Merkez Bankası sadeleştirme sürecini resmen başlattı

24.03.2016 17:08
Merkez Bankası bu yılın 3. Para Politikası Kurulu Kararını açıkladı. 24 Şubat 2015 tarihinde tüm faiz oranlarını indiren PPK o günden bu yana bir “bekle-gör ”politikası izlemişti. Mart toplantısı ile birlikte bu süreç sona erdi ve TCMB’den bankaların maliyetini düşürecek, TL likiditesini artıracak bir karar geldi. Gecelik borç verme faizi olan koridorun üst bandını %10,75’ten %10,50’ye indirdi. Politika faizi %7,50, koridorun alt bandı olan gecelik borç alma faizi de %7,25’te sabit bırakıldı. Ayrıca geç likidite penceresi uygulaması çerçevesinde de borç verme faiz oranı %12,25’ten %12’ye indirildi. Böyle bir adım piyasalarda büyük ölçüde fiyatlandığı için kur ve borsa üzerinde etkisi sınırlı kaldı.

Koridorun üst bandında değişiklik beklemeyenlerin yanında artırım öngören de vardı, indirim bekleyen de… Türkiye’de para politikalarının daha önce çok yakın tarihlerde genişlemeden sıkılaştırmaya döndüğünü görmüştük. Bunun nedeni de hem enflasyonun hem de büyümenin istenen düzeyde olmaması. Beklentilerdeki ayrılıklar biraz da bundan kaynaklanıyor.

Son dönemde TCMB’nin negatif faize geçen küresel merkez bankalarının adımlarını, zayıf petrol fiyatlarını, güçlenen TL’yi ve son dönemde açıklanan olumlu verileri değerlendirerek böyle bir adım atma olasılığı oldukça kuvvetliydi. Merkez Bankası PPK metninde küresel piyasalardaki oynaklığın azaldığına, jeopolitik gelişmelere rağmen Avrupa’dan talebin ihracatı desteklediğine ve kredi büyümesi hızlarının makul seyrettiğine işaret ediyor.

Bununla birlikte faiz indirmenin TL’nin değerini ve döviz rezervlerini baskılayıcı etkileri de var. Özellikle de çekirdek enflasyonun gücünü koruması da “bekle-gör ”ün devam edebileceği beklentisi yaratmıştı. Aslında Merkez Bankası da enflasyonun çok da fazla iyileşmediğini kabul ediyor. PPK metninde “Çekirdek enflasyon eğilimindeki iyileşmenin sınırlı olması likidite politikasındaki sıkı duruşun korunmasını gerektirmektedir “deniyor.

Öyle görünüyor ki Merkez Bankası uygun bulduğu bu ortamı bir süredir rafa kaldırdığı “sadeleştirme” sürecini başlatmak için de kullanmak istedi. TCMB, sadece koridorun üst bandını indirerek faiz koridorunu daraltmış oldu. Hedefte küresel piyasaların biraz daha istikrarlı hale gelmesi ile tek faize ve Ortodoks olarak bilinen geleneksel para politikalarına dönüş var.  Bu da koridorun daha da daraltılacağı anlamına geliyor.

Bu toplantı Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın başkanlık ettiği 62. Toplantı oldu. Nisan 2011’de göreve başlayan Başçı’nın görev süresinin dolmasına kısa bir süre kaldı. 20 Nisan’da gerçekleşecek olan bir sonraki PPK Toplantısı’na Başçı’nın mı yoksa yeni bir Başkan’ın mı başkanlık edeceği belirsizliğini koruyor. TCMB başkanlığı için piyasada farklı farklı isimler dolaşmaya başladı bile ancak Erdem Başçı’nın görev süresinin uzatılması olasılığı da göz ardı edilmemeli. Yeni başkan kim olursa olsun içerde ve dışarda ekonomik koşullar mevcut halinde kalırsa faiz koridorunu daraltıcı adımlar gelmeye devam edebilir.

İNCİ ÖZBEK

DESTEK MENKUL DEĞERLER GENEL MÜDÜR YARDIMCISI


RAPORLAR & ANALİZLER