Otomotiv sektörü vergide eskiyi arıyor

29.06.2018 11:43

Son güncelleme : 29.06.2018 16:01

Nissan Türkiye Genel Müdürü Sinan Özkök, vergi sisteminde fiyata bağlı yapının kaldırılması ve sistemin sadeleştirilmesinin büyük önem taşıdığını belirterek, "Burada yeniden motor hacmine bağlı hesaplamaya, 25 Kasım 2016`dan önceki eski yapıya geçilmesi gerek." dedi.



AA

Nissan Türkiye Genel Müdürü Sinan Özkök, "İş Dünyası Söyleşileri" kapsamında AA muhabirine  değerlendirmelerde bulundu.
 
Yıla başlarken sektör için iyimser olduğunu, binek ve hafif ticari  araç açısından bakıldığında pazarın 1 milyon seviyesine yaklaşacağını düşündüğünü  anlatan Özkök, ancak ilk 5 ayda 302 bin otomobil satıldığını, bu rakamın geçen  yılın aynı dönemine göre yüzde 5 azalışa işaret ettiğini söyledi.
 
Özkök, otomobil satışlarının ocak-mart döneminde geçen yıla paralel  seyrettiğini, nisan ortalarında ise düşmeye başladığını aktararak, "Otomobil  satışlarında nisanda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6'lık bir düşüş yaşandı.  Mayıs ayına geldiğimizde yıllık yüzde 15'lik azalış gördük. Mayıs ayında seçim  süreciyle beraber biraz da kurdaki oynamalar ve faizlerdeki yükseliş de etkili  oldu." diye konuştu.
 
Pazarın, haziran ayında da geçen yıla kıyasla yüzde 10-15'lik  daralmasını beklediğini dile getiren Özkök, şunları kaydetti:
 
"Temmuzda biraz toparlasak da ağustosta Kurban Bayramı dolayısıyla  çalışılan gün sayısı çok düşük olacak. Dolayısıyla pazarın eylülden itibaren  toparlama sürecine gireceğini düşünüyoruz. Eylülden itibaren yapacağımız artı  satışlarla düşüşlerin bir kısmını belki kapatabiliriz ama pazarın bu yılı 900 bin  ya da biraz daha altı seviyelerde tamamlayacağını düşünüyoruz. Dolayısıyla ilk  baştaki öngörümüzü revize ettik, yüzde 10-15 aşağı çektik. Sektörün 850 binin  altına bundan sonra gideceğini düşünmüyorum, burası bizim kırmızı çizgimiz ancak  otomotiv sektörü potansiyeline baktığımızda 1,5 milyon seviyelerinde. Bunu  yapacak kapasitemiz de kabiliyetimiz de var. Bu seviyelerin yakalanması gerek."
 
Özkök, seçim dolayısıyla otomobil alımlarında beklemeye geçildiğini,  filo tarafındaki satış temposunun bir nebze azalsa da devam ettiğini, ancak  perakende kanalındaki düşüşü çok rahat gördüklerini ifade etti.
 
Perakende tarafında satışların, düzenledikleri kampanyalar sayesinde  tamamen durmadığından bahseden Özkök, faiz oranlarını müşterinin kafasındaki  aylık yüzde 1 psikolojik sınırında tutmaya çalıştıklarına dikkati çekti.
 
"KUR VE FAİZDEN ZİYADE YENİ VERGİ SİSTEMİNDEN ETKİLENDİK"
 
Sinan Özkök, otomobil satışlarında erken seçim kararı, faiz  oranlarındaki artış ve kurlardaki oynaklığın etkisini gördüklerini belirterek,  ancak sektörün tüm bunlardan ziyade yeni vergi sisteminden etkilendiğini söyledi.
 
