Körfez geriliminin bir miktar azalma olasılığı, küresel tedarik zincirinde anında güçlü bir sinerji yarattı. Küresel enerji ticaretinin yüzde 20 ile ana damarı sayılan Hürmüz geçidinin açılması, emtia piyasalarına da doğrudan etkide bulundu. Haftalık yatırım araçlarına baktığımızda güvenli liman arayışının kalesi olan altın yüzde 2.31, euro ise yüzde 1.30 gibi ılımlı artışlarla yetindi. Vatandaşın kriz anlarında sığındığı bir diğer araç olan dolar ise yüzde 0.38’lik cılız artışla adeta yerinde saydı.
Asıl sürprizi ise sanayi ve teknolojinin vazgeçilmezi olan gümüş yaptı. Yüzde 7.22’lik güçlü çıkışıyla gümüş, barış ortamında hızlanması beklenen sanayi üretiminin baş aktörü olarak fiyatlandı. Enerji maliyetlerinin düşeceği beklentisi, gümüşü bir anda zirveye yerleştiren ana katalizör oldu. Ancak Hürmüz’ün cumartesi tekrar kapanmasıyla, hesapların tekrar gözden geçirilmesi gerekecek.
Küresel rüzgarın içerideki yansıması ise daha titiz incelenmeyi hak ediyor. BIST 100 Endeksi haftayı yüzde 3.65 gibi sağlam bir primle kapatarak, yılbaşından bu yana getirisini yüzde 29.54’e çıkardı. Ancak dikkat çeken asıl detay, büyük holdinglerin ve şirketlerin gölgesinden sıyrılan KOBİ Sanayi Endeksinin performansı oldu. Haftalık bazda yüzde 14.74 gibi hayli güçlü bir getiriye imza atan KOBİ’ler, finansal kiralama ve spor endekslerini de peşinden sürükledi. Mevcut tablo, yatırımcının defansif hisselerle yetinmek yerine, piyasanın derinliklerinde sağlam bir büyüme hikayesi kovaladığını gösteriyor.
Büyük şirketlerin cephesinde ise uykudan uyanışın ayak sesleri duyuluyor. Bir dönemin yıldızı Sasa’nın yüzde 19.85’lik geri dönüşü, şirketin kendi alanındaki operasyonel gücünü piyasaya yeniden hatırlattı. Bankacılık tarafında ise Akbank yüzde 6.57, Garanti Bankası yüzde 4.27 yükselişle borsayı sırtlayan ve endekse kaldıraç sağlayan ana dinamolar olarak öne çıktı.
Diğer yanda piyasanın köklü firmalarından Koç Holding’in verileri, değer avcılarına göz kırpıyor. Şirketin 0.79’luk PD/DD oranıyla hâla defter değerinin altında, tabiri caizse iskontolu işlem görmesi, piyasa akılcılığının orta ve uzun vadede nerede fırsat kolladığını gösteriyor. Bu şirketler, güçlü altyapılarıyla risk yükünü taşıyabilecek potansiyele sahip.
Tekstilde kayıplar
Esen bahar rüzgarı her sektöre aynı ferahlığı getirmedi. Küresel talepteki yapısal yavaşlama ve yüksek maliyet sarmalının yarattığı doku uyuşmazlığı, tekstil sektöründe kendini hissettiriyor. Endeksin geneline yayılan coşkuya rağmen BIST Tekstil Endeksi haftayı yüzde 0.77 kayıpla kapattı. Üst üste ikinci haftayı da negatif tarafta geçiren sektör, dönüşüm fırsatlarını yakalamakta zorlanan ve acil bir strateji değişimine ihtiyaç duyan en zayıf halka konumunu sürdürüyor.
Uzak Doğu erken kutladı
Hürmüz Boğazı’nın açılması ve düşen jeopolitik tansiyon, en hızlı tepkiyi enerji ithalatına bağımlı olan Uzak Doğu’da verdi. Güney Kore borsası KOSPI yüzde 5.68, Japonya’nın NIKKEI endeksi ise yüzde 4.56 yükselişle öne çıktı. ABD’de teknoloji devlerinin kalesi Nasdaq’ın yüzde 5.24’lük sıçraması bu küresel sinerjiyi perçinliyor. Avrupa tarafında ise DAX ve CAC 40 temkinli adımlar atarken, İngiltere’nin FTSE 100 Endeksi haftayı ekside kapatarak bu tempoya ayak uyduramadı. Ne var ki enerji rotasının tekrar kapanması, üretim bantları Ortadoğu petrollerine muhtaç Asya için bahar havasını ortadan kaldıracak nitelikte.
