mevcut seviyelerde kalması halinde bile, ihraç edilen miktarın azalması ve bu durumun da petrol gelirlerini sınırlandırması bekleniyor.

Gelirlerin azalması ve bütçe dengelerinin bozulmasına karşı ilk aşamada alınacak önlem, enerjiden eğitime kadar vatandaşlara sağlanan geniş çaplı sübvansiyonların kaldırılması. Suudi Arabistan'ın, ağustos ayında benzin sübvansiyonlarını kısarak pompa fiyatlarına yüzde 24 zam yapan Birleşik Arap Emirlikleri'nin yönelimini izleyebileceği ve çeşitli tasarruf tedbirlerine başvurmak zorunda kalabileceği belirtiliyor.

Ancak uzmanlar, Körfez ülkelerinin iç dengeleri dikkate alındığında, bu yönde atılacak adımların riskler taşıdığına işaret ediyor. Ocak ayında benzer bir karar alan, ancak tepkiler üzerine geri adım atmak zorunda kalan Kuveyt gibi bölgeyi etkisine alan değişim sürecinden vatandaşlarına tanıdığı mali imtiyazlarla korunmaya çalışan Riyad yönetiminin, bu tasarruf tedbirlerini hayata geçirmekte oldukça zorlanacağı tahmin ediliyor.

Suudi Arabistan Petrol Bakanı Ali El-Naimi Aralık 2014'te yaptığı açıklamada, petrol fiyatlarının varil başına 20 dolara kadar gerilemesi durumunda bile ülkesinin üretimi kısmayacağını açıklamış ve düşük petrol fiyatlarını OPEC dışındaki ülkelerin üretimlerini artırmasına bağlamıştı.

OPEC dışında en fazla üretimini artıran ABD'de ise üreticiler düşük petrol fiyatlarına direnç göstermeye devam ediyor. Petrol endüstrisinin merkezi bir devlet mekanizmasına bağlı olmadığı ve serbest piyasa koşullarında rekabetçi bir iç pazara sahip olan ülkede, petrol üreticileri düşük fiyatlara üretim verimliliğini artırarak karşı koymaya çalışıyor.

'YÖNETİMLER DEVLET FONLARINA YÖNELECEK'

Londra merkezli danışmanlık şirketi Energy Aspects petrol analisti Virendra Chauhan, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, düşük petrol fiyatlarının Körfez ülkeleri devlet bütçelerini olumsuz etkileyebileceğini öngördü.

Bu ülkeler bütçelerinde büyük açık verebilir ve devlet fonlarına yönelebilir, ülke bütçelerinde önemli kesintiler yapabilir veya harcama planlarına sıkı sıkıya bağlı kalabilir" diyen Chauhan'ın verdiği verilere göre, Suudi Arabistan, Irak ve Birleşik Arap Emirlikleri petrolü varil başına 2 ila 5 dolar gibi çok düşük maliyetlere üretirken, Libya ve Venezuela gibi diğer OPEC ülkelerinin üretim maliyetleri varil başına 10 dolar. Ancak altyapı, yatırım ve güvenlik maliyetleri gibi nedenlerle bu maliyetler yükselebiliyor.

Bu tür ekstra maliyetler eklendiğinde, Suudi Arabistan ürettiği petrol için varil başına 25 dolar, Birleşik Arap Emirlikleri 30 dolar, Kuveyt ise 35 dolar harcama yaparken, bu miktar DAEŞ ile mücadele eden Irak'ta 50 dolara, iç karışıklar nedeniyle petrol üretiminde aksaklıklar yaşayan Libya'da ise 60 dolara kadar çıkabiliyor. Öte yandan Goldman Sachs'in geçen aralık ayında yayınladığı rapora göre, ABD, Rusya ve Norveç gibi büyük petrol üreticileri ise varil başına 70 ila 110 dolar arası maliyetlerle karşılaşıyor.

 





18:051.524
Değişim :  -1,43% |  -22,11
Açılış :  1.537  
Önceki Kapanış :  1.547  
En Yüksek
1.548
En Düşük
1.516
BIST En Aktif Hisseler18:05
SODSN 35,20 807.664 % 10,00  
PKENT 1.076,90 2.276.821 % 10,00  
PKART 18,72 71.525.245 % 9,99  
POLTK 481,10 4.183.165 % 9,99  
MAALT 189,40 183.210.099 % 9,99  
18:05 Alış Satış %  
Dolar 7,4580 7,4627 % 1,38  
Euro 8,9905 9,0376 % 0,77  
Sterlin 10,1088 10,1595 % 0,57  
Frank 8,3418 8,3921 % 0,93  
Riyal 1,9835 1,9935 % 1,37  
18:05 Alış Satış %  
Altın Ons 1.826 1.826 -21,14  
Altın Gr. 439 439 1,14  
Cumhuriyet 2.931 2.975 22,00  
Tam 2.921 2.998 30,06  
Yarım 1.412 1.450 14,54  
Çeyrek 708 725 7,27  
Gümüş.Ons 24,70 24,75 -0,81  
Gümüş Gr. 5,93 5,94 -0,11  
B. Petrol 54,91 54,91 -1,51