Haftanın başlangıcına Brexit ve İspanya seçimlerinin etkisiyle tedirgin bir giriş yapan piyasalar üzerindeki ölü toprağını atmışa benziyor. Brexit sonrası gelişen hızlı değer kayıplarının sonrasında, sert satışların gerçekleştiği Avrupa Borsaları ve riskli görülen para birimlerine olan talebin arttığı bir kaç gün geçirmekteyiz. Bu iyimser havanın kalıcı olup olmadığı ise önemli bir soru işareti olarak kafa karıştırmaya devam ediyor.
BAŞKAN CARNEY’NİN KONUŞMASI BEKLENİYOR!
İngiltere Merkez Bankası Başkanı Mark Carney’nin bugün yapacağı açıklama oldukça önemli olacaktır. Görünen o ki, Brexit etkisiyle yangın yerine dönen piyasaları toparlamak yeniden Merkez Bankalarının üzerine düştü. 2016 yılında ABD ekonomisinden sonra ilk faiz artırımı yapması beklenen BoE’nin ise, artık faiz indirmesi ve ek parasal genişlemeye gitmesi bekleniyor. Bugün Başkan Carney bu doğrultuda mesajlar verebilir. Özellikle Brexit sonrası 250 Milyar Sterlinlik ek likitide enjekte etmeyi düşündüklerini ifade eden Carney’nin, faiz indirimi mesajı da verip vermeyeceği önemli olacaktır. 25-50 bp. İndirim yapabileceğine vurgu yapılması, Sterlin’in zayıflamasına neden olabilir.
ÇİN MERKEZ BANKASI OYUNA DAHİL OLABİLİR!
PBOC’un oyuna müdahil olma zamanları yakınlaşmaya başladı gibi görünüyor. Bugün gelen haberlere göre, offshore yuan’ın yeniden devalue edilme ihtimali konuşuluyor. Her ne kadar FED ve Brexit’e dair belirsizliklerle arka planda kalmış Çin’in, rolü devralma ve piyasalarda kendini hatırlatması söz konusu olabilir. Hali hazırda referans kur zaten düşürülüyordu ve Dolar’ın Brexit sonrası gelişmekte olan ülke kurlarına göre değer kazanımlarını yaşadığını görüyorduk fakat Çin’den sermaye çıkışlarının hızlı arttığı ve ekonomik performansa ve büyümeye yönelik endişelerin durulmadığı bir dönemeçteyiz. Bu nedenle Brexit’in Çin ihracatını da olumsuz etkileyebileceği görüşüyle en azından piyasalara bir müdahele hazırlığı beklentileri söz konusu olabilir.
RİSK İŞTAHI ARTIYOR
Yatırımcıların riskten kaçış sürecinin durulduğu bir süreçteyiz. Yen ve Yuan ve Hazine tahvil talebinin azaldığı bir kısa dönemli süreç yaşıyoruz. Brexit sonrasındaki yoğun talep sonrası, ABD 10 yıllık getirilerinin en sert değer kaybına, Alman 2 yıllıklarının hali hazırda eksiye geçen süreçte rekor tazelediğini görmüştük. Ancak bir kaç günde toparlanma ve hisselere doğru sermaye akımlarının gerçekleştiğini görmekteyiz. Özellikle S&P’nin 2000 altına gevşeme gösterse de, tekrardan hızlı bir ralli yaptığını söyleyebiliriz. DAX’ın ve FTSE’nin de hala yaralarını sarma çabası içerisinde olduğunu görüyoruz. Risk iştahının arttığı dönemde getiri arayışı içerisine giren yatırımcıların burada TL tarafını da es geçmediğini söyleyebiliriz. FED’in faiz artırım ihtimallerinin sekteye uğraması ayrı bir sebep olarak söylenebilir. Dolar/TL’nin 2.88 denemesi yaptığını ancak kalıcılığın en ufak risk ortamında önemli bir yukarı yönlü fırsat yaratabileceğini söyleyebiliriz. Rüzgarın tersten estiği dönemlerde çok fazla rüzgarda kalmak sıkıntılı bir süreç yaratabilir. Bu dönemle yakın dönemde hızlı bir artış gösteren bu iştahın yalancı bir bahar olabileceğini söyleyebiliriz.
