Faiz ucuzlamalı mı, yükseltilmeli mi?“ tartışmaları geride kaldı.
“TCMB Başkanı ucuz faizden yana, hayır değil” söylemleri geride kaldı.
“Para Politikası Kurulu (PPK) bugün ne karar verir?” merakı geride kaldı.
Çaresi yok. Bugün PPK faiz indirimi kararı verecek. Faizin indirileceği belli de, sadece tavandan mı indirim yapılacak, yoksa hem tavandan hem tabandan mı? İndirim 0.25 puan mı olacak yoksa 1.0 puan mı, işte o belli değil.
Zaten şartlar da faiz indirimi kararına destek verecek gelişme içinde. Ekonomide “Bahar Rüzgârları” esiyor. Enflasyon geriliyor. Dolar fiyatı istikrara kavuştu. Ocaktan şubata sanayi üretimi artışa geçti, perakende satışlarda artış var, ihracattaki gerileme sona erdi. Cari açık küçüldü. Daha ne olsun?
(Olumlu göstergelerin üstü kazındığında alttan durumun pek de iyi olmadığı görülüyorsa da, bu bahar bir anlamda “yalancı bahar gibi” ise de... Şimdi felaket tellallığı yapmanın zamanı değil... Faiz inmelidir. O kadar!)
UCUZ FAİZİ İSTEYENLER NE DİYOR?
Ucuz faizi isteyenler, ucuz faizin yatırımları artıracağına, piyasadaki durgunluğu gidereceğine inanıyorlar.
Faiz ucuzlarsa yatırım yapmayanlar yatırım yapmaya başlayacak. Yatırımlar sayesinde üretim, ardından istihdam ve sonuçta büyüme oranı artacak.
Ucuz faiz sayesinde konut talebi artacak, konut sektöründeki canlılık devam edecek. Faiz ucuzlayınca talebin artması sonucu belki enflasyon yükselir ama... Önemli değil. Ucuz faiz nedeniyle belki döviz girişi yavaşlar ama... Olsun... Döviz fiyatı artınca ihracatçı kazanır. İthalat yavaşlar.
Mevduat sahipleri, parasını Bireysel Emeklilik Sistemi’ne bağlayanlar faiz kaybına uğrayacak ama ”olacak o kadar”.
FAİZ ARTSIN DİYENLER NE DİYOR (DU)?
Faizin artmasını isteyenler, ama son zamanlarda seslerini pek çıkaramayanlar diyorlardı ki, “Türkiye’nin ana sorunu dövizin bulunabilirliğidir.” AKP iktidarında ekonominin canlılığının arkasında “yüksek faiz, ucuz döviz” politikası vardır. Yüksek faiz, sıcak para girişini sağlar.
Dışarıdan gelen döviz bol olunca, döviz fiyatı ucuz kalır. Ucuz döviz, içeride fiyat artışlarını önler. Dış kaynaktan döviz girişi içeride harcama gücünü artırır.
Yüksek faiz, yatırımları engellemez. İşadamları yatırım için şimdilerde döviz kredisi kullanıyor. Döviz kredisi ucuz. Hele kur riski de düşükse, dövizle borçlanmak sudan ucuz oluyor. Tabii ki döviz girişinin artması sonucu cari açık büyüyor. Cari açık büyüdüğü için korkuya kapılmaya gerek yok. Sürdürülebildiği kadarıyla cari açıktan korkulmaz.
Faiz yüksek olunca insanlar daha da çok tasarrufa para ayırır.
RADİKALLER NE DİYOR?
Günü kurtarmayı değil de uzun vadede ekonominin düze çıkmasını isteyen “radikaller”in derdi, ithalata bağımlı mevcut tarım ve sanayi yapısının değişmesi. İthalata bağımlı üretimden, ihracata dönük üretime geçişin bir an önce gerçekleşmesi.
Bunun içinse “yapısal değişim” gerekiyor. Radikaller diyor ki “Yapısal değişimi politikacılar yapamıyor. Bu durumda tek çare, mevcut yapıyı değiştirmek için “faiz”den yararlanmak.
“Türkiye’nin, içine düştüğü orta gelir tuzağından çıkabilmesi, bozulan tarım ve sanayi üretimi yapısının düzelebilmesi için, ”ucuz faiz”den yararlanılabilir. Ucuz faiz sayesinde döviz arzı azalır, döviz fiyatı yükselir. Bu da ekonomideki tıkanıklığın önünü açar.
