Bir top düşünün. Büyük bir futbol topu. Bu top büyükçe ve kalabalık bir mekânda öylesine duruyor diye düşünün. Kalabalık ve heyecanlı iki grup topu kendi taraflarına doğru götürebilmek için, büyük bir kuvvet harcayarak topu ittirmeye çalışıyorlar ama olmuyor. Çünkü top rastlantısal yönlere yönleniyor. Daha sonra 41 kişilik bir animasyon grubu, bu topu hareket ettirmek istiyor. Onlar da ikiye ayrılıyor. 20 kişi topu sağa, 21 kişi sola itiyor. Bu durumda iki yönden uygulanan kuvvetler dengede değildir ve top yavaşça sola gidecektir.
Belirtmemiz gereken şudur: Bu dengesiz kuvvet her an vardır ve topun rastlantısal hareketine yol açan budur. Bahsettiğimiz bilimsel bir teorinin simülasyonuydu. Literatüre Brownian Hareketi olarak geçen bir hareketi söylüyoruz. Kabaca da teoriyi anlatalım. 1828 yılıdır.
Botanik profesörü Robert Brown bir deneyinde su içinde hareket eden polenleri incelemektedir. Brown, polenin boşlukları içinde rastlantısal olarak hareket eden ufak parçacıklar gözlemler. Aynı deneyi tozla tekrarlayarak hareketin polenin canlı olmasından kaynaklanmadığını doğruladıysa da hareketin kaynağını saptayamamıştır. Aynı finansal davranışların bazıları gibi. Mesela borsa. İncelemesi belirli bir kalıbı, yönü veya modeli takip etmeyen davranışlar.
Bir borsada belirli bir eğilimden söz edebiliriz, ama volatilitenin tam olarak bilinmesi imkânsızdır. Pay senetlerin fiyatları da an itibariyle veya öncesinde/sonrasında oluşan bazı fiyat eğilimlerini takip eder. Bu tam olarak Brownian bir hareketi örnekler. Bir anlamda fiyat her halükarda kendiliğinden oluşur. Fiyatın da arkasındaki gerçek değerini yansıtmasını beklemek kelimenin en hafif anlamıyla bir tür “saflık”tır.
“Serbest piyasada oluşan fiyatların varlıkların değerini en iyi şekilde yansıttığı düşüncesi”, basit bir varsayıma dayanmaktadır: Ekonomik aktörler tamamıyla rasyonel hareket eder. Amerikalı davranış bilimcilerden Daniel Kahneman ve Amos Tversky gibi isimlerin sürüklediği davranışçı iktisatın temel varlık sebebi de yukarıdaki önermelerin tam olarak geçerli olmadığı, bunun mutlaka istisnalarının olacağı önermesi olmuştur.
Onlara göre ekonomik aktörler rasyonel davranmayabilmekte, piyasa fiyatları her zaman mükemmel olmamakta ve piyasada "aşırı tepki"lerin "istisna"dan ziyade "normal" hale gelebilmektedir. Aslında bu sadece iktisadi kararlarımızda değil, diğer pek çok alanda da böyle olmaktadır. Kahneman ve Tversky’nin söz ettiği basit bir örnekten yola çıkalım:
“Bir kentte 100 adet taksi bulunmaktadır. Bunlardan 85’i yeşil taksi, 15’i de mavi taksidir. Bu kentte bir adama taksi çarpar. Tanık, bunun mavi bir taksi olduğu belirtir.
Araştırmacılar ardı ardına iki soru sorarlar:
Tanığın durumu doğru görebilmiş olma olasılığı kaç? % 80. Tanığın doğruyu söylüyor olma olasılığı kaç? % 80” diyenler % 80!
Peki, doğru mu söylüyorlar. Hayır. Yanılıyorlar. Bu ihtimal çok daha düşük. Neden mi? %80 cevabını verenler, tanığın doğru görme olasılığını etkileyen bir faktör olan bir taksinin mavi olması olasılığını (%15’i) unutuyorlar.”
Özellikle yatırım araçlarında fırtınanın seyri hep fiyata doğrudur. Herkesin tek merakı, bilmek istediği şey, fiyatların nasıl oluşacağıdır. Brownian hareketi ve ona dayalı matematik prensipler ne derse desin, meraklı zihinler, her nüveyi, her türlü veriyi, fiyatın oluşumunda bir kriter olarak görüp, fiyat belirsizliğini aşmaya çalışırlar. Fiyat tahmini için Weiner modeli gibi matematik modellerden, Random walk theory gibi sezgisel yaklaşımlara kadar pek çok teori vardır. Şimdi söylemek lazım, geleceğin öngörülmezliği, rasyonel akıl için temel bir önermedir, bunda bir beyiz yok. Bu sadece piyasa/yatırı modellemeleri için değil, pek çok alan için geçerlidir.