Vergi sisteminde fiyata bağlı yapının kaldırılması ve sistemin  sadeleştirilmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Özkök, şunları ifade etti:
 
"Yeni vergi sistemi sadece motor hacmine değil fiyata da bağlı. Aracın  fiyatı 79 bin lira ama ÖTV ve KDV eklendiğinde anahtar teslim fiyatı 140 bin  liraya geliyor. Aracın fiyatını bin lira artırarak 80 bin lira yaptığımda, ÖTV  bir dilim yukarı çıktığı için anahtar teslimi 151 bin liraya yükseliyor. Yani  kurdaki artış nedeniyle fiyatı bin lira artırdığımda, müşteriye 11 bin lira  yansıyor. Bunun düzeltilmesi için eski sisteme, yüzde 45'lik yapıya geri dönmek  lazım.
 
Burada yeniden motor hacmine bağlı hesaplamaya, 25 Kasım 2016'dan  önceki eski yapıya geçilmesi gerek. Otomotiv sektörü dış ticaret fazlası veren  bir sektör. İhracatımız kadar iç pazarımızın da artması, vergi sistemine  otomotivin katkısını artıracaktır. Dolayısıyla burada vergi kaybına ilişkin bir  endişe olmamalı. Nasıl ki inşaat, gayrimenkul, beyaz eşya ve mobilya sektörlerine  destek oluyorsak, lokomotif konumundaki otomotiv sektörünün de bir isteği var; bu  fiyata bağlı vergi yapısının kaldırılıp, tekrardan motor hacmine bağlı eski  sisteme geri dönülmesi..."
 
Özkök, her ne kadar kampanyalar düzenleseler de faiz oranlarının bir  noktada durması, ayrıca ekonomi yönetiminin kurdaki ani artış ve düşüşleri daha  dengeleyici bir şekilde, zamanında kararlar alarak belli bir seviyede tutması  gerektiğini dile getirdi.
 
TL'nin euroya karşı yıl başından bu yana yaklaşık yüzde 20 değer  kaybettiğine, sektörde fiyat artışının ise ortalama yüzde 15'ler seviyesinde  olduğuna dikkati çeken Özkök, "Sektör olarak kur kaynaklı maliyet artışını, güçlü  sektörün verdiği kuvvetle olabildiğince absorbe etmeye çalışıyoruz, ancak absorbe  edebileceğimiz seviyeleri çoktan geçtik. Şu andaki kurun seviyesi dahi zorluyor.  Daha fazla artışı kaldırabilme gücümüz yok. Bundan sonraki artışlar, artık bayi  satış fiyatına yansıyacaktır." dedi.
 
"OTOMOTİV SEKTÖRÜ, SINIFIN ÇALIŞKAN ÖĞRENCİSİ"
 
Özkök, lokomotif konumda bulunan sektörlerin korunup kollanması  gerektiğini vurgulayarak, otomotivin bunlardan biri olduğunu söyledi.
 
Diğer sektörlere de katkı sağlaması dolayısıyla otomotive verilen  desteğin, geri kalan bütün ekonomiyi de hareketlendirebileceğini belirten Özkök,  otomotivdeki vergi yapısının sadeleşmesinin, kendilerine verilecek en büyük  destek olacağını ifade etti.
 
Özkök, otomotiv sektörünün geçen yılı 28,5 milyar dolarlık ihracatla  kapattığını, dış ticaretteki ağırlığının yüzde 18 olduğunu aktararak, şöyle devam  etti:
 