Faiz ucuz kaldıkça, döviz fiyatı artabildiği çizgiye kadar artacak. Döviz fiyatı arttıkça ithalat pahalı hale gelecek. Daha önce ithal edilen malların içeride üretilmesi cazip olacak.
Ucuz döviz nedeniyle talep bir süre artacak enflasyon kıpırdayacak ama daha sonra pahalanan ithalat nedeniyle ucuz dövizin enflasyonu artırıcı etkisi dengelenecek.
Eğer ucuz döviz, yüksek döviz politikası uzun süre devam ederse üretimde yapısal değişme gerçekleşecek. Yurt dışında talebi olan üretim artacak.
AYŞE HANIM TEYZEM NE DİYOR?
Ayşe Hanım Teyzem’in kafası karışık. Soruyor? “Evladım, faiz ucuzlayınca, bankaların mevduata ödedikleri faiz de ucuzlayacak mı? Merkez Bankası faizi indirdiği için kredi kartı borcu faizleri, konut kredisi, ihtiyaç kredisi faizleri de ucuzlayacak mı? Faiz ucuzlayınca dolar fiyatı ne olacak? Altın fiyatı ne olacak?
Bakkal Coşkun’un derdi başka. Soruyor: “Vadeli olarak satın alınan her malda faiz yükü var. Merkez’in faizi ucuzlayınca, kredili malların faizi de ucuzlar mı? Bankadan kullanılan ticari kredilerin faizi de ucuzlar mı?
TCMB faizi ucuzlatınca, ucuzlayan faiz TCMB’nin bankalara verdiği 100 milyar TL finansman imkânının faizi. Bankaların toplam kredileri 1.5 katrilyon lira. Bankaların diğer kaynaklarının faizi (maliyeti) ucuzlamazsa, bankalar TCMB faizi indirdi diyerek aynı ölçüde faizi indiremezler.
Kredi faizlerinde kısa sürede TCMB’nin faiz indirimi kadar indirim gerçekleşemez ama mevduat faizlerinde indirim başlar.
Piyasalarda haftanın kazananı ve kaybedeni belli oldu! Altın yatırımcısı dikkat: Uzmandan 5.000 dolar ons öngörüsü
ABD Merkez Bankası Fed’in faiz politikasına ilişkin beklentiler, Orta Doğu’daki gerilim ve güçlenen dolar emtia piyasasında sert hareketlere neden oldu. ABD’de açıklanan enflasyon verilerinin ardından Fed’in faiz politikasına ilişkin beklentiler yükselirken, altındaki sert iniş çıkışlar yatırımcıların yakın takibine girdi. Peki, önümüzdeki günlerde altın yatırımcısını ne bekliyor? Yatırımcı nasıl hareket etmeli? İşte detaylar...
Tarladan sofraya fiyat uçurumu! 30 TL’lik domates markette 100 TL’ye kadar çıkıyor
Tarlada başlayan yolculuk, market rafında bambaşka bir fiyatla son buluyor. Türkiye’nin önemli yaş sebze ve meyve üretim merkezlerinden Antalya’da ürünler yılın 12 ayı toprakla buluşurken, hal, işçilik, paketleme ve nakliye maliyetleri fiyatları tüketiciye ulaşana kadar önemli ölçüde değiştiriyor. Toptancı halinden 30 liraya çıkan bir domatesin İstanbul’a ulaşma maliyetinin 40-42 lirayı bulabildiği belirtilirken, aynı ürün markette 100 liraya kadar satışa sunulabiliyor.
Vergi denetimlerinde çarpıcı tablo! Büyük mükelleflerin yüzde 31,3’ü incelemede
Vergi denetimlerinde yeni dönem başladı, gözler yüksek gelir grubuna çevrildi. Vergi Denetim Kurulu’nun bu yıl yürüttüğü çalışmalar kapsamında büyük ölçekli mükelleflerin yüzde 31,3’ü vergi incelemesine alındı. Geçmiş yıllarda yaklaşık yüzde 11 seviyesinde olan oran, bu yıl neredeyse her 3 büyük mükelleften 1’inin denetim kapsamına girdiğini ortaya koydu.
Almanya, tarım ve gıda sektöründe rotayı Türkiye’ye çevirdi! Bakan Rainer geliyor
Almanya Tarım Bakanı Alois Rainer, 16-17 Eylül tarihlerinde Türkiye’ye gerçekleştireceği ziyaret öncesinde iki ülke arasındaki ticari ilişkileri geliştirme mesajı verdi.