Sıkıcı bir yaz geçirdik tamam kabul ! Yalnız şu da bir gerçek ki , Sonbahar beklediğimiz gibi sert ve rüzgarlı geçiyor. Aslında Eylül ‘ün ilk yarısını Ağustos ayından gelen sert satış dalgasının devamı niteliğinde oldukça olumsuz geçirmiştik. Yalnız son bir aydır resim epeyce terse dönmüş durmakta ki , zaten teknik olarak Ağustos satışlarının kabaca % 61’ini geri almış bulunmaktayız.
Peki gerekçesi neydi bu geri alımların ? Öyle ya , yukarıda da belirttiğimiz gibi sıkıcı aynı zamanda şizofren bir yaz geçirmiştik. Önce Amerika Merkez Bankasının olası faiz artırım stresi sardı küresel piyasaları , tabi en çokta gelişmekte olan ülkelerin piyasalarını. Nasıl sarmasın ki ! Eğer FED olası bir faiz artırımına başlasaydı bu en çok , bizimde içinde olmaya çalıştığımız gelişmekte olan piyasaları etkileyecekti. Çünkü artık sıcak para rotasını , bu piyasalardan dünya devine çevirecekti. Aslında o dönemde de sıkça yazdık , söylemeye çalıştık. FED 2004’te yaptığı gibi mekanik bir faiz artırımı yapmayacağı , yani rutin bir şekilde her toplantıda faiz artırımı yapmayacağı için , para çıkışları ne çok hızlı , ne de her ülkeden homojen olarak aynı oranda gerçekleşecekti. Para , bu ülkeler içerisinde en zayıf , en kırılgan olanını seçip , oradan kaçmak isteyecekti. Bu olası faiz artırım sürecine gerek ekonomik gerek siyasi açıdan kuvvetli girmemiz çok önemliydi. Yalnız gerek seçim sonrası hükümet kurma çabalarının başarısızlıkla sonuçlanması gerekse de o dönem yaşadığımız iç tehditler bizi bir anda en zayıf halkalardan biri haline getirmişti. Yalnız Eylül’ün ikinci yarısında FED , imdadımıza son anda yetişti ve faiz artırım sürecini öteledi. Ardından gelen iyi olmayan Amerika verileri de bizim için can simidi oldu.
Bunun yanı sıra Çin ‘de ki büyümeye ilişkin o klasik kaygılar , düşen emtia fiyatları ilişkisi vs. batıdan gelen sıkıntılardan sonra doğu bloğundan bizi sallayan artçılar oldu. Tabi bu konuya belkide ayrı bir parantez açmak gerek ama emtialara ilişkin bu durumun olası bir kriz oluşturabilmesi için , 2008 ‘deki durumun bir benzerinin , yani önce mikro bazlı bir sarsıntının yaşanması gerekmekteydi. Yani şirket bazlı dolaylı veya dolaysız bir kaos yaşanmadan hatta yine mortgage krizindekine benzer sorunlu emtialar üstüne yazılmış bir türev enstrüman gelip bir şirketin canını yakmadan , direk makro bazlı bir krizin oluşması şu an zordu. Piyasada bunu gördü , şimdilik öteledi !!!!
Fazla dağılmadan özetlemek gerekirse ; son dönemde borsalar short-term bir ralli yaptı , neden mi ? Çünkü yukarıda anlattığım kısa vadeli riskler orta ve uzun vadeye yayıldı. Belki de Kasım ortası - Aralık ayında gelemeyecek olan ‘’Noel Baba’’ , piyasaları biraz erken ziyaret etmiş oldu.
Son olarak tekniksiz olur mu ? Tabiki olmaz ! Yukarıda VİOP30 , BİST100 ‘ün , 2011 ‘den gelen grafiklerini en basit haliyle göstermeye çalıştım. Grafik , ana yükseliş trendinin korunduğunu , desteklerden tepki geldiğini ve boğa piyasasının öyle ya da böyle devam ettiğini bize gösteriyor. Yani ‘’Evet Amerika , Çin beni tehdit etti , kötü bir süreç yaşadım hatta neredeyse tutunmaya çalıştığım o trendimi bile kırıp ayı piyasasına geçecektim..ama bir anda baktım sorunlar ötelendi..bende fırsat bu fırsat Noel Baba rallisini erkenden yapayım ‘’ diyor !
Bu arada yaşadığım sağlık sorunlarından dolayı biraz ara verdiğim yazılarıma son sürat devam edeceğim..
Borsa şansınızın yanınızda olduğu sağlıklı günler dilerim..
Ergün TEKGÜL/ Ata Finans Grubu VİOP Müdürü
etekgul@atayatirim.com.tr
twitter:@erguntekgul
42 ili birbirine bağlayacak dev otoyolda çalışmalar hızlandı! Seyahat süresi yarı yarıya azalacak
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara-Kırıkkale-Delice Otoyolu Projesi`nde çalışmaların yoğun şekilde sürdüğünü belirterek, projenin Kafkasya ve Orta Doğu`ya ulaşımı güçlendireceğini bildirdi.
En düşük emekli maaşı zammında kritik viraj! Maaşlar ne kadar artacak? İşte konuşulan senaryolar
Milyonlarca emekli ve memurun temmuz ayında alacağı zam için geri sayım başladı. Kurban Bayramı sonrası açıklanacak mayıs ayı enflasyon verisiyle birlikte 5 aylık zam tablosu netleşecek. Peki maaşlar ne kadar artacak? İşte detaylar...
Türkiye geçen yıl 133 ülkeye 2,2 milyar dolarlık su ürünleri ihraç etti
Türkiye`nin su ürünleri ihracatı artmaya devam ederken geçen yıl 133 ülkeye yaklaşık 2,2 milyar dolarlık ürün gönderildi.
Tarımda geçen yıl 72 bin 149 hektar alan sulamaya açıldı
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ), geçen yıl tamamlanan 321 tesis yatırımıyla 72 bin 149 hektar alanı sulamaya açarken, bunun bir yılda sağladığı katkı 12 milyar lira oldu.