Geçtiğimiz haftalarda Avrupa Merkez Bankası’nın tahvil alım programını kademeli olarak sonlandıracağı dedikoduları piyasalarda sert hareketliliğe yol açmıştı. Haberin hemen ardından Avrupa Merkez Bankası’ndan e-posta yoluyla yalanlama gelse de konu ile ilgili akıllarda oluşan soru işaretleri henüz silinmiş değil. Banka’nın son toplantı tutanaklarına baktığımızda ise tapering ile ilgili keskin bir ifadenin yer almadığını görüyoruz. ‘Eğer gerek görülürse tahvil alım programının parametrelerinde değişim yapılabilir.’ cümlesi her ne kadar kademeli azalış ihtimallerini akıllara getirse de söylemin ucunun açık olması ve tutanaklardaki diğer açıklamaların güvercin kalması bu fikre destek vermedi.
Bu yıl içerisinde veya 2017 yılının başlarında Avrupa Merkez Bankası’nın karşımıza tapering ile çıkma ihtimali hayli düşük. Fakat bu ihtimal merkezin ajandasına, kademeli tahvil azalışını hiç almayacağı anlamına gelmiyor. Tahvil alım programının ilan edilmesinin ardından piyasalarda yapılan müdahelelerin etkilerini izlemeyi seven ve sonraki adımını da yumuşak bir şekilde atmaya çalışan ECB yeniden benzer bir senaryo ile karşımıza çıkabilir.
Kademeli olarak tahvil alımlarının durdurulması piyasaların alışkın olduğu bir uygulama. Zamanında Fed de benzer bir yöntem ile parasal genişlemeye son vermişti. Fed başlatmış olduğu parasal genişlemeyi uzunca bir süre sürdürmüş ve gevşemenin sonunu tapering yaparak getirmişti. 2013 Aralık ayında başlayan kademeli tahvil azalışı Ekim 2014’te sonuçlanmıştı. Fed’i böyle bir uygulamaya iten ise uygulanan gevşek politika sayesinde makroekonomik hedeflere ulaşmada kat edilen mesafeydi. Özellikle istihdam görünümünde hızlı bir gelişme kaydeden ABD ekonomisi tahvil alımlarıyla 2010 yılında yüzde 9.6 olan işsizlik oranını 2015 yılında yüzde 5.1’e kadar çekebildi.Aynı zamanda resesyonda bulunan ekonomi 2015 yılına doğru toparlanıp yüzde 3’e yakın bir büyüme performansı kaydetti. Yani banka başlattığı bu süreçten istediğini kısmen aldı.
ECB hedeflerinden uzak
Avrupa Merkez Bankası’nın da önümüzdeki dönemlerde parasal genişlemeyi daraltabilmesi için hedeflerine yakın bir tablo ortaya koyması gerekiyor. Eylül ayında yayınlanan raporda banka yetkilerinin 2017 yılı enflasyon beklentileri yüzde 1.2, 2018 içinse yüzde 1.6 olduğunu görüyoruz. Avrupa enflasyonun yıllık bazda şuan bulunduğu seviye ise yüzde 0.4. Özetle merkez bankasının ve bölge ekonomisinin karşısında uzunca bir yol var.
Gün içerisinde Avrupa Merkez Bankası Ekim ayı faiz oranı kararını açıklayacak. Oranlarda herhangi bir değişim beklenmiyor. Fakat kararın ardından Draghi’nin yapacağı açıklamalar piyasaların yönünü değiştirebilecek öneme sahip. Draghi’nin açıklamalarında tapering ihtimallerini yükseltebilecek herhangi bir söylemin bulunması euronun piyasa değerini hızlıca yükseltebilir. Fakat 2016 yılı içerisinde Draghi’nin bu tarz bir ifade ile piyasaların karşısına çıkacağını düşünmüyorum. Yakın zamanda toparlanma sinyalleri kuvvetlenen bölge ekonomisinde işler bu kadar yolunda giderden Draghidurgun suyu bulandırmaktan uzak duracaktır.
Selim Önay
IşıkFX Araştırma Uzmanı
Türkiye’nin 2. yüksek hızlı tren hattı 15 yaşında
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 23 Ağustos 2011 tarihinde açılışı gerçekleştirilen Ankara-Konya Yüksek Hızlı Tren Hattı’nın 15 yılda 22,8 milyon yolcuya hizmet verdiğini kaydetti.
KAAN`da yeni hazırlık! 'Bu çok müthiş bir başarı'
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, yeni prototiplerle birlikte Milli Muharip Uçak KAAN ve HÜRJET Jet Eğitim Uçağı`nın test trafiğinin artacağını bildirdi.
TEKNOFEST Mavi Vatan`ın son gününde gurur ve heyecan bir arada
TEKNOFEST Mavi Vatan`ın son gününde Gölcük Tersanesi Komutanlığı`ndaki etkinlik alanı, yerli ve milli savunma teknolojilerini yakından görmek isteyen vatandaşların yoğun ilgisiyle dolarken, aileleriyle etkinliğe gelen ziyaretçiler, sergilenen gemi ve teknolojileri inceleyerek büyük gurur ve heyecan yaşadı.
Gençler TEKNOFEST Mavi Vatan`da yarıştıkları su altı roketini endüstriyel seviyeye taşımak istiyor
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uzay Mühendisliği 2`nci sınıf öğrencisi Zeynep Betül Köroğlu`nun da yer aldığı İTÜ SUNGUR Roket Takımı, TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında geliştirdiği su altı roketiyle milli teknoloji hedeflerine katkı sunmayı amaçlıyor.