Başkan Trump arkasından Yellen Şubat ayının son haftası piyasada yeni bir sayfa açıldı. Şubat’ın son haftasından bu yana piyasalar FED’in 25 baz puanlık faiz artırım beklentisini fiyatlıyor. Toplantıya bir gün kalmış iken bu beklentinin büyük ölçüde piyasa fiyatlamasının içinde olduğunu söyleyebiliriz. Önemli olan toplantıda FED üyelerinin tahminleri ve Yellen konuşması ile piyasaları heyecanlandıracak bir gelişme çıkıp çıkmayacağı olacak.
FED FAİZ ARTIRIM OLASILIK DEĞİŞİMİ 
Aralık ayında 2017 yılı için faiz artırım sayısını üç olarak belirleyen üyeler daha fazlasına yeşil ışık yakacak mı? Öte yanda aynı gün açıklanacak tüketici enflasyonu beklentilerin çok üzerinde gerçekleşir ise piyasanın heyecanı toplantı öncesinde de açığa çıkabilir. Beklenti karşılandı ve piyasa aradığı heyecanı bulamadı diyelim nasıl bir fiyatlama ortaya çıkacak? Bu sorularının cevabını yarın akşam saatlerinde almış olacağız ancak biliyoruz ki yüksek ihtimal volatilite artacak ve fırsata dönüştürmek bizim elimizde.
2017 yılında Amerikan ekonomisinin dört faiz artırımını kaldırabileceğini düşünmek için erken olabilir. Durun bakalım henüz her şey lafta ve iş yürütme aşamasına gelince birtakım zorluklar ortaya çıkabilir. Üstelik vergi indirimleri alt yapı yatırımları ekonomik büyümeyi ne kadar yukarıya taşıyacak ölçebiliyor muyuz? Ne politika yapıcılar ne FED bu konuda emin değiller ve ekonomi tarafındaki icraatlar için en iyi yöntemi bulmak zaman alabilir. Bizler neden sonuç ilişkisinde makul sebepler bulmaya çalışırken verileri kullanmak zorundayız. Ancak sizler piyasa oyuncuları, bir başka deyişle piyasada “spekülatif ya da hedge amaçlı işlem yapanlar” verilere takılmanıza hiç gerek yok? En yakın örnek 10 Mart tarım dışı istihdam verisi, beklentilerin üzerinde gerçekleşti, iş gücü katılım oranı ve ücretler arttı, işsizlik oranı düştü ama yine de piyasaya kendini beğendiremedi. Bir de baktık ki Dolar (DXY) Endeksi değer kaybetti ve euro/dolar paritesi 1,07 direncini test etti. Neymiş efendim tarım dışı istihdam verisindeki iyileşme abartılı değilmiş ve dört faiz artırımını çağrıştırmıyormuş. Verilerin nasıl geldiği iyi ve ya kötü fazla önemli değil önemli olan sonrasında yaşanan hareket ile piyasayı koklama imkanı buluyor olmamız. Bizim anladığımız piyasa 25 baz puanlık faiz artırımını büyük ölçüde satın aldı ve üyelerin ekonomik tahminlerini koruduğu senaryoda piyasalar son iki haftanın tersi fiyatlamalara geçebilir.
Yatırımcının bunu anlamak için birkaç tane gösterge ürünün fiyatına bakması yeterli olacak. İlki tahvil bono piyasası 10 yıllık tahvil faiz oranları yüzde 2,65 seviyesine kadar yükselip sonrasında geri çekilebilir. Piyasaların akıllı yatırımcısı tahvillerin ne düşündüğü diğer yatırım araçları için de yol gösterici olacaktır. Örneğin altın, 10 yıllıklar ile altının ters korelasyonu 0,88 civarında geziniyor. 10 yıllıkların kısa vadede 2,65’te direnç ile karşılaşacağını düşünüyorsak altın fiyatları da 1183 dolar/ons civarında destek bulmalı. Tabi burada önemli bir değişkeni daha araya sıkıştıralım. Enflasyon destekçisi petrol ve emtiada geçtiğimiz hafta başlayan düzeltme hareketinin uzaması altın için negatif olurken tahvil faiz oranlarının destek seviyelerine doğru geri çekilmesinde yardımcı olur.