ÖNÜMÜZDE OLDUKÇA KARMAŞIK VE ZORLU BİR YOL VAR!
İngiltere ile AB arasında uzunca bir süre daha ikili ilişkiler devam edecek. Brexit sonrası istifa eden ancak 3 ay daha görevde kalacağını ifade eden Başbakan Cameron’ın ayrılık kararını AB komisyonuna bildirmesi bekleniyor. Karar bildirildikten sonraki süreç 2-10 yıl arasında değişiyor. Bu süreç içerisinde İngiltere minimum 2 yıl daha AB kanunlarına bağlı kalacak. Müzakere sürecinde AB ve İngiltere tarafları bir anlaşma sağlayacak.
Görüntü itibariyle ise, Brexit sonrası oluşacak yol haritası hakkında henüz bir plan önümüzde yok. Tek bildiğimiz Lizbon Anlaşmasının 50. Maddesi gereği, İngiliz hükümetinin AB yetkililerine müzakerenin başlaması için gerekli açıklamayı yapması Sonraki süreçte 2 yıl kadar sürecek müzakereler, 27 AB ülkesinin onayı gibi bir çok prosedürün söz konusu olduğu zorlu bir yol. Bu nedenle önümüzde Almanya’nın yani Merkel’in yapacağı her açıklamanın, AB komisyon başkanı Juncker’in, AB Konsey Başkanı Tusk’ın çok fazla isminin geçeceği bir dönem göreceğiz. Grexit etkisinden çok daha büyük ve zorlu bir yol olacak. Bu nedenle piyasa iyimserlik havasına girdi demek için erken duruyor. Yatırımcıların dönemsel risk iştahının artacağı kazanç arayışlarını ara ara görmek ve bu süreçte düzeltmelerin yaşanmasını normal karşılamamız gerekiyor.
GÖKHAN ÖZKAN
IŞIKFX ARAŞTIRMA UZMANI
Levent Köprülü
Satışların yarısı elektrikli ve hibrit
Cem Kılıç
Çalışanın ücreti hakkında her şey
Zeynep Aktaş
Tasfiye yabancı sermayenin girişini artıracak
Dr. İnanç A. Sözer
Göle maya çalınırken şirketler ne yapacak?
Prof. Dr. Sefer Şener
Ekonomide büyüme devam ediyor
Cüneyt Paksoy
Piyasalarda karar zamanı
Süt ürünleri ambalajları için önemli adım! Artık tüm marketlerden kaldırılıyor
Yoğurt ve ayran ambalajlarında kullanılan “ekşi maya” ve “kara maya” ifadeleri için süre doluyor. İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, işletmelerin etiketleme kurallarına uyum sağlaması için belirlenen son tarihi hatırlattı. 31 Aralık 2026’nın ardından bu ifadeler ürün etiketlerinde kullanılamayacak.
Altında düşüşü frenleyen gelişme! Fed beklentisi değişti
Güçlü dolar ve yükselen ABD tahvil getirileri, altın fiyatlarını aşağı çekti. Ons altın 4.128 dolar seviyesine gerilerken, Fed’in ekim ayında faiz artıracağına yönelik beklentilerin zayıflaması kayıpları sınırladı. Piyasada aralık ayına ilişkin faiz beklentileri ve enflasyon sinyalleri öne çıktı.
Ticaret Bakanlığı 44 milyon ürünü denetledi
Ticaret Bakanlığı, tüketicilerin ekonomik refahını korumak amacıyla yılın 9 ayında 360 bin 578 firma ile yaklaşık 44 milyon 12 bin ürünü denetleyerek 2,6 milyar lira idari para cezası verdi.
ASELSAN`dan 157,9 milyon dolarlık sözleşme
ASELSAN ile uluslararası müşterisi arasında 157,9 milyon dolarlık elektronik harp, elektro-optik, arayıcı başlık, keşif ve gözetleme, haberleşme ve silah sistemlerinin ihracatını kapsayan satış sözleşmeleri imzalandı.