"Türkiye'deki ihracatın neredeyse 5'te 1'ini otomotiv sektörü yapıyor.  Sınıfın seviyesini yükseltmek amacıyla çalışkan öğrenciye daha fazla ödev  verirsiniz ya, biraz belki otomotiv sektörü bu çalışkan öğrenci durumunda. Biraz  daha fazla sorumluluk yükleniyor. Bizde bazen önlemler iş işten geçtiğinde  alınabiliyor. Burada böylesine güçlü, ihracata destek olan ve dış ticaret fazlası  veren bir sektör var, biraz daha korunup kollanması gerekiyor. Benim gördüğüm,  her ne kadar vergi de artsa, kur da oynasa, faiz de yükselse bir şekilde  arkamızdaki markaların gücünü kullanarak sektörü ayakta tutuyoruz. Belki de  devletimiz diyor ki;  'Sektörde çok büyük global oyuncular var, onlar Türkiye  gibi pazarda önemli rol oynamaya devam edecektir'. Dolayısıyla vergiyi artırma  yoluna gidiyorlar, ancak önümüzdeki dönemde bir yerden sonra sektöre ciddi  düşüşleri yaşatmamamız gerek, bu yüzden de şimdiden bazı desteklerin düşünülmesi  gerek."
 
"HURDA TEŞVİKİNİN DEVAM ETMESİ GEREK"
 
Sinan Özkök, iç pazarın 1 milyonun üzerine çıkmasını destekleyecek  yapıların kurulması ve vergi sisteminin sadeleşmesi durumunda dışarıdaki  yatırımcının gözünün Türkiye'ye daha fazla döneceğini vurguladı.
 
Türkiye'deki uluslararası markaların, artık her pazara ulaşabilme  kapasitesine sahip olduğuna işaret eden Özkök, "Dolayısıyla Türkiye'nin rakip  olduğu diğer pazarlardan ayrıştığı bir takım kriterlerin olması lazım. Nedir  bunlar? Arazi seçiminde teşvik, Ar-Ge'ye ciddi destek, yatırımlara çeşitli vergi  avantajlarının sağlanması... Kuvvetli iç pazarla beraber sunulan teşvik paketi,  rakiplerin sunduğu imkanlardan daha cazip olursa yatırımlar gelir." dedi.
 
Özkök, hurda teşvikine ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak,  şunları söyledi:
 
"16 yaşından daha yaşlı araçlar hem çevre konusunda risk oluşturuyor  hem de güvenlik anlamında zayıf kalıyor. Hurda teşvikinin sadece 2019 sonuna  kadar değil, bundan sonra hep devam etmesi gerek. Yaşlı araçların parkımızdan  çıkarılması lazım. Bunun illaki sektöre ve ekonomiye katkısı olacaktır ama burada  öncelikli hedef araç parkının yenilenmesi. Araç parkının daha genç, daha güvenli  ve daha çevreci hale getirilmesi öncelikli amaç olmalı. Hurda teşvikinin hayata  geçirilmesi konusunda sürenin uzaması müşterinin hevesini azalttı. Tüketici  burada daha yüksek destek bekliyordu. Müşteriden aldığım geri dönüşler, çok  cazibe uyandırmadığı yönünde. Dolayısıyla hurda teşvikinde destek rakamının 15-20  bin düzeyine çıkarılması daha cazip olurdu."
 
"HER 5 SATIŞTAN 1'İ SUV"
 
Sinan Özkök, Türkiye'de SUV segmentinin gelişmeye devam ettiği,  Türkiye'deki pazarda hatchback kasa tipinden SUV'a ciddi bir geçişin söz konusu  olduğu bilgisini verdi.
 
Şu anda SUV kasa tipinin toplam satışlar içinde yüzde 20 paya  ulaştığını aktaran Özkök, "Bu da her 5 satıştan 1'inin SUV kasa tipi olduğunu  gösteriyor. Otomotiv pazarında yılın 5 ayında geçen yıla kıyasla diğer bütün  segmentler düşüş gösterirken, bir tek SUV segmenti ilerleme kaydetti." diye  konuştu.
 
Özkök, Nissan Türkiye'nin bağlı olduğu Afrika, Orta Doğu ve Hindistan  pazarları arasında, Türkiye'nin en büyük ikinci pazar konumunda bulunduğunu  belirterek, öncelikli hedeflerinin yüksek iç pazar hacmi olduğunu söyledi.
 