AMERİKA 10 YILLIK TAHVİL FAİZ ORANLARI VE ALTIN 
Ne karışık işler demeyip anlamaya çalışalım gerekiyor puzzle gibi düşünün beyin egzersizi aynı zamanda çağımızın hastalığı Alzheimer’a karşı koruyor. Petrol piyasasında Nisan vadeli opsiyonlar için 16 Mart vade sonu Çarşamba günü ticari stoklar ve FED ile fiyatların zayıf seyrini koruyacağı tahmin ediyoruz. Yüksek arz ve ticari stokların öne çıkması ile piyasa bugünlerde OPEC tarafında ki haber akışına daha hassas hale geldi. Muhtemelen asıl fiyatlama 16 Mart’tan sonra başlayacak ve düzeltme tamam mı devam mı o zaman daha iyi anlarız? Aslında ülke olarak da zor günlerden geçiyoruz ama neyse ki piyasalar var ve orada hep bir aktivite var. Bakalım bu haftaki hareketlilik bereket getirecek mi?
4 ilde hızlı tren için geri sayım! Bakan Uraloğlu son bilgileri paylaştı: Yeni bir ticaret omurgası oluşturuyoruz
Türkiye’nin ulaşım ve lojistik haritasını değiştirecek dev projede dikkat çeken detaylar ortaya çıktı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep Hızlı Tren Hattı tamamlandığında 6 saat 23 dakikalık yolculuğun 2 saat 15 dakikaya düşeceğini açıkladı. Akdeniz’i Orta Koridor ve Kalkınma Yolu’na bağlayacak proje yalnızca ulaşımı hızlandırmayacak, Türkiye’nin küresel ticaretteki stratejik gücünü de artıracak. Saatte 200 kilometre hızla hizmet verecek hatta yılda milyonlarca yolcu ve tonlarca yük taşınması hedeflenirken, projedeki fiziki ilerlemenin yüzde 87’yi geçtiği belirtildi.
Altın almak için doğru zaman mı? Gram altın için dikkat çeken tahmin
Gram altın 6690 lira seviyelerinde işlem görürken yatırımcıların aklındaki `Altın almak için doğru zaman mı?` sorusuna ekonomist Muhammet Bayram’dan dikkat çeken değerlendirmeler geldi. Savaş, FED faiz politikası ve Trump’ın açıklamalarının altın fiyatlarını doğrudan etkilediğini belirten Bayram, özellikle bayram öncesi piyasaların kapalı olacağı dönemde ani dalgalanmalar konusunda uyardı. Bayram, `Trump’ın tek açıklaması altını bir anda yükseltebilir` dedi.
Haydarpaşa için tarihi dönüşüm! 130 yıllık simge yapı artık sadece gar olmayacak: Yeni dönem başlıyor
İstanbul’un hafızasında özel bir yere sahip olan Haydarpaşa Garı için hazırlanan dev dönüşüm projesinin detayları ilk kez açıklandı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un duyurduğu projeyle birlikte tarihi gar binası yalnızca ulaşım noktası olmaktan çıkıp kültür, sanat ve yaşam merkezine dönüşecek. Restorasyonda özgün taşların kullanılabilmesi için yıllardır kapalı olan taş ocaklarının yeniden açıldığı belirtilirken, bölgede arkeoloji müzesi, arkeopark, dijital sergi alanları ve dev etkinlik sahaları kurulacağı açıklandı. İstanbul Kültür Yolu Festivali’ne yetiştirilmesi planlanan ilk etap için çalışmalar hız kazandı.
Türk otomotivinde tarihi sıçrama! 190’dan fazla ülkeye ihracat yapan sektör yeni hedef için vites yükseltti
Ticaret Bakanlığı, otomotiv sektörünün, başta Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere, 190`dan fazla ülke ve serbest bölgeye yapılan ihracatla pazar çeşitliliğindeki başarısını gözler önüne serdiğini bildirdi. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Türkiye ekonomisinin lokomotifi olan otomotiv endüstrisinin, geçen yılı Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat rakamına ulaşarak kapattığı ifade edildi.