İnsan eylemlerinin pek çoğu için rastlantısallık temel varsayımdır. Bunlardan birinde Amerikan Profesyonel Basketbol Ligi (NBA) takımlarından Philadelphia 76’ers takımının maçlarını iki sezon üst üste inceleyen psikologlar, oyuncuların bir önceki şut ile bir sonraki şutunun başarılı olup olmadığı konusunda hiç bir doğrusal ilişki bulamamıştır. İlk atışları başarılı olan oyuncuların ikinci atışlarının da başarılı ya da başarısız olacağını söylemek, bu araştırmada mümkün olmamıştır.
Aslında şunu da söylemek gerekir; fiyat denilen var oluş, herhangi bir varlığın anlık değer değişiminin oluşturduğu bir piyasa gerçeğidir. Fiyatın kontrolsüz, rastlantısal, öngörülemez olduğunu iddia etmek başlangıçta biraz itici gelebilir.
İtirazlar şu yönde düğümlenebilir: Fiyatı oluşturan baz mantık, maliyet olgusudur. Peki öyle midir? Karlılık oranlarının %3000’leri bulabildiği kozmetik piyasasında 47 yaşındaki bir kadın tüketicinin 1200 TL verdiği yaşlılık giderici kremin zihindeki karşılığını kim belirlemektedir?
Maliyet mi?
Markanın kusursuz imajı mı?
Yaşlanma potansiyeli mi?
Çaresizlik mi?
Orta Doğu gerilimi sonrası kritik hafta! Petrol, enflasyon ve faiz dengesi yeniden değişebilir
Orta Doğu’daki gerilim dünya piyasalarını sarsarken, şimdi gözler ABD ve Avrupa’dan gelecek kritik ekonomik verilere çevrildi. Özellikle enerji fiyatlarında savaş sonrası yaşanan yükselişin enflasyon üzerindeki etkisinin ilk kez net şekilde görülmesi beklenirken, açıklanacak büyüme ve enflasyon rakamlarının küresel ekonominin yönünü belirleyebileceği değerlendiriliyor. ABD Merkez Bankası’nın yakından takip ettiği çekirdek PCE verisi, Fed’in yeni faiz hamlelerine dair ipuçları verecek. Avrupa’da ise Almanya’dan gelecek enflasyon rakamları piyasaların odağına yerleşti.
Bayram öncesi Eminönü’nde insan seli! Çarşıda adım atacak yer kalmadı
Kurban Bayramı öncesinde eksiklerini tamamlamak isteyen binlerce İstanbullu, sabahın erken saatlerinden itibaren Eminönü’ne akın etti. Özellikle Mısır Çarşısı çevresinde oluşan yoğunluk dikkat çekerken, şeker, lokum, kuruyemiş, kahve ve hediyelik ürün satan dükkanların önünde uzun kuyruklar oluştu. Bayram alışverişinin gün boyu sürdüğü tarihi çarşılarda adım atmakta zorlanan vatandaşlar, fiyatları karşılaştırarak son hazırlıklarını yaptı. Esnaf ise geçen yıla göre hareketliliğin daha da arttığını söyledi.
4 ilde hızlı tren için geri sayım! Bakan Uraloğlu son bilgileri paylaştı: Yeni bir ticaret omurgası oluşturuyoruz
Türkiye’nin ulaşım ve lojistik haritasını değiştirecek dev projede dikkat çeken detaylar ortaya çıktı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep Hızlı Tren Hattı tamamlandığında 6 saat 23 dakikalık yolculuğun 2 saat 15 dakikaya düşeceğini açıkladı. Akdeniz’i Orta Koridor ve Kalkınma Yolu’na bağlayacak proje yalnızca ulaşımı hızlandırmayacak, Türkiye’nin küresel ticaretteki stratejik gücünü de artıracak. Saatte 200 kilometre hızla hizmet verecek hatta yılda milyonlarca yolcu ve tonlarca yük taşınması hedeflenirken, projedeki fiziki ilerlemenin yüzde 87’yi geçtiği belirtildi.
Altın almak için doğru zaman mı? Gram altın için dikkat çeken tahmin
Gram altın 6690 lira seviyelerinde işlem görürken yatırımcıların aklındaki `Altın almak için doğru zaman mı?` sorusuna ekonomist Muhammet Bayram’dan dikkat çeken değerlendirmeler geldi. Savaş, FED faiz politikası ve Trump’ın açıklamalarının altın fiyatlarını doğrudan etkilediğini belirten Bayram, özellikle bayram öncesi piyasaların kapalı olacağı dönemde ani dalgalanmalar konusunda uyardı. Bayram, `Trump’ın tek açıklaması altını bir anda yükseltebilir` dedi.