Şirketlere göre itibarları `güçsüz`

11.11.2014 12:33

Son güncelleme : 11.11.2014 12:39



Deloitte'nin 'Risk Altındaki İtibar-2014' raporuna göre, uluslararası şirketlerin yüzde 76’sı, itibarlarının ‘güçlü’ olduğunu düşünmüyor.


Denetim, vergi, yönetim danışmanlığı, kurumsal risk ve kurumsal  finansman alanlarında dünyanın en büyük profesyonel hizmet  firmalarından biri olan Deloitte, “Risk Altındaki İtibar – 2014”  raporunu yayınladı.


300’ü aşkın yönetici ile gerçekleştirilen araştırmaya göre, uluslararası şirketlerin %76’sı, itibarlarının ‘güçlü’ olduğunu düşünmüyor. İtibarı etkileyen risklere yanıt verme ve ondan korunma konusundaki güven daha düşük kalırken  bu tarz riskleri yönetebilme  kategorisinde kendisine tam puan veren şirketlerin oranı %19’da  kalıyor.


Şirketlerin %39’u, itibar riski yönetiminde kendilerini ortalama  veya ortalamanın altında olarak tanımlıyor. Daha öncesinde itibarı  sarsacak bir olayla karşı karşıya kalanların %41’i, bu zararın hem  gelirde hem de marka değerinin düşmesinde görüldüğünü iletiyor.


Deloitte Kurumsal Risk Hizmetleri Lideri Cüneyt Kırlar, şirketlerin itibarını etkileyecek sonuçlarla ilgilendiğini belirtiyor  ve şunları ekliyor:


“İtibar riski önümüzdeki dönemde önemi artan  kritik bir konu olmaya devam edecektir. Bu doğrultuda şirketler bu  alandaki yetkinliklerini artırmak ve karmaşık ve süratle değişen iş  dünyasında itibarlarını korumak için hazırlıklı olmak durumundadırlar. Özellikle kriz yönetimi konusunda hazırlıklı olmanın, tehditlere zamanında etkin yanıt verebilmek için temel bir şart olduğu unutulmamalıdır.”


Yönetici düzeyindeki endişeler ve itibarı etkileyen risklerin  potansiyel sonuçlarına ilişkin diğer bulgular ise şöyle sırlanıyor:
·         İtibar riski, en önemli stratejik iş konuları arasında yer alıyor: Yöneticilerin %88’i, itibar risklerine, işi etkileyecek  öncelikli faktör gözüyle bakıyor.

·         Kıdemli yöneticiler de itibar risklerinden sorumlu: Riskin öncelikli sahibi %36 ile CEO’lar, %21 ile risk yöneticileri, %14 ile  yönetim kurulu ve %11 ile CFO’lar olarak görülüyor.

·         İtibarı yönetmek için en önemli paydaşlar müşteriler: Bu  fikri benimseyenlerin oranı %81 olurken, en önemli paydaşın kanun
düzenleyicilerin de içinde olduğu diğer paydaşların olduğunu  düşünenlerin oranı %72, kıdemli yöneticiler olduğunu düşünenler %68,  çalışanlar olduğunu düşünenler %68 ve yatırımcıları en önemli paydaş  görenlerin oranı %65 olarak gerçekleşiyor.

·         Şirketler, kontrolleri dışında gerçekleşen risklerde  güvensiz: Bu riskler arasında üçüncü parti konuları %47, rakip  saldırıları %44, afet ya da felaketler %44 ile yer alıyor.

·         Şirketler itibar riskini yönetme yeteneklerini geliştirmek için yatırım yapıyor: Şirketlerin yarıdan fazlası (%57) teknolojiye yatırım yaparak itibar risk alanlarını belirlemeyi planlıyor. Bu yatırımlara örnek olarak analitik ve marka izleme araçlarının yanı sıra kriz yönetimi ve senaryo planlama veriliyor.

·         İtibar riskinin en önemli faktörleri: Araştırma kapsamında  itibar riskinin temel faktörlerinin etik ve dürüstlük (%55), güvenlik
riskleri (%45) ile hem fiziki hem siber ürün ve hizmet riskleri (%43)  ile ilişkili olduğu tespit ediliyor.  Bu faktörlerin gelecek üç yılda  da itibar riskinin en önemli etmenleri olarak kalması bekleniyor.

·         Tedarikçiler de risk alanlarında: Tedarikçilerin aksiyonları  için de şirketlerin sorumluluğu artıyor. Bu nedenle üçüncü partilerle
ilişkiler bir diğer hızla gelişen risk alanı olarak görülüyor. (Foreks)





10:46115.919
Değişim :  0,40% |  461,88
Açılış :  116.252  
Önceki Kapanış :  115.457  
En Yüksek
116.516
En Düşük
115.888