Mevduat zayıf
Sabit getirili enstrüman tarafında, haftalık yüzde 0.73 seviyesine takılı kalan mevduat faizinin alternatifleri karşısında yatırımcısını korumaktan uzaklaştığı söylenebilir. Borsanın aylık yüzde 10.37’lik getirisi karşısında mevduatın hızı tamamen kesilmiş durumda. Hürmüz Boğazı’nın açılmasıyla oluşan küresel rahatlamanın, enflasyonist ortamda sermayeyi durağanlıktan çıkarıp KOBİ’ler ve gümüş gibi dinamik alanlara yönlendirmesi şaşırtıcı değildi.
Paranın rotası garanti kazançtan uzaklaşırken, reel büyümenin fiyatlandığı bir oyun kuruldu. Fakat masanın tekrar devrilme riski, pazartesi gününe kadar gelişim olmaması halinde hesapların yeniden gözden geçirilmesini gerektirecek.
ŞİRKET HABERLERİ
Bu hafta borsa şirketlerinin gündeminde, ihracat odaklı yüksek hacimli siparişler, yurt dışı operasyonlar ve teknoloji destekli yeniden yapılanma adımları öne çıktı. Enerji, savunma ve lojistik sektörlerinde atılan büyük ölçekli yatırım adımları, firmaların küresel pazar hedeflerini destekliyor. Şirketlerin yapay zeka entegrasyonuna, yenilenebilir enerji hamlelerine ve yeşil dönüşüm projelerine daha fazla bütçe ayırdığı görülüyor. Yurt dışı projeleri için sağlanan uzun vadeli finansman kaynakları ve devlet destekli teşvikler, şirketlerin mali altyapısını güçlendiriyor. İştiraklerin halka arz hazırlıkları ve stratejik kurumların tedarikçi havuzlarına katılımlar kurumsal yapıyı daha da sağlamlaştırıyor. Firmalar girişimleriyle, hem operasyonel kapasitelerini uluslararası boyuta taşıyor hem de finansal enstrümanlarını çeşitlendirerek istikrarlı bir ilerleme kaydediyor.
Meysu Turquality programına kabul edildi. 246.6 milyon TL’lik teşvikten faydalanacak. Mackolik Sahadan’ı yeniden yapılandıracak.CW Enerji 65.46 milyon dolarlık iş aldı. 750 milyon dolarlık iş için mutabakata vardı. Otto Holding’in bağlı iştiraki Bulgaristan’a mühimmat hammaddesi tedariki için anlaştı. SDT Uzay toplam tutarı 4.02 milyon dolar olan iki iş bağlantısı gerçekleştirdi. Kıraç Galvaniz MKE’nin tedarikçi havuzuna girdi. Torunlar GMYO 805 milyon TL’ye Samsun’da arazi aldı. AVM ve konut yapacak.
Özyaşar Tel yurt dışından yaklaşık 347.5 milyon TL karşılığı döviz üzerinden sipariş aldı. Gülermak’ın yüzde 100 iştiraki, Almanya’da 4.7 milyon euroluk GES yatırımına gidiyor.
Pasifik GMYO Merkez Ankara projesinin son etabı için yapı ruhsatını aldı. Aygaz LPG taşımacılığı için 234 milyon dolara iki çift yakıtlı gemi inşa edecek. Yeo’nun bağlı iştiraki batarya üretimi için müşterisinden 15.2 milyon dolarlık ek iş aldı. Aksa Enerji Afrika’daki projeler için 2032 vadeli 300 milyon dolarlık yeni kredi alıyor. Karel’in yüzde 54 iştiraki Daiichi, halka arzı için kayıtlı sermaye sistemine geçiyor. Alkim Kimya yabancılarla ortaklık görüşmesinin olmadığını açıkladı.