İç pazarda hacmi artırmalarının Nissan'ın Türkiye'ye bakışının  iyileşmesini sağladığına dikkati çeken Özkök, "Bu da inşallah gelecek dönemde  Türkiye'de başka önemli kararların alınmasını da beraberinde getirecektir." dedi.
 
Özkök, Nissan olarak yılın 5 ayında pazar payı ve adedi olarak geçen  yıla paralel ilerlediklerine, SUV segmentinde lider konumunda bulunduklarını  değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Pazar payımızı, geçen seneki yüzde 3,6'nın altına düşmeden, biraz  daha üzerine çıkarak tamamlayacağımıza eminim. Toplam satışlarımızın yüzde 75’i  SUV segmentinde. Gelecek 10-15 yılda, otomobilin ilk çıkışından itibaren  yaşanılan teknolojik gelişmeden çok daha fazlası görülecek. Yarının otomobiline  bakıldığında elektrikli ve otonom sürüş teknolojileri özellikleri öne çıkacak.  Biz geleceği ve müşteri beklentilerini iyi öngörerek Nissan Intelligent Mobility  vizyonu ortaya koyduk.
 
Dünyanın en çok satan elektrikli aracı Nissan Leaf. Lansmanından  itibaren 320 binden fazla satıldı. Amacımız Leaf modelinin gelecek dönemde  lansmanını Türkiye'de yapabilmek. Burada iki konu çok önemli. Biri menzil. Şu  anda 380 kilometre olan menzilin 400 kilometre psikolojik sınırı geçmesi gibi bir  düşüncemiz var. İkincisi ise şarj istasyon alt yapısı. Burada da yerli araç  projesi devreye giriyor.
 
Yerli araç projesini destekleyecek şekilde şarj istasyonu altyapısının  geliştirilmesi, diğer modellere de destek verecektir. Bu alanda ciddi bir sıçrama  bekliyorum. Biz de Nissan olarak en önemli oyunculardan biri olacağız. Dünyada bu  alanda lideriz, Türkiye'de de lider olmak ve birinciliğimizi korumak için  çalışacağız. Satışlarımızın yüzde 10'unu dijital kanallardan gelen  müşterilerimize gerçekleştiriyoruz. Bu çok ciddi bir oran. Bu rakamı yüzde 15'ler  seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz.
 
36 bayimiz var. 36 bayimiz yatırım yapmış, markaya inanmış ve gönül  vermiş bayilerimiz. Bayi başına düşen adet ve hacmi artırmak bizim görevimiz.  Bayi sayımız yeterli. Bunu artırmak yerine, mevcut bayilerimizdeki performansı  yukarıya çekecek metodları ortaya koymayı hedefliyoruz."
 
    





18:051.461
Değişim :  0,29% |  4,18
Açılış :  1.461  
Önceki Kapanış :  1.457  
En Yüksek
1.464
En Düşük
1.455
BIST En Aktif Hisseler18:05
AYES 20,76 1.039.844 % 9,96  
OYYAT 22,54 154.030.334 % 9,95  
BERA 27,02 108.733.280 % 9,93  
BOBET 5,35 449.133.468 % 9,86  
EUKYO 5,86 3.063.626 % 8,32  
18:05 Alış Satış %  
Dolar 8,3838 8,4047 % -0,28  
Euro 10,1457 10,1808 % -0,94  
Sterlin 11,8034 11,8626 % -0,92  
Frank 9,3019 9,3579 % -0,86  
Riyal 2,2301 2,2413 % -0,47  
18:05 Alış Satış %  
Altın Ons 1.876 1.877 -21,71  
Altın Gr. 506 506 -8,45  
Cumhuriyet 3.367 3.419 -34,00  
Tam 3.346 3.430 -44,14  
Yarım 1.617 1.659 -21,35  
Çeyrek 811 830 -10,67  
Gümüş.Ons 27,90 27,94 -0,07  
Gümüş Gr. 7,52 7,53 -0,06  
B. Petrol 72,60 72,60 0,08