Mart ayı başında ağırlıklı ortalama TRY mevduat faizi 1 yıla kadar vadeli mevduatlar için yüzde 11,65 iken yüzde 10,91 olmuştur. Aynı dönemler için 6 aylık TRY mevduat faizi yüzde 12,58’den yüzde 11,10’a, 3 aylık TRY mevduat faizi yüzde 12,09’dan yüzde 10,87’ye, 1 ay vadeli TRY mevduat faizi ise yüzde 10,28’den yüzde 8,90’a gerilemiştir.
USD mevduatlarında ise ağırlıklı ortalama faizler mevcut durumda 1 yıla kadar vadeli için %2,23, 6 aya kadar %2,24, 3 aya kadar %2,36 ve 1 aya kadar %1,39 şeklindedir.
TCMB verilerine göre 14 Ekim 2016 itibariyle bankalardaki toplam mevduat tutarı 1 trilyon 344 milyar TRY, bunun 806 milyar 263 milyon TRY’si TRY mevduat, 537 milyar 698 milyon TRY’lik kısmı da döviz tevdiat hesapları (DTH). Oranladığımızda, TL mevduatın payı %60, DTH payı %40. Tarihsel olarak DTH’ların, ortalama oranının üst bandında olduğunu görüyoruz. 2015 – 16 dönemi boyunca da %45 dolaylarında seyretmiş.
TRY mevduatın getirisi faiz oranıyken, USD mevduatın getirisi ise USD’nin TRY’ye karşı değer kazancı + mevduat faizidir. Bu durumda TRY mevduattan DTH’a doğru bir kırılım USD’nin TRY’ye karşı değer kazanacağı beklentisini ortaya koyar. 1 yıla kadar vadeli bir mevduat hesabını düşünelim. 1 yıllık TRY mevduatın getirisi %10,91. USD mevduatın ise %2,23. Yani USD’nin TRY’ye karşı %8,68 değer kazanması lazım ki, DTH’ın toplam getirisi TRY mevduattan daha yüksek olsun. Eğer piyasa koşulları böyle bir beklentiyi getiriyorsa bu şekilde değişim olabilir.
Bugün tasarruf oranları çok düşük olduğundan bankaların kredi/mevduat oranları çok yüksektir. 2015 yılı sonu itibarıyle Türk bankalarının kredi/mevduat oranı yüzde 123’tür. Borçlanmanın tasarrufun çok üzerinde olması nedeniyle de banka mevduatlarında artış çok kısmi kalmaktadır.
Grafik 1: TCMB gecelik borç verme faizi, AOFM, kredi ve mevduat faizleri (Kaynak: TCMB, Bloomberg, KapitalFX Araştırma)
Eğer TRY mevduatın getirisi azaltılırsa, bankalar mevduat çekmede biraz daha zorlanabilirler. Mevduat faizlerini düşürmenin yolu bankaların maliyetlerinin azalmasından geçmektedir. Merkez Bankası’nın üst bandı indirmeye devam etmesinin yansımalarını görmek mümkündü, ancak bu politika muhtemelen yılsonuna kadar kesintiye uğradı. Normal şartlar altında da piyasa faizlerinin de mevcut ekonomik durum nedeniyle bir kademe yukarı gitmesi beklenebilir. Özellikle de “enflasyon beklentilerini bozacak her türlü gelişmede”. Fonlama maliyetlerinde anlamlı bir düşüş kaydedilemeyebilir.
Merkez Bankası aynı zamanda bankalara aktardığı paranın faizini indirerek veya yükselterek de bankaların faiz oranlarını etkileyebilmektedir. Zorunlu karşılık ve ROM tarafındaki hamlelerle bu kısa dönemde sağlanmaya çalışılacak. Zaten bu yapılıyor da. Merkez Bankası faiz indirimine devam etmek için ise ilk fırsatı değerlendirecektir.
Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranlarına İlişkin Basın Duyurusu
Türk lirası ve yabancı para cinsinden kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranlarında indirim yapılmıştır. 1 Ocak 2017 tarihinden geçerli olmak üzere kredi kartı işlemlerinde uygulanacak aylık azami akdi faiz oranları Türk lirası için yüzde 1,84, yabancı para için yüzde 1,47, aylık azami gecikme faiz oranları Türk lirası için yüzde 2,34, yabancı para için yüzde 1,97 olarak belirlenmiştir.
Söz konusu oranlar azami oranlar olup, bankalarca kredi kartı işlemlerinde bu oranların üzerinde bir faiz oranı uygulanması mümkün bulunmamaktadır. Bankalar bu oranları geçmemek üzere faiz oranlarını serbestçe belirleyebilecektir. 1 Nisan 2017 tarihinden itibaren gelecek üç aylık dönem için geçerli olacak azami faiz oranları bu tarihten önce yine Bankamız tarafından kamuoyuna duyurulacaktır.
http://www.tcmb.gov.tr/wps/wcm/connect/2945dd4d-17ed-4bdd-aaae-5a718bfda08b/DUY2016-55.pdf?MOD=AJPERES&CACHEID=ROOTWORKSPACE2945dd4d-17ed-4bdd-aaae-5a718bfda08b
Kredi faizlerinde düşüş sağlanması elbette önemli. Ancak asıl önemli olan bunun bir mekanizma içinde mi, yoksa manuel bir şekilde mi olacağıdır. Piyasa faizlerinin yönünü aşağı çekemezsek, TRY mevduat çekmede de bankalar zorlanabilir.
Grafik 2: TR 3 aylık piyasa faizi vs. 5 yıllık tahvil faizi (Bloomberg, KapitalFX Araştırma)
Piyasalarda haftanın kazananı ve kaybedeni belli oldu! Altın yatırımcısı dikkat: Uzmandan 5.000 dolar ons öngörüsü
ABD Merkez Bankası Fed’in faiz politikasına ilişkin beklentiler, Orta Doğu’daki gerilim ve güçlenen dolar emtia piyasasında sert hareketlere neden oldu. ABD’de açıklanan enflasyon verilerinin ardından Fed’in faiz politikasına ilişkin beklentiler yükselirken, altındaki sert iniş çıkışlar yatırımcıların yakın takibine girdi. Peki, önümüzdeki günlerde altın yatırımcısını ne bekliyor? Yatırımcı nasıl hareket etmeli? İşte detaylar...
Tarladan sofraya fiyat uçurumu! 30 TL’lik domates markette 100 TL’ye kadar çıkıyor
Tarlada başlayan yolculuk, market rafında bambaşka bir fiyatla son buluyor. Türkiye’nin önemli yaş sebze ve meyve üretim merkezlerinden Antalya’da ürünler yılın 12 ayı toprakla buluşurken, hal, işçilik, paketleme ve nakliye maliyetleri fiyatları tüketiciye ulaşana kadar önemli ölçüde değiştiriyor. Toptancı halinden 30 liraya çıkan bir domatesin İstanbul’a ulaşma maliyetinin 40-42 lirayı bulabildiği belirtilirken, aynı ürün markette 100 liraya kadar satışa sunulabiliyor.
Vergi denetimlerinde çarpıcı tablo! Büyük mükelleflerin yüzde 31,3’ü incelemede
Vergi denetimlerinde yeni dönem başladı, gözler yüksek gelir grubuna çevrildi. Vergi Denetim Kurulu’nun bu yıl yürüttüğü çalışmalar kapsamında büyük ölçekli mükelleflerin yüzde 31,3’ü vergi incelemesine alındı. Geçmiş yıllarda yaklaşık yüzde 11 seviyesinde olan oran, bu yıl neredeyse her 3 büyük mükelleften 1’inin denetim kapsamına girdiğini ortaya koydu.
Almanya, tarım ve gıda sektöründe rotayı Türkiye’ye çevirdi! Bakan Rainer geliyor
Almanya Tarım Bakanı Alois Rainer, 16-17 Eylül tarihlerinde Türkiye’ye gerçekleştireceği ziyaret öncesinde iki ülke arasındaki ticari ilişkileri geliştirme mesajı verdi.